![]() |
Cemal Süreya (Cemalettin Seber)
Site içinde kapsamlı arama yaptım ancak üstadın başlığını bulamadım. Eğer benim gözümden kaçtıysa uyarın lütfen düzeltelim.
Benim için türk şairler arasında en iyilerinden, aynı zamanda bana şiiri sevdiren az sayıda sanatçıdan biri. Benim favorilerimden bi şiirini paylaşmak istiyorum. işte tam bu saatlerde bir yara gibidir su yeni deşilmiş uçlarına sokakların, küçük uçlarında. senin o güneş sarnıcı gözlerin ölüm yası içindeki bir evde olmaması gereken bir şey gibi, kırılan bir ayna gibi. bu saatlerde. çarmıhını yanından eksik etmeyen bir isa gibi merdiven taşıyan bir adam görüyoruz bu adamı ne kadar çok seviyorum, bu kuşu ne kadar sen ne seviyorsun sen zaten sevince alnınla ayıklarsın yeryüzünü, çardaklar binaların ağızlarında aşar gider kendi sınırlarını köpekler gizli bir dağı havlar. bunlar iyidir diyorum bunlar senden haberli, yoksa nerden bilecekler korbon sınırlarında yaşayan balıklar kovadan sızan hiçret gününü, peygamberin parmaklarına asıp paltolarını nasıl girecekler tanrıevine mucizesever müslümanlar, ve on binlerin dönüşü sırasında grek keçilerinin çiftleştiği dağ yolları neyle donacak? yine de sevişirken kullandığımız her kelime hırsızın devirdiği eşya. minibüsleri morarmış sokaklar buğdayın parayla değişildiği paranın ekmekle değişildiği ekmeğin tütünle değişildiği tütünün acıyla değişildiği ve artık hiçbirşeyle değişilmediği acının. o sokaklarda. saatler yağmuru gösteriyor, bugün bu küçük salı günü herşeyi eksik istanbul'un, tepedekilerden başka yalnız galata galata gecenin bodrumlarında beslediği o tükenmez paslanmaz tutkusu bir ağız mızıkası halinde denize yediriyor yavaş yavaş cemal süreya |
o duz ve yeni yaklasma sevistikten sonra,
el ele yurursunuz daracik odalarda; bilincle karilmistir bu sevda, su akar kan yerine damarlarinizda. dusunebilir misiniz gulun tersini, hele bir cocuk yuzunun tersini, olur mu suya dusmus yapragin tersi? parmaklarinizdir karismis bagbozumuna. sesler o kadar da yeni olamaz; elinizde bir erik dali,aymaz; mutfaga gecer dolabi acarsiniz, usulca dagilir gider uzaklara bedeninden baris akan bir zurafa. cemal süreya |
sevgilim, ben şimdi büyük bir kentte seni düşünmekteyim
elimde uçuk mavi bir kalem, cebimde iki paket sigara hayatımız geçiyor gözlerimin önünden çıkıp gitmelerimiz, su içmelerimiz, öpüştüklerimiz 'ağlarım aklıma geldikçe gülüştüklerimiz' çiçekler, çiçekler, su verdim bu sabah çiçeklere o gülün yüzü gülmüyor sensiz o köklensin diye pencerede suya koyduğun devetabanı hepten hüzünlü bu günlerde gür ve çoşkun bir günışığı dadanmış pencereye masada tabaklar neşesiz koridor ıssız banyoda havlular yalnız mutfak dersen, derbeder ve pis çiti orda duruyor, ekmek kutusu boş vantilatör soluksuz halılar tozlu giysilerim gardropda ve şurda burda memo'nun oyuncak sepeti uykularda mavi gece lambası hevessiz kapı diyor ki, "açın beni, kapayın beni" perdeler gömlek değiştiren yılanlar gibi radyo desen sessiz tabure sandalyalardan çekiniyor küçük oda karanlık ve ıssız her şey seni bekliyor, her şey gelmeni içeri girmeni senin elinin değmesini gözünün dokunmasını ve her şey tekrarlıyor seni nice sevdiğimi. cemal süreya |
ve yine en güzellerinden...
durakta üç kişi adam, kadın ve çocuk adamın elleri ceplerinde kadın çocuğun elini tutmuş adam hüzünlü hüzünlü şarkılar gibi hüzünlü kadın güzel güzel anılar gibi güzel çocuk güzel anılar gibi hüzünlü hüzünlü şarkılar gibi güzel cemal süreya |
Bülent Yakut güzel okuyor...
|
| Bütün Zaman Ayarları WEZ +3 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 17:58 . |