![]() |
Ergenekon mu yoksa rejimin sürekliliği mi: dink cinayeti üzerinden yeniden düşünmek
Ogün Samast, Hrant Dink'i öldürmekten 22 yıl 10 ay hapis cezasına çarptırıldı. Cinayetle ilgili bu davadan 11 yıl hapis yatacağı tahmin ediliyor. Dink ailesi ve avukatları önemli olanın cinayetin arkasındaki karanlık bağlantıların çözüleceği ana dava olduğunu söylediler. Cuma günü azmettiriciler Yasin Hayal ve Erhan Tuncel'in de yargılandığı davanın duruşması var. Samast'ın ceza almasına karşın karanlıktaki bazı konular şöyle:
Kayıp kayıtlar Polis, Dink'in öldürüldüğü AGOS gazetesinin yanındaki Akbank şubesinin kamera görüntülerinin sadece 12.48'den sonra olan kayıtlarını aldı. Öğleden önceki kayıtlar silindi ve içerikleri bilinmiyor. Cinayetin ardından Samast kaçarken onu izleyen ve uzaklaştığını gördükten sonra, sokağın köşesindeki inşaata girip kaybolan şüpheli iki kişinin kimliği belirlenmedi. Kamera kayıtlarında cinayet yerinde Dink öldürüldükten sonra ve önce cep telefonuyla konuşurken görülen şahıs bir sır olarak kaldı. Samast cezaevine konulurken çakmak cebinde sim kart bulundu. Cinayetten sonra cep telefonuyla görüştüğünü söyleyen tanıklar da vardı. Ama telefon ve görüşme kayıtları aydınlatılamadı. Hayal'in cinayet silahını nasıl temin ettiği bilinmiyor. Yasin Hayal silahı Pelitli'den tanıdığı deniz kazasında ölen kişiden aldığını iddia etmiş, ancak daha sonra bunun doğru olmadığını, o kişinin ölümünden çok sonra silah aradığını tanıklar anlattı. Bazı tanıkların, Yasin Hayal ve Erhan Tuncel'in cinayetten önce Trabzon'da görüştüğünü söylediği ‘karanlık adamlar'ın kimliği aydınlatılamadı. Samast cinayetten kısa süre önce Pelitli'de bir arkadaşına İstanbul'dan gelen bir ekiple toplantı yaptıklarını, cinayeti kabul edince bu kişilerin alkışladığını anlatmıştı. Ancak Samast mahkemede bunu kabul etmedi. Samast yakalandığı Samsun'a onu öldürmek için bazı ekiplerin geldiğini, ancak yakalanınca kurtulduğunu ifadesinde anlattı. Peşindeki kişilerin kimliğini vermedi. Olay yerine çok yakın bir İnternet kafede birileriyle chat'leşmişti. Bilgisayar kayıtları bulunamadı. Cinayetten yıllar sonra Yasin Hayal'in ağabeyinin cep telefonunun cinayet günü İstanbul'dan sinyal verdiğini Dink ailesi tespit etti. Hayal de davanın sanığı oldu. Sadece üç tutuklu kaldı Dink cinayetinde 20 sanık var. Sadece Ogün Samast, azmettirciler Yasin Hayal ve Erhan Tuncel tutuklu. Cinayetin ortaya çıkan bazı aktörleri şöyle: Erhan Tuncel: Polis muhbiri. Dink cinayetinin azmettiricisi ve planlayıcısı olmakla suçlanıyor. Ağırlaştırılmış müebbet hapsi isteniyor. TUTUKLU. Yasin Hayal: Cinayeti planladı ve Samast'ı azmettirdi. Ağırlaştırılmış müebbet hapsi isteniyor. TUTUKLU. Osman Hayal: Cinayete iştirakten müebbet hapsi isteniyor. Mustafa Öztürk: Trabzon Alperen Ocakları Başkanı'ydı. ‘Örgüt üyesi ve cinayete yardım'dan 35 yıl hapsi isteniyor. TUTUKSUZ. Abidin Yavuz: Samast'tan önce tetikçi seçilmişti. 35 yıl hapsi isteniyor. TUTUKSUZ. Ersin Yolcu: Samast'ı, Dink'i öldürmek için gittiği İstanbul'a uğurladı. 35 yıl hapsi isteniyor. TUTUKSUZ. Ahmet İskender: Cinayet sırasında telefonu kullanıldı. Cinayet öncesi silahı sakladı. 35 yıl hapsi isteniyor. Örgüt üyeliğinden 18 yıl hapsi isteniyor İstanbul 2. Çocuk Ağır Ceza Mahkemesi Ogün Samast'ın terör örgütü üyeliği suçuna ilişkin dosyasını ‘tasarlayarak adam öldürmek' dava dosyasından ayırdı. Samast önceki gün tasarlayarak adam öldürme ve ruhsatsız silah bulundurmadan 22 yıl 10 ay hapis cezası aldı. Terör örgütüne üye olmak suçundan 8 ile 16 yıl arasında hapis cezası istemiyle 14. Ağır Ceza Mahkemesi'nde yargılanmaya devam edecek. Dink ailesinin avukatı Fethiye Çetin, Samast'ın örgüt üyeliği suçlamasından yargılandığı davaya yeni bir savcı atandığını belirterek "Savcı Ergenekon, Poyrazköy ve Balyoz sanıkları arasında irtibat olup olmadığını sormak için mahkemeye yazı yazdı. Cevap henüz gelmedi" dedi. Çetin sözlerini "Adalet yerini bulmamıştır. Dink cinayetinin arkasındaki gücün tümüyle ortaya çıkarılması lazım" diyerek tamamladı. Dink davası ‘devletin dokunulmazlığını' kanıtladı 19 Ocak 2007'den kısa süre sonra Türkiye, Hrant Dink'in ‘göz göre göre' öldürüldüğü gerçeğiyle yüzleşti. Cinayetin bütün aşamalarından devletin haberi vardı. Polis, Dink'in nasıl öldürüleceğini biliyordu. Jandarma istihbaratı da cinayet hazırlıkları konusunda istihbarata sahipti. Ama çoğu yargılanmadı bile. Trabzon polisi biliyordu Polis muhbiri ve cinayetin sanığı Erhan Tuncel, 17 kez Dink cinayeti planları konusunda Trabzon Emniyeti'ne bilgi verdi. Reşat Altay'ın başında olduğu Trabzon polisi, Dink'in nerede ve nasıl öldürüleceğine kadar bütün detayları biliyordu. Ancak cinayeti önlemek için harekete geçmediler. Trabzon polisindeki sorumlulara yargılanma izni çıkmadı. Cinayetten sonra görevden alınan Altay çeşitli illere vali olarak atandı. Basit bir ihmal cezası Yasin Hayal'in eniştesi Coşkun İğci jandarmaya cinayetten altı ay önce Dink'in öldürüleceğini söylemişti. Bu sırada Hayal eniştesinden kendisine silah bulmasını istemişti. İğci'ye Hayal'i oyalamasını ve daha sonra silah için aldığı parayı iade etmesini isteyen jandarma hiçbir önlem almadı. Trabzon İl Jandarma Komutanı Ali Öz ve diğer askerler sadece görevi ihmalden yargılandı. Öz ile 5 asker 4-6 ay hapis cezası aldı. Geri dönüş yolunda Trabzon Emniyeti Dink cinayeti istihbaratlarını Ramazan Akyürek'in başında olduğu Emniyet Genel Müdürlüğü İstihbarat Daire Başkanlığı'na gönderdi. Yasin Hayal'in cinayetten sonra İstanbul Sarıgazi'de bir fırında saklanacağı anlatılan evrak sadece İstanbul'a gönderildi. Burası da hiçbir önlem almadı. Akyürek yargılanmadı ama yıllar sonra görevinden alındı. Mahkeme kararıyla dönüş yolu açıldı. Dört yıl sonra yargı izni İstihbarat Daire Başkanlığı'ndan İstanbul Emniyet Müdürlüğü'ne gönderilen evrak, dikkate alınmadı. İstanbul polisi, Yasin Hayal'in saklanacağı söylenen fırını bile araştırmadı. Dink uyarılmadı ve korunmadı. İstanbul polisine ilk soruşturma izni cinayetten dört yıl sonra Şubat 2011'de verildi. Dönemin valisi Muammer Güler ve Emniyet Mlüdürü Celalettin Cerrah'ın aralarında bulunduğu 28 polise yargı yolu açıldı. Bir yanıt 3.5 yılda geldi Öldürülmesinden kısa süre önce İstanbul Vali Yardımcısı Ergun Güngör Dink'i valiliğe çağırmış ve burada iki MİT görevlisince dikkatli olması söylenmişti. Dink bunu tehdit olarak algıladığını yakınlarıyla paylaşmıştı. Dava sürecinde 3.5 yıl süren uğraşlar sonucunda valilikteki iki kişinin elemanı olduğunu MİT açıkladı. Türkiye'nin istihbarat kuruluşu ayrıca suikast hazırladıklarından haberinin olmadığını bildirdi. Samsun polisi poz verdi Ogün Samast'ın yakalandığı Samsun'da polis ve jandarmalar katil zanlısıyla kol kola fotoğraflar çektirdi. Samast'ın ‘kahramanlık pozu' gazetelere verildi. Bu görüntülerin basına sızmasının ardından soruşturma talepleri hep geri çevrildi. Sadece görüntüleri gazetecilere verdiği öne sürülen bir polis ile Samast'ı nezarethaneye koymayan Terör Şube Müdür Yardımcısı hakkında dava açıldı. İSTANBUL-RADİKAL http://www.radikal.com.tr/Radikal.as...&CategoryID=77 * ergenekon davası başladığından beri ısrarla şunu söyledim: ergenekon ne bir tür terör örgütüdür ne de ''üçbeş darbeci ve mafya bozuntusu''nun münferit/mafyatik illegal işidir. * ergenekon vb davalarla ciddi yanılsamalar yaratılmaya çalışılmakta: iyi polis-kötü polis, retoriği üzerinden dikkatler dağıtılmakta. * dava sürecini takipedenler özetle şunları net biçimde görmekte: kanıtlar organize biçimde siliniyor. jandarma, mit, istihbarat, bürokrasi ve yargı denkleminde görünür bir direnç mevcut. iktidar(akp) bu dirence ortak ve ortada ''ihmal'' değil, basbayağı organize bir ''dokundurtmama'' durumu var. trabzon polisinden jandarmaya, mit'ten istihbarata hatta katilin yaşadığı mahallenin çocuklarına kadar cinayetin işleneceği biliniyordu. tıpkı 90 sürecindeki ''faili meçhuller''in herkesçe bilinmesi gibi. yalnızca ''dink davası'' bile ergenekon denenin bir devletin esası, özü ve ruhu olduğunu ortaya koyar. özetin özeti: ergenekon'la hesaplaşmak, çok açık biçimde söylüyorum AKP'YLE DE HESAPLAŞMAKTIR! Ergenekon AKP'den ayrı düşünülemez. |
Hrant Dink, Sabiha Gokcen'in Ermeni oldugunu gosteren belgeli bir haber yapmis. Ondan sonra genelkurmaydan cok sert bir aciklama gelmis. Birkac gun sonra emniyetten telefon edip belgelerle gelmesini istemisler. Gittiginde orada tehdit etmisler.
Bu olaydan sonra, aslinda cok daha onceden yazmis oldugu Turk kaninindan bahsettigi yazisi bulunuyor ve suc duyurularinda bulunuluyor. Suc duyurusunda bulunan herkez su anda ergenekon davasindan iceride. Olay tamamen ergenekon isi, elbette bu orgutun emniyet icerisindeki baglantilari soz konusu. Ama olayin gelisiminin Akp ile alakasi oldugunu sanmam. Akp'liler Sabiha Gokcen'i neden kafaya taksinlar ki? Sadece onlarda, ulkenin buyuk bir kismi gibi Ermenileri sevmiyorlar. Duyarsiz kalmalarinin nedeni bu gibi geliyor bana http://www.youtube.com/watch?v=YvezxffAcXU |
Alıntı:
Akp'nin kendisi ile doğrudan çatışmayan bu yasa dışı örgütlenmelerin üzerine gitmesi beklenemez, zaten Akp de o sistemin bir parçası. Bunların kendi aralarındaki mücadale Akp lehine sürüyor ama asıl sorun, mevcut sistem aktörler değişse bile aynı kalıyor. Akp ve karşısındaki zihniyet ne kadar birbirlerinin etkisini kırmak için çabalasalar da pek çok konuda inanılmaz bir uzlaşı içindeler; azınlıklara karşı takınılan tutumda mesela. Olan biten mevcut sistemin tasfiyesi değil, sistemin içindeki iktidar kavgasıdır. |
Ergenekon'un en nihayi amaci halki kutuplara bolmek, ic savas cikarmak ve darbeye uygun zemin hazirlamakti.
Dun youtube'da "korku toplumu yaratmak" diye bir belgesel izledim. Bu tip eylemler ile insanlari korkutup istedikleri kivama sokmayi amaclayan yoneticiler tarafindan gelistirilmis bu tip derin devlet ceteleri. Gercekten butun suikastler, katliamlar, patlamalar, catismalar...vs sonrasinda muthis bir korku hissetmistim. Simdi bunlari daha iyi anlayabiliyorum Su an toplumu hala korkutmaya calisanlar temizlenen ergenekon uzantilari. Tayyip, sanirim gecmisinden dolayi , bazi kesimlerce agziyla kus tutsa bile yaranamiyor ve yaranamayacak. Korkuya sebep olacak bisey yapmadiklari halde hep bir korku nesnesi halindeler ve buna sebep olan mevcut rejim. |
Herkese Selam.
Türkiyedeki derin devletin ortaya çıkarıldığını görüyorum. Derin devletin çırpındığını tekrar eski güçlü günlerine dönebilmek için tüm enerjisini, bağlantılarını kullandığını farkedebiliyorum. Ergenekonun tasfiye edilmesi için çalışanları elimden geldiğince destekliyorum. Derin devlete karşı olduğunu söyleyen, ancak derin devletle mücadele edilmediğini idda eden arkadaşlardan beklentim bu yapıyla daha iyi mücadele eden oluşumları bana göstermeleridir. Bir örnekle "aslında derin devletle mücadele edilmiyor" iddasından ne anladığımı söyliyeyim. Bir kapkaç cı vatandaşlar tarafından yakalanmış. polise teslim edilmek üzere hareketsiz hale getirilmiş. O sırada birisi, ya bu adamı bırakın. polise verirseniz yine serbest bırakılacak. gelip sizden intikam alacak. kaybeden siz olursunuz diyor. Ancak sonradan anlıyoruz ki aslında bu kişi kap kaç çetesinin bir üyesi. Arkadaşını kurtarmaya çalışıyor. Derin devlete karşı olduğunu söyleyenlere tavsiyem, şu anki durumdan memnun değillerse alternatif mücadele yöntemleri önermeleridir. Saygılarımla. |
Alıntı:
Daha dün benim ağzımdam çıktı bunlar: - Falanca Ermeniler ile aramızdaki dostluğa binanen yapılmış heykel ucubedir, mezarına tükürdüğüm bir mübarek zatın mezarının orda kirlilik yaratmaktadır, yıkın bunu. - Kız mıdır kadın mıdır falanca... - Emekli bir öğretmen mi neymiş ölmüş, ilgilenmiyorum. - Falan parti ateistlerin partisidir. - Falancalar Alevidir, ona göre. - Bunlar dinsizidir, Apo bunların peygamberidir, bunlar Kürt çocukları Müslüman yetişmesin diye çocukları yakıyorlar. vs. vs. Jadı, oradan çok mu salak duruyoruz? Kabak tabı bile alamıyoruz, kes artık şunu. Alıntı:
Yukarıda Dink Cinayeti ile ilgili davanın kronolojisi gibisinden bir şey verilmiş, vatandaş gelip de derin devletle mücadelen bahsediyor. Yok yok, bu kesin Cem Yılmaz'ın işi. |
Alıntı:
bu devletin emniyet görevlisi cinayeti biliyor,merkeze bildiriyor. jandarma biliyor hiçbir şey yapmıyor. istihbarat biliyor, önlem alınmıyor. valisi yanında iki mit ajanıyla adamı tehdit ediyor. ''duyarsız'' falan değiller. ''bilgi'deki ermeni konferansı''na cemil çiçek ''vatana ihanet'' demişti, birçok akp'li çok sert tepki göstermişti örneğin. her zaman olduğu gibi temel mantık hala geçerli: söz konusu vatansa(devlet) gerisi teferruat. ''iyi-kötü polis'' ancak filmlerde olur. gerçekteyse ''devlette devamlılık esastır''. bunlar ''sivas''ı yakan sivil iradeyle de hesaplaşabildiler mi? aynı karanlık algı sivas'ta yok mu? ayhan çarkın'ın, eski istihbaratçı: kürt işadamları listesinden devletin haberi vardı, dedi; ne yapıldı? ağar, hala orada. buyursunlar alsınlar. kenan evren ve 12 eylül beyin takımı hala orada. buyursunlar hesaplaşsınlar. * lütfen artık şunu anla: ergenekon, devlettir. devletse, muktedir olan yani akp. daha kaç örnek lazım ki ''süreklilik'' olduğu ispatlansın? |
Jadı sanıyor ki, böyle birbirinden farklı, kendi hallerine bırakılsalar barış içinde yaşayacak gruplar var. Bir de birileri var kı bu kardeş kardeş yaşayan insanları birbirine düşürmek için sürekli farklı gruplar adına eylemler yapıp bunları birbirine düşürüp seyrediyor. Olay bundan ibaret.
Devletin Kürt politikasını eleştirip, Kemalistlere sövüyor. Ama aynı politikayı sürdüren Akp'ye ağzını açmıyor, onlara güvenmediğimiz için gene devlet ve biz suçlu oluyoruz. Olaya birden fazla parametre dahil olunca ya da çıkarları keşişen grupların ortak haraket etmesi söz konusu olunca Jadı kısa devre yapıyor. |
Ergenekon'a inanmanız beni çok fazlasıyla şaşırttı. Ergenekon olayı çorbaya dönmüştür.
öncelikle size cephane bulunmasın konusunda ki bazı ince detayları paylaşmak istiyorum. Aslında askere gitmiş herkes, asker cephanesinde hakkında bilgisi olan herkes bunları kolay kavrayabilir. Alıntı:
Alıntı:
bir de lav silahı ve g-3 mermisi hikayesi var; Alıntı:
En güzel örneklerinden biridir Mehmet Çelebi'nin telefonuna "şehven" numaralar yüklenip terör örgütü mensubu gibi gösterilmesi. Akıl mantık var yahu koskoca emniyet nasıl böyle bir yanlış yapar. Ben inanır mıym buna bundan sonra? Gerçekten gülüyorum. Asıl gülünecek şey işe şudur ki medyanın teğmen'in tutuklanmasını günlerce sür manşet vermesi, televizyonların bas bas bağırması "darbeci, terörist" damgası vurması sonrasında serbest kaldığında hiçbirinin tek bir haber yapmaması. İnsanlık bu değildir! İnsanlık bir gencin 26 ayını çalmak değildir. İçeride yatanların hangisinin suçu kesinleşti. Hepsi "tutuklu yargılanması" sürecindeler. Hepsi hala suçsuz olarak yargılanıyorlar. Aydın insan dediğimiz kesim bari siz yapmayınız efendim. Ergenekonla Hrant cinayeti arasında bağ olmasını bence çok zor. Çünkü bu terör örgütü muhabbeti başta sonra boktan bir hal almış durumda. 2 yıldan daha fazla süredir içeride yatan insanlar hala suçu kanıtlanmamış. Ergenekon'un mali kaynağı olarak gösterilen sosyete kuyumcusu hastanede ölüyor. Bu davadan yargılanırken. Adam yalvarır gözlerle bakıyor! Bu adamın hakkını kim ödeyecek ? Muzaffer Tekin'in evinde bomba bulunuyor. İnceleme yapılıyor bu bomba antika patlamaz diyorlar. Tekin ise bunlar antika eşya diyor. Ama adamı yinede tutukluyorlar. Bunun neresinde adalet var? Medya nın abartmasını zaten hiç saymıyorum. http://www.odatv.com/n.php?n=iste-am...esi-1402111200 http://www.turandursun.com/forumlar/...&postcount=975 bunun gibi daha bir çok ayrıntı var. daha fazla girmeye gerek yok. ben olayı uzun süredir yakından takip ediyorum. medyanın abartması, suçsuzlukları kanıtlanınca medyanın sus pus olması. adaleti izliyoruz. |
Alıntı:
Yukarida siraladigin maddeler, hangi korkunu, ne sebeple korukluyor? Tayyip'in laflari hosuna gitmiyorsa, bu toplumu kim ve neden bu hale getirdi diye bir dusun. Ilk baslangicinda Ermenilerin ve Rumlarin malina, mulkune, dukkanina coreklenerek olusturulmus bir toplum yapisinin nasil olmasini bekliyordun? Neden sasirdin? Doksan yildir kati bir asimilasyon politikasi ile her turlu ilkelligin ve magandaligin koruklendigi bir toplum ne olacakti sence? Sirf gayrimuslimleri goce zorlamak icin guzelim semtlerini Fatih, Kasimpasa, Kagithane ...vs gibi ucube yerler haline getiren laik(!) bir cumhuriyette insanlar ne tip politikacilari kendilerine yakin bulacaklardi? Cok entel dantel politikacilara oy verir mi dersin bu insanlar? Yoksa politikadan anlayan birileri bu uslubun oy almak icin faydali oldugunu anlamis olamazlar mi? Akp'nin su anda toplumu korkutmak ya da karistirmak amacli yaptigi hicbir eylem yoktur. Korkutmaya calisanlar eski ergenekon dokuntuleri sadece ve onlarin masallarina inanan onyargili embesiller |
| Bütün Zaman Ayarları WEZ +3 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 04:50 . |