![]() |
Balık atalarımız sudan karaya nasıl geçti?
|
Çevre koşullarının veya besin tercihinin zorlaması, savunma ihtiyacı vs. gibi unsurlar, evrimi tetikler
|
Alıntı:
Kuran'a bakma orada bulamazsın. Hep masal kitabı okursan bilemezsin tabi. Bilimsel kitaplar okumanı öneririm sana. |
Alıntı:
http://www.youtube.com/watch?v=rFrczHGmbEQ&feature=related |
EDIT
Eee bilader söyle bakalım niye o balıklarda insan olmamış. Tamda akciyeri bulmuşken karaya çıkmaya zamanlarımı olmamış. üstelikte doğurmayıda öyrenmişken.:blah: Soora sen söylesene bu değişim neden hep iyiye harika olana. Neden akciyere sahip olupta karaya çıkanlar ilerlemişte suda kalanlar gidenlere yem olmuş. Yani onlarda suda büyük bi uygarlık kuramazlarmıydı. ne engel varki önlerinde.:noidea: |
Alıntı:
yakında bu evrimi en iyi savunanlardan biri olacaksın farkında mısın... işte böyle sorular lazım .... ha gayret. |
Alıntı:
Va kainatın nasıl oluştuğuna dair çok sınırlı sayıda görüş var binlerce değil bunlarda %100 ispatlanmamıştır Bir görüş derki;Kainat sonsuz kudretteki bir varlık tarafından yaratılmıştır Bir görüş de derki;Kainat,canlılar milyonlarca,milyarlarca yıl süren bir süreçten sonra tesadüfler sonucu meydana gelmiştir Şimdi bunların hiçbiri veya ikisi yobazlığın veya modernliğin sembolü değildir,sen kendi görüşünü modernliğin sembolü yapıp öteki görüşü direk çöpe atıp yobazlığın sembolü ilan ediyorsun ve bilime en büyük ihaneti yapıyorsun |
Bir görüş derki;Kainat sonsuz kudretteki bir varlık tarafından yaratılmıştır
Bir görüş de derki;Kainat,canlılar milyonlarca,milyarlarca yıl süren bir süreçten sonra tesadüfler sonucu meydana gelmiştir Kemaloglu Hatanız nedir biliyor musun. Yazdıklarınızı okumuyorsunuz. Şİmdi yukarıda yazdıklarına bir bak. İlkinde işine geldigi için kainatı bir anda yarattın. İkincisinde ise kainatın oluşumunu milyarlarca sene içerisine aldın ve evrim ile yaratılışı birbirine karıştırdın. Bilimin hiç bir dalı yaratılış ile ilgilenmez. Bilim ancak deneylenebilen, gözlemlenebilen olgularla ilgilenir. Şayet senin dedigin gibi bir görüş olsaydı o halde bugün yaratıcının varlıgını test edebilen araştırmalar olmalıydı. Peki var mı böyle bir araştırma, yok. Hiç oldu mu, olmadı. O halde yaratıcı hiç bir zaman bilimin konusu olmadı ve olmayacak da. O halde din ile bilimi birbirine karıştırmamak lazım. Ayrıca tesadüf diye bir şey de yok. Kavranması gereken halka atomlar ve atom altı parçacıklar, ya da en temel element olan hidrojen. Hidrojeni kavrayabilirsen gerisini de kavrayabilirsin. Başlangıçta ve hala tüm evrenin agırlıgı hidrojende. Yeteri kadar sıcaklık altında ise hidrojen helyuma dönüşüyor ve bu böyle devam ediyor. Carbon, oxygen ve en son da demir. Şimdi bu süreci böyle kavradıktan sonra okygen oluştuktan sonra yeteri kadar hidrojen ile oxygen bir araya geldiginde kaçınılmaz olarak su oluşuyor. Bunların olabilmesi için ise ne bir varlıga ihtiyaç var ne de yaratıcıya. Nitekim bilim bu süreci bir tanrıya ihtiyaç duymadan gayet güzel açıklayabiliyor. Açıklayamadıgı noktada da deney ve gözlemlere devam ediyor. Başlıgın konusu ise balıkların akcigere sahip olabilmesi ve bunun nasıl olabildigi. Demek ki bir tür farklı bir türe dönüşebiliyor. Akciger ise su dışı yaşama imkan saglayabiliyor. Peki bu süreçte bir tanrı parmagı var mı. Var ise bu konudaki gözlemlerinizi anlatırsanız başlık da rayından çıkmamış olur. saygılarımla |
Peki var mı böyle bir araştırma, yok. Hiç oldu mu, olmadı. O halde yaratıcı hiç bir zaman bilimin konusu olmadı ve olmayacak da.
Hiçbirzaman olmadımı hiçbirzaman.... Yani en azından bilim tarihinde bilim adamları hiç tanrıdan bahsetmezlermi,ben behseder diye biliyorum Ben eski yunanda olsun,ortaçağda olsun,şimdi olsun bilim adamlarının hep bu iki görüşte mevzilendiklerini biliyorum.Ben bundan bahsediyorum oxygen den değil Şimdi size cern'den bahsetsek cevabınızı biliyoruz okumuştuk Başkada ne yapabilirim canlıların,kainatın karmaşıklığından bahsedip süreci tanrıya bağlayabilirim.Ama senin için hep zayıf kalacak,eksik kalacak çünkü sen karşında görmek istiyorsun onu Anlatacaklarım seni etkilemiyor tıpkı balıkların akciğerinin beni etkilemediği gibi. |
Yani onlarda suda büyük bi uygarlık kuramazlarmıydı. ne engel varki önlerinde.:noidea:
Kim kavramadıgın, kavramamakta direndigin nkta şurası. O canlılar zaten şu andaki uygarlıgımızın temelini atmışlar. O uygarlıgı kurmuşlar ama kurmaları da yüzmilyonlarca sene almış. Sıradan basit bir canlı hücresi milyarlarca sene sonra akıllı yaşam formuna ulaşmış. Çok hücreli yaşam yüzmilyonlarca sene sonra insan dedigimiz düşünen canlı haline gelebilmiş. Demek ki sudan çıkıp bir akıllı uygarlıgı oluşturmuş canlılık. Şimdi hala neden balı şu anda insan olamıyor diye sorabilmek için ya art niyetli olmak lazım ya da süreci hiç kavramamak lazım. Degişimim iyiye ve harika olana diye düşünmen senin kısıtlı bilginden kaynaklanmakta. Bu gün göz dedigimiz, pek çok canlının görmesini ve beyin fonksiyonlarını saglayan aygıt herhalde sana göre en mükemmel olanı. Ama yarasa evriminde göz yok. Muhtemelen onlar gözleri olmadan ses dalgalarıyla görebiliyorlar. Ama bu hayvan son derece de başarılı. Uçarken hiç de saga sola çarpmıyor, rahatça avlanabiliyor. Bu hayvanın evrimi ona daha iyi yaşam koşulları sagladıgı için böyle evrilmiş ve bu evrim başarılı oldugu için yarasalar kör olarak hayatta kalmayı başarmışlar. Kemaloglu Tarih boyunca bilim ile ugraşan hatta bilime temel olan iananlar vardır, ama sadece ilk konusunda. Yani bilinmeyen konusunda. Bir başlatıcı vardır der çıkarsın işin içinden. Büyük patlama olmuştur spekülasyonu ile büyük patlamayı tanrı yapmıştır spekülasyonu arasında pek de bir fark yoktur. İkisi de gözlemlenemiyor. Ama hepsi oraya kadar. Bundan sonrası ise bilimin açıklayabildigi konular ve orada spekülasyona izin yok. 10^-43 saniyeden sonrasında bir tanrının işi yok. Hiç bir bilim adamı da tanrıyı bu saatten sonra işin içine sokmaz, sokamaz. Yani İsa'ya, Musa'ya, Muhammed'e yer yok. Bir tanrı var ve yüz yıllardır hep bilinmeyenlerin arkasına saklanıyor. Burada neden diye sormamız gerek miyor mu. saygılarımla |
| Bütün Zaman Ayarları WEZ +3 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 06:08 . |