Turan Dursun Sitesi Forumları

Turan Dursun Sitesi Forumları (https://turandursun.com/forumlar/index__1.php)
-   Edebiyat (https://turandursun.com/forumlar/forumdisplay.php?f=155)
-   -   Bu Dünyadan Nazım Geçti (https://turandursun.com/forumlar/showthread.php?t=10396)

frodo 03-06-2009 20:06

Bu Dünyadan Nazım Geçti
 
20 Kasım 1901-3 Haziran 1963



http://www.nazimhikmetran.com/images/fotolar/13.jpg

http://www.nazimhikmetran.com/images/fotolar/35.jpg

Bugün pazar.
Bugün beni ilk defa güneşe çıkardılar.
Ve ben ömrümde ilk defa gökyüzünün bu kadar benden uzak
bu kadar mavi
bu kadar geniş olduğuna şaşarak
kımıldanmadan durdum.
Sonra saygıyla toprağa oturdum,
dayadım sırtımı duvara.
Bu anda ne düşmek dalgalara,
bu anda ne kavga, ne hürriyet, ne karım.
Toprak, güneş ve ben...
Bahtiyarım...

Sevgiyle anıyoruz...

Felsefeci 87 03-06-2009 20:18

Ölümünün 46.yılında büyük üstadı saygı ve özlemle anıyoruz..

pante 03-06-2009 20:32

Sen esirliğim ve hürriyetimsin
Çıplak bir yaz gecesi gibi yanan etimsin
Sen memleketimsin.

Sen ela gözlerinde yeşil hareler
Sen büyük, güzel ve muzaffer
Ve ulaşıldıkça ulaşılmaz olan hasretimsin.

aydoe 03-06-2009 20:48

Bu Memleket Bizim

Dört nala gelip uzak Asya'dan
Akdeniz'e bir kısrak başı gibi uzanan
Bu memleket bizim

Bilekler kan içinde
Dişler kenetli
Ayaklar çıplak
Ve ipek bir halıya benzeyen toprak
Bu cehennem, bu cennet bizim

Kapansın el kapıları
Bir daha açılmasın
Yok edin insanın insana kulluğunu
Bu davet bizim

Yaşamak bir ağaç gibi tek ve hür
Ve bir orman gibi kardeşçesine
Bu hasret bizim


Sevgili Nazım Usta yaşıyorsun ,evrenselleşmişsin ,ölümsüzleşmişsin.
saygılarımızla



dilaver 03-06-2009 20:56

GÜNEŞİ İÇENLERİN TÜRKÜSÜ

Bu bir türkü:-
toprak çanaklarda
güneşi içenlerin türküsü!
Bu bir örgü:-
alev bir saç örgüsü!
kıvranıyor;
kanlı; kızıl bir meş'ale gibi yanıyor
esmer alınlarında
bakır ayakları çıplak kahramanların!
Ben de gördüm o kahramanları,
ben de sardım o örgüyü,
ben de onlarla
güneşe giden
köprüden
geçtim!
Ben de içtim toprak çanaklarda güneşi.
Ben de söyledim o türküyü!
Yüreğimiz topraktan aldı hızını;
altın yeleli aslanların ağzını
yırtarak
gerindik!
Sıçradık;
şimşekli rüzgâra bindik!.
Kayalardan
kayalarla kopan kartallar
çırpıyor ışıkta yaldızlanan kanatlarını.
Alev bilekli süvariler kamçılıyor
şaha kalkan atlarını!

Akın var
güneşe akın!
Güneşi zaptedeceğiz
güneşin zaptı yakın!

Düşmesin bizimle yola:
evinde ağlayanların
göz yaşlarını
boynunda ağır bir
zincir
gibi taşıyanlar!
Bıraksın peşimizi
kendi yüreğinin kabuğunda yaşayanlar!
İşte:
şu güneşten
düşen
ateşte
milyonlarla kırmızı yürek yanıyor!
Sen de çıkar
göğsünün kafesinden yüreğini;
şu güneşten
düşen
ateşe fırlat;
yüreğini yüreklerimizin yanına at!

Akın var
güneşe akın!
Güneşi zaaptedeceğiz
güneşin zaptı yakın!

Biz topraktan, ateşten, sudan, demirden doğduk!
Güneşi emziriyor çocuklarımıza karımız,
toprak kokuyor bakır sakallarımız!
Neş'emiz sıcak!
kan kadar sıcak,
delikanlıların rüyalarında yanan
o «an»
kadar sıcak!
Merdivenlerimizin çengelini yıldızlara asarak,
ölülerimizin başlarına basarak
yükseliyoruz
güneşe doğru!
Ölenler
döğüşerek öldüler;
güneşe gömüldüler.
Vaktimiz yok onların matemini tutmaya!

Akın var
güneşe akın!
Güneşi zaaaptedeceğiz
güneşin zaptı yakın!

Üzümleri kan damlalı kırmızı bağlar tütüyor!
Kalın tuğla bacalar
kıvranarak
ötüyor!
Haykırdı en önde giden,
emreden!
Bu ses!
Bu sesin kuvveti,
bu kuvvet
yaralı aç kurtların gözlerine perde
vuran,
onları oldukları yerde
durduran
kuvvet!
Emret ki ölelim
emret!
Güneşi içiyoruz sesinde!
Coşuyoruz,
coşuyor!..
Yangınlı ufukların dumanlı perdesinde
mızrakları göğü yırtan atlılar koşuyor!

Akın var
güneşe akın!
Güneşi zaaaaptedeceğiz
güneşin zaptı yakın!


Toprak bakır
gök bakır.
Haykır güneşi içenlerin türküsünü,
Hay-kır
Haykıralım!

---------------------------------

Senden bu yana gök kubbede pek degişen yok yoldaş, ama degiştirecek azmimiz var. Taa ki güneşi zaptedene kadar.

saygılarımla


ozgur_beyin 03-06-2009 21:02

imam hatip yüzünden geç tanıdığım bu ulu şairi daha sonraki hayatımda hep sevmişimdir
yine başka bir şair olan yahya kemalle ilgili bir anekdot anlatmak istiyorum

nazım hikmet bahriye mektebinde okumakta ve tatil günlerinde annesi celile hanımın evine gelmektedir.yahya kemal den ders almaktadır.nazım hikmet evine geldiği günlerde yahya kemalden ders almaktadır.celile hanım ve nazım hikmet yahya kemalin her gelişinde onu kapıda karşılarlar.ders bitiminde nazım hikmete bahçede oyun oynamsaı söylenir ve odadan çıkartılır tabi nazım hikmet olanlardan haberi olmadığı için bahçeye çıkıp bahriye mektebinde öğrendiği hareketleri yapar.celile hanımla yahya kemal ise gümüş bardaklarında çaylarını yudumlarlar.birgün nazım hikmet celile hanım ve yahya kemali öpüşürlerken görür ve hiç bişey belli etmeden okuluna döner.ertesi hafta yahya kemal ders vermeye gelir her zaman olduğu gibi ders bitiminde yine bahçeye çıkması söylenir nazım hikmet yahya kemalin paltosuna bir not bırakır yahya kemal giderken paltosunun cebinde notu bulur ve notta şöyle yazmaktadır:
HOCAM OLARAK GİRDİĞİNİZ BU EVE BABAM OLARAK GİREMEZSİNİZ...
yahya kemal bu nottan sonra bir daha celile hanımın yüzünü bile görmemiştir.nazım hikmet annesi ve yahya kemal arasındaki bu büyük aşka bu notuyla son vermiştir.

evrensel-insan 03-06-2009 21:08

Saygideger arkadaslar;

VATAN HAİNİ

"Nâzım Hikmet vatan hainliğine devam ediyor hâlâ.
Amerikan emperyalizminin yarı sömürgesiyiz, dedi Hikmet.
Nâzım Hikmet vatan hainliğine devam ediyor hâlâ."
Bir Ankara gazetesinde çıktı bunlar, üç sütun üstüne, kapkara haykıran puntolarla,
bir Ankara gazetesinde, fotoğrafı yanında Amiral Vilyamson'un
66 santimetre karede gülüyor, ağzı kulaklarında, Amerikan amirali
Amerika, bütçemize 120 milyon lira hibe etti, 120 milyon lira.
"Amerikan emperyalizminin yarı sömürgesiyiz, dedi Hikmet
Nâzım Hikmet vatan hainliğine devam ediyor hâlâ."

Evet, vatan hainiyim, siz vatanperverseniz, siz yurtseverseniz, ben yurt
hainiyim, ben vatan hainiyim.
Vatan çiftliklerinizse,
kasalarınızın ve çek defterlerinizin içindekilerse vatan,
vatan, şose boylarında gebermekse açlıktan,
vatan, soğukta it gibi titremek ve sıtmadan kıvranmaksa yazın,
fabrikalarınızda al kanımızı içmekse vatan,
vatan tırnaklarıysa ağalarınızın,
vatan, mızraklı ilmühalse, vatan, polis copuysa,
ödeneklerinizse, maaşlarınızsa vatan,
vatan, Amerikan üsleri, Amerikan bombası, Amerikan donanması topuysa,
vatan, kurtulmamaksa kokmuş karanlığımızdan,
ben vatan hainiyim.
Yazın üç sütun üstüne kapkara haykıran puntolarla :
Nâzım Hikmet vatan hainliğine devam ediyor hâlâ.

NAZIM HİKMET
Vatan buysa; ben de, vatan Hainiyim.

DOSTLUK

Biz haber etmeden haberimizi alırsın,
yedi yıllık yoldan kuş kanadıyla gelirsin.

Gözümüzün dilinden anlar,
elimizin sırrını bilirsin.

Namuslu bir kitap gibi güler,
alnımızın terini silersin.

O gider, bu gider, şu gider,
dostluk, sen yanı başımızda kalırsın

NAZIM HİKMET


Saygilarimla;
evrensel-insan

boğaziçi 03-06-2009 21:16

Büyük Taarruz

Dağlarda tek tek
ateşler yanıyordu.
Ve yıldızlar öyle ışıltılı, öyle ferahtılar ki
şayak kalpaklı adam
nasıl ve ne zaman geleceğini bilmeden
güzel, rahat günlere inanıyordu
ve gülen bıyıklarıyla duruyordu ki mavzerinin yanında,
birdenbire beş adım sağında onu gördü.
Paşalar onun arkasındaydılar.
O, saati sordu.
Paşalar: "Üç" dediler.
Sarışın bir kurda benziyordu.
Ve mavi gözleri çakmak çakmaktı.
Yürüdü uçurumun başına kadar,
eğildi, durdu.
Bıraksalar
ince, uzun bacakları üstünde yaylanarak
ve karanlıkta akan bir yıldız gibi kayarak
Kocatepe'de Afyon Ovası'na atlıyacaktı.

Nazım Hikmet RAN






parmis 03-06-2009 23:53

YİNE MEMLEKETİMİN ÜSTÜNE SÖYLENMİŞTİR
http://www.e-sehir.com/siirler/images/503bar.gif

Memleketim, memleketim, memleketim,
ne kasketim kaldı senin ora işi
ne yollarını taşımış ayakkabım,
son mintanım da sırtımda paralandı çoktan,
şile bezindendi.
Sen şimdi yalnız saçımın akında,
enfarktinda yüreğimin,
alnımın çizgilerindesin memleketim,
memleketim,
memleketim...

Nazım Hikmet Ran

saygıyla ve sevgiyle anıyorum..

parmis güneşin_kızı

boğaziçi 04-06-2009 00:08

aydoe tesekkur ederim duzenleme icin:)


Bütün Zaman Ayarları WEZ +3 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 00:32 .