![]() |
Araplar Diktatörlerini Deviriyor: Bin Ali Düstü, siradaki gelsin!
Son günlerde dünya Arap dünyasindaki ayaklanmalari izliyor. Tunus'un 23 yillik diktatörü Bin Ali devrildi ve kurtulusu kacmakta buldu. Türkiye Disisleri Baskanligi da meydana gelen olaylardan derin üzüntü ve kaygi duydugunu belirtmis. Ben nedense hic üzünzü duymadim, tersine darisi diger Arap dostlarimizin basina dedim.
Neyseki cok beklemeye gerek kalmadi. Tunus'taki isyanlar Misir ve Yemen'e de sicradi. Misir'in 30 yillik diktatörü Hüsnü Mübarek'in su aralar gösterilerle basi fena halde dertte. Kahire'den sürekli catisma haberleri geliyor, bazi devlet binalarinin yanmakta oldugu söyleniyor. Polis siddet kullanimini artiracak gibi görünüyor. Ayni anda Yemen'den de isyan haberleri geliyor. Oranin da 32 yillik bir diktatörü var: Ali Abdullah Salih. Yemen dünyanin en yoksul ülkelerinden biri. Halkin yarisi günde 2 dolarlik bir gelirle yasamaya calisiyor. Arap dünyasi nerdeyse diktatör kayniyor. Libya'dan henüz ses gelmiyor. Orda da 41 yillik bir diktatör iktidarda: Muammer Kaddafi. Gecenlerde 40. yilini kutladiginda Türkiye'den de galiba basbakan gidip uzun diktatörlükler dilemisti. Uzun lafin kisasi, birazdan Arap kardeslerimin gösterilere destek mitingine gidecegim. Darisi diger diktatörlüklerin basina diyorum. Bakalim Subat'ta kac diktatör devirebilecegiz? |
Yıkılsın diktatörlükler ,halklar ayaklansın ve insanın ,insanlığın özgür dünyası kurulsun .
Bölgede neler yaşandığını tam olarak bilmiyorum . Tunus'tan ,Mısır'dan dostlarım var ama Arapça yazdıkları için ne anlattıklarını anlamıyorum ,izlemedeyim . Bu gelişmelerin artarak çoğalması ve küresel bir devrime dönüşmesi istemimdir. |
Alıntı:
Ben en çok Libya ve İran'ı etkilemesini diliyorum.. Ayrıca özellikle Mısır'da olmasını da olumlu karşıladım. İran haricinde, bu bölgelerdeki muhalif hareketler konusunda çok fazla bilgim yok.. Bu konuda bilgi sahibi olan arkadaşlar bizleri bilgilendirirse çok iyi olur. |
Darısı diğerlerinin başına muhakkak etekleri tutuşmuştur ancak sıradaki kim olur bilemiyorum arap halkının üzerine çökmüş atalet bulutunun dağıtılması ve direnişlere destek gerekiyor..
|
araplar nihayet köle olmadıklarının farkına vardılar. bm nin baskısıyla kölelik 1950 de kaldırılmıştı. 60 yıl sonra nihayet neden bu haldeyiz diyebildiler.
|
darısı bize bende çok mutlu oldum diktatörlüğün yıkılmasından
|
Alıntı:
İyi güzel hoş da, bu Müslüman Kardeşler grubu Mısır'da çok fazla etkiliymiş.. Hareket bir çok defa şiddetle bastırılmış, mensupları idam edilmiş, etkisizleştirilmiş. Son zamanlarda tekrar güçlenip bağımsız olarak girdikleri seçimlerde dahi, parlamentoya 88 kişi sokmayı başarmışlar. Otoriter sistemden rahatsız olan muhaliflerin İslami kesime yakınlaştığı da biliniyor.. Peki ya ikinci İran vakası olursa ne olacak? Bence ABD bölgede ikinci bir İran'a izin vermez.. Gerekirse kendi girer bölgeye ve işi bitirir. Sanırım Tunus'ta bu şekilde güçlü bir İslami hareket bulunmuyor. |
Şu linke de bakmakta fayda var.
|
Arap ülkelerinin bircogunda islami partiler muhalefet hareketleri icinde daha örgütlü tabii ki. Misir'daki Müslüman Kardesler Orgütü oldukca eski ve tecrübeli bir örgüt. Elbette ki bir özgürlük ortaminda Müslüman Kardeslerin hizla iktidara gelme sansi var.
Ancak olayin önemli olan yani bence orda degil. Onlarca yildir diktatörlerin sultasinda kalan bir Arap dünyasi var. Bu diktatörlerin cogu da Arap Milliyetciligine yaslanarak ayakta kalmayi basariyorlardi. Ama artik özgürlüklerin kisilmasi, yoksulluk ve yolsuzluklar öyle bir düzeye ulasti ki, insanlar ideolojik ve askeri yollarla tutulamaz oldular. Bu sürecten sonra islami yada baska bir tür diktatörlük kurmaya heveslenenler yine olacaktir. Sonucta demokrasi kültürünün güclü olmadigi bölgelerden bahsediyoruz. Ancak bütün olasi iktidarlar bundan böyle halki gözönüne almak zorunda kalacaklardir. Elbette ki kendiliginden patlayan böylesi eylemler belli bir süre devam edip sonra söner. Orgütlü olan gücler sürece agirliklarini koyarlar. Buna karsin Arap dünyasi cok önemli bir deneyim elde etmis oldu. Hicbir degeri olmadigini düsünmeye alismis olan kitleler, belki de ilk olarak aslinda kendilerinin bir gücü oldugunu farketmis olacaklar. Ben bunun önemli oldugunu düsünüyorum. Benzer bir süreci aslinda daha hafif bir bicimde Türkiye ve Arjantin de 2001'de yasamisti. Türkiye'de de o zaman esnaf sokaga cikmisti, kendiliginden patlayan eylemler olmustu. Iktidar partileri olan DSP, ANAP ve MHP 2002'deki secimde yüzde 1, yüzde 2 falan oy aldilar. AKP daha yeni kurulan bir parti olmasina karsin, öne firlayip tek basina hükümete yerlesti. Arap dünyasinda belki de secimlerin yapilmaya basladigi bir sürece girilecek. Muhtemelen Arap dünyasi Bati'ya daha cok acilacak. Zaten iletisim devrimi bütün engellemelere ragmen Arap dünyasina sizmis durumda. Arap ülkelerini dünyanin geri kalanindan ayiran politikalar degisir ve yalitilmisliklari kirilirsa önümüzdeki 10-20 yil icinde Arap dünyasinda Türkiye'deki gibi degisimlerin olmasi mümkün. Bütün bunlara karsin su anda daha acil bazi sorunlar oldugunu düsünüyorum. Tabii ki, islerin nasil gelisecegini kestirmek mümkün degil. Ancak Mübarek rejimi Tunus gibi kolay devrilebilecek bir rejim olmayabilir. Zaten polisin tavri sertlesmis durumda ve galiba sokaga cikma yasagi ilan edilmis durumda. Böyle bir sürec devam ederse muhtemelen daha radikal hareketlerin büyüme sansi olur. Radikal hareketler icinde de islamci hareketlerin gelismesi en olasi durum. Olabilecek kötü bir senaryo bu, ama akla cok yatkin geliyor. |
Tunus bütün Kuzey Afrika ve Arap diyarına öncü oldu. Diktatörlüklerin hepsi tam anlamıyla yıkılacakmı bilemiyorum ama bu sene yakın çevrede ki bütün ülkelerde bu durumun etkisi sürecek gibi geliyor.
İran'a bu durumun bulaşacağını, bulaştığı takdirde başarıya ulaşılacağını düşünmüyorum. Zaten geçen senelerde isyanlar gerçekleşti ama İran bunlara taviz vermeyecek kadar güçlü ve otoriter bir devlet. |
| Bütün Zaman Ayarları WEZ +3 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 07:13 . |