![]() |
"Ölümden Sonra Diriliş"!
On binlerce sene önce, insanlar, ölümün son olduğunu içlerine sindiremedikleri için ölümden sonra dirilişi(arapçası "baasü badel mevt") TEMENNİ ettiler.
Zamanla bu temenni inanca dönüştü. "Öteki Dünya" İNANCI böyle doğdu. İşte bu yüzden ahiret inancı ya da reenkarnasyon inancı olmayan din yoktur. |
Antoine-Laurent de Lavoisier "-Yoktan var olmaz, var olan da yok olmaz." derken muhtemeldir ki onbinlerce yıl öncesinin TEMENNİ lerini canlı tutma azminde değildi.
Sn. tardu, Yok olmamak, inanc değil artık bir bilgidir. Ampirik bir bilgi... Bilgilerinize, saygıyla... |
Yukarda bahsedilen, bir insanin yok olmasi;
insan olunce beyin fonksiyonunu kaybeder. Butun beyin olmemis olsa da, sadece BEN kismi, dusunme ve insani hareketleri dumura ugrasa, o insana bitkisel hayat yasiyor derler. Baska bir seye degismek, BEN'in yok olmasi demekse, bence o BEN artik ebediyen kaybolmustur. Sizin, olumden sonra baska bir enerji formuna degismeniz, veya cicek bocek tarfindan enerjinizin tuketilmesi, yasiyor olmaniz demek degildir. |
Değerli hocam.
"BEN'in yok olmasi demekse, bence o BEN artik ebediyen kaybolmustur." diyorsunuz. Biz de; Ebediyen kaybolacak hiçbirşey yoktur, diyoruz. Tezimizi destekler fizik kuralı ile! Sizin tezinize desteğiniz nedir? Devinim ve süreklilikte buluşuyor isek, meselenin büyüğü bitmiş demektir. Varsın bir taraf çiçek, böcek desin, diğer taraf ahiret. |
Alıntı:
Güzel bir nokta ama eksik, yok olmamak, ebediyet, ezeliyet kısmını napacağız, yoktan var olunmaz ise buda bilimsel kabuldür, yoktan var edilmeye dayalı yaratılış hikayelerine dayalı inançlar açığa alınır.Bu kabul şunu getirir ezelden beri varız ebede dek olacağız, sonsuzluktan geldik sonsuzluğa gideceğiz.Bilmem siz ne dersiniz? Şimdilik saygımla gittim... |
Saygideger arkadaslar;
Olum, cogul olarak algilanmaz, ayni yasam ve dogum gibi; dogum, yasam ve olum; mustakil var olarak degerlendirilir. Burada konumuz, insanoglu turu ise, aciklanmak istenen, insanoglu tur butunu degil; insanoglu turunun biridir. Bir kisi, dogar, yasar ve olur. Dogum ile olum arasi yasam, mustakil var olan varligin kendisidir. Cunku ne dogum insiyatifi vardir, ne de olumunu yasayabilir. Bu temelde, mustakil var olan varligin; ana rahmine dusmeden onceki hali ile, tum yasam ozelliklerini sona erdirerek olmesi hali algi olarak algidir. Yalniz, mustakil var olarak dogan bir varligin, yasam disi; onu mekan geneline goturur ve bu da mustakil var olan varligin mustakil var olan varlik olmadan once ve sonra, mekaninin bir parcasi oldugfu anlaminadir. Yani olum demek; tekrar yasamin yesermesi demektir. Yalniz buradaki yasamin, mustakil var olan varlik ile bir bagi yoktur. Yani evrimsel zincir anlamindadir. Ayni kokmus bir kiymanin kurtlanmasi gibi. Biyolojik olarak bakarsan, olunun yakimi; ve kulunun dogaya sacilimi ile, olunun cansiz bedeninin curumesi demek; ister toprak altinda, ister toprak ustuinde olsun, bu cansiz bedenden, baska canlilarin beslenmesi ve yesermesi demektir. Oyuzden mustakil var olan varlik, ne dogumdan once, ne de yasamdan sonra, artik mustakil var olan varlik degildir. Bu anlamda bir "dirilis" ten bahsetmenin, tek bilimsel anlami; olen cansiz bedenden, baska canlilarin beslenmesi ve yesermesi anlamina gelir. Saygilarimla; evrensel-insan |
İnsan uyumadan kaç gece geçirebilir?Kafein ve tein desteğide alsa 3 gece...
Dördüncü gün ses var görüntü yok:) Peki insan neden yaklaşık ömrünün yarısını uyuyarak geçirir? Bilgisayar sistemlerinde "Backup" denilen yedekleme mantığı söz konusudur. Beyin yapı itibarı ile Bilgisayardan farklı değil,elbette artıları var. Örneğin Dalga yayması ilginç...Elektro manyetik dalgalar... Beyinden yayılan elektrik sinyalleri kafatasına bağlanan alıcılarla ölçülebiliyor. Elektroensefalogram (EEG) denen bir aletle ölçülen bu sinyallere "beyin dalgaları" deniliyor. Esas olarak 4 tür beyin dalgası var. Bunlar alfa, delta, teta ve beta... Konuyla ilgisi ne? dediğinizi duyar gibiyim:) Backup demiştik...Düşüncelerimizin kaydediliyor olma ihtimali yokmu gerçekten? Bir insanın hayatı boyunca tüm düşüncelerinin kaydedilmesi mümkün olabilir mi? Hani "omuzlarda ki Melekler" bize komik geliyor ama...Kelime anlamı itibarı ile Melek bir İşlevi yerine getiren her türlü Güce verilen addır. Bilgisayar örneğimize geri dönecek olursak, Bugün bir USB flashdisk ile Milyarlarca byte yedeklenebiliyor. Bugün bir insana benzetilen Desktop PC den alınan tüm bilgiler depolanabilir... Bilgisayar artık Çöpdür. Ancak bir GÜÇ bu bilgileri yep yeni bir Laptopa yüklediğinde ne olur? Önemli olan Software dostlar...Hardware ucuz...üretimi kolay... Tüm bilgiler ve masaüstü ayarlarınız artık başka bir Bilgisayardadır:) Yazılım önemli....İnsanda ki yazılama Bilinç veya Ruh diyebiliriz. İşte uyanmışsın...Zaman zaten izafi... Tüm eylem ve düşüncelerin ortada duruyor...Okunmuş... Ne diyebilirsin ki...İnanmamıştın...Kendince haklı sebeplerinde vardı... Kuran Arabcaydı...İslam yanlış kişiler tarafından temsil ediliyordu... Mazeretin vardı? Tanrı kendini sana tanıtamamıştı? Belkide sana göre yeterince kanıt yoktu? Ama klasik ifade ile "ya uyandırılırsan?" cevaplar hazır değil mi?:) Ben kendi adıma böylesi mükemmel bir noktaya gelmiş bir insan bilincinin yok olup-gideceğine ihtimal vermiyorum. İster yaratan,ister evrim...isterse de yaratan evrimleştirerek bizi bu halegetirmiş olsun...Bu bir ölümle bitecek birşeye benzemiyor dostlar... Hani varya ölüm dediğin nedir Gülüm?:peace: "Sıradan?"Aşklar bile ölümsüzlüğü iddia ederken...İnsanın hayatının bir BOŞLUKtan ibaret olduğuna inanması güç... Kendime ölümü konduramadığımdan değil arkadaşlar...Ben hiçbirşey ertelemedim...Doyasıya yaşadım 40 yıl.ANda yaşadım...Ne yarını dert edindim,ne geçmişi düşündüm. Benim derdim değil ölüm...Ben mensubu olduğum insanlık adına düşünyorum... Çok "Ahh" var...Bu dünyada...Adalet anlayışıma sığdıramıyorum... Dinli-dinsiz ayırmaksızın,sırf insan olduğum ve olduğunuz için sizi seviyorum. Bunlar benim şahsi görüşlerim katılırsınız-katılmazsınız,sizin bileceğiniz bir mevzu:) Buraya kadar okuma nezaketini gösterdiğiniz için teşekkür ederim. Saygılarımla... UlUl |
Saygideger UlulElbab;
Dusunce, bir ozne/nesne/isim den(insanoglundan) kaynaklansa da; dusuncenin oznesi yoktur. Bir kisi yasami boyunca, iliskide olduklariyla dusunce ve davranis paylasir. Ya da bir tarihi karakter, yasami boyunca ortaya attigi bir dusunce temelinde, kitlesellesir, evrensellesir, toplumsallasir. Dolayisiyle, mustakil var olan varligin, olmesi; onun nesnel varliginin oznellik gosterememesidir. Ama; henuz hayattaolanlar acisindan, onun bu oznelligi, yasayanlarin hafizalarinda yer etmistir. Hatta, bu kisi tarihsel bir karakterse, onun dusuncelerini kisiler, benimsemis, ozumsemis ve kendi yasam ve iliskisinin dusunce ve davranisi yapmistir. Iste bu temelde; beden, yani nesne mustakil var olan yapisini koruyamasa da; onun yasamdaki oznelligi, yasayanlar eliyle yasatilmakta, uygulanmakta, dusunulmekte ve davranilmaktadir. Hatira, ani temelli; o kisinin yasamindan alinan bir canlilik kesiti, yasayanlarca dile getirilir. Saygilarimla; evrensel-insan |
Sevgili Evrensel-insan,
yazdıklarınızı anlıyorum.Ancak ben bir Hipotezden bahsettim. dedim ki insan düşünceleri kaydedilebilir!? Bunuda mistizizme yaslanmadan ortaya koydum. Kaldı ki Gnostik yaklaşımların hiçbir bilimsel dayanağı yoktur diyemeyiz. Çünkü Bilim sürekli gelişmekte ve bugün "saçma" gelen,yarın yeni keşiflerle ciddiyetle ele alınabilir. tekrar etmekte fayda var...İnsan düşünceleri birer dalgadır,Beyin düşünme işlemi/eylemi esnasında belli frekanslar yayar. Bunun günümüz teknolojisi ile kayıt edilmesi ve çözümlemesi yapılamıyor ancak gelecekte olabilir. Dolaysı ile bir takım "insandışı" varlıklarda bunu yapıyor olabilir. Öyle olmasada negatif düşüncenin etkisi kanıtlanmıştır.İnsanlar olumsuz düşünerek etrafa negatif enerji yaymaktadırlar. Bunu bazı insanlarla aynı odada olmak istememekle açıklayabiliriz. Hiçbir sebebi yokken 10 denekten 9'u bu tür bir insanla birlikte aynı mekanda olmak istemediği görülmüştür.Kaynak olarak çokca deney gösterilebilir ama en basitinden sizlerde bunu hayatınızdan gözlemleyebilirsiniz.Belki de başınıza gelmiştir. Konu "ölüm" olunca ister-istemez metafiziğe kayma oluyor. Düşünce gücü ile nesneleri hareket ettirme pskokinetik ve parapsikoloji birçok üniversitede kabul görmüş durumda. Öte yandan,hatta Ses dalgalarıda evrende yok olmuyorlar. Düşünün ki tüm insanlık tarihi boyunca tüm sesler evrende bir yerlerde zayıfda olsa dalga olarak hareket etmeye/yayılmaya devam ediyor. Teorik olarak bu böyle:) Belki ilerde insanlık bunları toplama,etiketleme ve çözme yönünde bir adım atacak ve iki tarihi kişiliğin arasında geçen konuşmaya tanık olunabilecek ve tarih yeniden yazılacak? Yalan söylemek mümkün olmayacak? Kimbilir...? Saygılarımla... UlUl |
Saygideger UluElbab;
Iyi, guzel de; bunlar, mustakil olan bir varligin, oldukten sonra "dirildigi" anlamina gelmez. Sadece olen mustakil var olan varliklarinin, yasarken yasamlarinin dusunce ve davranislarinin yasayanlarca kullanildigi ve oznesi olmayan dusunce ve davranislarin, nesiller boyu yasayanlar eliyle aktarilabilecegi anlamina gelir. Aksi, olsa tarih olmazdi. Saygilarimla; evrensel-insan |
| Bütün Zaman Ayarları WEZ +3 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 19:08 . |