![]() |
Orgeneral Mustafa Muğlalı olayı.
Genel Kurmayın Bahçesindeki Heykelin hikayesini bilmeyenlere....Biraz uzun ama bilgienmeniz iyi olur
Tarihimizde devlet için çalışıp cezalandırılan bir komutanımızın öyküsü... Orgeneral Mustafa Muğlalı Olayı Kıymeti bilinmeyen, sırf görevini yaptığı için cezalandırılan insanların başında Mustafa Muğlalı Paşa gelir. O'na millet olarak özür borçluyuz. Vefatının üzerinden 58 yıl geçmesine rağmen Mustafa Muğlalı Paşa Türk Milleti ile sorunu olan malum çevrelerin hala bir numaralı boy hedeflerinden birisidir. Mustafa Muğlalı ne yapmıştır da, yarım asırdır Türkiye'nin ve Türklüğün düşmanlarının hedefi olmaya devam etmektedir.? http://www.turkishforum.com.tr/tr/co...omment-page-1/ 58 yıldan sonra "garp cephesinde yeni bir şey yok". Şimdi de "PKK artıkları"nın, "çakma haham"ların iftiraları şerefli komutanlarımızı n sözlerinden daha değerli bulunuyor. (notlardan) |
1943 yılında Van'ın Özalp İlçesi'nin sınır bölgesinde İran'a kaçmaya
çalışan bir grup, güvenlik güçleri tarafından sıkıştırılır. Çatışma çıkar ve dur emrine uymayan kürt eşkıyalardan 33 tanesi öldürülür.. yOK YA ,CIDDIMISIN ? dur emrine uymayan ,, donemin sartlari , kahraman ,,,,, Muglali olayi mahkeme tarafindan serbst birakilan, muglaninin emri ile tekrar gozaltina alinan 33 kisinin yargisiz sorgusuz sualsiz bir sekilde infaz edilmesidir .. oyle catismada filan oldurulme yokur olayi kafaniza gore degistirmeyin ,, eger muglaliyi savunuyorsaniz erkekce mertce ne ise onu yazin onu savunun , Baktı otuzüçten biri Karnında açlığın ağır boşluğu Saç, sakal bir karış Yakasında bit Baktı kolları vurulu Cehennem yurekli bir yiğit Bir garip tavşana Bir gerilere." meclis komisyon raporu su sekildedir: "30 Temmuz 1943 Cuma günü sabahleyin nezarette bulunan 30 sivil ve iki asker dışarı çıkarılmış elleri arkalarına ve kişiler birbirlerine iplerle bağlanmak suretiyle adı geçen iki teğmenin komutasındaki takımın önüne; katılarak Çilli Gediği yönünde sevkedilmişlerdir. Bu sırada zaten öldürüleceklerini bilen elleri bağlanan mağdurların yalvarıp yakarmaları, feryadı figanları çok yürekler acısı bir sahnedir. Kafile Çilli Gediğine geldiğinde ikiye ayrılmış, işaret mangasının havaya ateş etmesi üzerine, iki teğmen emirlerindeki mangalara ateş emrini vermişler erler piyade tüfekleri ve hafif makinalı tüfeklerle 32 masum vatandaşı yaylım ateşi altına alarak katletmişlerdir. Bundan sonra yine Şükrü Tüter’in evvelce verdiği sözlü emir gereğince mağdurların üzerleri aranıp para ve saatleri gaspedilip kişilere dağıtılmıştır.” |
Bu olayları bende bir yerlerde okumuştum.. Sağlam kaynaklara ihtiyaç var.
|
Alıntı:
|
bence anlamsiz degil ,
cunku hala biraz vicdanlari , insanliklari utanmalari var . zaten buraya yaziyorsam sirf bu yuzden. Sinir bolgesinde catismada olduruldu demek , ona inanmak , vicdanini bu yalanla susturmak ,bu yalana inanmak .. iste buna karsiyim Eger muglali bu insanlari ibreti alem olsun diye yasaya mahkemeye aldirmadan infaz ettirdi dese , ona saygi duymam , ama diyemiyor cunku ... vicdani var. aslinda bu baslik tarih formunda degil siyaset basliginda asilmali , cunku sorun tarih degil ,,, Sorun , tsk kendi yarattigi ve yorumladigi sartlar yuzunden hukukun disina cikabilir mi yoksa ne olursa olsun hukuk icinde mi kalmalidir sorusudur Eger cikabilir diyorsaniz , jitemleri , turk hizbullahini,ozel herekatida , kabul eder ve benimsersiniz .. sorun budur Muglaninin heykelinin dikilmesi O kislaya adinin verilmesi , tarihi degil , ordunun verdigi siyasi cevap ve tavirdir . Muglali olayini bu yonden incelemekde fayda vardir.. |
Vurgu -mutezileden mülhem- "erkekçe" kelimesineydi.
|
Alıntı:
Alıntı:
Alıntı:
Neyse Kürt meselesi ne kadar erotik bir konudur ki, ne zaman böyle bir mesele açılsa Kürt/Türk milliyetçilerinin (erkeklerinin) bi taraflarına bi haller oluyor. Mustafa Muğlalı erkek adamdı, delikanlı adamdı, idama gideceğini bilse kılı kıpırdamazdı, bütün olayın sorumluluğunu üstlendi tek başına, hadi bakalım. Kim daha erkek? Maçoluğu bırakırsak anlaşılır oluruz. |
Menemen olaylarında yargılamayı yapan kahraman bir
asker yargılanarak gerici çevrelere menemenin rövanşının alındığının mesajı verilecektir. .................................. Alıntı:
|
Mesele turk kurd meselesi degil , konuyu oraya cektiginiz vakit isin ozunu degsitirmis gozlerden kacirmis olursunuz
Mesele : Mahkeme tarafindan serbest birakilan 35 kisiden (5 tanesi izinden gelen askerlerdir bunlardan 3 tanesi geri donmustur, 1 tanesi 11 yasinda cocuktur , 1 tanesi ise kadindir) 33 sini tekrar hic bir mahkeme karari olmadan , hicbir hukuki temele dayanmadan gozaltina alip (kadini tutuklu olarak birisine emanet vermislerdir) oldurme emrini vermek , oldurmek kaldetmek meselesidir MESELE INSAN MESELESIDIR ZIHNIYET MESELESIDIR , ama siz gozunuzu kurdlerden baska bir yere ceviremiyorsunuz ... sunu demis olsaydiniz " o gunun sartlarinda MALESEF ..." o kucuck malesef lafi sizi biraz olsun insani tarafa cekerdi ,, ama birakin bunu ,sizde bir gram vicdan , bir gram insanlik MALESEF gormuyorum bugun bu meselede O insanlara hakaret edercesine baslarina vururcasina O bolgede bulunan kislaya meydan okurcasina adi verilebiliyorsa ,,, kusura bakamayin mesele kurd meselesi olmakdan cikar .. MESELE nasil bir turkiyede yasamak istiyoruz meselesine gelir dayanir ... |
16 Agustos 1956 tarihli Zafer gazetesinden : 'Tahkikatı yapacak komisyonca bu faciznın ihdasında medhaldar bulundukları belirtilen İsmet İnönü,Hilmi Uran, Kazım Orbay ... hakkında soruşturma başlıyor. '
Mustafa Muglalının yargılanması sırasında kendisi ile görüşen Çankırı Mebusu Kenan Çığman dünkü mecliste Şayanı dikkat ve tüyler ürpertici ifşaatta bulundu. Mustafa Muglalı kendisine şunu ifade etmişti. 'Bu cinayeti yaptıran ve emri veren İnönüdür. ' 16 Agustos tarihli Yeni Sabah gazetesinin başlıgı : '1943 senesinde merhum Mustafa Muglalı'nın emriyle 32 vatandaşın kurşuna dizilmesi hadisesi dünkü mecliste uzun müzakereye yol açtı. Bazı mebuslar İnönünün bu hadisede mesuliyeti oldugunu ileri sürdüler. 16 Aguston 1956 tarihli Vatan 'Sebati Ataman ,İnönünün hadise ile ilgisi bulunup bulunmadıgının tespitini istedi.' 21 Agustos 1956 tarihli Zafer gazetesi : 'Adliye vekaleti vekili Cemil Bengünün İnönüye cevabı ' İnönü ve diger alakalılar ancak şimdi hesap verme mevkiine gelmişlerdir.' 21 Agustos 1956 tarihli Yeni İstanbul : 'Cemil Bengü : İnönünün kendisini *Murürü Zaman ve Af siperlerine gizlenerek *müdafaaya çalışmaması lazım gelir. Bakalaım bu siperler müdafaasını temine kafi gelecek mi ' O zamanın bazı gazetelerinden küpürler. saygılarımla |
| Bütün Zaman Ayarları WEZ +3 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 04:54 . |