![]() |
Evrim Teorimidir?Yasamıdır?
Arkadaşlar bazı sözde bilimci geçinen arkadaşlar evrimi teori tezinden yasaya kaydırma çabasındadır,şimdi size soruyorum bilimin kanıtlamadığını yasalaştırmadığını yasa gibi görmek doğrumu?birde şöle bir soru geliyor aklıma eğer evrim kanıtlanırsa evren için durağan demek zorundamı kalıcaz?yanlış yere açtıysam özür dilerim
|
Evrim teorisi kendi içinde yasalardan meydana geldiği için olgudur.Yani kesin olan yasaları içerdiği için doğrudur.
Teori ispatlanmamış, ispatlandığında kanun olan bir şey değildir. Tam tersine teori, ispatlanmış hipotezleri içeren ve bunların ispatlanmasında kanunların kullanıldığı bir genel açıklama biçimidir. Örneğin görelilik teorisine nereden ulaşıyoruz? Fiziğin belli kanıtlarından ulaşıyoruz. Ama evrimsel biyolojiye baktığımız zaman yine aynı şekilde biyolojinin kendi içindeki çalışmalardan evrime ulaşıyoruz. Doç. Dr. Ergi Deniz Özsoy |
Bu eski bir yazımın bir kısmı, şahsi görüşten çok durum tespiti içeriyor. Buraya alıyorum.
Okullarda aşağıda verildiği şekilde öğretiliyor. Alıntı:
|
Alıntı:
Kanıtlanamamak mı? Bir daha düşünün derim... Lakin düşünme ve gözden geçirme eyleminde, içinde zoka unutulmuş böceklere itibar etmeyiniz de derim. Alıntı:
Hatırlarmısınız bilmem, bir zamanlar şeker hastası olan "tasarım harikası" insanlar, insülin isimli maddeyi elde etmekde zorlanıyorlardı. Devletler bu maddeyi vatandaşlarına bırakın bedavaya vermeyi, para ile bile veremiyordu... Neden mi? Çünkü insülin büyük baş hayvanların karaciğerlerinin ekstrakte edilmesiyle çok çok az bir miktarda elde edilebiliyordu da ondan... Lakin şu anda E-Coli bakterisinin DNA yapısı değiştirilmiştir ve bu bakteri DNA koduna eklenen ekstradan bir bilgi ile insülin sentezler. Çok ucuza, çok fazla... Nerede Tanrını yarattığının değiştirilemeyeceği fikri ve nerede bu durağanlık? Değerli dostum, bir kısım insan kendi kokuşmuş fikirlerini sanki karşıt görüşün tezleriymiş gibi ballandıra ballandıra anlatıyorlar. Bu oyunlara gelmeyiniz... Hayat değişimdir, hayat devimidir, hayat dinamiktir... Bunların hiç biri "Evrim" ile ters düşmez. "Evrim" bu değişim, devinim ve hareketlerin geneline verilen isimdir. Durağanlık, teolojiye özgüdür... |
Bilimsel teori, afakî fikir, hipotez demek değildir.
Alıntı:
|
Saygideger arkadaslar;
Evrim, insanogluna gozlem olarak yansiyanin, insanoglu soyutlamasina tasinmasi (anlam, icerik, bilgi, teori) ve bu soyutlamanin test edilmesi ile ilgili bir OLGUDUR. Bilimsel olgulugu ise, evrimi kendi basina gecerli kilar. Bugun artik evrim bir olgudur. Ancak bu olgu temelinde, neyin teorisinin epistemolojik olarak test edilip edilemeyecegi konusu, zaten bilimsel olarak gorusulmektedir. Evrimi gozlemleyebilmek icin, hic oyle tarihin gerilerine gitmeye gerek yok. Herhangibir kisi, soyle etrafina ve kendine aynada bakabilse, zaten otomatikman evrim olgusunu gorur. Eger goremiyorsa, demekki ona b unu gostermeyen ve beyninde yer etmis ve de atamadigi bazi onyargilar, inanclar ve sorgulanmayanlar vardir, demektir. Saygilarimla; evrensel-insan |
Saygideger arkadaslar;
Evrim olgusunu gozlemlemek isteyenler icin; http://www.examiner.com/offbeat-news...-gorilla-video Saygilarimla; evrensel-insan |
Ben yazacaktım ancak sağolsun, milomanara eklemiş.
Evrim bir gerçektir. Aynen yerçekiminin gerçek olduğu gibi. İnsanlar yer çekiminin mekanizmasının açıklamasına yasa ya da teori derler.Yerçekimi; etkileri hissedilip, sonuçları gözlemlenebilen kos koca bir gerçektir! Aynen evrim gibi. Bilim dünyası şu an evrim mekanizmasını, detaylarını, türlerin ortaya çıkışını bilimsel olarak açıklamaya çalışıyor! Buna da teori deniliyor çünkü mekanizma tamamı ile açıklanamadı, hala eksikler var ve hala kontrollü deneyler yapılıyor.Evrimin çok uzun bir süreç olması ise işleri zorlaştırıyor... Burada tartışacağımız, evrimin nasıl gerçekleştiği, türleşmeyi etkileyen dış ve iç faktörler...Mutasyonlar...vesaire... Evrim gerçeği, yerçekimi gerçeği kadar net! Konu nasıl, neden, hangi şekilde olduğu... |
sevgili dostlar..
bilimi kim varetti? -insanoğlu.. peki bunda amaç neydi? 1-gerçeğe ulaşmak, evreni tanımak.. 2-ve bundan daha önemlisi "insana/insanlığa" hizmet/fayda sağlamak.. peki bugünkü haliyle bilim elindeki bir veriyi "tez, hipotez, teori, yasa" olarak sınıflamakla bu amacına ulaşabiliyor mu? -gerçeğe ulaşmak için evet.. ama insanoğlunu bölmeye, birbirini kırdırmaya devam ediyor.. yani insanlığa hizmet ederken kaş yapayım derken göz çıkarıyor.. bu sitede teori ile kanun arasındaki fark tartışmaları bir yana bırakalım bilim adamları arasında bile hala "ben evrimi kabulediyorum/etmiyorum" tartışmaları var.. ama ben "yerçekimi kanunun kabulediyorum/etmiyorum" tartışmaları yok.. bu aradaki "farkın farkındalığı" yok henüz insanoğlunda.. insanoğlu "gerçeği" değil "inandığını" arıyor.. gerçeği arayan bilim ama bilimi yapan insanoğlunun kendisi olunca işte bu insani olmayan durumların ortaya çıkması kaçınılmaz oluyor.. çünkü bu evrim teorisi sıradan bir teori değil.. insanoğlunu yani bizi ilgilendiriyor.. insanoğlu henüz "bilmek ve inanmak arasındaki farkın farkındalığına" erişmediği için ve bilimi şekillendiren yine bu insanoğlunun kendisi olduğu için durumun vehameti ortada.. şu teoridir, şu kanundur, şu hipotezdir, bu doğrudur, bu yanlıştır, bu gerçektir vs tartışmalarıyla biribirini yemeye devam ediyor.. ve işin en acı tarafı insanoğluna yol gösterecek olan tek ışığımız bilim bu tartışmaları kesemiyor.. kesemediği gibi bizzat ortam hazırlıyor.. işte bilmek ve inanmak arasındaki farkın farkındalığı bu kadar hayati önem taşıyor.. insanlık, insanlaşma yolunda.. ileriki yüzyıllarda insanoğlunun kollektif bilinci yükseleceği için bilimin elindeki bu değişik verileri çok daha "sağlıklı/insani" bir sınıflamaya gideceğini düşünüyor ve öngörüyorum.. her zaman bahsettiğim bir sınıflama var.. bilgi ve nonbilgi(prebilgi, önbilgi, henüz bilgi olmamış) 1-bilgi: 1-tüm dünya insanlığı tarafından 2-sınanabilinir, 3-tekrarlanabilinir, 4-gözlemlenebilinir özellikeri taşıyan veridir, datadır.. bu özelliklerden bir tanesinin bile olmaması bu veriyi "bilgi" olmaktan çıkarır.. "nonbilgi" yapar.. bu özellikleri taşıyan veri/datalara günümüz bilim terminolojisinde "yasa/kanun" deniyor.. 2-nonbilgi: yukarıda tanımını yaptığım bu 4 özellikten enaz 1'ini taşımayan, insanoğlunun ve bilimin önündeki her türlü veri/data dır.. her nonbilgi, prebilgidir, yani bilgi olmaya adaydır ama bilgi düzeyine çıkabilmesi için yukarıda 4 özellliğin hepsine sahip olmalıdır.. günümüz bilim terminolojisinde bu özelikleri taşıyan veriler/datalar "tez, hipotez, teori" adı altında geçiyor.. insanoğlunun bilmekle inanmak arasındaki farkın farkındalığına varabilmesi için böyle bir sınıflamaya gitmesi gerekiyor.. ya da bilmekle inanmak arasındaki farkın farkındalığına vardıktan sonra böyle bir sınıflamaya gidecek.. yani yumurtamı tavuktan, tavuk mu yumurtadan çıkacak? :) bunu zaman gösterecek.. ama günümüzde bilimin varolan veri/data sınıflamasında henüz "insan/insanlaşma" faktörü maalesef yok.. bilim bile günümüzdeki insanlar arası insani olmayan kaosa hizmet etmekten öte gidemiyor.. çünkü günümüz bilimini vareden/şekillendiren insanoğlu henüz "uyanmamış/farkındalıksız" bir insanoğlu.. |
sayın AerA,
Alıntı:
ve yine bu durumda; sizin için örneğin mükemmel bir araba; bozulmayan, benzini bitse bile giden, rengi solmayan, kirlenmeyen, çarparsa parçalanmayan, benzin tüketimi olmayan, ... şeklinde bir araçdır. işde bu bakış açısıyla bakdığınız sürece şunu asla diyemezsiniz: "hayat mükemmeldir." sizin söylediğiniz: hayat berbat, tasarımlar iğrenç, olmamış bu modeller, dağ taş dere tepe denizler çok kötü, insan çok kötü yaratılmış, yiyecekler, içecekler berbat,.... benim görüşüme göre mükemmel olmak ile hastalanmamak arasında bir ilgi yok. hastalanmak hastalanabilir olmak mükemmel olmaya engel değil. zaten felsefe okursanız mükemmellik kırılmaya en yakın olandır der. islama göre ve allaha göre sizin düşündüğünüz manada bir hayat zaten sabredip allahı sevenler için olacak. o hayatın adı: cennet. hastalanmak yok, susamak yok, terlemek yok, tuvalate gitmek yok, ölmek yok, yaşlanmak yok, kısa veya şişman gibi istenmeyen durumlar yok, evsiz kalmak yok, kötü evde oturmak yok, maddi manevi her türlü eksiklikden uzak bir hayat, .. bir de kendimce şunu düşündüm: ben acıyı severim yemeklerde. bu durumda cennette her şey güzel iken bir süre sonra sıkılma olurmu. bence bunların tedbirleri alınmışdır. biliyorumki cennete direk giremeyeceğim, çünkü günahlarım var. en azından diyorumki allahı seviyorum. ve ona teşekkür ediyorum. namaz kılmasamda. bazen ağzımdan kötü söz çıksada. dinimizin gereklerini atm olarak yerine getiremesemde sonuçda "allahı allah olarak biliyorum". ve ona sevgiyle bakıyorum. bu da beni islamda yapar. ve günahkar olsamda günahlarımı çeker cennetteki evime geçerim. sonsuza kadar cehennemde kalmam. o zaman bu hayat neden böyle ? çünkü amacı itibari ile bu hayatın bir amacı var. o yüzden zaten kısa.. tıpkı 60 dklık bir sınav gibi... kpss ye yada öss ye de benzetebilirsiniz. sınavda size hiç bir kimse karışmaz, istedeğiniz soruyu istediğiniz şekilde cevaplamak veya cevaplamama tercihindesiniz. görmek ve delil olsun diye: "allah a olan sevgimiz"... bu şekilde ayrılsın diye "onu allahı sevmeyenler".. tren ilerliyor. zaten trende kalıcı değilsin. bir süre sonra ineceksin. o yüzden ayaktamı gitmişsin oturarakmı gitmişsin. sızlanmaya gerek yok. bu konuyu yanlış açdıysam link verip başka yere taşıyabilirsiniz... saygılar sevgiler |
| Bütün Zaman Ayarları WEZ +3 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 00:36 . |