Turan Dursun Sitesi Forumları

Turan Dursun Sitesi Forumları (https://turandursun.com/forumlar/index__1.php)
-   Servis Şartları & Site Duyuruları (https://turandursun.com/forumlar/forumdisplay.php?f=11)
-   -   "Bunları Biliyor muydunuz?" köşesine öneriler (https://turandursun.com/forumlar/showthread.php?t=2418)

22-07-2006 22:18

"Bunları Biliyor muydunuz?" köşesine öneriler
 
Sitemizin sol sütununda bulunan "Bunları Biliyor muydunuz?" köşesine önerilerinizi bekliyorum. Beğenilenler olursa ekleme yapılacaktır.

sargon 22-07-2006 23:00

Re: "Bunları Biliyor muydunuz?" köşesine öneriler
 
1. Hz. Ömer'in Muhammed'in cenaze namazı kılınırken, elde kılıç müslümanları Ebubekir'e biat ettirmeye çalışıyor olduğunu

2. Adaleti övülen Ömer adlı kişinin aslında II. Ömer olduğunu

Aklıma geldikçe yazarım

deli_cevat 23-07-2006 14:15

Re: "Bunları Biliyor muydunuz?" köşesine öneriler
 
abi benu mustalık gazası iyi olur heralde

Ebu Said el Hudrî anlatıyor:

- "Peygamberle birlikte Benû Mustalık Gazası'na çıktık. Ve Arap tutsaklarından tutsaklar elde ettik. O sırada kadınlar iştahımızı çekti. Bekârlık çok güç gelmişti bize o günlerde. Ve azil yapmak istedik. İs*tiyorduk azil yapmayı Ancak, Peygamber aramızdayken ona sorma*dan nasıl azil yapacağız?' dedik ve gidip peygambere sorduk. Peygam*ber de azil yapmamakta sizin için bir sakınca yoktur. (Yapabilirsiniz de. Yapmaya bilirsiniz de.) Ama bilin ki, kıyamet gününe değin mey*dana gelecek bir yavru, ne olursa olsun meydana gelir." (Bkz. Buhari, e's-Sahih, Kitabu'l-Itk/13; Tecrîd, hadis no: 1596; Müslim, e's-Sahih, Kitabu'n-Nikâh/127, hadis no: 1438; Ebu Davud, Sünen, Kitabu'n-Nikâh/49, hadis no: 2170.)

Kimileri, "azl"in ne demek olduğunu bilmedikleri için bu hadisin anlamını tam olarak anlamamışlardır.

"Azl" (azil), cinsel ilişki sırasında, erkeğin, meniyi, kadının cin*sel organına boşaltmadan çekmesidir. Yani, meniyi kadınlık organının dışına boşaltmak.

Hadiste anlatılanın özeti şu:

Müslümanlar, ellerindeki "tutsak kadınlar"la cinsel ilişkide bu*lunmak istiyorlardı. Ama bir sorunlan vardı: Ya çocuklan olursa? iliş*ki kuracaklan bu kadınlardan çocuk olsun istemiyorlardı. Tecrid "tü-tercim"i Kamil Miras, bu istememeyi, şöyle açıklıyor:

"Bu suretle (yani meniyi dışa boşaltmak biçiminde) esir kadmla-

34

*

ra yaklaşmak istemeleri (şu yüzdendir): Yüklü (gebe) veya evlat anası kadınlar satılamazdı. Halbuki gazilerin paraya ihtiyaçlan bulunduğun*dan satmak istiyorlardı." (Bkz. Diyanet yayınlanndan Tecrîd, 1596

numaralı hadis, not: 1.)

Kısacası: Tutsak kadınlann ırzına geçebilirlerdi "gaziler". Ama bu işi yaptıktan sonra da "çocuk sorunu"yla karşılaşmak istemiyorlar*dı. Çünkü gerektiğinde bu tutsak kadınlan satabilirlerdi. Buna bir en*gel çıkmamalıydı. "Azl"i bunun içki istemiş ve "Peygamber"e danış*mışlardı. Peygamber de temelde bu kadınların ırzlanna geçilmesinde bir sakınca görmüyordu, buna izin veriyordu. "Azl"e gelince. Bunda da bir sakınca bulunmadığını dolaylı olarak belirtiyordu.

(kaynak; Din bu 1. kitap)

Russell 23-07-2006 15:12

Re: "Bunları Biliyor muydunuz?" köşesine öneriler
 
Allah'ın, melekleriyle birlikte muhammed'e salavat getirdiğini (duâ edip namaz kıldığını) biliyor musunuz?

Russell 23-07-2006 15:16

Re: "Bunları Biliyor muydunuz?" köşesine öneriler
 
İLHAN ARSEL'DEN:

Tükrügü'nün, sümügü'nün, balgami'nin ve ellerini/ayaklarini yikadigi abdest suyunun "kutsal" oldugunu söyliyerek, ve bu suyu insanlara içirterek övünür:


Enes Ibn-i Mâlik'in rivâyetinden ögrenmekteyiz ki Muhammed, namazda iken elbisesinin içine tükürüp sümkürürmüs1. Bununla anlatmak istedigi sey, namazda kolaylik olsun için baskalarinin da bu sekilde hareket edebilecekleri imis. Nitekim namaz sirasinda kisilere sol yana, ya da sol ayagin altina tükürme olanagini tanimakla beraber esas itibariyle elbiselerinin içine tükürmelerinin daha iyi olacagini söyler ve onlara örnek olmak için kendi elbisesinin kenarindan tutup içine tükürür ve: "Iste böyle yapin" derdi 2. Kendi tükrügünün "temiz" ve "kutsal" olduguna inanmis, ve baskalarini da buna inandirmisti. Sadece tükürügünün degil, fakat sümügünün ve agzindan çikan balgamin, ya da abdest alirken ellerini ve ayaklarini yikadigi suyun dahi "kutsal" ve "temiz" (tahir) nitelikte olduguna inanmis idi ve bunu kendisi için bir övünme vesilesi yapmisti; Tanri'dan geldigini soyledigi vahy'lerle müslüman kisileri de buna inandirmisti. Ebû Mûsâ (el-Es'ârî) den Buharî'nin rivâyet ettigi bir Hadîs hükmüne göre Muhammed, ellerini ve yüzünü bir kabin içinde yikadiktan sonra agzindan su püskürtür, yâni suyun içine tükürür ve sonra etrafindakilere: "Bu sudan içiniz ve yüzünüze, gögsünüze dokünüz" diye emrederdi. Ebû Hüreyre'nin, Ebû Mûsâ'dan rivâyeti aynen söyle: "(Bir def'a) Nebiyy-i Muhterem..., içinde su bulunan bir kab istedi. Ellerini, yüzünü kabin içinde yikadiktan sonra içine (mubarek agzindan) püskürdü... Sonra onlara: -'Bu sudan içiniz ve yüzünüze, gögsünüze dökünüz'- buyurdu" 3.

Huneyn gazâsi'nda elde edilen ganimet'in paylasilmasi için Ci'râne denen mevkide bulunuldugu sirada Muhammed'in, bir kap içinde ellerini yüzünü yikayip agzindan püskürttügü suyu Mûsa ile Bilâle içirtmesiyle ilgili olarak Ebû Hüreyre'nin Ebû Mûse'l-Es'arî'den rivâyeti söyle: "... Sonra Resûlullâh içi su dolu bir bardak, bir kap istedi. Bu kap içinde ellerini ve yüzünü yikadi (Agzindaki bir miktar suyu da) buna ilâve etti. Sonra Ebû Mûsa ile Bilâl'e: -Bu sudan içiniz ve yüzünüze, gögsünuze sürünüz! Size müjde veririm- buyurdu. Ebû Mûsa ile Bilâl de su kabini aldilar. Ve Resûlullâh'in emri vechile yaptilar. Resûlullâh'in kadini Ümm-i Seleme perde arkasindan: -Ogullarim, o sudan ananiza da ikrâm ediniz!- diye seslendi. Onlar da ondan bir miktar Ümm-i Seleme'ye ikrâm ettiler" 4 . Görülüyor ki Muhammed'in elini, yüzünü, burnunu temizleyerek abdest aldigi, agzindan, burnundan çikardigi ve içine tükürdügü su'yu içmek Ümm-i Seleme'ye öylesine özenilecek bir sey görünmüstür ki, kdincagiz dayanamayip "... Ogullarim, o sudan ananiza da ikrâm ediniz!..." demekten ve ayni suyu içmekten kendini alamamistir. Islâm kaynaklarindan ögrenmekteyiz ki, Ebû Mûsa, Bilâl, ve Ümm-i Seleme gibi, diger Müslüman'lar dahi Muhammed'in agzindan, burnundan çikan suyu kutsal bilip bununla abdest almayi, ya da bu suyu içmeyi, kendileri için mutluluk sayarlar, ve içerlerken de Muhammed'e duâ'lar yagdirirlardi. Enes b. Mâlik'in rivâyetine göre, Muhammed'in abdest aldigi sudan yetmis seksen kisinin abdest aldigi görülmüstür. Enes b. Mâlik'in rivâyeti söyle: "Nebiyy-i Ekrem... (bir kere) bir kap su istedi. Içinde biraz su bulunan agzi genis, dibi dar bir kap getirildi. Parmaklarini içine koydu... artik parmaklari arasindan suyun kaynadigini (gördüm). O sudan abdest alanlari yetmis ile seksen arasinda tahmîn ettim" 5.

Yine bunun gibi Muhammed, abdest alip içine tükürdügü su'yun hastaliklari giderdigine dâir bir kani yaratmisti. Abdest almasi söyle olurdu: bir kap içine su getirtir, önce bir avuç su alip agzini çalkalar ve burnuna çekerdi. Sonra bir avuç su alip, sag avucunu sol avucu ile birlestirerek onunla yüzünu yikardi. Yine bir avuç su alip sag kolunu, yine bir avuc su alip sol kolunu yikardi. Sonra basini mesheder, sonra bir avuç su alip sag ayagina tâ yikayincaya kadar azar azar dökerdi. Yine bir avuç su alip sol ayagini yine öylece yikardi6. Ve iste çogu kisilerin hastaliklarini, bu sekilde abdest aldigi abdest suyu ile iyilestirme gelenegini edinmisti. Ona inanan kisiler de hastaliklarinin bu sekilde tedavi edilecegini sanirlardi.

Muhammed, sadece abdest suyunun degil fakat kendi tükürügünün ve sümügünün ve agzindan çikardigi balgam'in dahi kutsalligina halki öylesine inandirmisti ki, etrafinda bulunanlar onun agzindan çikan balgami bile kapisarak, ellerine yüzlerine sürerler, böylece onun "uhrevîyeti'nden" yarararlanacaklarini (örnegin çok uzun ömürlü olacaklarini, ya da hastaliklardan kurtulacaklarini, vs...) sanirlardi 7. Bu saf insanlarin bu sekilde davranislari Muhammed için ayrica bir övgü vesilesi olurdu. Bunun ilginç bir örnegini, Taberî gibi Islâm'in en saglam kaynaklarinda bulmaktayiz. Örnegin Taberî'nin, T. C. Millî Egitim Bakanligi tarafindan Türkçe'ye "Milletler ve Hükümdarlar Tarihi" adiyla çevirilen kitabinda anlatilan bir olay var ki, Kureys'li Urve b. Mes'ûd'un izlenimleri olarak söyledir: Hicret'in 6.ci yilinda Muhammed, Hudeybiye seferi'ne çiktigi bir sirada Kureys'lileri bir "mütarekeye" sürüklemek maksadiyle tehditler savurmaya baslar: "Bir mütareke kabûl etmezlerse Kureys ile ölünceye kadar harb edecegîm" diye konusur. Bu tehdit'den yilan Kureys'liler, baris andlasmasi yapmak isterler, ve aralarindan birini, Urve b. Mes'ûd'u, görevlendirip Muhammed'e gönderirler. Urve gider ve Muhammed'le andlasma hükümlerini görüsmek üzere bir süre orada kalir. Ve görür ki, Muhammed'in yaninda bulunan Ashâb'dan kisiler Muhammed'i öylesine kutsal bilmektedirler ki onun öksürüp aksirdigi zaman etrafa siçrattigi tükürügü, sümügü ve balgami kapisarak yüzlerine sürerek ovusturmakta, ya da abdest aldigi su ile abdest almaktadirlar. Taberî, biraz yukarda degindigimiz kitabinda, Urve'nin izlenimlerini söyle özetliyor: "Urve, Tanri elçisinin sahabelerine hafifçe baktigi zaman gördü ki, Tanri elçisi öksürüp aksirdigi vakit burnundan ve agzindan çikan balgam ve sümüklerin üzerine uçusuyorlar, herkes bu balgam ve sümükle yuzünü ve derisini ogusturuyordu... Bir sey emrederse, hemen o kisi yapiyor, abdest alirsa onun yikandigi su için az kalsin birbirlerini öldürüyorlardi..." 8.

Öyle anlasiliyor ki abdest aldigi ve içine tükürdügü suya varincaya kadar, vücûdundan çikan, ayrilan her seyi "kutsal" imis gibi görmek ve göstermek, ve bununla övünmek Muhammed'in mutlulugu olmustur. Hele abdest alip içine tükürdügü suyun, ya da aksirdigi vakit agzindan burnundan çikan balgaminin ve sümügünün insanlar tarafindan kapisildigini, içildigini, yüze, göze sürülüp ogusturuldugunu görmek, onun için daha da büyük bir mutluluk ve övünme nedeni olmustur.

Ve ne hazindir ki bu inançla yogurdugu insanlar, sadece onun ellerini ve yüzünü yikadigi ve içine tükürdügü abdest suyunu, ya da agzindan, burnundan çikardigi balgamini ve sümügünü degil, fakat Arap cezîresi'nin "en güzide" develerinden oldugu söylenen "Kisvâ" adindaki ünlü devesinin agzindan saçilan köpükleri dahi kutsal bilir olmuslardir. Hârice Ibn-i Zeyd'in, Vedâ hacci sirasindaki anilari, bunun böyle oldugunu göstermekte; söyle der: "Resûl-i Ekrem Arafât hutbesini irâd ederken ben 'Kisvâ' nin basi altinda bulunuyordum.. Her tarafa ihtisâm arz eden devenin agzindan saçtigi köpükler benim basima doluyordu" 9 .

Kuskusuz ki Muhammed, kendi tükrügünün ve sümügünün oldugu kadar, kendi devesinin agzindan çikan köpüklerin dahi halk tarafindan bu sekilde "kutsal" nitelikte bulunmasindan hosnud olmus, kendinden olan her seyin yüceligiyle övünmeyi mutluluk saymistir.




Ancak ne var ki kendi tükrügünün ve sümügünün ve balgaminin "temizligi" ve "kutsalligi" ile övündügü hâlde, diger kimselere âit bu ayni seyleri "pis" bulurdu. Her ne kadar Islâm bilginleri arasinda, yukardaki Enes Ibn-i Mâlik'in rivâyet ettigi hadîs hükmüne dayali olarak, halktan kisilerin agizlarindan (agizlari yarali ve irinli olmamak sariyle) çikan tükürügün "temiz" oldugunu belirtenler olmakla beraber bunun böyle olmadigini söyleyenler de vardir. Örnegin Selmân Fârisî ve diger bazilari: "Tükürük ve salya gibi seyler agizdan ayrilinca pis olur" demislerdir 10. Fakat buna karsilik Muhammed'in tükürügünün ve salyasinin her bakimdan temiz oldugu görüsünde diger ülemâ ile birlesmislerdir. Selmân Fârisî'nin görüsünün daha geçerli oldugu suradan anlasilmaktadir ki Muhammed, müslüman kisilerin tükrük ve balgami'nin birbirlerine "ezâ" teskil ettigini söylerdi. Nitekim Sa'd Ibn-i Vakkâs'in rivâyetine göre söyle demistir: "Içinizden her kim mescide tükürüp (balgam çikaracak olursa) tükrügünü bir mü'minin tenine veya libâsina dokunup ezâ vermemek için yok etsin (gömsün)..." 11.

Görülüyor ki baskalarinin tükürügünü, sümügünü müslüman kisiler bakimindan "ezâ" niteliginde gören Muhammed, kendisinin kutsalligina ve her bakimdan "temiz" olduguna inanmis olarak içine sümkürdügü suyu "Bu sudan içiniz ve yüzünüze, gögsünüze dokünüz" diye emredebilmis, ve hiç kuskusuz bunu övünme vesilesi bilmistir.

1 Bu konudaki hadîs'ler için bkz. Sahih-i... Cilt I, sh. 163, ve ayrica sh. 195, Hadîs no. 178; ayrica bkz. Cilt II, Hadîs no. 262,263,264)

2 Hadîs'ler için bkz. Sahih-i... (Cilt II, sh. 353 ve d. Hadîs no. 353)

3 Bu hadîs'ler için bkz. Sahih-i... (Cilt I, sh. 163, Hadîs no. 148)

4 Sahih-i... (Cilt X. sh. 338 ve d. Hadîs no. 1634)

5 Sahih-i..., Cilt I. sh. 165, hadîs no. 150

6 Buharî'nin Abdu'llâh b. Abbâs'tan rivâyeti için bkz. Sahih-i..., (Cilt I. sh. 133, Hadîs no. 115)

7 Bu konudaki hadîs'ler için bkz. Sahih-i... (Cilt IX, sh. 259; ve Cilt X, sh. 339; ve Cilt XII, sh. 285). Ayrica bkz. Taberî, age (1966) (Cilt II, sh. 550-1)

8 Taberî, Milletler ve Hükümdarlar Tarihi (Millî Egitim bakanligi yayinlari, Ankara 1966, Cilt II. sh. 550-551). Bu konuda ayrica bkz. Sahih-i..., (Cilt VIII< sh. 161 ve d. Hadîs no. 1164). Ayrica bkz. Ilkhan Arsel, Seriât'tan Kissa'lar II, (Kaynak Yayinlari, 1997, sh. 203)

9 Sahih-i... (Cilt VI. sh. 54-55)

10 Bkz. Sahih-i... (Cilt I, sh. 195)

11 Müsned-i Ahmed' te yer alan bu hadîs için bkz. Sahih-i... (Cilt II, sh. 355-6)

meas_0 23-07-2006 15:20

Re: "Bunları Biliyor muydunuz?" köşesine öneriler
 
Allah'ın, melekleriyle birlikte muhammed'e salavat getirdiğini (duâ edip namaz kıldığını) biliyor musunuz?

Russell bu bahsettigini hadis kitaplarındanmı aktardın buraya nerden söylermisin?

Russell 23-07-2006 15:26

Re: "Bunları Biliyor muydunuz?" köşesine öneriler
 
Alıntı:

meas";p=&quot´isimli üyeden Alıntı (Mesaj 39825)
Allah'ın, melekleriyle birlikte muhammed'e salavat getirdiğini (duâ edip namaz kıldığını) biliyor musunuz?

Russell bu bahsettigini hadis kitaplarındanmı aktardın buraya nerden söylermisin?


Ahzab suresi 56. ayet.

meas_0 23-07-2006 15:36

Re: "Bunları Biliyor muydunuz?" köşesine öneriler
 
MUHAKKAK KI, ALLAH VE MELEKLERI, PEYGAMBERE HEP SALAT ILE IKRAMDA BULUNURLAR. EY IMAN EDENLER, HAYDI ONA TESLIMIYETLE SALAT VE SELAM GETIRIN!

56. ALLAH VE MELEKLERI, PEYGAMBER'E ÇOK SALEVÂT GETIRIRLER. EY MÜMINLER! SIZ DE ONA SALEVÂT GETIRIN VE TAM BIR TESLIMIYETLE SELAM VERIN.

ŞU BIR GERÇEK KI, ALLAH VE MELEKLERI, O PEYGAMBER'E DESTEK VERIRLER/ONUN ŞANINI YÜCELTIRLER. EY INANANLAR! SIZ DE ONA DESTEK OLUN/ONUN ŞANINI YÜCELTIN VE ONA IÇTENLIKLE SELAM VERIN.


ahzap suresi 56 ayet ben namaz kılıp dua edildi diye birşey görmedim!

Russell 23-07-2006 15:45

Re: "Bunları Biliyor muydunuz?" köşesine öneriler
 
salat, salavat= namaz

deli_cevat 23-07-2006 17:20

Re: "Bunları Biliyor muydunuz?" köşesine öneriler
 
böğğğğk ne biçimmiş bu tükürük sümük felan


Bütün Zaman Ayarları WEZ +3 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 18:24 .