![]() |
İmani konuların tartışılması doğrumudur.?
İmani mevzuların, "münakaşa - tartışma" suretiyle konuşulması doğru değildir.
Ancak, sohbet, ve öğrenme ve anlama amaçlı olursa doğru olur. Çünkü; İman, sadece ilimden, ve bilmekten ibaret bir olgu değildir. Kişinin, kalbinin kapılarınıi hidayet ışığına açık tutması şarttır. Hidayeti (yani iman etmeyi) arzulamayan adama, dünyanın tüm delillerini de getirseniz, tatmin olmaz ve imana gelmez. Hidayeti verici ancak Allahtır. Ancak Allah, hidayeti, kim arzu eder ve talep ederse, ona verir. Arzu ve talep olmadıkça hidayet, kişinin kalbine ilka edilmez. Bu nedenle, imani konuların "münakaşa" şeklinde konuşulmasının kişilere bir faydası olmaz. Zira, iman ile alakalı ne söylenirse söylensin, karşı taraf, anlamak ve öğrenip iman etmek niyetinde olmadıkça, sadece, "acaba onu nasıl çürütürüm" niyetiyle dinlediği için, bir tesiri olmaz. Zaten tartışmanın doğasında, "galip gelmek", "haklı çıkmak", "karşıyı mat etmek", "haddini bildirmek", "onu susturmak" gibi, nefsin hisseleri olduğu için, taraflar, birbirlerini anlamaya değil, onu alt etmeye yönelik faaliyet yaparlar. Halbuki; İman = Ebedi cennet Bu ne demek : İmansız cennet yok.... Bundan daha değerli hangi nimet var?.... Hidayetten ve imandan daha önemli hangi konu var? Ateist arkadaşlara kızmak değil, sadece acırız... Niye? Çünkü onlar namına üzülürüz, kendini zorla ebedi cehenneme atmaya çalışması karşısında kahroluruz. İsteriz ki, o da iman etsin ve ebedi cenneti kazansın. Yoksa, onun ateistliğinin bize ne zararı var? Düşünün ki, bir adamın omuzunda bir akrep var ve onu ısırmak üzere. O adama, - " omuzunda akrep var ve seni ısırıp öldürecek, dikkat et onu at" dense, fakat o adam, -"sanane kardeşim benim akrebimde. ne karışıyorsun bana." dese, ne kadar yanlışlık yapar.... Aynen onun gibi, inançsız, veya inancı zayıf kişilere, imanla ilgili konuların anlatılmak istenmesinin amacı, omuzdaki akrebi göstermek gibidir. Lütfen kendini ateist veya imansız olarak niteleyen arkadaşlar alınmasınlar. Hatta bu iyi niyeti görüp, o arkadaşlara teşekkür etsinler. Çünkü bütün çaba, onların iyiliğinedir. Saygılarımla Sedat Sert |
Siteye hoşgeldin.
Alıntı:
Ben imanlı arkadaşların, imanlarını pekiştirme gayesi dışında (Bitlisli Said-i Kürdi'nin Tabiat Riselesi gibi mesela, Ya da İhya'dan pasajlar) okuduklarını pek göremiyorum. Araştırma, öğrenme maksatlı okumuyorlar. İstisnalar muhakkak vardır. Ama genel manzara bu. Evet, tekrar sorayım: Kim öğretecek, anlatacak? |
Allah kuranı indirirken ve dini yayarken bir peygamberle bu arzusunu gerçekleştirmiştir Mutezile arkadaşım. peki neden? Allah dileseydi kuranı yer yüzene insanların grebileceği mucizevi bir şekilde indirip herkes okusun bana iman etsin diye gayipten seslenemez miydi???? sahabiler kuranda okudukları bir çok şeyi peygamberimize danışmış, ondan açıklamalı olarak öğrenmişlerdir neden? her işin ehli vardır arkadaşım, Allah kuranı açık ve net göndemiştir ama kuranın dili kendine has ve mucizevidir. manevi makamlar da gerektirir manasını hakkıyla kavrabilmek. herkes matematik öğrenebilir, herkesin matematik kitabı vardır ama insanlar neden bu konuda ehil birine ihtiyaç duyarlar? Bir mühendis Ipod yapmış elindeki bilgileri verirsen herkes yapar madem, neden herkes gidip para verip alıyor, firmalar o mühendisi bunyelerine katmak için çırpınıyor neden? kuran ve din oyle ha deyince yalanıp yutulacak kadar sığ değildir malesef arkadaşım. bunu anlamak ehlinden bi haber olmak, muhabbetiyle keyiflenmek gerekir.Allah size de nasib etsin inşallah. Ala bu yüzden kitabında "Velilerle, salih kullarımla beraber olun" diyor. bunca eser bu yüzden yazılıyor. tabi hak olan olduğu gibi saçmalayanlarda oluyor. ama hakta belli batılda. önce insanın bunları anlayabilecek bir kaynak içeriğini bilmesi ve araştırması gerekir. kuranı en iyi araplar bilir diyorlar ama arapları beğenmeyip Allah'ı peygamberle se sahabileriyle değil, gayrimüslümlerle tanımaya çalışıyorlar insanlar malesef.
|
Alıntı:
‘’... Eğer o, Allah’tan başkası tarafından (indirilmiş) olsaydı, mutlaka onda birçok çelişki bulurlardı. ‘’ Nisa Suresi (sıra no:4, shf no:76, ayet no:82 ) Yukardaki ayete göre Kuran'ın Allah tarafından olabilmesi için O'nda hiçbir çelişki ve hata olmaması gerekir. Peki öyle midir? Bakınız, Kuran Allah Sözü mü başlığı, 13 adet çelişki tespih tanesi gibi dizilmiş duruyor. Hadi bakalım, inancının kaynağını sağlamlaştırmak için görev başına, iddialarımı çürüt. Kolay gelsin. |
Alıntı:
Sevgili arkadaşım; Zannedersem yazımın ilk paragrafından öteye okumamışsın. Konu kim kimden öğrenecek değil, karşının fikrini okurken ki niyet.... Karşıyı okurken, "acaba benim bilmediğim neyi bana anlatıyor, ondan nasıl istifade edebilirim" diyerek okunsa, belki konular, kalp katılığını delip, iman kalesini etkiileyebilir. Bu direnç niye.... Yukarıda yazdığım hangi satıra itiraz ediyorsun? Ayrıca; bakın yine aynı hataya düşüldü : " Bitlisli Said-i Kürdi'nin Tabiat Riselesi" denmiş.... Amaç ne? Bediüzzamanın adı Said Nursi olduğu halde, eski namı olan "Kürdi" olarak anılmış. Niçin... Yani bir şeyi yazarken hemen içimizdeki niyeti, yazımıza öyle nakşediyoruz ki, hemen karşıyı tahrik ve ona "dokundurtma" yapıyoruz. Zaten yukardaki yazının amacı, bu inatlaşmaları yapmadan, saldırı moduna geçmeden, karşıyı anlamaya çalışmaktır. Saygılarımla Sedat Sert |
Alıntı:
Bu yazını okudum ve anladım. Gerçekten çok doğru ve güzel ifade etmişsin..İmanı konuların böyle bir ortamda tartışılması elbette doğru değildir ve elbette bu konu ehil kişilerce konuşulmalı ve art niyet olmamalıdır. Ancak burada sadece anti-teist arkadaşlar yok, müslüman kardeşlerimizde var. Onlar için ne düşünüyorsun ? Ya bu akıl yürütmeleri ile iman sahibi kardeşlerimizin ayakları kayarsa.. Bunun sorumlusu kim olacaktır ? Hesap gününde Allah (C.C) bize sormayacak mı ? "O kardeşine bilginden infak etmedin bu sebeple imanından oldu " diye ? Saygılarımla.. |
| Bütün Zaman Ayarları WEZ +3 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 20:43 . |