Turan Dursun Sitesi Forumları

Turan Dursun Sitesi Forumları (https://turandursun.com/forumlar/index__1.php)
-   İslam (https://turandursun.com/forumlar/forumdisplay.php?f=9)
-   -   Adem Havva İnancının Mantıksal Çöküşü (https://turandursun.com/forumlar/showthread.php?t=21091)

hackercesur 06-09-2010 08:58

Adem Havva İnancının Mantıksal Çöküşü
 
Kurandaki çelişkili yaratılış hikayesini,
şeytanın cennetten kovulmasını,
Meleklerin gaybı bilmesini,
Ve buradaki birçok mantık hatasını söylemiycem.

Hatta Kurani Kerimden bile örnek vermiycem. Dün bu sitede biryerde gözüme çarpan bir yazıyı konu olarak açma geregi duydum. Çünkü bu soruya yaratılışçı arkadaşların cevabını çok merak ediyorum.

işte soru:

Adem ve Havvadan geldiysek dünya üzerinde neden 3000 civarında dil konuşuluyor. ???

Bilim bunu çok mantıklı açıklarken yaratılışçılar bunu nasıl açıklarlar...

Adem-Havvadan gelen insanlık hep aynı dili konuşmazmıydı ?

....Mantık mantık mantık....

oguzay 06-09-2010 11:58

...Bilim bunu çok mantıklı açıklarken yaratılışçılar bunu nasıl açıklarlar...-hackercesur-
-------------------------

Bilimin de pek mantikli aciklamasi oldugunu sanmiyorum.

Saygilar...

denklem 06-09-2010 12:08

güzel soru.süreç içinde dillerde değişmeler olur.ama bir kiril alfabesiyle arapça kadar
farklılaşmaz.bir japoncayla ingilizce kadar farklılaşma olmaz.sadece yazıdeğil,konuşma olarakta çok farklı diller var.

denklem 06-09-2010 12:11

birde nuh tufanı var ki insanlık yeniden başlamış.üstelik bilimden anlıyorlar
çünkü gemi yapmışlar,diller bu kadar çeşitlnmemeliydi.

hackercesur 06-09-2010 12:19

Alıntı:

Basic´isimli üyeden Alıntı (Mesaj 335868)
...Bilim bunu çok mantıklı açıklarken yaratılışçılar bunu nasıl açıklarlar...-hackercesur-
-------------------------

Bilimin de pek mantikli aciklamasi oldugunu sanmiyorum.

Saygilar...

Birbirinin varlıgından habersiz ayrı toplumlar olarak yaşayan insanların iletişime ihtiyaçları vardır. Teknolojinin ve ulaşımın olmadıgı tarih öncesi dönemlerde her toplum iletişim için farklı bir dil kullanmıştır.

işte bilim bu ve benzeri şeyler söylüyor. Aksi ispatlanamıyor tabi.

peki dinciler ne diyor bu konuda ?

Saygılar...

oguzay 06-09-2010 13:10

Birbirinin varlıgından habersiz ayrı toplumlar olarak yaşayan insanların iletişime ihtiyaçları vardır. Teknolojinin ve ulaşımın olmadıgı tarih öncesi dönemlerde her toplum iletişim için farklı bir dil kullanmıştır.

işte bilim bu ve benzeri şeyler söylüyor. Aksi ispatlanamıyor tabi. -hackercesur-

---------------------------
Sayin hackercesur;

Lütfen yanlis anlamayin! Benim de cok merak ettigim bir konu.

Tamam da, bir kac kilometrelik mesafede yasayan insanlar(kabileleler, kavmler) neden farkli farkli konusuyorlar?

ExEgoist 06-09-2010 13:17

hackercesur kaç dil biliyorsun?
ya da diller hakkında ne biliyorsun? tam olarak ne bilmek istiyorsun?
Tüm arkadaşlara soruyorum;
Babilde ki toplanma hakkında bir fikri olan var mı? Fikir cimnastiği olsun diye soruyorum;
Tüm insanlar aynı dili konuşursa ne olur? ki ...ingilizcenin dominant etkisi ile gidiş o yönde...
saygılar...

hackercesur 06-09-2010 13:49

Ben sadece türkçe biliyorum. Mesleki ingilizcem de var. Ha birde bu araştırmalarım sayesinde arapçayı sökecem :)

elif be te se cim ha .... :D

neyse konumuza dönersek internetten buldugum bir yazıyı paylaşayım...
-----------------
Dünyadaki 6 milyar kişinin konuştuğu
3000′den fazla dil vardır ama dünya nüfusunun yarısı bu dillerden yalnızca
15′ini konuşmaktadır. En çok sayıda insanın konuştuğu dil ise Çin’deki Mandarin
dilidir. Yazı dili bütün Çin’de aynı olmasına rağmen halkın yüzde 70′i Mandarin
dilini konuşur ve kuzeyde oturan bir kişi güneydekinin konuştuğunu anlamaz.
Afrika’da 1000′e yakın dil konuşulmaktadır fakat l milyondan çok kişinin
konuştuğu dillerin sayısı 30′u geçmez. Hindistan’da 800′den fazla dil
konuşulmaktadır. Hatta bu kalabalık ülkede, her 12 kilometre gittikçe lisanın
değiştiği söylenmektedir.
Genetik bilimi, insanlığın dünyanın belli bir noktasında, çok büyük bir
olasılıkla Yakın Doğu’da doğarak yayıldığı ve dünya üzerindeki iki toplum
coğrafi olarak birbirinden ne kadar uzaksa genetik yapılarının da o kadar farklı
olduğu düşüncesini doğrulamaktadır. Örneğin Çin, Japon gibi doğu milletleri
genetik olarak birbirlerine, Avrupalılar ise Kuzey Afrikalılara, Ortadoğululara
ve Hintlilere daha yakındırlar.
Dünyanın bu genetik haritası ile konuşma lisanlarının yayılışı paralellik
gösterir.
Teoriye göre milattan önce 7500 yıllarında tarımın başlaması ve
hayvancılığın gelişmesi ile birlikte Yakın Doğu’dan Avrupa’ya, Kuzey Afrika’ya
ve Hindistan’a büyük göçler olmuştur. Bu büyük göç dalgaları üç ana dil
gurubunun oluşmasına yol açmışlardır.
Diller arasındaki akrabalığa, bir başka deyişle dillerin tarihsel oluşumuna
dayanan bu sınıflandırmada, ortak bir kökenden kaynaklandıkları varsayılan
diller aynı öbeğe konulmuştur. Çelişkili olmalarına ve tam tatminkar açıklaması
yapılamamasına rağmen bu üç dil grubu şunlardır: (1) Hint-Avrupa dilleri, (2)
Ural-Altay dilleri, (3) Hami-Sami dilleri.
Türk dilleri Ural-Altay ailesinin Altay öbeğindedir. Büyük dil öbeklerinin
dışında sınıflandırılmalarına rağmen Kore, Japon ve Eskimo dilleri de bu aileden
gösterilir. Hami-Sami dillerinin en belirgin örneği Arapça’dır. Çin-Tibet ve
Kafkasya dilleri, Avustralya, Afrika ve Amerika yerli dilleri bu ana
sınıflandırmanın dışındadırlar.
Diller ayrıca dilbilgisi yapılarına göre de dört sınıfa ayrılır: (1) Kelimelerin
kısa kısa, ek almadan, cümle içindeki yerlerine göre anlam yüklendikleri diller
(Çin, Vietnam, vb.); (2) Zaman, kişi, olumsuzluk gibi tüm durumların fiilin
köküne ek gelmesiyle türetilen diller (Türkçe); (3) Dilbilgisi bağlantılarının
fiil kökünde değişiklik yapılarak ifade edildiği diller (Hint-Avrupa,
Hami-Sami); (4) Sözcüklerle ekler birleştirilerek bir cümlenin tek sözcüğe
dönüştürüldüğü diller (Eskimo). Örneğin Eskimo dilinde “takusariartorumagaluarnerpa”
kelimesi “onun bununla uğraşmaya gerçekten niyetli olduğunu sanıyor musunuz”
anlamına gelir.
Dünyadaki bütün dillerin tek ortak yanı, en çok kullanılan kelimelerin, daha az
kullanılanlara göre az sayıda harfle yazılmaları, yani daha kısa olmalarıdır.
Ayrıca hemen hemen bütün lisanlarda vücudun kısımlarının ve organlarının
isimlerinin bir çoğu kısa kelimelerle ifade edilir. Türkçe’deki baş, bel, kaş,
göz, kas, dil, diş, el, kol, saç, aya, ten, diz, kan, boy, bel, kıl, vb. gibi.
Lisanın zenginliğinde milletlerin yaşadığı ortamın ve kültürün etkisi vardır.
Eskimo’lar ata, sadece at demekle yetinirken Türklerde atın cinsine, yaşına,
rengine göre değişik isimleri vardır. Ancak bizler de ‘kar’a sadece kar derken
Eskimo dilinde karı ve yağışını tanımlayan 32 kelime vardır.
Hayvanlara sesleniş bile dillere göre değişir. Bir İngiliz tavuğunu “bili-bili”
diye çağırırsanız anlamaz. İngilizler tavuğu “çak-çak” (chuck), Finliler
“fibi-fibu” diye çağırırlar ama hemen hemen bütün dillerde tavuğu kovalama
sesleri birbirlerine benzer; kış-kış, kuş-kuş, kş-kş, kiş-kiş…

Bilge Engin 06-09-2010 15:03

Dillerin islami açıklamasını, yukarıda Denklem arkadaşımızın ifade ettiği doğrultuda açıklamak daha doğru olur gibi geliyor bana da. Zira aynı soydan gelen insanlar aynı gemiye çıkıyor ve tüm insanlık onlardan türüyor. Gerçekten de tüm canlıları çifter çifter içerisine alabilecek kadar büyük bir geminin inşaatı mühendislik hesap ve matematiği de beraberinde getirir. Sayısal hesap için de yazının en azından sayıların yazıya çevrilmesi gerekmekte. Tekrardan sadece 2-3 çift insandan türeyen insanların aynı dili ve yazı sistemini kullanmaları en azından benzerlik göstermesi gerekmez mi?

Saygılarımla...

Lynx 06-09-2010 16:56

Sacmalik ya resmen sacmalik

Ben Eskiden NUH tufanini sadece kendi kavimleri sanirdim

Oysa Bütün Dünyayi SU basmis öylemi ??

Ben eskiden buna nasil inandim bilseydim bütün dünya ozaman ISLAMI red ederdim tanrim !!

Resmen sacmalik ya !!


Bütün Zaman Ayarları WEZ +3 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 19:19 .