![]() |
İncil ve Tevrat'ta beynin İşlevi Biliniyor muydu?
Sevgili arkadaşlar;
Antik çağlardan gelen yanlış bir inanışla, kalbin düşünce organı olduğu sanılmaktaydı. Beynin tam olarak ne işe yaradığı 16. yüzyıla kadar bilinmemekteydi. Bu yanlış inanış, Kur-an'ı Kerim'e de yansımış ve düşünce organı olarak hep kalpten bahsedilmiştir. İşiten kulaklar, gören gözler, düşünen kalpler. aşağıdaki başlıktaki konu uzun süre tartışıldı. http://www.turandursun.com/forumlar/showthread.php?t=19611 Acaba Kur-an'dan önce kaleme alınmış olan Tevrat ve İncil'de durum nedir? Beynin düşünce organı olduğu bu kitaplarda geçiyor mu? yoksa düşünce organı olarak kalp mi kullanılmış? yardımlarınızı bekliyorum. saygılar... |
Saygideger Yasasinbilim;
Bak, bunlar Incil'den; 'For as he thinketh in his heart, so is he...' (Proverbs 23:7a KJV) Kalbinden dusundugu icin, o da kalbden dusunur. ''...that you may know the thoughts of your heart.' (Daniel 2:30b NKJV) Sen ki, kalbinin dusuncelerini, bilebilirsin '...The thought of your heart may be forgiven you.' (Acts 8:22b NKJV) Belki, kalbinin dusuncesi, seni bagisliyabilir/affedebilir. Saygilarimla; evrensel-insan |
Saygideger Yasasinbilim;
Bak bunlar, Incil'de en cok kullanilan kelimeler. 1. 'leb' (Hebrew) Meaning: heart, will, feelings, intellect. Sirasiyla;kalb, dilek/niyet, hisler, zeka 2. 'lebeb' (Hebrew) Meaning: heart (as the innermost organ), understanding, awareness. Sirasiyla;kalb (en icerideki!? organ olarak), anlayis, farkindalik 3. 'kardia' (Greek) Meaning: the heart, thoughts, feelings of the mind. O (belirli olan), kalb, dusunceler, zihnin hisleri. Bu arada bizde bir atasozu/deyim vardir "leb demeden leblebiyi anliyor/anlamak" diye, acaba bu deyim, 1 ve 2. (leb, lebeb) den mi geliyor?:attention::pray2::evil: Saygilarimla; evrensel-insan |
Alıntı:
saygılar... |
Özellikle Ortadoğu'da yaşamış eski insanlar; beynin fonksiyonlarını bilmezdi, kalbi düşünme organı zannederlerdi. Halbuki beynin düşünce organı olduğu taaa antik Yunan-Roma'dan beri biliniyordu. Hipokrat gibi insan anatomisini çizmiş eski Yunan doktorları; kalbi duygu organı, beyni de düşünme organı olarak ısrarla vurgulamışlardı. Antik putperest dönemde insanlık, günümüzden çok daha ileriydi: Artemis tapınağı, tıp, mimari vb. falan...
Demekki neymiş, kutsal(!) kitaplar, insanın aklına değil de duygularına hitap edermiş. çünkü kalp bir duygu/his organıdır. İşte o sıkandal ayetler: İncil-Luka, 2-35: ''Senin kalbine de adeta bir kılıç saplanacak. Bütün bunlar, birçoklarının yüreğindeki düşüncelerin açığa çıkması için olacak.'' Tevrat-Yasa'nın Tekrarı, 29-34: ''Ne var ki RAB; bugüne dek size kavrayan yürek, gören göz, duyan kulak vermedi.'' Kur'an-Hac 46: ''Onlar; yeryüzünde dolaşmadılar mı ki onların, onunla akıl ettikleri kalpleri ve onunla işittikleri kulakları olsun fakat baş gözleri kör olmaz, lakin sinelerindeki kalpleri kör olur.'' |
| Bütün Zaman Ayarları WEZ +3 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 04:04 . |