Turan Dursun Sitesi Forumları

Turan Dursun Sitesi Forumları (https://turandursun.com/forumlar/index__1.php)
-   Edebiyat (https://turandursun.com/forumlar/forumdisplay.php?f=155)
-   -   Nietzsche! (https://turandursun.com/forumlar/showthread.php?t=25932)

katre_07 25-08-2011 02:57

Nietzsche!
 
böyle buyurdu zerdüşt..herkes bilir ..bilmeyen biraz eksiktir..bu kitapla başladı niçe merakım...sonrasında alman kültürünü etkilemiş bir filozof olarak beni daha çok kendine çekti..edebi kişiliğine hayranım..kelimeleri kullanmadaki hüneri..ve yakıcı bir o kadar çekici ve rahtsız edici üslubu..hep bir merak ve ilgi uyandırdı ben de ..

siz de niçe ile ilgili yorumlarınızı bildiklerinizi paylaşırsanız..sitede kendimce bir gedik daha kapanacaktır:


İnsan aşılması gereken bir şeydir der Niçe..çok zorlamışımdır kendimi bu sözde..anlamışımdır sonunda ..ama eksik söylemiş sanki..insanlar da aşılması gereken bir şeydir diye eklemeliydi sonuna..bazen bize ilham verenleri.. zamanında mutlu edenleri..bazen kendimizi..bazen bize zarar verenleri aşmak..sadece kendi varlığının değerini anlamış erdemlilerin nişanıdır.

Düşen tutunacağı dalı seçmez..insanlar sanki bir uçuruma doğuyorlar ve ellerine ilk değen şeyi yakalıyorlar ..ya da evt ..takılmak..takılıyorlar ..başka bir dünyaları yok onların ..dalları yok..kırılana kadar ya da tahammül edebildiği yere kadar tutunacak..kendisini aşamayan ..bir sevgiliye tutuklu kalan..onsuz yaşayamayacağını zanneden..hayata onunla ortak olan ve hayata doğmaktan başka katkısı olmayan talihsiz insanlar..

Hayatınıza hep..içinizdekilerin.. ne zaman ihtiyaç duysanız bulabileceğiniz şeylerin ilham vermesi dileklerimle..:

Kitabın..şiirin..fikrin..ideallerin ..merhametin ..karşılıksız sevginin..hüznün..meczupların.. bazen bir bardak suyun ..takılmışların ..kendini aşanların ve aşamayanların....yalınayak bir çocuğun..sevincin .. mutluluğun..Ama asla bir sevgilinin değil..- sadece onun getirdiklerinin -

aşmak kolay değil..insan(lar) aşılması gereken bir şeydir!


http://www.facebook.com/#!/video/vid...35219&comments

pianola 25-03-2017 11:33

Dışa boşalmayan tüm içgüdüler içe yönelirler. Benim, insanın içselleşmesi diye adlandırdığım şey budur: insanda, sonradan onun "ruhu" diye adlandırılmış olan şey ancak böylelikle gelişmeye başlar.

Başlangıçta iki zar gerilecek kadar ince olan iç dünya, insanın dışa boşalımı dizginlediği ölçüde genleşmiş ve kabarmış, o ölçüde genişlik, derinlik, ve yükseklik kazanmıştır.

Devlet denen örgütün, eski özgürlük içgüdülerinden korunmak için diktiği o korkunç kaleler, (cezalar, özellikle, böylesi kalelerdir), yabânıl, özgürce dolaşan insanın, tüm içgüdülerinin geriye, insanın kendisine karşı yönelmesine yol açmıştır.

Düşmanlık, zulüm, tâkipten, baskıdan, değişimden, yıkıp dökmekten alınan haz, bunların tümünün, böylesi içgüdülere sâhip olan insana karşı cephe alması; budur "vicdan rahatsızlığının" kaynağı.

Geleneğin boğucu darlığına ve tekdüzeliğe tıkılıp kalmış, dış düşmanların ve dirençlerin yokluğunda sabırsızca kendini paralayan, kendi peşine düşen, kendini kemiren, kurcalayan, hırpalayan insan, kendini kafesin parmaklıklarına vura vura yaralayan, bu "ehlîleştirilmek istenen" hayvan, bu yoksul olan ve çöle duyduğu sıla özleminin yitip bitirdiği, kendi kendinden bir serüven, bir işkence yeri, güvenliksizlik ve tehlikeli bir yabânıllık yaratmak zorunda kalmış insan; bu deli, bu özlem çeken ve umutsuz tutsak, "vicdan rahatsızlığının" mûcidi oldu. Ama bununla, insanlığın bugün bile atlatamamış olduğu, en vehim ve en dehşetli hastalığın yolu açıldı; insanın insandan, kendinden acı çekmesi, hayvan olarak yaşadığı geçmişinden zorla koparılmasının, yeni durumlar ve varoluş koşulları içine düşmesi ve âdeta yuvarlanmasının, o âna kadar kuvvetinin, hazzının, korkunçluğunun temellerini oluşturmuş, içgücülere karşı açılmış savaşın sonucu olarak.

Öte yandan bu kendine karşı dönmüş, kendine karşı cephe almış hayvan rûhu olgusunun beraberinde, yeryüzüne ne denli yeni, derinlikli, duyulmadık, muammâlı, çelişkili ve gelecek vaât eden bir şey getirmiş ve böylece yeryüzünün görünüşünü önemli ölçüde değiştirmiş olduğunu da hemen ekleyelim. Böylece başlayan ve sonu da henüz görünmeyen bu oyunun lâyıkıyla takdir edilebilmesi için "tanrısal" seyirciler gerekmişti gerçekten de, herhangi gülünç bir gezegende, anlamsızca ve dikkat çekmeksizin oynanmasına göz yumulamayacak denli ince, harikûlâde ve paradoksal bir oyun.

O zamandan beri, Herakleitos'un "koca bebeğinin", adı ister Zeus, ister rastlantı olsun, oynarken attığı zarların en beklenmedik ve heyecan verici olanları arasında yer alıyor insan; sanki onunla birlikte bir şey kendisini bildiriyor ve hazırlıyormuşcasına, insan sanki amaç değil de yalnızca bir yol, bir ara-durum, bir köprü, bir büyük vaâtmişcesine bir ilgi, heyecanlı bir bekleyiş, bir umut, handiyse bir kesinlik uyandırıyor kendisi hakkında.


Ahlâkın Soykütüğü — Suç, Vicdan Rahatsızlığı ve Benzeri Şeyler

Vefik Sami 25-03-2017 11:57

Alıntı:

Pyrrhon´isimli üyeden Alıntı (Mesaj 598334)
Devlet denen örgütün, eski özgürlük içgüdülerinden korunmak için diktiği o korkunç kaleler, (cezalar, özellikle, böylesi kalelerdir), yabânıl, özgürce dolaşan insanın, tüm içgüdülerinin geriye, insanın kendisine karşı yönelmesine yol açmıştır.

Özgürlük nedir sn. pyrrhon ?
Lütfen, avâm-ı âdiyeden bu 'cahal'ın anlayacağı bir üslûpta olsun yazacaklarınız.
Halk lisânıyla, günlük konuşma diliyle yâni.

pianola 26-03-2017 21:07

Vefik abi,

Bu sorgu (özgürlük nedir?) mevcut olduğu sürece var olmadığı anlaşılandır /diyorum, çünkü özgürlük temsil edilemez, bir simge üzerinden temsil edilmek istenen -hiç bir özgürlük kavramı- gerçek bir özgürlüğe işâret etmez, sanal olur. O hâlde çizgileri çekili bir yapı-yapılaşma da, özgürlüğü dağıtamaz, ya da garanti edemez, bu temelde özgürlüğü bir "şey" olarak değil de, yaşamsal bir uygulama, ya da doğanın bahşettiği bir fenomen olarak düşünmek gerekir; öznenin olduğu şey olarak kendini ortaya koymaktan, yaşama dâhil olmaktan çekinmemesi bağlamında (çünkü insan kavramına belli bir tanım getirdiğiniz andan itibâren her türlü ideoloji oraya sinek gibi üşüşür, ve bu üşüşme, olmayan tehlikeleri kendi içinden çıkarır)

Bunu pratiğe dökebilmek, belki;

» evrensel etik diye bir şeyin var olmadığının (ve olamayacağının) anlaşılması
» insanı, belirli bir ideolojinin öngördüğü, bir şeye indirgemeci tüm hümanist metafiziklerin reddiyesi
» buradan itibâren, doğruyu ve âidiyeti kendi metafiziğinde tanımlayarak masumiyete isim verme çabasındaki tüm sanal istencin toplumsal dizgeden tasfiyesi

ile mümkün olabilir. (bunun mücadelesi nedir-nasıldır, ayrı bir tartışma konusu..)

Vefik Sami 26-03-2017 21:44

Teşekkür ederim.
Şimdi de bu başlığı okuyan sayın üyelerden, aşağıda alıntıladığım kısmı - eğer anlayabilen varsa - mealini veya tefsirini rica edeyim.

Alıntı:

Pyrrhon´isimli üyeden Alıntı (Mesaj 598495)
Vefik abi,

Bu sorgu (özgürlük nedir?) mevcut olduğu sürece var olmadığı anlaşılandır /diyorum, çünkü özgürlük temsil edilemez, bir simge üzerinden temsil edilmek istenen -hiç bir özgürlük kavramı- gerçek bir özgürlüğe işâret etmez, sanal olur. O hâlde çizgileri çekili bir yapı-yapılaşma da, özgürlüğü dağıtamaz, ya da garanti edemez, bu temelde özgürlüğü bir "şey" olarak değil de, yaşamsal bir uygulama, ya da doğanın bahşettiği bir fenomen olarak düşünmek gerekir; öznenin olduğu şey olarak kendini ortaya koymaktan, yaşama dâhil olmaktan çekinmemesi bağlamında (çünkü insan kavramına belli bir tanım getirdiğiniz andan itibâren her türlü ideoloji oraya sinek gibi üşüşür, ve bu üşüşme, olmayan tehlikeleri kendi içinden çıkarır)

Bunu pratiğe dökebilmek, belki;

» evrensel etik diye bir şeyin var olmadığının (ve olamayacağının) anlaşılması
» insanı, belirli bir ideolojinin öngördüğü, bir şeye indirgemeci tüm hümanist metafiziklerin reddiyesi
» buradan itibâren, doğruyu ve âidiyeti kendi metafiziğinde tanımlayarak masumiyete isim verme çabasındaki tüm sanal istencin toplumsal dizgeden tasfiyesi

ile mümkün olabilir. (bunun mücadelesi nedir-nasıldır, ayrı bir tartışma konusu..)


Ahlaksız 26-03-2017 22:38

Vefik Sami;Pyrrhon diyor ki;''Sınırları çizilmiş bir devlet içinde yaşayanlar özgür değildir ve bu kişilerin özgürlüğü tanımlamaları da çok zordur..
''Özgürüm'' diyebilmeniz için ahlak/tanrı/din kavramını kafanızdan silip atmanız lazımdır..Doğada sadece yemekle/içmekle meşgul olanlar,özgür olanlardır'' diyor:)
Yani ''bugün Amazonlarda ve benzeri yerlerde yaşayan ilkel insanlar özgürdür'' diyor..Bende kendisi ile hemfikirim..

Vefik Sami 26-03-2017 23:12

Alıntı:

Ahlaksız´isimli üyeden Alıntı (Mesaj 598504)
Vefik Sami;Pyrrhon diyor ki;''Sınırları çizilmiş bir devlet içinde yaşayanlar özgür değildir ve bu kişilerin özgürlüğü tanımlamaları da çok zordur..
''Özgürüm'' diyebilmeniz için ahlak/tanrı/din kavramını kafanızdan silip atmanız lazımdır..Doğada sadece yemekle/içmekle meşgul olanlar,özgür olanlardır'' diyor:)
Yani ''bugün Amazonlarda ve benzeri yerlerde yaşayan ilkel insanlar özgürdür'' diyor..Bende kendisi ile hemfikirim..

Vallâ bravo muhterem.
O mesajdan bunları anlayabildiysen helâl olsun sana.
Kanâ'atimce, bu arkadaş kendince eğleniyor.
Emin ol; yazdığı şeyin saçma-sapan ve anlamsız olduğunu kendisi de bilmekte.

Ama; bir defâ "paça"yı kaptırdık ya.
Ben şaşıp-yanılıp yazdıkça, arkası gelmez Brezilya dizileri gibi devam eder gider artık bu iş.

stendhal 26-03-2017 23:34

Vefik sami selamlar

ben pyrrhonun birkac yazisini okudum ve pek cok sey ogrendim, faydalandim. Sen neden böyle düşündün merak ettim..

stendhal 26-03-2017 23:38

Forumda yeniyim bu arada. Sorumu mazur gorursen sevinirim

Vefik Sami 26-03-2017 23:50

Alıntı:

stendhal´isimli üyeden Alıntı (Mesaj 598511)
Vefik sami selamlar

ben pyrrhonun birkac yazisini okudum ve pek cok sey ogrendim, faydalandim. Sen neden böyle düşündün merak ettim..

Benim yazdığım, tefsire-yoruma ihtiyaç bulunmayan basit ve sıradan mesajı anlamayıp da bu soruyu sorarken, pyrrhon'un yazdığını anladın öyle mi ?

Valla sana da bravo arkadaş.
Ne diyeyim artık ?
Neden yazdığım gâyet açık.
Yazdıklarından gram bir şey anlamıyorum.
Zâten, anlaşılsın diye yazdığına da ihtimâl vermiyorum.


Bütün Zaman Ayarları WEZ +3 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 18:30 .