![]() |
senebindokuzyüzkırkbeşağustosaltı
kapıları çalan benim kapıları birer birer. gözünüze görünemem göze görünmez ölüler. hiroşima'da öleli oluyor bir on yıl kadar. yedi yaşında bir kızım, büyümez ölü çocuklar. saçlarım tutuştu önce, gözlerim yandı kavruldu. bir avuç kül oluverdim, külüm havaya savruldu. benim sizden kendim için hiçbir şey istediğim yok. şeker bile yiyemez ki kâat gibi yanan çocuk. çalıyorum kapınızı, teyze, amca, bir imza ver. çocuklar öldürülmesin şeker de yiyebilsinler. nazım hikmet ran 1956 http://www.milliyet.com.tr/content/g...?galeriid=2710 :(:(:(:( |
Saygideger arkadaslar;
Insanoglunun kendi turu icin; hem de bilim ve teknolojiyi kullanarak; uygulamis oldugu ve isim bulmakta zorlandigim bu insanlikdisi uygulamanin; bir daha olmamasini temenni ediyor; insanoglunun yine kendi urunu olan, bilim ve teknolojiyi; sadece ve de sadece hem tum insanligin, hem evrenin, hem dunyanin, hem de doganin yarar ve gelismesine kullanmasini diliyorum. Bir zamanlar bir soz vardi "Dunyanin sonu bir dugmenin elinde" diye; tum insanligimizi kullanarak o dugmenin idaresinin; bu tip bir kullanima acilmamasinin onunu almak; bence her kisinin bir insanlik gorevidir. Yoksa bir "canavar" gelir ve o dugmeye kendi insiyatifiyle basiverir, hem kendi, hem de turunun sonunu getirebilir. Bilim ve teknoloji; sadece insanlik icin ve insanligin hizmetine, insanligin gelismesi, ilerlemesi icin kullanilirsa; bir anlam tasir. Yoksa, Nasrettin Hoca'nin hikayesinde oldugu gibi; bindigimiz dali keseriz ve sonrada neden yere dustuk diye hayiflaniriz. Tabi bunca gelismis bilim ve teknikle; yere dustugumuzde hala sag ve yasiyorsak. Saygilarimla; evrensel-insan |
| Bütün Zaman Ayarları WEZ +3 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 09:00 . |