![]() |
Evet mİ? Hayir mi?
BiR HAKiMiN YAKARIŞI!
Hür iradem kalmayacak Bolu Ağır Ceza Hakimi Çetin Canbazoğlu, Anayasa değişikliğiyle hür iradesinin elinden alınmak istendiğini belirterek, pakete isyanını internetten duyurdu. “ Bir Hakimin Feryadı” başlıklı yazısını Facebook’a koyan Canbazoğlu ’evet’çilere, ’şimdilik evet’çilere, ’yetmez ama yine de evetçi’lere şöyle seslendi: Yalvarıyorum, ne olur... Meslek hayatımda sadece ’vicdani kanaatlerimin sesini’ dinledim. Suçluyu beraat, suçsuzu mahkum ettirmem hoşunuza gider mi? İşte, anayasa değişikliği ile yapılmak istenen budur! Asıl amaç, yüce Türk yargısını, idareye bağımlı bir ’robot yargı’ haline dönüştürmektir! Yalvarıyorum, kararınızı gözden geçirin. Bolu Ağır Ceza Hakimi Çetin Canbazoğlu, aynı zamanda bir fotoğraf sanatçısı... Canbazoğlu, National Geographic Türkiye dergisinin düzenlediği yarışmada Türkiye birincisi olmuştu. Bir hakimin yalvarısı Bolu Ağır Ceza Hakimi Çetin Canbazoğlu, Facebook’taki kişisel sayfasında evet’çilere, “Hür irademi elimden almayın. Beni birilerinin kulu, marabası, kuklası ve robotu haline dönüştürmeyin” diye yalvardı Haber: Sümeyra Yılmaz Bolu Ağır Ceza Hakimi Çetin Canbazoğlu, internetteki sosyal paylaşım sitesi Facebook’taki kişisel sayfasında, 12 Eylül 2010 tarihinde hür iradesinin elinden alınmak istediğini söyledi. Halen Bolu Adliyesi’nde Ağır Ceza Hakimi sıfatıyla görevini sürdüren Canbazoğlu, pazar akşamı “Bir Hakimin Feryadı” başlıklı yazısında, AKP’nin dayattığı anayasa değişiklik paketini eleştirdi. Canbazoğlu, yazısında şu satırlara yer verdi: Kanaatim en büyük nimetim. “ 23 yıla varan meslek hayatım boyunca, bakmakta olduğum davalar hakkında karar verirken, hiç kimsenin tesiri altında kalmaksızın, sadece ’vicdani kanaatlerimin sesini’ dinledim; haklı olduğuna inandığım davaları kabul; inanmadıklarımı reddettim. Yargının ’bağımsız’ oluşundan aldığım güçle birilerini mutlu etmek için değil, kanuna ve hukuka uygun olarak, daima ’vicdani kanaatlerime göre’ karar verdim. İşte, benim, bu ’en büyük nimetim’, kendi hür ve özgür iradem/vicdani kanaatim, 12 Eylül 2010 pazar günü ne yazık ki, bir daha geri verilmemek üzere elimden alınmak isteniyor; bundan böyle, kolu-kanadı kırılmış ’bağımlı ve cüce’ bir yargının mensubu olarak siyasi iktidarların ’robotu’ haline getirilmek isteniyorum! Evet’çilere böyle seslendi Yazısında, “Şimdi, buradan, ’evet’çilere, ’şimdilik evet’çilere, ’yetmez ama yine de evet’çilere ve ’boykot’çulara seslenmek istiyorum” diyen Canbazoğlu, şöyle devam etti: “ Benim, bir hakim olarak, yargısal kararlarımı kanuna ve hukuka uygun biçimde vicdani kanaatlerime göre mi, yoksa siyasi iktidarlara mensup organ, makam, merci veya kişilerin emir ve talimatlarına göre mi vermemi istersiniz? Suçsuz olduğuna inandığım bir sanığı tam beraat ettirmek üzere iken, o sırada beni arayan kişinin aksi yönde karar vermemi ’emir buyurması’ üzerine (içim kan ağlayarak) mahkumiyetine karar vermem hoşunuza gider mi? Veya, tam tersi, eldeki delillere göre cezalandırılması gereken azılı bir faili, hakkettiği cezaya çarptırmak üzere iken, fütursuzca odama dalan ’birinin ya da birilerinin zoru ile’beraat ettirmem, adalet duygularınızı incitmeyecek mi? İşte, anayasa değişikliği ile yapılmak istenen budur! Asıl amaç, bugüne kadar bin türlü hileye, badireye, entrikaya, tertip ve düzene rağmen, hala ’bağımsız’kalabilmeyi başarmış olan yüce Türk yargısını, idareye bağımlı bir ’robot yargı’haline dönüştürmektir! Bundan, hiç şüpheniz olmasın! ” Kararlarını hür iradesiyle vermek istediğini vurgluyan Hakim Canbazoğlu, “Ben halk oylaması sonrasında eskiden olduğu gibi, kararlarımı, yine kendi hür irademle baş başa kalarak vermek istiyorum; idarenin mümessilleriyle kafa kafaya vererek değil! Ben, kararlarımda bana tesir etmeye çalışan kişilerin suratlarına eskisi gibi telefonu kapamak; odama girdiklerinde ise yine kapı dışarı etmek istiyorum; her telefon ettiklerinde esas duruşa geçmek ya da mahkemeye geldiklerinde onları baş köşelerde ağırlamak değil!” dedi. Robot haline dönüştürmeyin Canbanoğlu, yazısını şöyle tamamladı: “’ Evetçiler/Boykotçular’, ne olur, mesleğimin biricik güvencesi, varlık sebebi, olmazsa olmazı, bütün gücü, kuvveti, hatta süsü olan ’hür irademi/vicdanımı’ lütfen, ama lütfen elimden almayın, onu bana çok görmeyin, beni birilerinin kulu, kölesi, ırgadı, marabası, kuklası, robotu haline dönüştürmeyin! Ne olur! Bağımsız Türk yargısının onurlu bir mensubu olarak gerekirse sizlere yalvarıyorum: Kararınızı lütfen bir kez daha gözden geçirin! Ne olur!” Tolonbeg ateistforumdan. |
büyük türk düşünürü engin ardıç'dan alıntıdır:
referandum pusulası iki renk bir taraf saflığın temizliğin rengi ak diğer taraf kara. siz oyunuzu akamı vereceksiniz yoksa karayamı? bizden selam olsun bolu hakimine ergenekon avukatlarına artık yargılayıcılarımızın yargılanacağı günler yakındır ha gayret bize yeter bir evet bütün demokratlar el verin ha gayret! |
Saygideger arkadaslar;
Ateistleri ve dini inanci olmayanlari gectim, yalniz; musluman inancina sahip olupta; bu referandumda "hayir" diyen cikar mi acaba? Inanirlarin, bu AKP'den bekledigi muslumanlik adina, nasil bir "demokrasi/ozgurluk" anlayisidir? Aslinda bir merakim da; Ataturk milliyetcisi, ulusalci, milliyetci,TC'nin 2002 oncesi laikligini savunan v.s. kesimin de; bu referandum da "evet" diyeni olacak midir acaba? Son bir merakim da; "solcu temelli, ozgurlukcu demokrat, sosyal demokrat, ikinci cumhuriyetci, F. Gulen'ci, liberal, pragmatist goruslu, iktidar savasi vermeyen sosyalist, anarsist v.s. temelli dusunceye sahip kisilerin icinden "hayir" cevabi cikip, cikmayacagidir. Saygilarimla; evrensel-insan |
işte o ben... hayır hayır hayır yüzbinkere hayır :)
|
Saygideger Kup Adam;
Musluman olupta, hayir diyecek olan sen misin?. Yasini bilmiyorum ama; 1970 oncesi muslumani isen, olanaklidir. Cunku LAIK MUSLUMANLIK ile yetistirildin. Ama, sonrasi ARAP MUSLUMANLIGI, MISYON YUKLENMIS MUSLUMANLIKtir. Sen hangi tip muslumansin? Saygilarimla; evrensel-insan |
Alıntı:
|
Alıntı:
|
Bu toplumda ateist olup da evet verecek insan karşı karşıya olduğu tehlikenin farkında değil demektir. Müslüman halk faşizminin güç kazanmaması için hayır diyorum.
|
Saygideger Kup Adam;
Bugun yeryuzunde bir suru islam ile idare edilen, yani seriat ile idare edilen ulkenin yaninda, bir suru de seriat altinda olmayan ulke var. Bu ulkelerin, ne islamdan algiladiklari ayni, ne de muslumanliklari ayni. Ustelik, "ben muslumanim" demek; hic bir anlam tasimaz. Bunun icerigi ve verilmek istenen aciklanmadiktan sonra. Saygilarimla; evrensel-insan |
Saygideger KUP ADAM;
Benim icin inanmaktan degil; gozlemden, bilgiden, birikimden, bilincten ve ortaya konan dusunce ve davranistan geciyor. Cunku her inananin inanci; bulundugu cografyaya, topluma, gecmise, etige, yetistirime ve egitime gore degisiyor. Ortak nokta Allah olabilir, Kuran bile olmayabiliyor. Eger her "Elhamdulillah muslumanim" diyen ve iman ve islamin sartlarini yerine getiren musluman diyorsan, bunda ne Kuran, ne cihad, ne seriat v.s. yoktur. Bunun disinda, en guzel ornek; iki kendini musluman olarak dile getiren kisinin, birinin referandum da evet, digerinin hayir demesidir. Iste butun bu temelde; hic bir kisi; birbirine benzer muslumanlik ornegini, dusunce ve davranista sunmaz. Ayiran ben degilim. Gozlemim her kendine musluman diyenin, farkli dusunup davrandigini gosteriyor. Bunun yaninda, mezhepler cabasi. Bilmem anlatabildim mi? Saygilarimla; evrensel-insan |
| Bütün Zaman Ayarları WEZ +3 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 11:17 . |