Turan Dursun Sitesi Forumları

Turan Dursun Sitesi Forumları (https://turandursun.com/forumlar/index__1.php)
-   Tarih (https://turandursun.com/forumlar/forumdisplay.php?f=29)
-   -   İdam dosyasi (https://turandursun.com/forumlar/showthread.php?t=16315)

matillda 26-01-2010 14:45

İdam dosyasi
 
26 Ocak 1972

Deniz Gezmiş, Yusuf Aslan ve Hüseyin İnan'ın idam dosyası Türkiye Büyük Millet Meclisi'ne gönderildi.





İdamları TBMM'de 24 Nisan 1972'de oylanmıştı.

İdam kararına 276 milletvekili "Evet", 48 milletvekili de "Hayır" demişti.
2 çekimser vardı. 115 milletvekili de katılmamıştı.
İsmet İnönü, Bülent Ecevit, Mehmet Ali Aybar, Muammer Erten, Necdet Uğur retçiler arasındaydı.

Süleyman Demirel, Alparslan Türkeş, İsmet Sezgin, Nahit Menteşe, Hasan Korkmazcan, Oğuz Aygün, Necmettin Cevheri, Zeki Çelikel, "Kabul" demişti.
Necmettin Erbakan, Osman Bölükbaşı, Hüdai Oral, Mustafa Timisi, Orhan Kabibay, oylamaya katılmayanlardandı.



Türey Köse, "Ölüme Oy Vermek" (Ümit Y., 2004) kitabında Cumhuriyet tarihi boyunca idamı incelerken, Deniz'lerin oylamasında el kaldırmış siyasilerle görüşmüş, 32 sene sonra ne düşündüklerini sormuş.

Cevapların kiminde pişmanlık var, kiminde sinsi bir inkar, kiminde dişli bir inat...
Tarihe not düşmek açısından AP'lilerin yanıtlarını özetlemek istiyorum:

* * *
Nahit Menteşe: "Deniz Gezmiş ve arkadaşları konusunda yanlış yaptık. Adli hatalar olabilir. O zaman 'Devlet elden gidiyor' görüşü vardı. Bunlar da gözünü budaktan sakınmıyordu. Asker de bunların mutlak surette idam edilmesi taraftarıydı. (...) Ben idam cezasına karşıydım, ama o dönemin koşulları gereği öyle oldu. İçimizden 'Keşke tasdik edilmese' diyorduk. Ama oy verdik. Aksi halde vatan haini ilan edilirdik".
İsmet Sezgin: "Bir baskı ortamı vardı. Meclis, kendini o ortamdan kurtaramadı. Yanlış olmuştur. İdam hiçbir meseleyi halletmiyor. Bu gençler asıldı da ne oldu? Bir kin meydana geliyor. Devlet, duygularla, heyecanlarla değil, akılla, hukukla yönetilir. Can almak Tanrı'ya mahsustur".

Zeki Çeliker: "Ben hiçbir zaman bir idamı onaylayacak bir tavır içinde olmadım, elim kalkmadı (Deniz'lerin idamına 'Evet' dediği hatırlatılınca...) Demek ki, orada unutmuşum, yanlış yapmışım. Şartlar değişikti. Mazide olanları tasvip etmek mümkün değil. Pire için yorgan yakmamak lazım".

Oğuz Aygün: "Deniz Gezmiş yakışıklı bir adamdı. Film artisti gibi... İnsanın içi sızlıyor. Belki ben de üzülmüşümdür, gözlerim dolmuştur, keşke olmasaydı diye... Ama Deniz Gezmiş, arkadaşlarının lideri durumundaydı. Fizik yapısı, durumu, inatçılığı ve iddialarıyla... Son dakikaya kadar kapıldığı yoldan en ufak bir sapma göstermeden Türkiye Cumhuriyeti'ne meydan okudu. Bir tek adam, filmlere konu olacak kadar yakışıklı, kabadayı bir adam devlete meydan okuyordu. O ideolojiye taviz verseydik, belki Türkiye'yi bugünlere getiremezdik. Ya devletin prestiji sıfır olacak, ya Deniz Gezmiş asılacaktı. O gün verdiğim karardan bugün pişman değilim, ama üzülüyorum, bunlar olmamalı..."

Süleyman Demirel: "Devirler değişiyor. Bundan 30 sene evvelin şartları bugün yoktur. Başka şartlar vardır. Bugünkü şartları düne götürerek düşünemezsiniz, çok yanlış olur. Binaenaleyh insani tarafını düşündüğümüz zaman, kimsenin, karıncanın incinmesine razı olmayız. Fakat bir olay var: Hikmet-i idare, devletin bekası gibi kavramlar bizim geleneklerimizde vardır. Padişahlar, kardeşlerini, çocuklarını astırmıştır".



(C. Dündar- "Denizlerin İdamına Oy Verenler)











irsArtvin 26-01-2010 15:48

Deniz Gezmiş, Yusuf Aslan, Hüseyin İnan ve de adı duyulmamış tüm kahramanlar...


Devrim Şehitlerimizi; en kalbi, en derin sevgim,saygım aynı zamanda da tüm devrim ateşimle anıyorum...




Gezilen denizlerdedir devrim,
İnanılan duygularda…
Tıpkı bir Aslan gibi kükremektir yaşama…

Bir-iki ilmekle alınan canın
Sonsuzluğa açılacağını nereden bilebilirlerdi ki?
Yumrukların inmeyeceği, haykırışların dinmeyeceği
Günleri nasıl umabilirlerdi ki?

“Kim bilir kaç yunus görmüş,
Kaç deniz gezmiş” dünya sularındaki devrim?

Bir darağacında üç fidan, bir defterde üç cümle:
Gezmiş, inanmış, aslan gibi kükremiş.
Ölümü getiren tanrıya, hayır hayır insana;
Her neyse, ikisine de tapmamış.

Ölüm kılıcını saplamış, bekliyordu son nefesi
Ama kalem kılıçtan keskindi, susmadı sesi…
Umut yoktu, ne gelirse Allah’tan (!) gelirdi.
Fakat onlar için
Allah yoktu, ne gelirse umutla gelirdi
Ve geldi de.

Bir gençlik hevesiyle son duanın edildiği
Karanlığın, haykırışlarla gömüldüğü
Bir memur odası orası.
Önce ölümün salıncağını izlettiler dalgalanan denize,
Sonra dalgaların önüne bir baraj yaptılar. Devlet yaptı.

Önce dalgaların duruluşunu seyrettiler inanca.
Susmadı ki inan; inanmak kuvvetliydi.

Aslan’ın kükreyişini izleyemedi hiçbir kahraman
Ama biliyordu o, duyuyorlardı uzaklardan.
Az sonra o da katılacaktı sohbete,
Memleketin durumunu eleştirmeye…

Umut diyorduk ya, umutla geldi bunlar da.
Unutulmamaları da Allah’tan (!) gelmedi ya,
Onların yaşadıkları getirdi ölümsüzlüğü de

Kahramanlığı da!


Tuğba Yavuz


Mutlu ve güneşli yarınlar elbet birgün gelecek!..


Bütün Zaman Ayarları WEZ +3 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 18:04 .