Turan Dursun Sitesi Forumları

Turan Dursun Sitesi Forumları (https://turandursun.com/forumlar/index__1.php)
-   Tarih (https://turandursun.com/forumlar/forumdisplay.php?f=29)
-   -   Israil devletini ilk tanıyan müslüman ülke; Türkiye (https://turandursun.com/forumlar/showthread.php?t=17011)

ALKA 27-02-2010 03:29

Israil devletini ilk tanıyan müslüman ülke; Türkiye
 
Israil'i taniyan ilk ülke SSCB idi. Israil'i kurulusundan 11 ay sonra taniyan ilk müslüman ülke ise Türkiye olmustur (Tüm ülkeler arasindan 31. ülke olarak) . Ama bu da tam dogru degil, zira bundan önce Misir, Ürdün ve Suriye kaybettikleri savas yüzünden Israil ile anlasma yapmak zorunda kaldiklarindan Israil'i de istemeden gayri resmi olarak tanimak zorunda kalmislardir.

Bir kac soru ve bir kac cevap;

1- Israil'i fiili olarak ilk taniyan basbakanimiz kimdi? Bu basbakanimiz ayni zamanda din alimi ve ilahiyatci olup bir ortadogu ve yakin dogu uzmaniydi.
Cevap: Basbakan Prof.Dr.M.Semsettin GÜNALTAY

2-Israil'i ilk ziyaret eden basbakanimiz kimdi? O zaman Israil'in basbakani Ben Guriyon'du.
Cevap; Basbakan Adnan MENDERES

3- 1967 yilinda Türkiye ile Israil iliskileri büyük bir gerginlik icine girdikten ve diplomatik iliskiler kesildikten sonra yeniden ve ilk olarak hangi Basbakanimiz iliskilerimiz tekrar elcilik düzeinde baslatti?
Cevap: Basbakan Turgut ÖZAL

4- Peki hangi Cumhurbaskanimiz Tel Aviv'e temsilciligimizi elcilik düzeyine cikardi?
Cevap; Cumhurbaskani Turgut Özal

5- Peki Israil ile 1996'da ilk kez askeri bir isbirligi andlasmasi imzalayan Basbakanımız kim acaba?
Cevap: Basbakan Necmettin ERBAKAN

6- İlk kez bu kadar cok kalabalik bir heyetle (4 bakan, basbakanlık müstesari, bir cok bakanlik müstesari, isadamlari) Israil'i ziyaret eden Basbakanimiz kim?
Cevap: R. Tayyip ERDOGAN

ISRAIL'I TANIMA SEBEPLERI

Bunun nedeni SSCB ve Komunizm'e karsi duyulan tehlikeydi. Yani Israil SSCB tarafindan ilk taninan ülke olunca Israil'in SSCB'ye ve Komunizm'e yakinlasacagindan endise eden Türkiye cok gecikmeden Israil'i tanimada tereddüt etmemisti. Üstelik komsusu oldugu SSBC'nin tehdidi altinda da bulundugundan Türkiye ABD'nin tesvik ve cesaretlendirmesiyle İsrail'le iliski kurarak kendini güvence altina almaya calismistir. Bundan sonra Türkiye, cok gecmeden ABD'deki Yahudi lobisinin gücünü kesfedince ve Amerika ile iliskileri gelistirmenin yolunun Tel Aviv'den gectigini görmüstür ve CHP ile basladigi iliskilere AP ile devam etmistir.

SONUC:
$$$$ "Birbirlerini karsilikli olarak Amerikanci diyerek suclayan CHP, AP, AKP, ORDU, MENDERES, ERBAKAN, ERDOGAN vs.'ler bunlarin hepsi Israil ile iliskileri sürdürmüs ve kopmamasi icin ugrasmislardir. Yani hepsi de kendi tabirleriyle Amerikanci" $$$$

Türkiye-İsrail İlişkilerinin Seyri

İstikrarlı iniş ve çıkışlar yaşayan Türkiye-İsrail ilişkilerinin tarihsel seyrine bakıldığında önemli dönüm noktaları olarak şunları sıralayabiliriz:

` Türkiye`nin İsrail`i Tanımasıyla Başlayan İlişkiler

` Bağdat Paktı ve Gerilen İlişkiler

` Üçlü Saldırı Sonrası İlişkilerin Gizlice Sürdürülmesi

` 1967 Savaşı Sonrası İlişkilerin Dondurulması

` Petrol Krizinin Türkiye-İsrail İlişkisine Etkisi

` ABD`nin Uyarısıyla İlişkilerin Yeniden Canlanması

` İlişkilerin Stratejik Boyut Kazanması

` Türkiye`nin AB`ye Üyelik Süreci ve Dengelenen İlişkiler

` İsrail`in Kuzey Irak`taki Faaliyetleri Nedeniyle Yaşanan Gerginlik

` Erdoğan`ın ABD Gezisi Öncesi İsrail`le İlişkilerin Düzeltilmesi

` Halid Meşal`in Ankara Ziyareti

Buradan linke ulasabilirsiniz: Tümgazeteler

volkangocer 13-09-2011 13:26

Çiller Hükümeti zamanında 23.02.1996 tarihinde Türkiye ile İsrail arasında imzalanan Askeri Eğitim İşbirliği Anlaşmasıdır. Çokları bu anlaşmanın REFAHYOL Hükümeti zamanında imzalandığı düşüncesiyle eleştiri oklarını Refah Partisi'ne de yöneltmişlerdir. Bu eleştirilerin tamamen yanlış adrese yöneltilmiş olduğu M. Ali Birand'ın 22.06.1996 tarihli yani REFAHYOL Hükümeti kurulmadan önce Sabah Gazetesi'nde yazmış olduğu aşağıdaki yazıyla sabittir:

“Türkiye'nin İsrail ile Askeri İşbirliği Anlaşması yapması eskiden beri Türk Amerikan ve İsrail Genelkurmayları'nın rüyalarından biriydi… Türk ve İsrail Genelkurmay Başkanlıkları arasında görüşmeler başlatıldı. Dışişleri Bakanlığının da fikri alındı ve bir sakıncası olmadığı işareti geldi. Ayrıntılar iki ülkenin askerleri tarafından kağıda döküldü ve kimselere haber verilmeden imzalandı. Eğer Savunma Bakanı kazara ağzından kaçırmış izlenimi veren bir açıklama yapmasa daha bir süre kimse farkına dahi varamayacaktı… İkinci adım eğitimin ötesinde iki ülkenin tam bir askeri işbirliğine girmeleri, ortak manevralar ve ortak stratejiler üretmeleri olabilirdi… Genelkurmay 2. Başkanı Çevik Bir, Amerika gezisi sırasında Yahudi lobisini etkilemeyi düşündüğü için olacak, konuşmalarında anlaşmaya çok ağırlık verdi… Ancak anlaşmanın Türk Genelkurmayı'nın 2 numaralı bir generali tarafından övgü dolu cümlelerle tanıtılması… Arap çevrelerin hemen dikkatini tahrik etti . Dışişleri veya Başbakanlık susuyor, durmadan Genelkurmay konuşuyor, demeçler veriyor. Bunlar yetmiyormuş gibi seçim arefesindeki İsrail ve Amerikan basını birden bire anlaşmayı ballandıra ballandıra anlatmaya başladılar… Türk basını da geri kalır mı? Türk-İsrail uçaklarının ortak eğitimi, İsrail Genelkurmay yetkilisinin Çevik Bir Paşa'yı ziyareti sırasındaki basın açıklamaları da buna eklenince, Arap dünyasındaki kuşku ve kaygılar en üst noktaya çıkıverdi.”

REFAHYOL Dönemindeki Durum Refah Partisi'nin şahsiyetli dış politika anlayışında Türkiye'nin İsrail'le ilişkileri konusunda öngörülen ilk hedef İsrail'in işgal ettiği topraklardan geri çekilmesiydi. Birçok araştırmacı yazar gibi Refah Partisi de İsrail'i, işgal ettiği Müslüman topraklarda devlet terörünü en iyi uygulayan bir ülke olarak görüyordu.

Nitekim 20.04.1996 tarihinde İstanbul'da 96. toplantısını yapan, Dünya Parlamentolar Birliği'nin “Terörizmle Savaş Komisyonu” bildirisinde, “İsrail'in devlet terörü yaptığı” hükmünün yer almasına İsrail'in Genel Kurul'da yaptığı itiraz, 451′e karşı 663 oyla reddedilmişti.

Onun için Weizman'ın tam da Refah Partisi'nin Hükümet kurma çalışmalarını yoğunlaştırdığı bir sırada Habitat II Toplantısı için İstanbul'a gelişinde yaptığı açıklamalar son derece dikkat çekiciydi. Weizman açıkça Refah Partili bir hükümetin kurulmaması gerektiğini söylüyor, O'nun bu cür'etkarlığı da yerli şakşakçılarından büyük alkış alıyordu.

REFAHYOL Hükümetinin kurulma çalışmalarının yoğunluk kazandığı günlerde hem Batı'da hem İsrail'de hem de Türkiye'deki işbirlikçi çevrelerde cevabı merak edilen soru şuydu: Refah Partisi iktidara gelirse Türkiye ile İsrail arasındaki ilişkiler ne olacaktı? Aslında malum çevrelerin Refah Partisi'nin iktidar olmasına karşı oluşlarının başlıca sebebi de, bu soru içindeki gizli endişelerdi.

İsrail Cumhurbaşkanı Weizman bir yandan İsrail'in Sesi radyosuna yaptığı açıklamada “Süleyman Demirel'i çok iyi tanıyorum ve Ordu'nun da kenarda bekleyeceğini sanmıyorum. Şu anda korku üzerine değerlendirme yapmanın bir anlamı yok” diyordu. (Stratejik ittifak, sh. 72)

Diğer yandan 12 Haziran 1996′da İsrail Hava Kuvvetleri'ne ait Boeing 707 tipi özel uçakla İstanbul'a gelişinde, basın mensuplarının, Türkiye ile İsrail arasında ANAYOL Hükümeti zamanında imzalanan anlaşmayla ilgili olarak sordukları soruya şöyle cevap veriyordu. “İki ülke arasındaki anlaşma ekonomi ve güvenlik alanlarında karşılıklı işbirliğini öngörüyor. Arap ülkeleri bu anlaşma dolayısıyla Türkiye ile İsrail bir olup Suriye'ye saldıracaklar diyor. Bu kocaman bir aptallıktır.” Süleyman Demirel ise, “Türkiye İsrail ile gayet iyi ilişkiler içindedir, kimin kiminle işbirliği içinde olacağı kendi bileceği iştir.” diyordu.

Ve yine Weizman, Refah Partisi'nin kuracağı bir hükümetin, Türkiye-İsrail Anlaşması'nı fesh etmesi ihtimalinden bahisle sorulan bir soruya da şu cevabı veriyordu: “Anlaşmaların iptali iki ülkenin de yararına olmaz. Anlaşma iptal edilirse buna bilhassa İran ile fundamentalistler sevinir. Türkiye-İsrail anlaşması sadece bir Askeri Eğitim Anlaşmasıdır.” (12.06.1996 Hürriyet)

jadi 13-09-2011 14:28

Israil'i taniyan ilk devletin sscb olmasi cok ilgi cekici :) .Bilmiyordum bak bunu ama sasirmadim nedense


Israil'in derin devletci ve sinsi bir yilan oldugunu hatirlarsak eger butun faturayi resmi gorevli politikacilara kesmenin ne kadar hatali oldugunu gorebiliriz. Ozellikle Menderes, Ozal ve Erbakan gibi isimler burada kotulendikleri kadar Israil yandasi olsayadilar akibetleri daha farkli olurdu bana kalirsa. Tarihsel kisilikleri ele alirken haksizlik etmemek bence cok onemli

Proculte 13-09-2011 17:10

jadi neden cok ilgi cekici?SSCB din yada milliyet esasina gore kurulmus bir devlet degildiki normal tanimasi.Menderes'le ilgili bir cok kitap okudum ama hepsi tarafli yazilmisti o yuzden tam bir fikrim yok ama ozal ve erbakan donemini yasamis bir kisi oldugum icin illa bir seyler demem lazim.
Ozal ulkemize hirsizligi sulale capinda getirmis bir adamdi temel politikasi cal cirp ama kilifina uydur idi ,erbakanda yesil hirsizdi ikiside bana gore canlari cehenneme.

jadi 13-09-2011 17:17

Alıntı:

Proculte´isimli üyeden Alıntı (Mesaj 411959)
jadi neden cok ilgi cekici?SSCB din yada milliyet esasina gore kurulmus bir devlet degildiki normal tanimasi.Menderes'le ilgili bir cok kitap okudum ama hepsi tarafli yazilmisti o yuzden tam bir fikrim yok ama ozal ve erbakan donemini yasamis bir kisi oldugum icin illa bir seyler demem lazim.
Ozal ulkemize hirsizligi sulale capinda getirmis bir adamdi temel politikasi cal cirp ama kilifina uydur idi ,erbakanda yesil hirsizdi ikiside bana gore canlari cehenneme.

Hirsizligin, talanin aga babasini tsk yapiyor ama bunlarin arastirilmasina dahi izin verimiyorlar. Adamlar ne kadar para harcadiklarini, kime ne odediklerini aciklamiyorlar bile. O yuzden sen boyle politikacailara kufredrek kendini tatmin ederken talanin kralini goturuyor adamlar


Ayrica bu benim sahsi fikrim. Menderes, Ozal, Erbakan gibi isimlerin sonlarinin bu kadar dramatik olmasi idda edildikleri kadar kotu olmadiklarinin en net gostergesi bence. Ama Demirel, Mesut Yilmaz, Ciller, Inonu gibi isimlerin hepsi tamamen ruhunu seytana satmis diyebilecegim tipte hainler lakin bu baslikta hic isimleri zikredilmemis her nedense. Sadece bu bile cevirilen dalaverelerin ne kadar sinsi oldugunu kanitlar

Proculte 13-09-2011 17:36

Ben asla dedigin politikacilari savunmadim.Ozal ise o donemde tek oldurulen kisi degildi cem ersever ,esref bitlis ve baska kisiler ayni sebepten oldurulduler.Senden sunu demeni beklerdim hirsizligi kim yapiyorsa karsiyim ama sende bu mantik yok kanimca cok farkli dusunuyorsun.

jadi 13-09-2011 18:21

Alıntı:

Proculte´isimli üyeden Alıntı (Mesaj 411974)
Ben asla dedigin politikacilari savunmadim.Ozal ise o donemde tek oldurulen kisi degildi cem ersever ,esref bitlis ve baska kisiler ayni sebepten oldurulduler.Senden sunu demeni beklerdim hirsizligi kim yapiyorsa karsiyim ama sende bu mantik yok kanimca cok farkli dusunuyorsun.

Ben vitrine konan ve "iste bunlar hirsiz, bunlar amerikanci" diye hedef gosterilen kisilere mal gibi saldirmaktansa daha derinlere bakmaya calisiyorum sadece. Siz ise size kim hedef gosterilirse hic dusunmeden kefal gibi atliyorsunuz. Olayin hirsizliga hos bakmakla alakasi yani.

kharon 13-09-2011 19:24

Alıntı:

jadi´isimli üyeden Alıntı (Mesaj 411961)
Hirsizligin, talanin aga babasini tsk yapiyor ama bunlarin arastirilmasina dahi izin verimiyorlar. Adamlar ne kadar para harcadiklarini, kime ne odediklerini aciklamiyorlar bile. O yuzden sen boyle politikacailara kufredrek kendini tatmin ederken talanin kralini goturuyor adamlar

Devlet bütçesi nasıl hazırlanır, nasıl kanunlaşır,hükümet bütçe dışına çıkarken ne yapar, ödemeleri kim denetler gibi konulara bakarsanız daha faydalı olur.

Tsk nın şuan denetimde olmayan harcaması yok, sayıştay bu yıl orduevi askeri gazino kışla kantinleri vb. Tsk bünyesindeki döner sermayeyi de incelemeye başladı, bu gelirler kamu harcamasımıdır değilmidir tartışılır. Vurgunu burda yapıyorlarsa onun önüne geçilmiş olur.

Tarihte Lockheed rüşvetleri skandalı vardır tüm ülkelerde aydınlatılmış ama Türkiyede aydınlatılamamıştır, çoban Sülü konunun kapatılması için gereken neyse yapmıştır.

Saygılar

turko 13-09-2011 19:47

israil'in var olması suç mu , adamlar nerde yaşayacaklar ayda mı ?

Ahlaksız 10-12-2017 22:17

Dün ve bugün,forumdaki okurlar ''ne okuyor?'' diye baktım ve bu konunun okunduğunu gördüm..:)

Gündemde bu İsrail konusu olduğu için,tabi bu konunun okunması da doğal..Konuyu güzel bir kaynaktan okumak isteyenler şu kitaba bakabilir;
http://www.kitapyurdu.com/kitap/yahu...lar/65271.html
Gerçi tükenmiş ama bir şekilde bulup okumalısınız..

Aynı tanrıya inanıyorlar..Aynı kökten(sami) geliyorlar..Aynı topraklarda yaşıyorlar..Nerdeyse herşeyleri aynı ama hep düşman olarak birbirlerine bakıyorlar..İşte böyle değil..Sana öyle gösteriyorlar..Sen yahudiysen Müslümanları,müslümansan Yahudileri düşman olarak görüyorsun ama perde arkasında Yahudiler ve Müslümanlar veya araplar hep dostlar..Çok uzaklara gitmeye gerek yok..Bugün İsrail'i teröristlikle suçlayan Müslüman bir devlet adamı,yahudi cesaret ödülü almış birisidir..Yani perde önünde düşman gibiler ama arkada dostlar..


Bütün Zaman Ayarları WEZ +3 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 06:41 .