Turan Dursun Sitesi Forumları

Turan Dursun Sitesi Forumları (https://turandursun.com/forumlar/index__1.php)
-   Konu-dışı (https://turandursun.com/forumlar/forumdisplay.php?f=12)
-   -   Bazı Şeyler (https://turandursun.com/forumlar/showthread.php?t=37239)

spartacus 05-06-2015 13:26

Bazı Şeyler
 
İlki benden... Eleştirilecek yanlarıda çok tabi ama şimdilik bu kadar...

Erdoğan, AKP sadece birer sembol, tıpkı diğer ülkelerdeki kukla hükümetler gibi, Obama gibi, George Bush gibi. Asıl önemli olan, bu sembolün arkasındaki güç, yani CIA, yani ABD Silah Sanayi. CIA'nın yapmak istediği, sözkonusu ülkeyi tamamen kontrol altına almak, iç ve dış politikasını yönetmekti, ki son derece düzgün bir şekilde çalıştı, diledikleri kukla hükümeti, yani Erdoğan'ı getirmeyi ve uzun süre hükümette tutmayı başardılar.
CIA'nın planı, Türkiye'yi bir model ülke olarak kullanmak, ve diğer ülkeleri de aynı şekilde hizaya getirmekti, Ilımlı İslam projesini Orta Doğu'da uygulamaya geçirmekti. Erdoğan ve Gülen, daha doğrusu CIA arasındaki sorun, bu planları aksatıyordu. CIA, kullandığı kuklalarından birinin (Erdoğan) kontrolünü kaybediyordu, bu arada Gül'le hiçbir sorunları yoktu. Gül iyi bir uşak (bu kelime aynen kullanılıyor görüntülerde) olmuştu, emirleri harfiyen uyguluyordu.
Erdoğan boyun eğmeyeceğini göstermek için, bir mesaj vermek için şunu söyledi "milyarlarca dolarlık silah alımlarını sizinle değil, ABD ile değil, Çin'le yapacağım". Bu ölümcül bir hataydı, bu ABD ve NATO'nun en üst düzey kurallarından birinin ihlali anlamına geliyordu, yapılabilecek son şeydi. İşte bu, NATO ve ABD Silah Sanayisini çileden çıkardı.

http://www.adaletbiz.com/m/?id=13574

spartacus 05-06-2015 13:35

İkincide benden, facebook Video denemesi...
İzlemek İçin Resim üzerine tıklayın.

➤ Facebook'ta İzle

Selmet 05-06-2015 14:02

irdogan kukla oldugunu, abd icin isi bittiginde cope atilacagini cok iyi bildiginden rusya ve çine yanasmaya calisiyor. rusya ve çine goz kirpiyor sizinde kucaginiza otururum diye. abd irduvani harcamak istese kolayca harcayabilir fakat putin cok sert oynamaya basladi kendi bolgesine yakin yerlerde. abd irduvani harcarken turkiyeyi elinden kacirmak istemiyor. ah su suriye meselesinde putin pismis aşa su katmasaydi!

spartacus 05-06-2015 14:45

Alıntı:

Selmet´isimli üyeden Alıntı (Mesaj 550795)
irdogan kukla oldugunu, abd icin isi bittiginde cope atilacagini cok iyi bildiginden rusya ve çine yanasmaya calisiyor. rusya ve çine goz kirpiyor sizinde kucaginiza otururum diye. abd irduvani harcamak istese kolayca harcayabilir fakat putin cok sert oynamaya basladi kendi bolgesine yakin yerlerde. abd irduvani harcarken turkiyeyi elinden kacirmak istemiyor. ah su suriye meselesinde putin pismis aşa su katmasaydi!

Aynen yalnız şunlar önemli...
Erdoğan kirli ilişkilere teslim olamzdan önce, Yerli Sanayi, şu bu dedi, bağımlılığın asıl kalbine parmağı soktu, ama parmağını kırdılar bu bir ikincisi de parmak sokarken kendiside paranın iktidarına tamamen teslim oldu...

Dialectics 05-06-2015 15:22

Türkiye'nin yine bir senaryonun içerisine sokulduğunu aslında görüyoruz. Umut bağlanan CHP ve HDP de açıkçası bu senaryonun yeni piyonları olarak beliriyor gibi görünüyor.

AKP, yürüttüğü politikalar ve yaklaşımlar ile vesayet rejiminin ezdiği muhafazakâr ve Kürt seçmeni kendi çatısı altında toplamayı başarmıştı. Tüm sağ partileri neredeyse yok ederek, dini söylemleri ve demokrasi vaatleri ile sağa meyilli Kürt toplumu dahil büyük bir çoğunluğun da desteğini aldı.

Ve işin doğrusu bu 17-25 Aralık olayları, cemaate açılan savaş, AKSARAY hatası filan olmasa herhalde herhangi bir oy kayıpları da pek söz konusu olmazdı. Şu şartlarda dahi AKP'yi 1 no'lu parti olmaktan edebilecek başka bir siyasi akım söz konusu değil. Kılıçdaroğlu'lu CHP'nin bunu başarması imkânsız. MHP taş çatlasa tepki oyları ile filan yüzde 20'leri görebilirdi en fazla. (SP-BBP ile işbirliği filan yapsa idi.)

Böyle bir ortamda CHP, AKP'den oy çalamayacağına göre; MHP'nin de AKP'den çalabileceği milliyetçi ve sağcı oy miktarı da yüzde 2-3'ler seviyesinde olabileceğine göre en akıllıca taktik HDP'nin yükselmesi idi. Dini söylemleri ile üst İslam kimliğini kullanmak suretiyle Kürt toplumundan destek gören AKP'nin oylarını azaltmak için, Kürt milliyetçiliğini temsil eden bir partinin ön plana çıkması; aynı zamanda Türk milliyetçiliğini temsil eden bir parti olan MHP'nin de kuşkusuz oylarını arttıracak ve kararsız ve milli hassassiyetlerdeki AKP seçmeni için de bir alternatif olabilecekti. Sol söylemlerle ortaya çıkan HDP, belki de küskün CHP'li seçmen için de bir alternatif olabilecekti, ama son zamanda onlar da işin içine birazcık Kuran katmayı yerinde gördüler. Bir de işin içine "HDP baraja giremez ise PKK tekrar hortlayacak" algısı sokuldu. Muhtemelen sırf bu korkudan ve tehditten dolayı bile, eski huzursuz günlere dönmek istemeyen doğudaki seçmen dahi oyunu HDP'ye vermeyi düşünüyor...

Bu konuda şu aşağıdaki yazıyı manidar buldum.

http://haber.sol.org.tr/turkiye/eski...cikladi-118621


Biraz alıntılar isek:
Alıntı:

Dayatmalara mahkûm değiliz!

CHP'YE MAHKUM DEĞİLİZ...

Yönetimini AB’ci, Sorosçu işbirlikçilerin ele geçirdiği, varlık nedeni olan Cumhuriyetin ilerici değerlerini geliştirmek bir yana korumaktan da vazgeçen, neoliberal politikaları uygulayacağını vaat eden bir partinin iktidar olması ya da iktidar ortağı olması devrimcilerin tercihi olamaz. Önümüzdeki dönemde ABD emperyalizminin iktidar alternatifi haline gelmeye çalışan CHP yönetimi desteklenemez.

Yöneticileri partilerini halkın partisi yapmak için çalışmak yerine egemen sınıfların hizmetine sunuyorlar. AKP’yi yıkmak için kendi öz güçlerine güvenmek yerine HDP’nin barajı aşmasına umutlarını bağlamış durumdalar. CHP “ne yapalım, AKP’yi devirmek için başka çare yok” anlayışıyla da olsa desteklenmemeli. Halk 7 Haziran’da onların neoliberal politikalarına destek olmak zorunda değil.

Alıntı:

HDP'YE MAHKUM DEĞİLİZ...

Diğer yandan ABD’nin Ortadoğu politikalarının Türkiye’de hayata geçirilmesine hizmet etmesi amacıyla kurgulanan “sol” görünümlü HDP’yi güçlendirmek için bir kısım solcunun kendilerini paralaması anlaşılır gibi değil.

...

Görevlerinden birisi oy oranı çok düşük olan Türkiye sosyalistlerini kafeslemek olan bir partinin barajı aşıp aşmamasını dert edinmek bize kalmamalı.

...

Anayasa referandumuna onay veren yetmez ama evetçi’leri ve boykotçuları halk hafızasına kaydetti. Bu politikaların Gülencilerin ve AKP’nin yargıyı ele geçirmesine hizmet ettiğini tarih yazacaktır.

Gezi direnişini darbecilikle suçlayan koronun üyeleri de unutulmayacaktır. Mayıs-Haziran 2013 Halk Hareketi’nden AKP iktidarını kimlerin kurtardığını da tarih yazacak. Bu direniş karşısında HDP’nin nasıl bir “kurtarıcı” olduğunu bir kez daha hatırlayalım:

31 Mayıs-Haziran 2013 direnişin zirveye çıktığı tarih. Eylemler İstanbul’dan Ankara ve diğer kentlere de sıçramış, işte tam bu sırada “solcu” Selahattin Demirtaş Gezi direnişine karşı politikalarını açıklıyor:

“Gezi Parkı’nda yaşananları barış müzakerelerinin karşıtlığına çevrilmesine izin vermeyeceğiz.”

“Kesinlikle ırkçı ve faşistlerle aynı etkinlikler içinde olmayız. Bizim tabanımız ne yapacağını bilir.”

“Faşist” dediği kimlerdi: AKP gericiliğine ve diktatoryasına karşı direnişe geçen halk kitleleri.

Bu politikayı uyguladılar. HDP-BDP- tabanını AKP karşıtı eylemlerden uzak tuttular. Türkiye’nin her yeri eylem alanı haline gelmişti. Yalnız bir bölge hariç. Türkiye’nin Güneydoğusu. Güneydoğu’daki tomalar Ankara sokaklarında boy gösteriyordu.

...

BDP kesimi Haziran Direnişine neden köstek olmaya çalışıyordu? Birinci neden; AKP ile anlaşma halindeydiler. Oysaki Gezi direnişi Kürt meselesini gündemin alt sıralarına iterek HDP açısından özerklik-federasyon şeklinde görülen çözümün zayıflamasına yol açacak gelişmeleri ortaya çıkarmaya başlamıştı. ABD’nin isteğiyle oluşturulan anlaşma ortamını bu hareket “torpilliyor”du. Hele de AKP iktidarı giderse bütün hesap suya düşebilirdi.

HDP-BDP’nin Gezi eylemleri karşısındaki politikasını AKP hükümeti de görüyor ve takdir ediyordu. 4 Haziran 2013’te Çankaya Köşkünde Cumhurbaşkanı Abdullah Gül’le yaptığı görüşmeden sonra Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç şu konuşmayı yapıyordu:

“Muhalefet partilerimizin aklıselimi öne çıkararak, yatıştırıcı tavır sergilemelerini arzu ediyoruz ve bunun gerçekleştiğini görmekten de mutluyuz. MHP’nin, olayın başında beri tutumunu takdir ediyor ve kendilerine teşekkür ediyoruz.BDP’nin, olayın ilk anından itibaren takındığı tavrı takdir ediyor ve kendilerine teşekkür ediyoruz.”

Cumhurbaşkanlığı seçiminde RTE’nin seçilmesine dolaylı katkılarını sunmakla yetinmediler, bu kişiyi Meclisteki yemin töreni sırasında ayakta alkışladılar. (7 Haziran’da seçilecek solcu milletvekillerinin de bu tür törenlerde kimlerin önünde ayağa kalkacaklarını göreceğiz.)

Dün RTE’yi düşmekten kurtardığını söyleyecek kadar ileri giden bu hareketin liderinin yarın AKP ile doğrudan ya da dolaylı işbirliği yapmayacağını kim söyleyebilir?

Ben açıkçası CHP'nin de HDP'nin de görevlendirilmiş olmaya başladığını düşündüm. MHP'nin duruşundan emin değilim, olası bir koalisyon senaryosunda HDP'yi mi AKP'yi mi tercih edecektir bilemiyorum.


Şimdi yukarıdaki konu başlığındaki yazıyla ilgili olarak da, Erdoğan'a sunulan seçeneklerden bahseden bu tip yazılar dolaylı olarak "Bak AKP ABD'ye rest çekti; desteklemeliyiz o zaman" gibi bir mesaj mı vermeye çalışıyorlar diye de şüphe etmiyor değilim... Yani bu tip komplo teorilerini ortaya koyanlar hangi amaca hizmet etmeye çalışıyorlar? Bizden AKP'yi desteklemimizi filan mı bekliyorlar. Ya da "sevinin, kukla oynatıcısı eski kuklasından vazgeçti, sizin daha seveceğiniz kuklalar buldu" demeye mi getiriyorlar?

Velhasıl kafam çok karışık bir şekilde Pazar günü gidip bir oy vereceğim. "Hani oy vermezsem gidip yerime bir başkası oy verir" senaryosuna karşı belki de meclise girme ihtimali olmayanlardan birine vereceğim.

Bu kadar komplo teorisinin, senaryonun konuşulduğu, twitter'ın her tarafından istihbarat yağdığı bir ortamda insanın kafasının karışmaması da mümkün değil sanırım...

postalmarx 06-06-2015 11:42

Dialectics, bir kere okuduğun kaynak gerçek sol bir kaynak değil. İsmine "Sol" demesi onu sol yapmaz. Partilerinin ismi de "Türkiye Komünist Partisi" ama bu adamlar Kemalisttir. Bunu mesela bu forumda Jolly Jocker olarak yazmış olan Freddie arkadaşın yazılarından bulabilirsin. Kendisi su katılmamış bir Marxisttir. Bir dönem TKP'ye destek verirdi ama sonra onların Kemalist olduğuna ikna olmuştu ve bırakmıştı.

Kemalist olmasalar, gerçekten Marxist olsalar zaten olayları açıklarken akla ziyan komplo teorilerine dayanmazlar, ciddi bir sosyolojik analiz yaparlardı. Araya iki tane "neoliberal" "egemen sınıf" falan anahtar kelime yerleştirmekle Marxist analiz olmuyor.

postalmarx 06-06-2015 12:34

Bak sana tavsiyem Ahmet İnsel falan yazılarını oku. Bu adam gerçek bir solcudur. Ortodoks Marxismin çok ötesinde Avrupa standartlarında gerçek güncel bir sosyalisttir. Zaten Galatasaray Üniversitesinde profesördür. Bu okul Fransız ekolündedir bilindiği üzere. "Türkiye Toplumunun Bunalımı" diye bir kitabı var mesela okunması gereken.

Mehmet Altan ve Ahmet Altan'ı da mesela Kemalistler "hain bunlar" falan diye yerin dibine batırıyor ama bu adamlar da bu ülkede az bulunan cinsten gerçek entelektüellerdir ve Marxist kökenlidir. Mehmet Altan'ın bir kitabı var "Marxist Liberal" diye. Bu adamlar dünyayı temelde Marxist gözle okurlar. Mehmet Altan'ın iktisat profesörü olduğunu ekleyelim.

Ama bence bu ülkenin asıl sosyoloji dehası Etyen Mahcupyandır. Bence bu toplumu analiz etmeye Avrupa toplumu için geliştirilmiş olan Marxism uygun düşmez, ki Marxism büyük ihtimalle Avrupa'yı anlamak için bile yetersizdir. Mahcupyan'ın kendi geliştirdiği kendine has bir sosyolojisi var. Mahcupyanizm demek lazım buna, ki bence bu ülkedeki yegane gerçek filozoftur Mahcupyan, çünkü herkesin aksine orijinal birşeyler üretiyor. Ali Bayramoğlu gibi yazarlar Mahcupyancı paradigmadan olayları yorumlar. Mahcupyan'ın şu iki kitabını arka arkaya okumalısın: Batıyı Anlamak ve Türkiyeyi Anlamak.

Tabii Murat Belge de zikredilmesi gereken bir başka ağır toptur. Bu ülkenin Avrupa standartlarında bir entelektüelidir. Onun da kitaplarına baksan faydalanırsın. Hakiki bir Marxist dünyaya nasıl bakıyor anlarsın.

Ciddi şeyler okusan bu yukarda yapıştırdığın tarz sığ zırvalara bir daha dönüp bakmazsın. Ufkunu biraz genişletmen gerek.

spartacus 06-06-2015 15:58

TKP öteden beri süregelen Milli Devrim, Milli demokratik Burjuva Devrim saplantısından bir türlü kurtulamadı. Bu da stratejik bir hattır -ki geri bir hattır da-, uzamasına gerek yok...

Kafaların karşışmasına da gerek yok. Seçimler sistem içi seçimelrdir, her ne kadar Roma Demagograsisi de olsa, halklara karşı hem manipülasyon ama hem de bu bu tür algı zehirlenlemelerine karşıda panzehir sürecini kapsar. Seçim dönemlerinde halkların, kitlelerin birliğini, kurulu devletden, yaşam tarzı ve ortamdan rahatsız olan herkesi, birliktelik, beraberlik ölçeğiyle değilde, -birlik düşmanı ayrımcılıkçıları dışta tutarsak- kendi marjinal kitle bakış açısıyla değerlendirmek mantıklı ve olması gereken bir hareket değildir.

Elbette bazı anlar gelir gerekirse seçime hiç girilmez, protesto edilir, bazı anlar vardır, birlik oluşturma zemini -ki bunu belirleyen kafalar değil, toplumdaki taban hareketidir- bulunamayabilir, bazı analr vardır ki, o taban zemin kendiliğinden ortaya çıkıverir... MHP'nin dahi HDP'yle zıt ve karşıt olsa bile subjektif bile olsa dirsek temasını zorladığı bir dönemde, TKP gibi yapıların -ki sağcı, Heilci ırkçı-solu ciddiye bile almıyoruz, onlar bu dönemde, HDP'ye karşı Erdoğan'ın stratejisine bağlanmayı tercih etti- bu tarz tasviceyi tutum, duruş ve yazıları kabul edilebilir değil. Zira bu tarz tasviceliği gösteriyor, sebeplerine ise çok fazla değinmeyeceğim zira en üst paragrafta zaten stratejik hat olarak değinmiştim..

TKP bu seçime Parti olarak katılma kararını vermek zorunda değil, her parti zaten seçimlere Parti olarak girebilir, bu kendiliğinden, doğal olanı, karar verme süreci partiler, tek başımıza mı girsek, ittifaklar mı yapsak(birleşik çalışma) noktasında ancak bu tür durumlarda karar verme hasıl olabilir. Öteden beri bilinir bazı partiler biz seçime parti olarak, yok özgücümüzle filan girmeye karar verdik derler! Ulan bunun karar verilecek bir yanı mı var?

Bunun nedeni, yani karar verilmesi gerekmeyenin karar bazlı ilanı, bazı subjektif kaygılarla ayrı duruşun yarattığı bir itiraftır özünde, yani eleştirilebilirler, bu açıktır ve farkındalık bir eleştiriye kapalılığı zorlar, o da biz ögzgücümüzle girmeye karar evrdik, eleştiremezsiniz hüsnü kuruntusudur. Bu kuruntuda olan partiler marksist filan değildir, henüz olmuş da değillerdir, yarı burjuva, yarı proleter(ki buda lafızdan ibarettir, klişe, şablon biçimlidir) aşmamış, sanki işçi sınıfı dedikleri kendileri gibi 3-5 kişi ve homojen bir dünya görüşüne sahipmiş gibi-buda materyalizme ters bakış açısı, işçilerin anadan doğma metafizik bir sınıf niteliği anlayışı, gökten zembille inmiş tek tip inancı, kafa yapısı varmış gibi- iki ara bir derede kalmışlığın garip bir çorbası, kafa karışıklığıdır. Bu tarzı karışıklığı TKP'de de görmek mümkün.

Neyse...
Bir Parti, bir partinin programını, stratejisini elelitiriyorsa, bir parti bir Partinin gündelik siyasetini eleştiriyorsa, bu amennadır, ama insanların tercihleri üzerinden eleştiri yapıyorsa bu amenna olamaz, olmadığı gibi marksist yöntemde bu tür -subjektif, kişi keyfiyetli- analiz, tespit durumu bulunmaz, zaten bilimsel de değildir. yani neresinden baksak bazı kaygıların olduğu, ama bu kaygıalrında subjektif -anlamak için dincilik gibi düşünmeli- olduğu ortaya çıkıyor...

Umarım HDP Erdoğan'ın trenine binmiş bunca anti-popagandaya rağmen (taaa Hoybunlara varana değin) bu dönemde üzerine düşen ilk darbeyi vurmayı başarır -Gerçi bu görevler Perinçek'e verilmişti ama ne olduysa Perinçek çark etti... Tabi ki bu darbe hali hazır duruma değil ama heilcilerin tümüne de bir darbe olacak. Erdoğan PKK'dan medet umuyor bu gün, ama normal PKK'dan değil, galeyana getirilmiş ve taşkınlığa sürüklenecek bir PKK'dan. PKK içerisindeki MİT görevlileri nasıl çalışır, ne tür provakasyonlara yöneltilebilrirdi bilmiyorum -ki başarılı olamadılar-, ama işin bu tarafı başarısız oldu(muhtemel PKK süreci sıkı tuttu.) HDP ye yapılan provakasyonlarda kan dökmelerde iğfal yaratmaya yetmedi, başarısız oldu ve yarın seçime gidiliyor, Erdoğan ve sözünona Erdoğancı heilci solcular umdukları sonucu alamadı, oyunlar, taktikler geri tepti. O derece ki, AKP'lilerin kurt işareti yaptığı düzeye değin indirilen provakasyonlar başarılı olamadı... Bu iyiye, iyi bir solduyuya işaret...

spartacus 20-06-2015 18:58

Resime tıklayın.
İzlemek İçin Resim üzerine tıklayın.

➤ Facebook'ta İzle
İzleyemeyen buradan izleyebilir.

Yıldıztozu 26-06-2015 02:32

Yine başladı her kanalda sahur programları.

Dünyanın en büyük yalanını, dünyanın en büyük gerçeği gibi anlatıyorlar.

İnsanlara, insanüstü dünyadan bakınca bi garip görünüyorlar..


Bütün Zaman Ayarları WEZ +3 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 04:14 .