![]() |
Akılsız Tasarım : GÖZ
Gün geçmesin ki “Göz, ne muhteşem bir tasarım harikası öyle değil mi? Böyle bir yapının tesadüfen geçirilmiş olan mutasyonlar ile sağlanamayacağı gün gibi aşikâr. Resmen akıllı bir tasarımcının eli değmiş gibi…” gibisinden söylemler ile cahil halkın cehaletinden fayda sağlamaya uğraşan bir grup art niyetli çıkmasın. Art niyetli diyorum çünkü bir çay yaprağının Doğu Hindistan Deniz Ticareti şirketlerinin tarihini bildiği kadar göz anatomisini bilen halkın cehaletini kullanmaya çalıştıkları ortadadır. Gelin bu tasarım harikası organa yakından bakalım.
http://www.websightmd.com/sitebuilde...EyeAnatomy.jpg Büyüleyici değil mi? Yukarıdaki çizimi aklımızın bir kenarına not edelim ve gözün kısımları hakkında Hacettepe Üniversitesi’nce hazırlanmış bir yazıdan yaptığım alıntıyı okuyalım. Alıntı:
http://www.eusem.com/images/retina05.jpg Bu diyagram basitçe ışık ışınının retina üzerinde görüntüyü oluşturmak üzere düşeceği yere (9.kata) gelirken yine retina tabakasının içinden geçtiğini (8 kat) açıklamaktadır. Hemen aşağıda da daha açıklayıcı bir örneği bulunmaktadır. http://3.bp.blogspot.com/_AhGe9uhQ1N.../Retina001.jpg Işık ilgili bölgeye düşüp, sinirlerle beyne aktarılmadan önce, bir tasarım harikası (!) olarak önce sinirlerin ve diğer yapının içinden geçmektedir. Retina bir tasarım harikası (!) olmak üzere ters durmaktadır. Oysaki ışığın düşüp görüntünün oluşturulacağı yer yukarı bir katta olsa idi, bu sinirler retinayı delerek göz dışına çıkma ihtiyacı hissetmeyecekti. Yukarıda resimde mavi çizilimler optik sinirler olup, göz yapısını terk ederken, iç katmanda yer aldığından ötürü retinada bir boşluk oluşturarak gözü terk etmektedirler ve bu sebepten gözde bir kör nokta oluşmaktadır. Tasarımcısının harika tasarlamasından ötürü olsa gerek herhalde, retinanın ters durması sebebi ile oluşan kör nokta hatasını gidermek beynin görevi olmuştur. Beyin içsel Photoshop yazılımı ile her an bakılan noktadaki kör noktaya denk gelen bölgeyi, daha önce görünür konumda iken aldığı imajı ile değiştirmek suretiyle ömür boyu harika göz tasarımının hatasını gidermek ile yorulmaktadır. Ondokuzuncu yüzyıl Alman bilim adamı Hermann von Helmholtz (Helmholtz Denklemi bu kişinin işlerinden sadece biridir) göz hakkında şunları söylemiştir: “Eğer bir optikçi bana tüm bu kusurlarla dolu bir alet satmaya kalksa idi, kendimde, ihmalkârlığından ötürü onu sert bir dille eleştirip ürünü geri iade hakkını görürdüm.” Helmholtz devam ediyor: “ Zira göz optik bir alette bulunabilecek her türlü kusura, hatta kendine özgü ek birkaç kusura sahiptir. Ama tüm bu kusurların üstesinden o derece gelinmiştir ki, kusurların varlığından kaynaklanan görüntü bozukluğu (olağan aydınlatma koşulları altında) retinada ki konilerin boyutları tarafından duyuların hassaslığına konmuş olan limitleri nadiren aşar. Ama gözlemlerimizi biraz daha farklı koşullar altında yaptığımızda derhal kromatik sapmanın, astigmatizmin, kör noktaların, damarlı gölgelerin, ortamın kusurlu şeffaflığının ve saydığım diğer tüm hatalarının farkına varırız.” Fotosellere çarpmadan önce kablo yığınından geçen ışık, daha sonrasında bu kablo yumağının çıkış yapması için yine fotosellerde kör nokta oluşturur demiştik. Lakin buna nokta demek hata olur çünkü pekte küçük değildir. Buna kör bölge demek çok daha doğru olacaktır. Bu sebepten buna “akıllı tasarımcının mükemmel tasarımı” demek hatalıdır. Bu sadece kötü bir tasarım değil, bir ahmağın tasarımıdır. Mükemmelliği ise ancak olabildiği kadardır. |
Sayın Aera bilgilendirici bir yazı emeğinize sağlık.
|
Saygideger arkadaslar;
"Akilli Tasarimci" olsa idi, neden goruntuyu, ters alip, duzeltme zahmetine katlansin?:rain::bowl: Saygilarimla; evrensel-insan |
Benzeri şekilde amaçsız geri dönen boyun sinirleri (insanda fazladan bir kaç cm kadar yol alsada zürafada metrelerce uzanır) ve böbreğin altında olduğu halde böbrek kanalının üzerinden geçip yolu uzatmaya meğilli, tasarımcısı ile ödüle layık, sperm kanallarıda mevcuttur.
Eleştirel bir gözle bakıldığında akılsız bir tasarımın ürünüdürler ve mükemmellikleri ancak olabildikleri kadardır. |
Sevgili AerA, Evrime en az inanan millet bizim millettir, en az yararlandıkları için...
:) |
bence:
bu nokta bilerek bu şekilde kör bırakılmışdır. bu şekilde bırakmak bırakmamakdan daha akılcı olduğu için durum böyledir. neden ? insanlık bunu çözebildimi bilmiyorum ? bulamadım ? yani "what is for blind spot" veya benzeri aramalar yapdım ama yok bulamadım, herkes kör noktayı tarif etmiş.. ama niçin var bilinmiyormu ki ? birinci teorim: dikkat ederseniz kör noktanın yeri göz merceklerinin odak noktasındadır. göz mercekleri bu noktayı odak aldığına göre: burada fazla ışık oluşacakdır. bu olay webcamlerde bile görülmekte, eğer fazla ışık gelirse ekran beyazlıyor. dolayısıyla fazla ışık görmeyi bozacağı için burada göz yanal görme teknolojisinden faydalanıyor. yani diğer gözle bakıyor ve odak oluşturmayacak şekilde görüntüyü algılıyor. dolayısıyla göz ancak 2 taneyse güsel :) bu da iki göz olmasını açıklayan durumlardan biri haline geliyor.. ikinci teorim: aslında şekille açıklasam daha iyi ama yazmaya çalışayım. 1nci gözden gelen bilgide bir adet kör nokta var, görüntede odak noktasında bir görünmeyen bölge ve diğerindede. beyin bu noktaları baz alarak sinus ve cosinus hesapları ile aradaki açıda belli olduguna göre derinlik hissi oluşturuyor.. yani kör nokta hesaplama için görüntede bir işaret, baz nokta olarak kullanılmakta.. bu bilgiler internetin hiçbiryerinde yok, tamamen benim fikrim... bence göz hala mükemmel, öyleyse göz merceğinin konumunu değiştirin ve böylece odak nokta değişsinde kör noktadan başka bir yere düşsün sizce ne olacak? bunu denemek sizi körleştirebilir,, ama en kötü körlük "kalp körlüğü" dür.. saygılar.. sevgiler.. |
Alıntı:
Teorileriniz için teşekkür ederim yanlız : Teori 1 için : Retina göz iç küresini tamamen kaplayan bir dokusal sistemdir. Göze giren ışık kırılarak retina üzerine düşer denildiğinde, kör noktaya düşer denilmemekte. Memorial Hermann'dan aldığım göz kesiti resmi bunu gözler önüne serer. Işınların kör noktaya düştüğü var sayımından hareketle oluşturduğunuz ilk teori çöktü. http://www.memorialhermann.org/adam/...s/en/10184.jpg Alıntı:
Unutmayın foroğraf makineleri tek lens kullanır. Tek retina kullanır ve çekilen fotoğrafta derinlik hissi vardır. Kaldı ki tek gözünüzle baktığınız dürbün deliği bile derinlik için iki göz, sonrasındada iki kör noktaya ihtiyaç duyulmadığının kanıtı niteliğindedir. Alıntı:
öyleyse göz merceğinin konumunu değiştirin ve böylece odak nokta değişsinde kör noktadan başka bir yere düşsün sizce ne olacak? Işık zaten kör noktaya düşmüyor ki bunu nasıl uyduruyorsunuz. Adı üstünde orada görme hücreleri yok. Retina dokusu yok. Sadece kabloların çıkış deliği. Buradan hareketle denilebilir ki en kötü körlük MANTIKSIZLIK dır. Ancak olabildiği kadar mükemmel bir göze sahibizdir. Ve bu gözü mükemmel birisi tasarladı ise eğer, en berbat tasarımı olsa gerek. Lütfen işe yaramaz şekilde tersine dönen boyun sinirleri ve böbreğin altında olduğu halde, yolu uzatıp böbrek kanalının üstünden geçen testis bağlantılarında ki mükemmel tasarımada bakınız. |
Saygideger mayonez;
Cevabi algi da ve kavram olan goze verilen sifattadir. Yani "ne ise o" dur. KIMSE de oyle uygun gormemistir. Cunku tek bir kim vardir, neyi ortaya koyan, o da, insanoglunun kendisidir. Tanriyi da ortaya koyan insanogludur. Sen baska bir turun ya da canli/cansizin tanriyi ortaya koyumuna sahit oldun mu? Bu temelde de, ne bir telelojik amac, gaye v.s.; ne de tasarlanan bir akillilik ortada yoktur, varsa bile, tek tasarlayici tur insanoglunun kendisidir. Ayni tanriyi, cesitli dinlerle ve kitaplariyla ve de mistik, efsanevi, mitolojik tarihsel anlatimlariyla ve tanri kavramini anlamlama acisindan, once gunes, ay doga, sonra, pitoreskler, cizimler, sonra tanricalar ve en son soyut tek tanri anlayisini tasarladigi gibi. Sirf insanoglu kendini ve varligini one cikarmasin, yasamini da bu masallara teslim etsin diye. Aslinda basarmista, bu masallarla yasam suren dunya insanoglu nufusunun % 95'i. Ayrica konunun gundemde kalmasi da, nesilden nesile aktarimini sagliyor. Tabi her nesil, biraz daha uzaklasarak. Saygilarimla; evrensel-insan |
bence insanlık bunu çözememiş, hele siz veya ben gibi amatörler ne konussunki,,
kör nokta neden var ? sorusunun cevabını bilemiyoruz.. ayrıca sonuca bakarsak net görüormuyum, evt görüyorum,, allah a şükür... begenmeyen alsın eline bıçağı çıkarsın gözünü... ama hala ben bu gözü kullancam diyen adam insan bi allah a şükr eder.. saygılar.. |
Alıntı:
Bakınız Makara Suresi 31. ayet ne demiş... "Aksini ispat edemeyecekseniz konuşmama hakkınızı kullanmanızda size bir engel yoktur" (Makara : 31) Aynı şekilde Zaide 69... "Amaçları boş laf kalabalığına boğmak ise bazı kişilerin, onları nerede bulursanız boğar gibi yapın" (Zaide : 69) Aynı şekilde Nah Suresi 13. ayet.. "Bozuk veya tasarımı kusurlu bir saati, başka saatiniz olmadığından kullanmak zorunda iseniz, saatçiye şükr etmek zorunda değilsinizdir zaten. Esefle kınayabilir, "Bana bunu mu sattın?" diyebilmeniz de de, insan olana bir sıkıntı yoktur" (Nah : 13) Umarım anlaşılmışımdır... |
| Bütün Zaman Ayarları WEZ +3 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 10:43 . |