Turan Dursun Sitesi Forumları

Turan Dursun Sitesi Forumları (https://turandursun.com/forumlar/index__1.php)
-   İslam (https://turandursun.com/forumlar/forumdisplay.php?f=9)
-   -   Neden Hz.Muhammed kuran'ı kitap haline getirme emri vermedi? (https://turandursun.com/forumlar/showthread.php?t=2458)

jayjay 27-07-2006 19:27

Neden Hz.Muhammed kuran'ı kitap haline getirme emri vermedi?
 
Merhaba arkadaşlar şimdi aklıma takılan bir soruyu tartışmaya açıyorum. Bilenler bilmeyenlere(benim gibilere) anlatsın.

Hz. Muhammed veda hutbesinde artık görevinin bittiğini söylemiştir. Veda hutbesi 3 gün boyunca parça parça okunmuştur. (bkz: www.enfal.de/itarih28.htm) Ardından sonraki günlerde hz. muhammed ölmüştür.

Benim sorum şu neden islamın peygamberi sağlığında kuran'ı derleyip bir kitap halinde toplama emri vermemiştir.

Yoksa kitabına daha eklemeler yapacağını mı düşünmüştür?

Saygılar sunarım... cevaplar bekliyorum.

27-07-2006 19:56

Re: Neden Hz.Muhammed kuran'ı kitap haline getirme emri verm
 
buram buram zeka kokan bir soru ya demi ama güzel kardeşim verseydi matbaaya bigüzel kitap yaptırsaydı sonrada hemen çoğalttırıp heryere yaysaydı zaten işi gücü hiç yok hem ondan sonrada kim toplayacak demi *haha ama. arkadasım veda hutbesinde son ayet geliyor sonra birkaç gün sonra vefat ediyor hem madem kendisinden sonra toplanıyor sanane yahu
son ayetten sonra dünyadan gitmesi bu kadar az bir süre kalmışken nasıl hemencecik toplayacak
not:aklan her gelen soruyu sorma önce düşün taşın aklın süzgecinden geçir sonra sor

jayjay 27-07-2006 20:00

Re: Neden Hz.Muhammed kuran'ı kitap haline getirme emri verm
 
O zaman allahı onu hemene öldürmeseydi de birazcık bekleseydi.

Fena mı olurdu yane? Ne var ki Hz.Muhammed'de bu kadar acele yanına almak istiyor bu allah?

Böylece ayetler dağılmamış ve allahının isteğine göre dizilmiş olurdu.

Yalan mı müslüman?

vacsmt 28-07-2006 18:34

Re: Neden Hz.Muhammed kuran'ı kitap haline getirme emri verm
 
Bu formu okurken rastladığım bir yanlışı düzeltmek isterim.
Hz.Muhammed en son ölümünden 80 gün önce vahiy almıştır.
Ölümünden birkaç gün önce vahiy aldığı bilgisi doğru değil.
Bu hususta zaten Kütübi Erbaa yı oluşturan Siyer kitaplarında
bir ihtilaf yok .....

28-07-2006 19:29

Re: Neden Hz.Muhammed kuran'ı kitap haline getirme emri verm
 
peygamber görevini tamamladı ve ayrıldı kitap toplama işini ise ondan sonra büyük bir itinayla toplatıldı hiç merak etme

jayjay 29-07-2006 11:09

Re: Neden Hz.Muhammed kuran'ı kitap haline getirme emri verm
 
vacsmt abicimben bu forumu tekrar tekrar okudum ancak "ölümünden bir kaç gün önce vahiy aldığı ile ilgili" bir bilgi göremedim, sen nerede gördün?

deli_cevat 29-07-2006 14:00

Re: Neden Hz.Muhammed kuran'ı kitap haline getirme emri verm
 
KUR'ANTN ORİJİNALLERİ YAKILDIĞI İÇİN ŞİMDİ YOK
Kur'an'm ilk orijinali: Küçük taşlar, deri, ağaç parçası kemik gibi çeşitli nesnelere yazılıydı. Yakıldı.
Kur'an'ın ikinci orijinali: Ebubekir döneminde yapılan derleme. Yakıldı.
Kur'an'ın üçüncü orijinali: Osman döneminde oluşturulan "yaz*malar". Bunlar da dünyanın hiçbir yanında yok.
inceleme ve aktarmalarda görülen o ki: Muhammed'in "vahy katiplerine yazdırdığı" bildirilen "Kur'an"ın ne "aynı", ne de "tümü" eldeki Kur'an'da.
Halife Mervan kendi gerekçesini şöyle açılar; "Onda yazılı olan*lar, Osman tarafından yazdırılan mushaflara geçmiştir. Artık.ona ger

http://img84.imageshack.us/img84/1429/kuran1cs9.jpg

Emevi Halifesi Mervan İbni Hakem, orijinal nüshayı Hafsa'nın sandığın*dan alıp yaktırıyor. (Dr. Suphi e's-Salih, Mebahis fi ulûm-il Kur'an s.83)."

http://img220.imageshack.us/img220/5169/kuran2nn0.jpg
rek kalmamıştır. Yakılıp yokedilmeseydi, zamanla kuşku*lara yol açılabilir, ondan alı*narak yazılan mushaflar çev* resindeki kuşkularıönlenmeyebilirdi. Bundan korktum, o nedenle yaktır* (Kaynak: îb Ebi Da-vud,Leiden 1937, yay., s. 243-Suphi e's-Salih Mebahis
Fi ulûm-il Kur'an).
Kur'an nasıl derlendi?
Kur'an ayetleri bugünkü biçimiyle yazılıp bir araya ge*tirilmiş değildi. Hadislerde peygambere vahy olan ayet*ler çeşitli nesneler üzerinde yazılıydı; hepsi de dağınık durumdaydı. Ayetler "Lihaf" (küçük taşlar), "Rıka" (deri, ağaç yaprağı, bir çeşit kağıt), "Ektaf" (deve; ve koyun ke*mikleri), "Üsub" (ağaç parça*sı) gibi nesnelere yazılmıştı.
Celalettin Suyuti El itkan fi ülûm-il Kur'anMısır,1978, Dördüncü baskı.
"Yitip gitmesin" diye tü*münü bir araya getirme çaba*sına ilk kez Halife Ebubekir döneminde gerek duyuldu ve bu çabalar gerçekleştirildi.
Bir aktarma da "bunların tümünün peygamberin evinde, bir ara*da bulunduğu ve dağınıkken bir araya getirip, içinden eksilen olmasın

http://img84.imageshack.us/img84/9431/kuran3iv4.jpg

Muhammed öldüğü zaman Kur'an'ı bütünüyle ezberlemiş olan dört kişi vardı. (Buharı, e's-Sahih, Kitabu Menjüabi'l-Ensâr/17, s.229
diye ortasından iple bağlanmış olduğu" da açıklanır.
Buhari'nin yer verdiği bir hadise göre; "Dinden dönüş ("ridde") olayları ve bu olaylar nedeniyle savaş hali vardı. Kur'an'ı ezber etmiş kişilerin bir bölüğü ölmüştü, ölenlerin sayısı artabilirdi, bunların tümü ölüp gitmeden KuPan'ın orada burada yazılı ayetleri derlenmeli, tümü bir kitap durumuna getirilmeliydi. Hattaboğlu Ömer durumu ve konu*nun önemini Halife Ebubekir'e anlattı. Ayetlerin derlenmesini önerdi. Halife başlangıçta pek doğru bulmamıştı bu görüşü.
"Peygamberin yapmadığı şeyi yapmak nasıl doğru olabilirdi?" diye düşünüyordu. Ömer direndi ve önerisini kabul ettirdi. îşin ger*çekleşmesi için de Zeyd İbn Sabite görev verildi. Zeyd "Ebubekir ba*na: 'Sen akıllı bir gençsin. Peygambere vahy de yazdığın için senin ba*şaracağına güveniyorum. Araştır ve topla Kur'an ayetlerini!' dedi. Tanrıya ant içerek söylerim ki, dağlardan bir dağı yükleyip taşımayı önerseydi, buyurup verdiği görev kadar bana ağır gelmeyecekti. Yani Kur'an'ı derlemek kadar" diyor, ama sonunda görevi kabul ettiğini söylüyor ve işi nasıl yaptığını şöyle dile getiriyor '
"Kur'an (ayetlerini) derlemeye koyuldum. Hurma dallarından,
küçük taşlardan ve kişilerin ezberlerinden izleyip derledim. îşin so*nunda, Tevbe (Beraet) suresinin sonunu, Ebu Huzeymetul -Ensari'de buldum. Ki, başkasında da bulamamıştım bu parçayı". Zeyd, bu par*çanın Tevbe Suresinin sonundaki ayetleri (128 ve 129. ayetleri) oluş*turduğunu açıklıyordu.
Böylece Zeyd, Kur'an ayetlerini derleme işini yaparken iki kay*nağa başvurmaktaydı: Ayetlerin yazılı bulunduğu nesneler (ağaçlar, taşlar...) ve ezber bilenlerin bellekleri.
Ebubekir döneminde yazılan Kur'an için başvurulan ezbercilerin -başka deyişle hafızların sayısı Müslümanlar arasında tartışmalıdır. O döneme ilişkin önemli kaynaklardan Buhari'nin "e's-Sahihi"nde yer alan üç hadisten anlaşıldığı kadarıyla Kur'an'ın tümünü ezberleyenle*rin en iyimser rakamla 7 kişi olduğu kabul edilebilir. Aynı zamanda Peygamber dönemindeki "hafız"ların, yani Kur'an'ı tümüyle ezberle*miş olanların sayısı pek azdı.
Buhari'nin "e's-Sahih"inde geçen" hadis şöyle: Birinci hadis: Amr Îbnu'1-Ass anlatıyor: Peygamberin "Kur'an'ı dört ki;şiden alın, Abdullah İbn Mes'ud'dan, Salim'den, Muaz'dan ve Übeyy İbn KaVden" dediğini işittim. (Buhari, Fadailu'l-Kur'an 8.)
İkinci hadis: Enes anlatıyor: "Peygamber öldüğünde, dört kişi*den başka Kur'an'ı tümüyle ezberlemiş olan yoktu. Ebu'd-Derdâ, Mu-âz İbn Cebel, Zeyd ibn Sabit ve Ebû Zeyd." (Buhari.)
Üçüncü hadis: Katade'den aktarılıyor: Malik oğlu Enes'e; "Pey*gamber döneminde. Kur'an'ı tümüyle ezberleyenler kimlerdir?" diye sordum. Şu karşılığı verdi:
'Dört kişi. Tümü de Medineli Übeyy İbn Ka'b, Muâz ibn Cebel. Zeyd ibn Sabit ve Ebu Zeyd (Buhari aynı yer, Müslim 2465. hadis.)
Bu hadislerde adlan yazılanları topladığımız zaman Peygamber döneminde Kur'an'ı tümüyle ezberlemiş olanların sayısı, yediydi de*mek gerekiyor.
ibn Mesud (birinci hadiste), Salim (birinci hadiste) Muâz ibn Cebeİ (birinci, ikinci, üçüncü hadiste.)
İslam dinbilirleri bu hadislerdeki açıklamaların "dinsizlerin işine yaradığTnı ileri sürerler. Suyuti, El İtkan, Mısır 1978, c. 1, s. 94, satır13.)
ti îtkan'da daha başkalannn da 'Kur'an'ı ezberlemiş olduklan ad-lanyla açıklanıyor. Ama aktarmayı yapan, bu adlan sayılanlardan ki*milerinin, Kur'an'm tümünü ezberleme işini Peygamberin ölümünden sonra bitirdiklerini açıklamaktadır. (El îtkan, 95-96.)
Zeyd îbn Sabit, herhangi bir parçayı Kur'an'a geçirmek için 'iki tanık' koşulu koymuştu. Ancak bir tanıkla Kur'an'ı alma gereği duydu*ğu ve geçirdiği parçalar da vardı, örneğin, Ube Huzeyme'de bulduğu ve Tevbe Suresinin son iki ayetini oluşturan parça böyleydi.
Kur'an'ı derleme ve yazma işi bir yıl sürer. Bu işe girişildiğinde Ömer'le Zeyd, mesicidin kapısında oturmuşlar, 'Herkesin peygamber*den ayet olarak elde ettiği ne varsa getirmesini' istemişlerdi.
Başarılan iş kaynaklarda şöyle tanımlanır: 'Kur'an ayetlerinin, su*relerinin bulunduğu iki kapaklı bir kitap.'
Zeyd, 'Derlenip yazılan sayfalar, ölene dek Ebubekir'in yanında kaldı, sonra (halife) Ömer'in yanında bulundu. Yaşamı boyunca O da ölünce, kızı Hafsa'ya verildi.
Kur'an ikinci kez derleniyor
Buhari'de yer alan bir hadis şöyle; Ermeniyye ve Azerbeycan' ı ele geçirmek için savaşılıyordu. Huzeyfe, lbnu'l-Yemân, Halife Os*man'a geldi. Müslümanların okuduklan Kur'an'lardaki birbirini tut-mazlıktan yakındı, "Emîre'l-Mü'minin! Bu ümmet, kendisinden önceki Yahudiler ve Hıristiyanlann içine düştükleri birbirini tutmazlıklar gibi bir duruma düştü! "Bunun üzerine Osman, Hafsa'ya adam gönderdi, başka Kur'an nüshalan yazıp almak için kendisinde bulunan 'sayfalar'ı (yani Ebubekir döneminde oluşturulmuş olan kitabı/ göndermesini is*tedi, "îş bitince, geri sana gönderirim" dedi. Hafsa da gönderdi o say*falan Osman'a. Osman, hemen Zeyd îbn Sabit'e Abdullah îbn Züyeb-re, Sa'd Îbnu'1-Âs'a ve Hişam oğlu Haris oğlu Abdurrahman'a
buyruğunu verdi. Onlar da Hafsa'dan getirilenden alıp Kur'an nüshala-nnı oluşturdular. Osman kuruldaki üç kişiye şunu söyledi: "(Medine-li) olan Zeyd'le, Kufan'dan herhangi bir kesimde ters düştüğünüz za*man, tartışma konusu olan parçayı Kureyş diliyle yazın. Çünkü Kur'an yalnızca Kureyş diliyle inmiştir."
Onlar da buyruğu yerine getirdiler. Sonunda (esas) sayfalardan Kur'an nüshalan oluşturup işi bitince: Osman söz konusu sayfalan (Hafsa'dan getirileni) geri gönderdi. Alman nüshalann da her bir kesi*me gönderilmesini buyurdu. Ve bunlann dışında kalan her bir Kur'an sayfasını ya da Mushafı buyurup yakardı. (Bkz. Buhari, e's-Sahih, Ki-tabuFedâili'l-Kur'an/3.)
Buhari'nin hadisinde anlatılan çabalardan ve 'Kureyşli olanlarla olmayanlar arasında belirecek anlaşmazlığın çözüm biçiminden anla*şıldığına göre, Kur'an nüshalannı ortaya çıkarırken, Hafsa'daki Mus-haftan aynen kopya etmek söz konusu değildi.
ileri sürülegelen "aynen kopye edildiği" ileri sürülürken neden kopye edildiğine de "ağız (şive) farklanndan dolayı" diye gerekçe gösterilir. Ancak Dr. Suphi e's-Sâlih, Mebâhis Fi Ulumil-Kur'an (Beyrut 1979) adlı eserininin 80, 84, 85, sayfalannda bu gerekçenin inandıncı olmadığını belirtiyor. Dr. Suphi'ye göre, o zaman, aynı met*ni, aynı sözcükleri değişik okunacak nitelikte yazıp yansıtabilmek için gerekli işaret ve noktalama yoktu. Ö zamanki yazı, harflerinin dışında işaretsiz harfler de noktasızdı. Kısacası Halife Ebubekir döneminde oluşturulan "Mushaf', istenseydi bile, çeşitli kabile ağızlannı (şivele*ri) içerir nitelikte yazılmış olamazdı.
Durum böyle olunca şu sorular karşılıksız kalıyor: Ebubekir dö*neminde hazırlanan ve Hafsa'dan alınarak getirilen "Mushaf'la, Os*man döneminde meydana getirilen "nüshalar, mushaflar" arasındaki fark neydi? Yeni çalışmayla gerçekleştirilen nedir?
Yukanda anlamı sunulan hadiste bu açıklanmamakta. Ancak, ha*disin devamı niteliğindeki bir açıklamada, yapılan işin yalnızca "bir temel nüshadan alınıp başka mushaflara aktarma" olmadığını anlatır niteliktedir.
Dörtlü kurulda yer alan Zeyd îbn Sabit, şöyle diyor: "Mushaf oluşturma işini yaparken, Ahzâb Suresinin sonundan bir ayet yitirdim

http://img97.imageshack.us/img97/8251/kuran4la5.jpg
Islamiyetin ilk yıllarında Arapça yazıda şimdiki gibi birtakım işaret ve noktalar yoktu.
('fakattu'). Ki, Peygamberin onu Kur'an'dan bir parça olarak okuduğu*nu işitip tanık olmuştum. Aradık bu ayeti. Ve Sabit oğlu Huzeyme el Ensâri'de bulduk: (Azhab suresine (23. ayet) ekledik o mushaf da." (ît-kan, Mısır, 1978, C.!, s. 79.)
Birinci derlemenin yakılmasındaki amaç:
Ölümüne değin sandığında saklayan ve alınıp yakılmasını önle*yen Hafsa'ydı. Bu koruyucu ölünce, Kur'an'ın Tann'sı "Kuşkusuz Zikr'i (Kur'an'ı) biz indirdik; kuşkusuz koruyucuları da yine biziz." (Hicr, ayet: 9.) dese de koruyucusu kalmamıştı. Mervan İbn Hakem "sandık"tan aldırtıp getirmiş ve yaktırmıştı. Mervan'ın bu ilk derleme-
yi yaktırmasındaki gerekçesini, kendisi şöyle açıklıyor: "Bunu yap*tım, çünkü: Onda yazılı olanlar, resmi (îmam) Mushaf a yazılıp geçi*rilmiş ve korunmuştur. Korktum ki aradan uzun zaman geçtiğinde,

http://img97.imageshack.us/img97/7299/kuran5gg3.jpg

Eldeki Kur'an'la Muhammed dönemindekinin aynı olmadığına Ibni Ömer'in tanıklığı ve ötekiler.

http://img97.imageshack.us/img97/7143/kuran6ko1.jpg

kuşkucu kimseler bu (resmi) Mushaf hakkında kuşkuya düşerler." (Bkz. Dr. Subhi e's-Sâlih, Mebâhis fi Ulûmi'l-Kur'an, s. 83. Dayandığı kaynak: İbn Ebî Dâvûd ,. Kitabu'l-Mesâhif, s.24.) Oysa asıl "kuş-
Kur'an'dan eksilmeler ve Kur'an'a eklemeler olduğunun bir çeşit itirafı
kulara yol açan, esas alınmış olduğu belirtilen ilk derlemenin yakıl*ması olmuştur. Çünkü ilk derlemeyle sonraki (Osman döneminde oluşturulan ve imam adı verilen) "Mushaf' arasında fark olmasaydı il*kini yakma yoluna gidilir miydi? İlk derlemede bulunmayan ekleme*ler ya da Kur'an'dan çıkarmalar yapılmamış olsaydı neden korkutmuş*tu?
Muhammed dönemindekiyle bugünkü Kur'an aynı değil:
Burada çok önemli bir tanıklığa başvuralım:
îbn Ömer diyor ki:
"Hiçbiriniz, Kur'an'ın tümünü aldım (elimde bulunduruyorum) demesin. Bilemez ki Kur'an'ın çoğu yokolup gitmiştir. "Ne kadar orta*da varsa o kadarını elimde tutuyorum' desin yalnızca." (Süyûö, el tt-kân, 2/32.)
Bu tanıklık, bugün elimizdeki Kur'anla Muhammed'in "vahy kâ-tipleri"ne yazdırdığı bildirilen Kur'an'ın aynı olmadığı çok açık biçim*de anlatmıyor mu? Kaldı ki Ibn Ömer, Osman dönemindeki derleme*den sonra bu sözü söylemiştir. Yani Osman döneminde oluşturulan "Mushaf'ın orijinali de yok. O el yazması, dünyanın hiçbir yerinde bulunmuyor. İleride konuya yine dönülecek.
Temel kaynaklarda sözü edilen, ama bugün bulunmayan "deği*şik mushaflar" da ayrıca üzerinde durulmaya değer nitelikte. Suyu-tî'nin el îtkan'ında, Buhari'nin eserlerinde bazı önemli mushaflardan ve bu mushaflann içindeki surelerin listelerinden söz edilir. Örneğin, Muhammed'in en yakınlarından biri bilinen ve Peygamberin, Kur'an için ezberine başvurulacak dört kişiden biri olarak belirttiği Ibn Me-sud'un mushafı, yine Muhammed'in danışılması gereken dört kişiden biri olarak söz ettiği Übeyy Ibn Ka"b'ın mushafı, Abdullah Ibn Ab-bas'ın mushafı, Muhammed'in karısı Aişe'nin mushafı, Ali'nin musha*fı bunların başlıcalan.
Ayrıca bugün Alevilerin, Ali'nin mushafı olarak sözünü ettikleri bir mushaf ve Hindistan'da saklanan ayrı bir mushaf daha var.
Suyuti'in ve Buhari'nin kitaplarında belirtilen mushaflardan hiç-
biri günümüze gelememiş. Ancak bunların içerik listeleri yazılmıştır. Ayrıca bazı din kitaplarında, bunlarda bulunduğu söylenen ayet ve su*relerden parçalar günümüze kadar gelmiştir. Eldeki resmi nüshadan içerik yönünden farklı oldukları bu listelere bakınca hemen anlaşılı*yor. Örneğin, İbn Mesud'un "Mushaf'ında Fatiha Suresi gibi çok te*mel bir sure yok. Felak ve Nâs sureleri de, Ali'nin surelerinin sırası bugünküne uymuyor. Suyuti, kitabında, Bakara Suresinin Ahzab Süre*siyle aynı uzunlukta olduğunu aktarıyor. (Bkz. Süyûtî, el Itkân, 2/32.) Oysa bugün eldeki resmi Kur'an'da Bakara: 286 ayetken, Ahzâb yal*nızca: 73 ayettir.
Üçüncü halife Osman döneminde bir heyet tarafından yeniden derlenip yazılan Kur'an'lann kaç adet olduğu ve şu anda nerede bulun*dukları da tartışmalıdır.
Kimilerine göre dört, kimisine göre beş ya da yedi adet yazılmış*tır. Dörttür diyenlere göre, Osman bir nüshasını kendisine alıkoymuş, diğerlerini Kûfe'ye, Basra'ya, ve Şam'a göndermiştir. Mekke'ye, Ye-men'e ve Bahreyn'e gönderilenlerden de söz ediliyor.
Kimi kitaplardaki bilgilere göre, bu nüshalardan kopya edilip ço*ğaltılmasına izin verilmiş, kimi kişiler kendileri için "mushaf 'lar mey*dana getirmişlerdir. Ancak, o zaman bu mushaflarda bulunduğu söyle*nen ve örnekler aktarılan bazı Kur'an parçalarının resmi Kur'an'da bulunmamasına ne demeli?
Bazı İslam kaynaklarında, Osman döneminde çoğaltılan nüshala*rın bir kısmının bugün elde bulunduğu iddia edilir. Örneğin bir kopya*nın Taşkent'te olduğundan söz eden çok sayıda kitap vardır. Yine bazı îslami Türk kaynaklarında Topkapı Müzesi'ndeki Kur'an'ın da Osman zamanından kaldığı söylenir.
Konunun araştırmacılarından Prof.Dr. Suphi e's-Salih, kitabında, "Peki, Osman döneminde hazırlanmış resmi nüsha şimdi nerededir?" sorusunu ortaya atar ve doyurucu bir cevap bulamadığını açıklar. Ka*hire Kütüphanesinde olduğu söylenen nüshanın Osman döneminden kalmış olamayacağını belirtir. Çünkü bu kitapta birtakım işaret ve noktalar vardır, böyle işaret ve noktaların Islamiyetin ilk yıllarında bu*lunmadığı bilinmektedir.
Müslümanların kutsal kitabının resmi nüshasının her yerde aynı
olduğu doğrudur. Ancak, bugün islam dünyasında bilinen ve elde bu*lunan Kur'an, Peygamberin "vahy kâtiplerine yazdırdığı" söylenen Kur'an'ın aynı değil. Kaynaklar, bunu ortaya koyuyor.
2000'e Doğru
23 Mayıs 1988, Yıl 2, Sayı 23
Yararlanılan Îslami Kaynaklar:
Buhaıî EVSahih (Arapça); KİUbu-1 Fedail-M Kur'an Menakıbu'l Ensar.
Sahihi Buhari Mustesan. Tecridi Sarih Tercümesi.
Dr. Suphi E's-Salih: İslam dünyasında son yüzyılın ileri gelen ve birçok eserleri olan araştırmacı. Mebahls fi ulûm-ll Kur'an adlı eseri.
Celalettin Suyutî: Kur'an yorumcusu. Hadis urnıam olarak İslam dünyasında en güvenüir din bilirlerinden birisi.EI İtkan Fİ ulûmMKur'an adlı eseri.
Müslim E's-Sahih (Arapça)
Ebu Davud.

ömer hayyam 31-07-2006 15:55

Re: Neden Hz.Muhammed kuran'ı kitap haline getirme emri verm
 
cevat kardeşim senle turan dursundan başka bu söylediklerini ( yada turan dursununun mu *söylediklerini deseydim) dile getiren ünlü tarihci falan tanıyonmu biliyosan söyleyebilirmisin merak ettim valla güvenilir tarihcilerden bu konunun aslını bi öğreneyim

hiramusta 12-08-2006 23:13

Re: Neden Hz.Muhammed kuran'ı kitap haline getirme emri verm
 
Sevgili arkadaşlar,hiç dağınık kemik ve taş parçalarından kitap olur mu?Arkadaşlar Kur'an ilk ayetinden son ayetine kadar kitap tertibinde hazırlanmış bir kitaptır.Kur'an ın hiçbiryerinde ayetlerin kemiklere,taşlara yazılmasından bahsetmez.Aşağıdaki bir kısmını aldığımız ayetlerdeki gibi kendisinden kitap diye bahseder.
Yayılmış ince deri üzerine, satır satır yazılmış kitaba 52/2-3
Kitabın indirilmesi, üstün ve güçlü, hüküm ve hikmet sahibi Allah'tandır. (46/2)

Apaçık Kitaba andolsun; (44/2)

Rahman ve Rahim'den indirilmiştir.
Bilen bir kavim için, ayetleri (çeşitli biçimlerde, birer birer) 'fasıllar halinde açıklanmış' Arapça Kur'an kitaptır; (41/2-3)


(Bu) Kitabın indirilmesi, üstün ve güçlü olan, hüküm ve hikmet sahibi Allah (katın)dandır.
Şüphesiz, sana bu Kitabı hak ile indirdik; öyleyse sen de dini yalnızca O'na halis kılarak Allah'a ibadet et. (39/1-2)

cariye 12-08-2006 23:23

Re: Neden Hz.Muhammed kuran'ı kitap haline getirme emri verm
 
zaten kuranı kerim kitap oldukdan sonra ne yakıldı nede değiştirilebildi .

diğelim ki yakıldı : neden 22 sene 8 ayda indi bu ayetler ?

peygamberimiz o zamanda buyurdu kuranı hem yazın hemde ezberleyin diye ve herkez onu ezberledi artık 22 sene 8 ayda ezberliyemiyorsan o kayetleri çocuklar bile öğrendi .

bu arada hz muhammed öldükden sonra hz osman dönemine denk geldi kuranı kerimi ezbere bilenleri topladı ve hepsinin ayrı ayrı tek tek bir kağıda yazılmasını emretti ve sonra yüzlerce kişi arasından bakıldıki bir harfi dahi ayrı olmayan bu kitapı kuranı kerim olarak bugüne kadar taşıdılar .

hz isa döneminde de yazılmışdı ama incili kimse ezberlenmeişdi bu yüzden sayfalar ya kayboldu yada eksik olarak ve insanlar kendi çıkarları doğrultusunda eklemeler yaptılar ...


Bütün Zaman Ayarları WEZ +3 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 02:25 .