![]() |
Dünyanın ilk siyah pilotu Türk(imiş)
Hikayenin kahramanı, 19. yüzyılda Afrika'da Bornu emirliğinden alınıp köle tacirleri tarafından İstanbul'a getirilerek satılan bir kadının torunu.
Bu kadın belki de Abdülmecid tarafından yıktırılan İstanbul'daki köle pazarında satılan son kölelerden biriydi. NTV Tarih Dergisinden Duygu Yılmaz'ın haberine göre, onun adını bilmesek de, kızının adını biliyoruz: "Zenciye" Emine. Zenciye Emine Hanım ile Ali Bey'in üç çocuğu oldu. Bunlardan en büyüğü, 1883 doğumlu Ahmet Ali, öykümüzün kahramanı. "Arap Ahmet" olarak tanınan en büyük çocuk Ahmet Ali, 1904'te Haddehane Mektebine girdi, dört yıl sonra mülâzım-ı evvel, yani üsteğmen oldu. Kasım 1916'da dünyanın ilk siyah pilotu oldu. 18 Aralık 1917'de yüzbaşı rütbesiyle Berlin'e gönderilerek eğitim uçuşlarını tamamladı. 1. Dünya Savaşı'ndan kalan Haliç'teki bazı uçakları Anadolu'ya kaçırma planına yardım etti. İstanbul Boğazı çıkışından itibaren Batı Karadeniz'deki düşman gemilerini takip etmek, raporlamak, deniz harekatını korumak görevini üstlendi. 1949'da emekli olan, 1969'da ölen Ahmet Ali Bey, dünya havacılık tarihinde özel bir yere sahip. İlk savaş pilotu Arap Ahmet'in hikayesi'nin devamı NTV Tarih Dergisi Mart sayısında.. Kaynak:http://www.ntvmsnbc.com/id/25189788 Resimler:http://fotogaleri.ntvmsnbc.com/dunya...ir-turktu.html Hem türk hem arap nasıl oluyor yahu :heh: Ntv yayınlarına nasıl güvenebilirim ki ben şimdi :fear: |
Arap, lakabı olmasın ?
|
Benim dedemin dedesi hacdan gelirken yaninda zenci bir cocuk getirmis. O zamanlarda hacca gidenler bazen bir köle satin alip yanlarinda getirirlermis. Bu cocuk büyümüs, sonra büyük dedem biriyle evlendirmis ve soylari devam etmis, tabii renkleri daha acik, yani siyah degil de bayagi esmer. Bu ailenin lakabi Araplar olarak kalmis. Saraya yakin kisilerin, pasalarin konaklarinda eskiden zenci köleler lala olarak kullanilirmis. Bunlara filmlerde sik sik "Arap baci" diye seslenirler.
Bu kisilerin "Türk" olarak tanimlanmasi bence yanlis degil. Birincisi zaten evlilikler yapildikca karisim artiyor. Ikincisi de "ulus" denilen sey irktan farkli birsey; egitim, kültürel etki, propaganda, dilsel ve dinsel asimilasyon ile olusan birseydir. Ulus zaten var olmaz, sistemli sekilde yaratilir. |
3 Kuşak öncesi, batı Afrika'dan, köle olarak gelmiş ırk olarak; ZENCİ.
Kendisi 3 kuşaktır Osmanlı ve Türkiye coğrafyasında ve devletinde yaşamış vatandaş olarak; TÜRK. Bizlerin, Arapları zenci yanlış zannımızla dilimize düşmüş olan zenci görünüşe lakap olarak; ARAP. |
Atatürk ''Ne mutlu Türk'üm diyene!'' demiş. Yani kendini Türk hisseden herkes Türk'tür.
|
Alıntı:
|
Alıntı:
Sargon'un dediklerine katılıyorum: Bugün fransaya gidersin, fransız mutfağını beğenirsin, çok hoşuna gider, biraz gezersin, fransız yapılarına-mimarisine aşık olursun, fransızların yöresel adetleri, hikayeleri ve geleneksel alışkanlıkları çok hoşuna gider sende bu alışkanlıkları kendine huy edinirsin, yavaş yavaş fransız arkadaşlar, dostluklar edinirsin, fransız gibi yaşamaya başlarsın, fransız bir eşin olur, çocukların olur ve fransız olursun. Atatürk milliyetçiliği dediğimiz olayın bu olduğu söyleniliyor: "Kişi kendini hangi kültür yakın hissediyorsa, bir nevi o kültürün halkına mensup olma özgürlüğüne sahiptir, bu hakkı kimse yasaklayamaz" demeye çalışmış benim anladığım kadarıyla. Artık ne kadar doğrudur bilemeyeceğim. Yurtta sulh, cihanda sulh sözleri bu anlayışıyla bağlantılı fikrimce. |
Alıntı:
Halkına değil de ırkına mensup olma demiş sanki. |
Alıntı:
Şimdi çok iyi araştırılıp okunmalı diyeceğim ama medyada ve internet ortamında birbiri ile siyah-beyaz kadar zıtlaşan sözleri mevcut atatürkün. Özellikle din ile ilgili sözlerinde. O yüzden ne desek boş, ortada atatürkün düşünceleri ve kaleme aldığı sözleri hakkında bir kaynak güvensizliği-sahtekarlığı olduğu aşikar. |
| Bütün Zaman Ayarları WEZ +3 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 20:06 . |