![]() |
Gençliğe Hitabe
Kendine ''Atatürkçü'' diyen geniş bir kesim Gençliğe Hitabeden ne anlıyor? Örneğin, Kenan Evren adlı ''darbeci başı'' da kendisinin Atatürkçü olduğunu iddia ediyordu. Günümüzde M.Kemal'in adını dilinden düşürmeyen ulusalcı ittifak da kemalizmden bahsediyor. Kendilerine kızılelma kapsamında bir müttefik de bulmuşlar: MHP! Ordu, yargı, CHP, MHP, İP... Ne entereasn değil mi? Gençliğe Hitabe'yi nasıl anlamış olabilirler acaba? Yalnızca söylemlere değil icraatlere de bakarak oturup yazdım. Sanırım şöyle birşey anlıyorlar;
''Ey Türk gençliği! Birinci vazifen; ABD ile iyi geçinmek, Türk patronlarının çıkarlarını herşeyin üzerinde tutmak, stratejik kamu kuruluşlarını yabancılara satmak, ülkeyi dinci gericilikle donatmak, Avrupa Birliğine üye olmak, farklı halkları asimile etmek, emekçi sınıfları sömürmek, komünizm düşmanlığı yapmak, Deniz'i asmak, Mahir'i kurşunlamak, Nazım'ı sürmek ve tüm bunları benim kurduğum cumhuriyet adına yapmaktır. İkinci vazifen; her 10 Kasım'da beni anmak, saygı duruşunda bulunmak ve hatta amuda kalkmakır! ''Ata'm, sen kalk ben yatam'' diye ağlaşmayanınız bizden değildir, Kürtçüdür! Üçüncü vazifen; benim Anıtkabirimi üç ayda bir elinde bayrakla tavaf etmektir! Daha fazla vazife sıralamıyorum, size çok yüklenmek istemem. Ha, bu arada kafanıza jöle sürmeyin, fazla dekolte vermeyin, bıyık bırakın, adam olun, yağmurda çamaşır bırakmayın, ev ödevlerinizi yapın, kopya çekmeyin, yumurta topuk ayakkabı ve beyaz çorap giyin, bıyıklarınızı yeni kesilmiş çim gibi kırpın, tespihsiz gezmeyin! Bu vazifeleri yerine getirmezseniz, mezarımdan kalkar, hepinizi tek tek öperim!Özellikle ilk vazifenize dikkat çekerim: Amerika'nın gözüne girmek! İşte, mevcudiyetinin ve istikbalinin yegâne temeli budur. Bu temel, senin en kıymetli hazinendir. İstikbalde dahi, seni bu hazineden mahrum etmek isteyecek dahilî ve harici tam bağımsızlıkçılar olacaktır. Bir gün, emperyalizm işbirlikçisi tekelci burjuvazini müdafaa mecburiyetine düşersen, vazifeye atılmak için, içinde bulunacağın vaziyetin kötülük ve onursuzluğunu düşünmeyeceksin! Burjuva çıkarlarına kastedecek düşmanlar, bu memleketin emekçi halkının öz çocukları olabilir. Devrimci mücadeleleri ile, şirketleştirerek dünyaya açtığımız vatanımızın bütün kalelerine kızıl bayrak çekilmiş, bütün tersanelerinde işçiler isyan etmiş, ordularımızın kontgerilla işleri açığa çıkarılmış ve memleketin her köşesinde yoksullar haklarını aramaya başlamış olabilir. Bütün bu şerâitten daha elîm ve daha vahim olmak üzere, memleketin dahilinde, iktidara sahip olanlar Amerika'yla ilişkilerimizi bozmuş olabilirler. Sermayedarlarımız, fakr-ü zaruret içinde harap ve bîtap düşmüş olabilir. Ey Türk istikbalinin evlâdı! İşte, bu ahval ve şerâit içinde dahi vazifen, Türk sermayesi ve çıkarlarını kurtarmaktır! Muhtaç olduğun kudret, damarlarındaki asil kanda mevcuttur!'' Sanırım böyle birşey anlıyorlar. Kendine Atatürkçü diyen öznelerin söylemleri ve özellikle de tarihsel pratikleri bunu gösteriyor. Karar sizin... |
Sevgili Freddie;
baskalarinin ne anladigini bilmem ama ben ne anlamistim ondan bahsedebilirim. Bunun icin epey eskilere geri dönüyorum, cocukluk yillarima; 23 Nisandi sanirim. Bir yavrukurt olarak mini yesil etegimle gecit töreninde nasil yürüdügümü hatirliyorum. Garip duygular sarardi beni, gögsüm kabarirdi, keyiflenirdim, öyle dim dik yürürdüm. Ha, bir de 19 Mayislarimiz vardi, rengarek kiyafetlerin icinde dans ederdik; Kars-Erzurum-Erzincan, Konya- Ardahan benim diye bir sarkinin esliginde... Her ne olmussa olmus, ne anlamissam, ne hissetmissem cok iyi olmus, simdi insan ayrimi yapamiyorum. Sanirim cevap bu: hitabe-kitabe farketmiyor. Sen bundan ne anliyor ve cikariyorsan dügüm orda cözülüyor. Medyada okuyoruz; biri diyor yillarca andi okudum da Türk mü oldum? Yoksa caliskan dogru mu oldum? Türk olamadim ama... Hak veriyorum... Eger kendini Türk görmüyor ise Türküm ( aslinda degilim de) dogruyum, caliskanim ( öyleyim tabi... ama olmayabilir de, bakalim... belki...) birinci vazifem kücüklerimi korumak, büyüklerimi saymak, yurdumu milletimi özümden cok sevmektir (emin degilim ama yapmaya calisabilirim/ asla). varligim Türk varligina armagan olsun ( haydaaaa noluyor niye olsun?) Hatirladigim kadariyla andimiz böyle bisiydi ve parantez icindekiler de Türk kökenli olmayanlarin görüsü olabilir ( kendimce latife yaptim). Simdiii, bana gayet normal görünen, hatta bana güc veren bu and birilerine ters gelebilir. Bu andin icindeki Türk kelimesi kaldirsan kimseye ters gelecegini sanmiyorum. Zamaninda birileri böyle yazmis, böyle gelmis ve gidiyor. Ama illa böyle olacak diye birsey yok. Zamaninda ben kücük bir cocuk iken bana güc verirdi bu sözler. Zannimca kimseye hissetmedigi birseyi zorla söyletmemeliyiz, fakat... Buna benzer hitabeler bence herzaman olmali... Haydi birileri güzel bir hitabe yazsa da kimseler gocunmadan hepbir agizdan gögsü kabara kabara coluk cocuk hepberaber bunlari okusak, fena mi olurdu? Eskiler bu kadarini becermis, bugün eskiyi begenmiyorsak daha iyisini yapabilimeliyiz di mi? |
İP MHP ile ortaklık mı yapıyor ??? Pes doğrusu pes!!
Abi bırak ya yalanına başlatma, kaç kez dayak yedik biz mhplilerde sen biliyor musun ? ne kafana göre atıp tutuyorsun yahu ? Ayıp be arkadaş ? Gerçekten ayıp ama ha. Bırak sen mhpyi siyasette adam sayıyorsan adam sayılmayı bekleme. Mhpliler günahı kadar sevmez bizi kafan iyi mi senin ? Yazdığın gençliğe hitabede çok aptalca olmuş. Mhp gibi salakları bizimle karıştırma! Zamanında abdye köle olmuş pislikler onlar. Sen kendine sosyalist falan mı diyorsun ya ? Nesiniz siz bir avuç grup ? Tuttumurş özgürlük diye ? Adam gibi eylem kapasiteniz yok. Marjinal geçiniyorsunuz . İcraat yok. Deniz'i asan atatürkçü dostum ? mahir'i vuran ? nedir bu genelleme aşkı sende ki ? Libyayı vuranlarda atatürkçüymüş koş hemen karalama yap ? durduğun kabahat yahu :) Dar kafan bazı şeyleri algılamakta güçlük çekiyor ya al sizden birinin yazısı oku da genelleme yapmaktan vazgeç; http://haber.sol.org.tr/yazarlar/mer...usalcilik-1745 (kızgınlığım için özür dilerim ama sayın freddie bu sefer gerçekten haddini aştı.) |
Son bir şey daha söylemek istiyorum;
CHP, MHP, ve İP birbirlerinden kesinlikle farklıdır! CHP artık kendi yolunu çizmiştir. Asla kemalist olamaz! MHP zaten kemalist değil. Kemalizmdeki milliyetçilik ilkesiyle bile uyuşmuyor. (bunun için bir önceki mesajda verdğim makale oku) İP'in yolu ise her zaman farklı oldu. Artık şu kötü genelleme zaafından vazgeç lütfen.Tarihi biliyorsun Deniz'i asanın da kim olduğunu, asılmaması için 5 oy kalmışken kimin ona köstek olduğunu da biliyorsun. Mahir'in öldürülmesinde ki suçluları da biliyorsun. Ayrımı yapmak zorundasın. Kullanılan mhp, kullanılacak olan chp. Öncesi sonrası.Bir zamanlar kemalistliğin nasıl kullanıldığını bende biliyorum.Bu gayet normal bir şey. Ancak bundan dolayı gençliğe hitabeyi böyle tahrif etmen hiç ama hiç uygun değil ! Kutsallıktır şudur budur meselesi değil, zaten türkiye gençlerinin büyük bir kısmı ne andımızı, ne de gençliğe hitabeyi takıyor, okumamışlardır unutmuşlardır bile. Ama ona değer veren az da olsa bir kesim var, saygı duy onlara. |
Alıntı:
Alıntı:
Alıntı:
Alıntı:
Alıntı:
Alıntı:
|
Ey Türk Gençliği!
Birinci vazifen, Türk istiklâlini, Türk Cumhuriyetini, ilelebet, muhafaza ve müdafaa etmektir. Mevcudiyetinin ve istikbalinin yegâne temeli budur. Bu temel, senin, en kıymetli hazinendir. İstikbalde dahi, seni bu hazineden mahrum etmek isteyecek, dahilî ve haricî bedhahların olacaktır. Bir gün, İstiklâl ve Cumhuriyeti müdafaa mecburiyetine düşersen, vazifeye atılmak için, içinde bulunacağın vaziyetin imkân ve şerâitini düşünmeyeceksin! Bu imkân ve şerâit, çok nâmüsait bir mahiyette tezahür edebilir. İstiklâl ve Cumhuriyetine kastedecek düşmanlar, bütün dünyada emsali görülmemiş bir galibiyetin mümessili olabilirler. Cebren ve hile ile aziz vatanın, bütün kaleleri zaptedilmiş, bütün tersanelerine girilmiş, bütün orduları dağıtılmış ve memleketin her köşesi bilfiil işgal edilmiş olabilir. Bütün bu şerâitten daha elîm ve daha vahim olmak üzere, memleketin dahilinde, iktidara sahip olanlar gaflet ve dalâlet ve hattâ hıyanet içinde bulunabilirler. Hattâ bu iktidar sahipleri şahsî menfaatlerini, müstevlilerin siyasi emelleriyle tevhit edebilirler. Millet, fakr ü zaruret içinde harap ve bîtap düşmüş olabilir. Ey Türk istikbalinin evlâdı! İşte, bu ahval ve şerâit içinde dahi, vazifen; Türk İstiklâl ve Cumhuriyetini kurtarmaktır! Muhtaç olduğun kudret, damarlarındaki asil kanda mevcuttur! Mustafa Kemal Atatürk 20 Ekim 1927 Atatürk sanki bugünleri görmüşte yazmış gibi ,gençliğe hitabedeki her şey yerli yerine oturuyor .Ama onun hayalindeki Türk gençliği ortada yok ne yazık ki ! İyi ki bize emanet etmemiş Türk gençliğine emanet etmiş yoksa işimiz zordu. Freddie Türk genci herhalde ki üstüne alınmış ta kendine göre yorumlamış . Onlar öyle yorumlamışlarsa sen doğrusunu yorumlasaydın kardeşim . Adam bağımsız cumhuriyeti koruyun yaşatın diyor , işbirlikçiler satılmış vatan hainleri başta olabilir ,yurdun her tarafı işgal altında her yerine girilmiş her şeyi satılmış olabilir bu durum da yapmanız gereken bağımsızlığınızı kurtarmaktır diyor. Daha ne desin ,işinize gelmiyor da anlamıyorsunuz ! |
Alıntı:
|
Devrim Gazetesi’nin Deniz Gezmiş’le Yaptığı Röportaj Atatürk’ün, “Tam bağımsızlık” ülküsünü kendilerine şiar edinen devrimci gençleri sindirmek için cinayet tedbirlerine kadar varan planlar yapılıyor şu günlerde. Tertipçilerin baş hedeflerinden biri de gençliğin önde gelen liderlerinden Deniz Gezmiş, son olayları şöyle yorumladı: - Türkiye ekonomisi tam bir çıkmaz içindedir. Zamlara rağmen, bütçenin açığı 2,5 milyardır. Bu, tutucular koalisyonunun iflasını açıkça ortaya koymuştur. Tutucu güçler, egemenliklerini uzun süre devam ettiremeyeceklerini anlamış olmanın telaşı içindedir. Devrimci gençlik eylemini engellemek için tertiplere girişmeleri bundandır. Fakat umduklarının tersi olmuş ve bu olaylar bizi daha örgütlü, daha disiplinli ve daha güçlü eylemlere hazırlamıştır. Tertipleriyle gençliği ordunun karşısına düşürmek hedefine ulaşamadıkları gibi, devrimci gençlik eylemi, Mustafa Kemal’ci zinde güçler saflarını biribirlerine kenetlemiştir. Mustafa Kemal adı, geniş öğrenci kitlelerinde daha fazla ağızdan ağıza dolaşır olmuş, forumlarda Bursa Nutku ve Gençliğe Hitabe tekrarlanmış ve bunlar uygulanmıştır. Emperyalistler ve işbirlikçileri, Gazi Mustafa Kemal’in çizgisinin geniş kitlelerde ve bütün zinde güçlerde yankılanmasından korkmuşlardır bugün. - Gençlik eylemleri içinde önemli bir yerin var ve tutucu güçler senin okuldan atılmış olmanı sürekli istismar konusu ediyorlar. Bu durumda senin söyleyeceklerin neler? - Üniversite öğrenimi yapmak Anayasa’nın verdiği bir haktır. Öğrenci olarak devrimci mücadeleye katılmak ise, Mustafa Kemal’in bize yüklediği bir görevdir. Dünyanın bütün gericileri biraraya gelseler bu hakkımızı ve görevimizi elimizden alamayacaklardır. - Mustafa Kemal’in gençliğe yüklediği devrimci görevler nelerdir, biraz daha açıklar mısın? - Türkiye ilk Kurtuluş Savaşı’ndan 50 yıl sonra tekrar yarı-sömürge durumdadır. Ve Kemalist bir Cumhuriyetin başına anti-Kemalist politikacılar geçmiştir. Politikacı, anti-Kemalist karşı devrim hareketine yeşil ışık yakmaktadır. Bu koşullarda gençlik, emperyalizme ve anti-Kemalist gidişe karşı verilen savaşta somut olarak ön safta bulunmaktadır. Elbette tarihi önderlik sorunu ayrı bir konudur. Bugün için gençlik, mümkün olduğu kadar geniş halk kitlelerini emperyalizme karşı mücadeleye katmak için devrim ci eylemde bulunacaktır. Kemalist Devrim tamamlanacak ve onun emperyalizmle çelişen bütün milli sınıf ve tabakalara maledilmesi sağlanacaktır. Gençlik bütün Kemalist güçlerle yek vücut olmak zorundadır. - Halk kitlelerini emperyalizme karşı mücadeleye katmak için gençliğin dayanışma içinde bulunacağı Kemalist güçler kimlerdir? - Bugün Türkiye’de Kemalist Devrim’in bekçiliğini yüklenen güçler arasında başta ordu, 27 Mayıs’ı yapan güçlerin önemli bir yeri vardır. Anti-Kemalist karşı devrim hareketine karşı gençlik bütün zinde güçlerle eleledir. Emperyalizmin işbirlikçileri gençlik ile öteki zinde güçlerin arasını açmak istemektedir. Fakat aynı inançta olan, yani emperyalizmi kovmuş, feodal unsurları tasfiye etmiş bir Kemalist Türkiye isteyen bu ilerici güçlerin arasını anti-Kemalist karşı devrimi tezgahlayanlar açmayı başaramayacaklardır. - Emperyalizme karşı nasıl bir mücadele verilecektir? - Bugün Amerikan emperyalizmi saldırganlık yolunu seçmiştir. Buna karşı biz de, emperyalizmin parmağının bulunduğu her yerde ona karşı aynı silahlarla mücadele yolunu seçtik: tıpkı Mustafa Kemal’in 50 yıl önce yaptığı gibi. Emperyalizm bugün millici güçleri tasfiye etmek için listeler hazırlamakta ve bütün kurumlarımıza elini uzatmaktadır. Bizse onları defterden sileli çok oldu. Milli kurumlarımıza uzanan elleri de kırmakta kararlıyız. - Bazı çevreler bu görüşleri, “devrim yobazlığı” sayıyorlar. Bu sence nasıl açıklanabilir? - Devrimcilik demek halk dalkavukluğu demek değildir. Her şeyden önce devrimcilerin görevi halkın önünde gitmek, halkın gerçek özlemleri için mücadele etmektir. Halk için düzen değişikliği isteyen gençliğe halk karşıdır gibi saçma bir iddiayla Kanlı Pazarları görmezlikten gelen ve gerçek devrimciyi yobazlıkla suçlamaya kalkışan tatlısu devrimciliğine özenmiş politikacı, aslında tutucu güçler koalisyonunun usta propagandalarının esiri olmaktadır. Politikacı, “halk kızar” diye, halk düşmanlarının uşaklığını yapmaktadır. Değirmenköy, Elmalı, Göllüce köyleri, davalarını desteklediğimiz bu topraksız köylüler bize hiç kızmadı, aksine gençliği bağrına bastı. Demir Döküm işçileri de öyle yaptı. Devrimci gençliği halkçı görünüp, egemen sınıflara göz kırpan tatlısu devrimcisi politikacı anlamaz ama işçi ve köylü anlar. Devrimci gençlik de onlara dalkavukluk etmez, gerçek kurtuluş yolunda onlarla birlikte mücadele eder. Hem egemen sınıflara göz kırpan oy goygoyculuğu, hem devrimcilik olmaz. Bugün bizi devrim yobazı olarak nitelendiren birkaç CHP yöneticisi Ortanın Solu tabanını temsil etmemektedir. Anti-Kemalist karşı devrimcilerin yanında yer alan bu birkaç yöneticiyle ortak bir mücadele söz konusu değildir. Fakat şuna inanıyoruz ki, tam bağımsızlık isteyen dürüst Ortanın Solu tabanı Kemalist bir Türkiye’nin kurulması için bizimle birlikte mücadele edecektir.” (Doğan Avcıoğlu’nun çıkardığı Devrim Gazetesi - 23 Aralık. 1969 -sayı: 10 - sayfa: 2-7) |
Alıntı:
Alıntı:
|
Alıntı:
Madem çok biliyorsun anlat bakalım nasıl düzelir bu dünya. Senin marksisst leninist düzeninle. |
| Bütün Zaman Ayarları WEZ +3 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 16:27 . |