![]() |
RICHARD DAWKINS'in Çelişki İtirafı ve materyalist hukuk sistemi
http://www.youtube.com/watch?v=mgTPS...re#start=4m13s
4:14 ile 5:20 arası; Bugün bir çok bilim insanı algıya dair mekanik bir görüşe bağlı: biz olduğumuz gibiyiz, hormonlarımız oldukları gibiler, çünkü beynimiz bu şekilde kablolanmış. Eğer nöroanatomimiz ve fizyolojik kimyamız farklı olsaydı, karakterlerimiz farklı olurdu, biz farklı olurduk. Fakat bilim insanları olarak çelişkiliyiz. Tutarlı olsaydık, yanlış davranan birisine, mesela bir çocuk katiline karşı tutumumuz şöyle olurdu: "bu fert hatalı bir bileşene sahip, düzeltilmeye ihtiyacı var". Fakat öyle demiyoruz. Aramızdaki en mekaniksel kişileri de -- ki en mekanik kişi ben olabilirim -- içine dahil ettiğim bizler bile, "Alçak canavar, hapis senin için fazla iyi" diyoruz. Ya da daha fenası, bunu bugün dünyanın her yanında gördüğümüz gibi, bir sonraki döngüsünde muhtemelen daha kuvvetli karşı intikamları doğuracak intikamlar arıyoruz. Kısacası, akademikler gibi düşündüğümüzde, insanları ayrıntılı ve karmaşık makineler olarak görüyoruz, arabalar ya da bilgisayarlar gibi, fakat insan olmaya döndüğümüzde, daha çok, bir gurme gecesinde bir türlü çalışmayan arabasına bir ders vermek için onu hurdaya çeviren Basil Fawlty gibi davranıyoruz. 2:41 ile 3:32 arası Steve Grand, sizin ve benim, bizlerin, sabit bir şeyden ziyade dalga gibi olduğumuzu söyler. Okuyucusunu düşünmeye davet eder: Çocukluk günlerinizden kalma, net bir şekilde hatırladığınız, gerçekten oradaymış gibi görebildiğiniz, hissedebildiğiniz bir deneyimi düşünün. Sonuçta gerçekten her an oradaydınız, değil mi? Yoksa nasıl hatırlardınız? Sürpriz ise burada: Orada değildiniz. Hatırladığınız olay gerçekleşirken, bugün vücudunuzda olan hiçbir atom orada değildi. Madde mekândan mekâna akar, "siz" olmak için anlık olarak biraraya gelir. Dolayısıyla her ne iseniz, aslında sizi meydana getiren şey değilsiniz. Bu önemli. Bu yüzden eğer tüyleriniz diken diken olmadıysa tekrar okuyun, ta ki olana kadar. Çünkü bu önemli... |
okumadıysan tekrar ediyorum:
bıçakla öldürülmüş bir adam olayında suçlu bıçak mıdır yoksa bıçağı kullanan mıdır ? bir bıçak ile adam öldürüldü diye tüm bıçaklar yasaklanmalı mıdır ? senin bakış açın bu işde islamı yaşadığını / anladığını sanan kötü kişiler için islamı suçlamak neyse, sende yukardaki soruya katil bıçak idi diyorsun.. ne kadar da anlamsızsın değil mi.. |
hafıza olduğu gibi kalıyor işte.bu cidden perpektif meselesi ben bazen kendime sen bir kaç trilyon hücrenin bir araya gelmesiyle oluşmuş bir et yığınısın diyorum.peki neden yaşıyorum?bu hücreler yaşamak için birleştiler.istedikleri yaşamak.hafıza ve diğer beyin aktiviteleri bu hücrelerin yaşaması için gerekli.
bütün atomlar değişti doğrudur.ama benim bildiğim beyin hücreleri kendini yenilemiyo.yeni bağlar yaparak hafızayı koruyolar.:D:lol: ve Al-İlah sen diyorsanki mutlak doğru yoktur haklısın arkadaşım sürekli bu konun üzerinden gidiyorsun ve haklısın.bizim birini cezalandırmamız birine iyi diğerine kötü dememiz pek de doğru şeyler değil. ama bizi bu güne getiren sosyal olmamız ve bunun ürünü olan topluma sahip olmamız.topluma zarar veren şeyleri kötü yarar veren şeyleri iyi tanımlamışız zamanında.birde teism algı bozukluğu iyinin kötününde algısını bozdu.binlerce yıldır.onun da ortadaki karışıklıkta payı var. AronRa'nın bir sözünü buraya eklemek istiyorum. Bilim herşeyi bilmiyor, din hiç bir şeyi bilmiyor. Bunu kabul eden dürüst bilim adamlarının alınlarından öpüyorum. |
Hafızanın korunduğuna değinmişsin ama bununla cezalandırmayı haklı gösteremeyeceğinin sen de farkındasın ki bunun temelde yanlış olduğunu da belirtmişsin. Senin hafızanın da bulunduğu bir kopyanı yapsalar, yaptıklarının sorumluluğunu ona yüklemeyecekler değil mi? Peki tüm atomların değiştiği halde eski ''ben'' e ait eylemlerin cezasını hafızasını taşıyorum diye bana yüklemeleri de aynı derecede saçma olmaz mı? Burada zaten ''ben'' kavramı en başta saçma, dinledeki ruh kavramı gibi sabit bir kişilik-ben yok, özgür irade desen hiç yok, eee ateist bir hukuk sisteminde insanlar ne hakla cezalandırılacaklar öyleyse?(:
|
Alıntı:
Richard amcamızın açıkladığı şey tertemiz ortada.ama bir atom yığını var adam öldürmüş.biz o atom yığınını bir yere kapatmazsak o atom yığını büyük ihtimal bir daha adam öldürür:D ki aynen öyle yapıyoruz. |
biz bilim insanları olarak tutarsızız demiş. bir çocuk katilinin düzeltilmeye ihtiyacı olduğunu düşünen bir bilim insanı bile, içinden ölmesini isteyebilir. çünki dediği gibi insan olmaya döndüğün zaman duygusal kararlar veriyorsun. akabinde neden insanları arabarla veya bilgisayarlar gibi gördüğümüzü ama nasıl bir toplum içinde yaşadığımızı anlatıyor.
ama burda bir yannıştan daha çok onların da insan oldukları için gösterdikleri tutarsızlılığı ortaya koyuyor. o eski sene dönüp yaptığını geri alabilmeyi başarabilirsen suçun ortadan kalkar ama asıl konu adalet ve hukuk için terazinin dengesi önemlidir. burada geçmişteki sen sen değilsin demiyor. şu andaki sen orada değildi diyor. ama sen, geçmişteki senin devamısın, geçmişteki sen ve şu andaki seni ayrı tutamazsın hukuk sistemi içinde, yaptığın birşeyin sorumluluğu süregelir yani aynı sen gibi süregelicektir. |
Alıntı:
ama senin yazdıklarına göre anladığım kadarıyla şöyle diyebilir miyiz kabaca "domuzun burnunu kessen domuzdur" veya "bir insan 7sinde neyse 70inde de odur" acaba seni doğru anlamış mıyım? |
Alıntı:
Alıntı:
Fakat bilim insanları olarak çelişkiliyiz. Tutarlı olsaydık, yanlış davranan birisine, mesela bir çocuk katiline karşı tutumumuz şöyle olurdu: "bu fert hatalı bir bileşene sahip, düzeltilmeye ihtiyacı var". Fakat öyle demiyoruz. Aramızdaki en mekaniksel kişileri de -- ki en mekanik kişi ben olabilirim -- içine dahil ettiğim bizler bile, "Alçak canavar, hapis senin için fazla iyi" diyoruz. Hem insanların atom yığını olduklarını, beyinleri nasıl kablolanmışsa o şekilde hareket eden robotlar olduğunu söyleyeceksiniz, hem de onları cezalandıracaksınız, bir de dinleri eleştirirsiniz var mı bundan öte bir saçmalık(: |
Alıntı:
o kadar evrimi kabul ediyorum faso fiso konuştun şimdi de dinler kaybolsa insanları nasıl cezalandırcanız diyorsun.beni,Richard Dawkins'i gerçeği göremeiyecek kabul edemiyecek mi zannediyorsun?ederiz:D ceza sistemimizde olasılıklar üzerine kurulur aslına bakarsan hep öyledir din açısından da bakarsan öyledir.bir daha suç işleme ihtimaline göre cezalandırılır.bir daha yapmıyacağına %100 emin olsak niye ceza verelim ki?değil mi?ceza veriyoruz çünkü bu kablo yanlış bağlanmış yada dini açıdan adamın içine kötü ruh girmiş, şeytana uymuş fln.bi daha uyma ihtimaline göre elini kesiyolar. sen bize ateizme alternatif dini getirirsen gülerler sana :D hele ki ceza sistemini örnek vererek hahahaha:D not olarak:suçun sebebi toplumsaldır aslında.insanları suça teşvik eden bir toplumsal düzen varsa suç ortaya çıkar.toplumu düzeltmek yerine direk suçluyu cezalandırmak da mantıksızdır.şu an suçlarının %95'i para odaklıdır.herkes yeterince zengin olsa ya da imkanlara erişimi olsa bolca suç %95 oranında azalıcak.%5 psikolojik bozukluk zaten tedaviye ihtiyacı var.hapse değil hasteneye gönderilir.tolumun karnını doyuran, iyi bir sağlık, eğitim hizmeti veren de bilimdir, teknolojidir.anlayamadığı şeyler bulup ardına daha da anlayamadığı şeyler(ruh, tanrı) koyan teizm değil. |
Alıntı:
gerçekliği hayatının ortasına koymuş biz ateistleri gerçeklikle yüzleşemeyecek sananlara selam olsun:peace: |
| Bütün Zaman Ayarları WEZ +3 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 15:54 . |