![]() |
kuranın apaçık olduğu yalan mı?
Bildiğiniz gibi kuranda pekçok ayette, ayetlerin apaçık olduğu ve herşeyin ayetlerde açık seçik izah edildiği söylenmektedir.
Ancak pekçok müslüman arkadaşımızın, yaptıkları savunmalarda, kuran ayetlerini aynen yazıldığı gibi anlamak yerine akla, mantığa uygun şekilde yorumlama yoluna gittiklerini görüyoruz. "deniz seviyesinde, 100 santigrat derecede ısıtılan su kaynar ve buharlaşır" Bu cümle açık seçik bir cümledir ve en ufak bir yoruma ihtiyacı yoktur. Aynen okunduğu gibi anlaşılmaktadır ve hiçbir yorum yapılmadan da aynen okunduğu gibi anlaşıldığında doğru olan bir cümledir, apaçık bir cümledir. Bu cümlede en ufak bir ima, en ufak bir benzetme yoktur. Eğer allahın sözleri apaçık sözlerse ve herşey açık seçik izah edilmişse o halde aynen yukarıdaki cümle gibi hiçbir yorum katılmadan, aynen yazldığı gibi anlaşılmalıdır. Eğer "allahın sözlerini aynen yazıldığı gibi anlamak doğru olmaz" düşüncesiyle yola çıkıp bu sözleri akla ve mantığa göre yorumlamak gerektiğini kabul edersek bu durumda da kuranın apaçık bir kitap olduğu sözü yalan demektir. Herşey açık seçik izah edilmemiş, benzetmelerle, imalarla, soyutlukla izah edilmiş demektir. Şimdi benim merak ettiğim şu: Kuanın apaçık bir kitap olduğu ve ayetlerin açık seçik izahlar olduğu sözü doğru mu, yoksa yalan mı? |
Alıntı:
Aksini savunmak Kur'an'ın yalan yazdığı anlamı taşır.. Yani "apaçık" sözü yalan olur o zaman.. Tabi , ayetlerin arkasında mucize arayanlar , "apaçık" sözünü de farklı yorumluyarak , önlerindeki engeli kaldırmaya çalışırlar.. Yalnız , ayetlerin arkasında mucize aramakla , ayetleri günümüze ve bilimsel buluşlara uydurmaya çalışmakla , zamanında yanlış anlamlandırılmış ,yanlış tefsir edilmiş ayetlerin , bugün düzeltilmesi ve gerçek anlamına kavuşturulmasını birbirine karıştırmamak gerekir.. Örneğin " dağları hareketsiz sanırsın" ayetini , dünyanın döndüğünü ifade ettiği şeklinde tefsire ben katılmıyorum.. Ama "evrenin genişletilmesi" ayetinin daha önce , "kaadiriz" olarak çevrilip şimdi "genişleticiyiz" e düzeltilmesi tartışılır.. 19.ların , ebced hesapçılarının , gayb hesapçılarının ortaya koyduğu matematiksel mucizeler çoğu insanın başını döndürse de , Kur'an'ın özüne terstir.. Örneğin 19.lar zorunlu olarak , Kur'an'ın değiştirildiğini iddia ederler.. Tevbe süresinin son iki ayetinin Kur'an'a sonradan katıldığını öne sürerek , Kur'an'ın Allah tarafından korunacağı ayetine de ters düşmüş olurlar.. Ebcedçiler ve benzerleri ise gaybden haber çıkarmakla , yine Kur'an'ın gaybten bilgi verilmesi yasağını çiğnemiş olmaktadırlar.. |
Güncelleme
|
Şüphesiz ki apaçık bir kitap binlerce tarikatı doğurmazdı. Müslüman arkadaşlar bazen tartışmalarda "Ayetleri anlamak istediğiniz gibi anlıyorsunuz" diyorlar bunun mutlak sonucu "Öylede anlanabiliyor mu?" sorusudur ki ayrıca herkezin anlamak istediği gibi anlayabileceği ve bu yüzden her çirkinliğe bir kılıfın uydurulabileceği bir baş yapıt niteliğindedir.
|
Bencede kurandaki en büyük çelişki kuranın apaçık olduğunun belirtildiği ayetlerin bulunmasıdır.
Eğer kuran apaçık olsa idi bu kadar mezhep bu kadar farklı düşüncede ulema ve bu gibi forumlarda bir görüş birliği sağlayamayan müslümanlar olmaz idi. Bu çelişki değilde nedir. Lütfen mesajlarınız bence açıktır görmek isteyen görür şeklinde olmasın. Olayı genel itibari ile dikkate alın. |
Benim bir türlü anlayamadığım ve bir yaratıcı varlığı ile bağdaştıramadığım konu yaratıcının, yarattığı varlıklara peygamberler ve kitaplar yoluyla ulaşmaya çalışmasıdır. Onları kendine ibadet ettirmek, toplumsal yaşamı düzenlemek, insanları doğru yola sevk etmek amacıyla defalarca peygamberler, kitaplar vs. göndermesi ve her seferinde başarısız olması ‘her şeye kadir’ bir yaratıcı kavramı ile bağdaşmıyor.
Burada, insanların doğru yola gelememesinin suçunu ne insanlara ne de kötülüklerin kaynağı diye bize dayatılan şeytana atabiliriz. Zira ‘güya’ her ikisini de yaratan Tanrı’dır. Ayrıca toplumsal yaşamın düzenlenmesi sadece kitaplarla, peygamberlerle olacak iş değildir. Günümüzde toplumsal yaşam, modern hukuki kurallar ile düzenleniyor. En başta anayasa hukuku olmak üzere, idare hukuku, medeni hukuk, borçlar hukuku, ceza hukuku, ceza muhakemesi hukuku gibi birçok hukuk dalı var. Bu hukuk kurallarının günümüzdeki şeklini alması ise asırlar almış. Toplumlar değiştikçe yeni hukuki kurallara gereksinim duyulmuş ve hala duyulmakta. Bir kimsenin 40 yaşından sonra hayatında karşılaştığı olaylara çözüm getirmek amacıyla Tanrı’nın ayet göndermesi ve bu ayetlerin daha sonra sürekli değişen yaşam koşullarına uygulanmaya çalışılması ne kadar mantıklıdır? Her şeyi bilen ve her şeyi yapmaya kadir bir Tanrı, hayatın sürekli değişken ve yeni ve ihtiyaçların ortaya çıktığı bir süreç olduğunu bilmiyor mu? Sadece bir kitap ile bu iş halledilebilir mi? Tanrı bir kitap gönderdi diyelim. Tanrı’nın gönderdiği bir kitap, bu kadar çelişki içeren bu kadar ne anlaşılması güç, herkesin kafasına göre farklı yönlere çekebileceği bir kitap olabilir mi? Tanrı bu kadar beceriksiz midir? Nereden bakarsak bakalım Tanrı’nın, bu şekilde ayetler göndererek dünya hayatını düzene sokmaya, kendisine ibadet ettirmeye çalışması anlamsızdır. Gerçekten bir Tanrı olsaydı, yöntemi bu şekilde olmazdı bence. Saygılar. |
Kuranın tanrısı insanları yaratırken hatalı yaratan ve onlardan ibadet vs. bekleyen, arada bir sinirlenip bir kaç kavmi yok eden, tufan yaratıp tüm insanlara reset atan ama onuda beceremeyip tekrar yola sokmak için peygamber yollayan bir varlıktır.
Bir de yolladığı son peygamber 7.yy da bir araptır. Yolladığı mesajlar kağıt bulunamadığından kemiğe, yaprağa yazılmış. Kitap peygambere ölene kadar bitemediği için bir araya getirilmemiş. Sonrasında Ömer tarafından kitaplaştırılıp taş , kemik vs. üzerine yazılanlar imha edilmiş. Yazılırken veya derlenirken adam gibi bir sıralama yapılmamış olduğu gibi üstüne üstlük bu mükemmel tanrı kitabında bazı ayetlerini kaldırıp yerine yenisini getirmiş ama kuran ayetleri ve sureleri düzgün sıralama olmadığı için hangi ayetler kalkmıştır hangileri geçerlidir anlamak için hicri 200lerden sonra yazılan hadis denilen saçmalık ve birbiriyle çelişen rivayetler yumağına başvurulmuş. Doğal olarakta her müslüman kendine ait bir dine inanır olmuştur. Yoldan 2 müslüman cevirsen tüm dini konularda analaşamayacak bir din inşa eden bu yaratıcı nasıl yaratanların en güzeli olabilir |
Kuran apaçık olamaz.
Fil, 1-5: Rabbin fil sahiplerine neler etti, görmedin mi? Onların kötü planlarını boşa çıkarmadı mı? Onların üstüne ebâbil kuşlarını gönderdi. O kuşlar, onların üzerlerine pişkin tuğladan yapılmış taşlar atıyordu. Böylece Allah onları yenilip çiğnenmiş ekine çevirdi. Bu sure tek başına ele alındığında, size herhangi bir bilgi veriyor mu? Fil sahipleri kimdir, kaç kişidir, bunların kötü planları nedir, bunlar nerede helak edilmişlerdir, bu olay hangi tarihte olmuştur vs. Hiçbir bilgi yok. Hani neresi apaçık bunun? |
Kuran son derece acik bir kitap,celiskileriyle veya tahrifatlariyla, ancak okunmadigi icin tam aksi zannediliyor.
|
| Bütün Zaman Ayarları WEZ +3 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 15:51 . |