![]() |
Ay nasıl oluştu?
Asagidaki benim bildigim dört teoriden su an icin hangisi güncel ve dogru olani?
1. teori: Ay baslangicta hizla dönen dünyadan kopmus ve yörüngeye oturmustur. 2. teori: Ay dünyanin yanindan gecerken yörüngesine takilan bir gök cismidir. 3. teori: Ay dünyanin etrafındaki toz gaz ve taslardan olusmustur. 4. teori: Ay dünyanin olusumu sirasinda büyük bir gök cismi tarafından vurulmasi ardindan aciga cikan toz, gaz ve taslarin yörüngede kalarak olusturdugu bir gök cismidir. |
Benimde merak ettiim bir konu var...Neden gezegenler 'Küre' biçimindedir...
|
Alıntı:
Serbest ve bagimsiz su damlalari yuvarlaktir cünkü bu form su damlasi icin en elverisli konfigurasyondur. Su damlasi bu durumda damlanin her tarafinda merkezinden esit uzaklikta bulundugu zaman en az enerjiyi harcar. Dolayisiyla bir su damlasi yuvarlak oldugu zaman kütlesi kendi cekim merkezine en yakin noktadadir. Gelelim gezegenlere..Cogu gezegenler ise su damlasi gibi sivi degildir, bilakis kati formdadir. Eger farkli dis gücler kati formdaki bir gezegene etki ettiginde sivi olan su damlasi gibi bu etkiye karsilik veremezler ve hemen yine yuvarlak olamazlar. Bilindigi gibi taslar ve kayalar da her zaman yuvarlak degildir. Gercekten de yuvarlak olmayan gezegenler de vardi. Bu gezegenler genelde sadece bir kac yüz km büyüklügünde olan kücük gezegenlerdir ve formlari daha ziyade büzüsmüs veya yamuk bir patatese benzer. Ama bir gezegen bundan daha büyük ölcülere sahip oldugunda yercekimi de büyüyor ve bu büyük cisim icindeki cesitli bölgeler birbirlerini cekmeye ve etkilemeye basliyor. Bu cisim icindeki karsilikli ve cok güclü cekimler yüzünden en sert kaya formasyonlari bile bir nevi sivilasmaya baslayip bu cekimlere karsilik veremiyorlar, dolayisiyla tamami ile bir simetri olusana ve ic kuvvetler denge bulana kadar birbirlerine yaklasiyorlar ve birbirlerine esit uzaklikta bulunarak en az enerji harcayacaklari bir konuma gelerek yuvarlak bir form elde ediyorlar. Mesela gezegenin bir parcasi cikinti olusturursa gezegenin o cikintiyi muhafaza etmesi icin daha fazla enerji tüketmesi gerekir. Bu durumda fizik kurallari dis mudahaleye gerek kalmaksizin kendi isini halleder. Bu durumda yercekimi cikintilari otomatik olarak icine ceker ve giderek yuvarlaklasir. Gezegenimizin dönme hareketi ekvator kisimlarini biraz disari cikartip kutuplarini da biraz icine cektiginden tam bir yuvarlak degildir. Üstü ve alti basik bir formu vardir. Ama Dünyamiz, uydumuz Ay ve Mars icin gecerli olan bu fizik kurallari Jupiter ve Satürn gibi kati olmayan gaz kütlelerinde daha kolay gerceklesiyor ve bu gezegenler mükemmel bir küre formuna sahiptirler. Günes de Dünyamizin aksine mükemmel bir küredir. Ama günes gibi yildizlar tek baslarinayken küresel bir görüntü olusrurken, eger iki yildiz ikili bir sistem olusturdugu ve birlerini karsilikli olarak cekmeye ve yaklasmaya basladiklari zaman ikisinin yercekimi kuvvetleri birbirleriyle etkilesim icine girerek biraz uzunca bir amerikan futbol topu gibi bir görünüme bürünürler. Bir cok kücük meteorlar veya uydular hastalikli veya yumru bir patates görünümündedirler... |
Guncelleme.
|
bir karikatür var çok ünlüdür, arabın biri deveye boynun neden eğri diyor, devede 1 parağraflık bir bilimsel açıklama yapıyor. bu başlıkta dönen diyalogları okuyunca aklıma o karikatür geldi (:
ellerine sağlık bu arada sevgili Alka. ^^ |
Alıntı:
İlk 3 ünü kabul etmiyoruz artık.En azından olasılığı çok çok düşük. 4. teori genel olarak kabul ediliyor. |
Alıntı:
|
Alıntı:
Senin soruna yanıt için Einstein Teoremi'ni kullanacağım. Einstein'a göre yıldızların ışıklarını ancak çok büyük kütleli cisimler kırabilir. İngiliz ölçümcüsü Edington Einstein bu teoreminden hareketle 29 Mayıs 1919'da meydana gelen Tam Güneş Tutulması'nda 2 adet fotoğraf çekti. Fotoğraflardan biri tam Güneş Tutulması anında yani Ay Güneş'i tam olarak örttüğü zaman (Total Eclipse) ve diğeri de gece çekildi. Bu 2 fotoğraf Londra'daki Kraliyet Akademesi'nde üst üste konularak karşılaştırıldı ve Güneş'in yıldızların ışıklarını kırdığı (yıldızların yerlerindeki kaymalardan dolayı) ortaya çıktı. Bu sonuç, Einstein'ın "Genel Görelilik Teorisi"ni doğruladı! İşte bu teoremde olduğu gibi bir gök cisminin Küremsi biçiminde olabilmesi için gerek ve yeter koşul; 1) Gök cisminin yeterince büyük olması, 2) Bu gök cisminin bir yerçekimi etkisi altında uzun bir dönemde dönmesi gerekir. Misal: Güneş Sistemi'ndeki gezegenler ve (bazıları hariç) bu gezegenlerin uyduları küremsi şekildedir. Dünya ve uydusu Ay, Jupiter ve uyduları küremsi şekildedir. Fakat Mars küremsi olması olmasına rağmen uyduları Deimos ve Phobos küremsi şekilde değildirler. Çünkü Deimos ve Phobos Ay gibi yeterince büyük değillerdir. Bu da, bu uyduların milyarlarca yıl Mars'ın etrafında dönmesine rağmen yani 2. madde gerçeklenmesine rağmen, 1. madde gerçeklenmediğinden neden küremsi hale erişemediklerini açıklar. Bu açıklamalara göre Ay neden küremsi şekildedir? diye bir soru sorarsanız, başlangıçta (4,5 milyar yıl önce) Ay Dünya ile çarpıştıktan sonra Ay ve Dünya'dan büyük toprak parçaları uzaya saçıldı (ki bu durumda Ay'ın şekli küremsi değildi) ama daha sonra Dünya ve Ay yerçekimi güçlerine orantılı olarak uzaya dağılan bu toprak parçalarını döne döne toparladılar ve her ikisi de küremsi forma girdi. Bu arada, Ay Dünya'dan şimdiki gibi uzakta (384,000-400,000 KM) değildi ve Ay'ın Dünya üzerindeki çekim gücü ihmal edilemeyecek kadar yüksekti. Bu durum Dünya'da hayatın başlangıcında yer alan canlıların dev cüsseli olmasıyla doğrudan ilgilidir. Örneğin devasa cüsseli Dinozorların Ay'ın yüksek çekim gücüne karşı koymuş olması (ki devasa cüsseleri Ay'ın çekim gücü için adeta bir paratoner gibiydi) hiç de şaşırtıcı değildir. İnsanoğlunun Dünya'da ortaya çıkışı Dinozor neslinin 60 milyon yıl önce yok olmasından sonraya denk gelir. Ünlü evrimbilimci Richard Dawkins insanoğlunun Dünya'ya uzaydan gelmediğini ya da yaratılarak ortaya çıkmadığını, ilk canlıdan kendisine kadar evrilerek ortaya çıktığını söyler. Bu durumda, ona göre, balıklar bizim büyükbabamızdır. |
1-2-3 veya 4 de değil..
ay yapay olarak yerleştirilmiştir. aşırı düzgün yörüngesi vardır. samanyolu galaksisinden daha eskidir. AY bir yapay uydudur. Bu arada içi de boş galiba.. Bilimsel bir teori bile varmış bunu sonradan bulmuştum. (Yani ben bunu kendim başka deliller ile anladığımdan sonra): http://en.wikipedia.org/wiki/Hollow_Moon |
sen anlamışsında bütün bu iddialarını destekleyen hiçbir bilimsel delilin olmadığını fark edememişsin.
kendin başka deliller ile anladığını söylerken acaba hangi deliller ile anladığını merak ediyorum |
| Bütün Zaman Ayarları WEZ +3 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 14:23 . |