![]() |
Dağ ve Deprem Mucizesi !
Aşağıdaki makale Turan Dursun Sitesi'ne ait MucizeYalanlari.com Sitemizden alıntıdır
1. Mucize İddiası 2. İddianın Geçersizliği 3. Türk Mitolojisinde ve Tevrat’ta Dağlar 4. Depremler ve Dağ Oluşumu Arasındaki Jeolojik İlişki 5. Fay Hatları ve Deprem İlişkisi 6. Dağların Jeolojik Yapıları ve Deprem Şiddeti 7. Dağlar Sabit Olmayıp Değişkendir 8. Sonuç http://www.mucizeyalanlari.com/wp-co...1/08/258ha.jpg 1. Mucize İddiası Aşağıda verilen Kuran ayetlerinden anlaşılacağı üzere iddia açık olup dağların depremlere engel olduğu belirtilmektedir. Aynı zamanda ayetlerde dağların “sabit” olduğu da söyleniyor. Bu ayetler:
2. İddianın Geçersizliği Depremler de aynı şekilde tektonik hareketler sonucu levhaların çarpışması ve volkanik faaliyetler sonucu oluşur, aslında dağ ve deprem arasında çok doğru bir orantı vardır, bilimsel olarak bunu görmek zor değildir. Levhaların sınırlarını olduğu yerler fay hatlarının ve depremlerin olduğu yerlerdir, aynı zamanda dağ sistemlerinin olduğu yerlerdir. Japonya, Şili, Hindistan gibi ülkelerdeki depremlerin nedeni de budur. Aslında dağların nedeni tektonik hareketler olup bu tektonik hareketler sonucunda depremler oluşur diyebiliriz. 3. Türk Mitolojisinde ve Tevrat’ta Dağlar Konudaki araştırmalara başlamadan önce bir tespit yapalım; herhangi bir bilimsel veri olmadan da insan aklı şu basit bir yorumu yapabilir; “deprem yeri sarsar ve üzerindekileri yıkar ancak dağ gibi büyük ağırlıklar bu sarsıntıyı emebilir veya sarsıntının şiddetini azaltabilir“. Dümdüz bir ova hayal edelim.. Bu ovada deprem olursa bu ova ikiye bölünebilir ama aynı ovada dağ olursa hem sarsıntıyı emebilir, azaltabilir, hem de bu ikiye ayrılan ovada çatlağın boyutunu düşürebilir. Bunlar bilimsel bir veri olmadan empirik bilgilerle, gözlemle veya mantık yürüterek yapılabilecek basit tespitler olup titreşim soğurma bilgileridir. Muhammed bunları düşünüp dağlarla ilgili sarsıntı önleyici özellik olduğunu söylemiş olabilir. Yani bunlar ”Mucize” tanımına giren birşeyler değil. Ayrıca yapılan yargının yanlış olduğunu aşağıda, aynı bilgi ve düşüncelerin zaten Muhammed zamanından önce de var olduğunu ve bilindiğini belirterek de göstereceğiz.
Bunlar Orta Asya Türklerinin atasözleridir, dağların onların mitolojisinde ki yerini öğrenmek için bu linki araştırabilirsiniz. Ayrıca Çin, Hint, İran, Sami mitolojilerinde de dağın haşmetinden ve özelliklerinden bahseder. Tevrat'ta Dağlar Bunlar, büyük bir ihtimalle Muhammed dönemi Arap yarımadasında da biliniyordu. Bunu, Tevrat’taki ayetlerde geçen bilgilerden de anlıyoruz.
Genelde birçok Müslüman” kazık gibi çakılı dağ” fikrinin Kur’an dışı bir yerde geçmediğini söylerler fakat Tevrat ve Zebur’da da bu fikirler geçmektedir. Bunun yanında Zebur’da ”yeryüzünün temelleri” dahi geçmektedir. Aslına bakarsanız sadece Tevrat ve Zebur değil, Hindu metinlerinde ve İslam öncesi şiirlerde de bahsedilmiştir kazık dağlardan.. Çin Mitolojisinde Dağlar Son olarak şunu belirtmek gerekir ki eski inanışa göre dagların iki işlevi vardı. Birincisi gögü düşmesin diye tutarlardı, ikincisi ise yeri saglamlaştırırlardı. Kuran’dan 900 sene önce kaleme alınan Çin yaratılış metnine göre ana tanrıça Nugua oluşan tayfun ve sel felaketin engellemek için dagları ve taşları yer kabugu üzerinde meydana gelen çatlakları bertraf etmek için kullanmıştı. Bu bilgi Kuran’dan neredeyse 1000 sene kadar eski olduguna göre bir mucize aramak gerekiyorsa eger eski Çin metinlerine bu onuru vermek gerekir, Kuran’a degil. 4. Depremler ve Dağ Oluşumu Arasındaki Jeolojik İlişki Öncelikle dağ ve deprem nedir, bunlar arasında nasıl bir jeolojik bağ ve ilişki vardırdır bunları inceleyelim. Dağlar bilindiği gibi tektonik hareketler sonucu levhaların birbirine yaklaşması veya volkanik hareketler sonucu oluşur. İki levha çarpışır ve bu levhalardan biri üste çıkıp yükselerek dağı oluşturur veya volkanik faaliyet sonucu volkan dağları oluşur (Bunun dışında akarsu biriktirmesi sonucu dağlar oluşabilir, heyelan sonucu dağlar oluşabilir, buzul dağları bambaşka oluşur zaten). Bunlara dair yönlendirici linkleri aşağıda bulabilir ve bir göz atabilirsiniz. http://tr.wikipedia.org/wiki/Da%C4%9F http://tr.wikipedia.org/wiki/Buzda%C4%9F%C4%B1 Bunun yanında depremler de aynı şekilde tektonik hareketler sonucu levhaların çarpışması ve volkanik faaliyetler sonucu oluşur. Aslında dağ ve deprem arasında çok doğru bir orantı vardır, bilimsel olarak bunu görmek zor değildir. Aşağıda vereceğimiz linkleri de inceleyebilirsiniz. http://tr.wikipedia.org/wiki/Deprem http://www.yenidenergenekon.com/wp-c.../image0043.gif http://profmandia.files.wordpress.co...tems_world.gif 5. Fay Hatları ve Deprem İlişkisi Yukarıdaki linklerde de görebileceğiniz gibi levhaların sınırlarını olduğu yerler fay hatlarının ve depremlerin olduğu yerlerdir, aynı zamanda dağ sistemlerinin olduğu yerlerdir. Japonya, Şili, Hindistan gibi ülkelerde ki depremlerin nedenide budur. Aslında dağların nedeni tektonik hareketler ve tektonik hareketler sonucunda depremler oluşur diyebiliriz. Sibirya, Kanada, İç Afrika ve Brezilya bunların yanı sıra okullarda Coğrafya derslerinde öğretildiği gibi, Grönland, Suudi Arabistan, Kanada gibi ülkeler de masif sınıfına girer. Bu ülkeler dağlık değildir ancak deprem oranı en düşük ülkelerdir. Bu ülkelerin altındaki levhalar yaşlıdır ve genç tektonik hareketlerin olduğu ülkeler gibi değillerdir, deprem riskleri bu yüzden azdır, sağlamlaşmış ve yerine oturmuşlardır. http://www.turkcebilgi.com/soru_ceva...iklayiniz.html http://i40.tinypic.com/5nk80i.jpg 6. Dağların Jeolojik Yapıları ve Deprem Şiddeti Bunların yanı sıra depremde zemin etkisi asıl depremin şiddetini belirler. Eğer yer kayalıksa veya dağ kayalıksa depreme karşı direnci fazladır, kayalık olmayan; alüvyon toprak, killi toprak gibi topraklarda veya heyelan sonucu oluşmuş dağlarda veya kayalık olmayan horizan a,b,c katmanlarından oluşmuş dağlarda, deprem şiddetli olur. http://www.benkoltd.com/deprem/deprem_zemin.htm Eğer dağ kayalık olmayan bir dağ ise ve yanı başında ki ova kayalık sağlam bir yer ise, dağ eteğine yapılan yerleşim yeri çökerken kayalık düzlükteki yer sağlam kalır, çünkü depreme karşı zemin etkisi önemlidir, dağların jeolojik yapıları aynı değildir. Japonya ve Suudi Arabistan’ı bu şekilde düşünebilirsiniz. Biri dağlık ve depremlerin çok olduğu bir ülke, diğeri ise dağlık değil ama deprem riski az olan bir ülke. Kuran’ın bu hükmü genel kabul edilmemelidir. Eğer dağlar depremi önlüyorsa, bu durumda Japonya’da deprem olmamalıydı ama Suudi Arabistan’da depremler olmalıydı. Çarpıcı bir örnek daha verelim; Mesela toprak yapısı güçlü olmayan bir düzlük ile kayalık bir düzlük hayal edelim. İki alanda da levha hareketi olduğunu hayal edelim. Bu levha hareketi kayalık olmayan toprağı hemen katlayacaktır ve fay kırığı oluşturacaktır, bunun sonucunda bu bölgede depremle birlikte dağ oluşacaktır. Ama Kayalık alan levha hareketi sonucu katlanmayacak,kırılmayacak direnç gösterecektir, bu durumda ne dağ oluşur ne deprem, bkz.Masifler ( Zemin etkisi ). Depremlerin hepsi aynı türde olmaz, örnek olarak çöküntü depremleri vardır. Bu depremler, yer altındaki büyük mağaraların tavanının çökmesi sonucu oluşur, mesela zaman zaman bu tür çöküntü depremleri maden ocaklarında olur. Bu durumda, dağ silsilelerinden bağımsız oluştukları için yörede dağların bolca oluşu da bu depremlere pek etki etmez ve depremlerden korumaz. 7. Dağlar Sabit Olmayıp Değişkendir Dağların sabitlik meselesine gelirsek, örnek olarak Toroslar, Alpler veya Everest dağının tepesinde bulunan ve Dünya tarihinin çok eski tarihlerinden kalma deniz canlısı fosilleri ile Everest’in her sene 1 cm yükselmesi dağların da kıta hareketleri gibi sabit olmadığını gösteriyor, zira levhaların birbirine yaklaşması ve uzaklaşması dağların hareketlerine neden olmaktadır. Daha doğrusu bu durum tüm kıtaların hareket etmesine neden oluyor ve uzun yıllar sonra dünya haritası yine değişecektir. Burada Kuran ayetlerinde bahsedildiği şekilde herhangi bir sabitlikten de söz edemeyiz. 8. Sonuç Sonuç olarak Kuran ayetlerinin dağların düzenleyici etkilerinden bahsettiğini varsaysak bile Tevrat, Zebur gibi Kuran’dan yüzlerce yıl önce yazılmış eserlerde dağların dinsel inanışlardaki konumları, kutsal özellikleri veya diğer özel niteliklerine dair ayrıntılı bilgiler yer almaktadır. Ayetlerde mucizemsi hiçbir yön yoktur. Dipnotlar Kaynaklar metin içerisinde gösterilmiştir. Hazırlayan: Reich |
Çok güzel olmuş Sevgili Reich'e teşekkürler.Sevgili Alka istersen şunları da ekleyip içeriği biraz daha zenginleştirebilirsin;
Tevrat:Yunus.2=6:Dağların köklerine kadar battım,Dünya sonsuza dek sürgülendi arkamdan; Ama, ya RAB, Tanrım, Canımı sen kurtardın çukurdan. İslam Öncesi şiirler; Alıntı:
Alıntı:
Ayrıca Dağların Sarsmaması da tıpkı Güneş'in secdeye gitmesi gibi tamamen mitolojiye dayalıdır.Bakınız Muhammed'e sorulan sorular ve verdiği cevaplar,Kuttubi Sitte'den sahih bir hadis; Alıntı:
Ve Tevrat ayetlerinin büyük yazılmış yerlerini silip yerine kısaltmayı tamamlarsanız daha düzenli olacaktır.Örneğin; Tevrat – MİKA : Mik.6: 2 Ey dağlar ve yeryüzünün sarsılmaz temelleri, RAB’bin suçlamasını dinleyin. Çünkü RAB halkından davacı, İsrail’den şikâyetçi. Tevrat-Mika=6:2 Şeklinde eolursa çok daha güzel olur kanaatindeyim. Sevgilerimle... |
Dediğin düzenleme ve eklemeleri yaptım Dark_Prince . Çok güzel kaynaklar bunlar. Şimdi reddiyemiz daha da gelişti. Tekrardan teşekkürler..
Alıntı:
http://www.fatherzakaria.net/books/q...55-Episode.pdf Alıntı:
|
Rica ederim dostum gerçekten harika bir yazı oldu emeği geçen herkese tekrar teşekkürler.
|
Öncelikle merhaba
ve keşke bu kadar zahmete girişmeseydiniz cidden çok gereksiz neden mi ? eklediğiniz kurandaki tüm ayetler (enbiya lokman hicr nahl ) deprem kelimesi geçemez bu nedenle depremle ilişkilendirilmesi ve savunmanın bu deprem dağ ilişkisinden yola çıkılarak hazırlanması anlamlı değil.. işte bu yüzden mucize babındaki ilgili ayetler yalanlanmış olmuyor.. arapçadan deprem kelimesi zilzal dir zelzele kelimeside zilzalden türemiştir .. çok ilginç aslında ilgili ayetlerde bahsi geçmeyen kelimeyi öne çıkar ardında bu bahsi geçmeyen kelime ile ilgili ayetleri yargıla ve yalanla akla şu soru gelebilir sarsılma ne analama gelmekte peki ? yeryüzünün kayalık olan dış katmanı derin faylarla kırılmıştır ve erimiş magma üzerinde yüzen plakalar halinde parçalanmıştır.. dünyanın kendi ekseni çevresindeki dönüş hızının çok yüksek olmasından ötürü yüzen plakalar eğer dağların sabitleştirici etkisi olmasaydı hareket halinde olacaklardı.. böyle bir durumda yeryüzü üzerinde toprak birikmeyebilir toprakta hiç su depolanmayabilir hiçbir bitki filizlenmeyebilir hiçbir yol ev inşa edilemeyebilirdi kısacası dünya üzerinde hayat mümkün olmayabilirdi. sahi siz eklediğiniz ayetlere bakma gereği duydunuz mu .. ciddiyet lütfen ciddiyet tevrat ve incilden alıntılar yapmanızda anlamsız zira kuran tevrat ve incilin devamıdır ayetlerdeki benzerlikler doğal karşılanmalı bizzat bunu kuran söylüyor haa eğer kuranda bu islam Allahın kullara ilk ve son mesajıdır daha önce hiç irtibat kurulmadı dense idi size hak verirdim ancak tam aksi söz konsusudur.. dağların sabitliğinden ne anladığınızı merak ettim ..cidden çok komik bir savunma sunulmuş.. 1cm yükselme onların sabitlendikleri kara parçalarında mı ayırıyor yoksa bu bahsi geçen yükselme köklerinin yerilerinin değişmesine mi sebeb oluyor ..sabit ve sabiyleyici görevi gören dağlara en az insanlara yapılan kadar haksızlık yapılmış.. okuyucularınıza saygınız olsun lütfen yahu şok olmamak elde değil..cidden http://www.kuranveilmihakikatler.com...n-eksiltilmesi okuyunuz lütfen saygılar |
Kuran ayetlerine göre insanları sarmaması için dağlar yaratılmış. Sarsmak kelimesi için Arapça "en temîde bi" kelimesi kullanılmış. Diğer meallerde "insanları çalkalamaması için" ifadesi kullanılmış. İslam alimleri de bu sarsılmayı deprem manasında anlatıgelmişlerdir ve ona göre mucize iddiasında bulunmuştur. Bu reddiye de bu iddiaya açıklık getiriyor.
|
Üzgünüm Alka reddiye açıklık getirmiyor
Zira siz salt depremler üzerinden konuya girişmiş ve reddiye hazırlamışsınız ancak dağlar kökleri ve yüklendikleri görev aslen plakaların sabitlenmesi noktasında hizmet ederler Eğer dağların üstlendikleri görev söz konusu olmasa magma üzerindeki sal parçaları misali plakalar hareket halinde olur ve yaşam kurma ve yaşama devam ettirme imkansızlaşırdı..yani şu sıkı sıkıya sarıldığınız "depremler" dağların üstlendikleri görevi yokluğu esas alınarak düşünüldüğünde ortaya çıkacak sarsıntı ile kıyaslandığında sabah meltemi gibi kalır .. deperem kelimesinin dahi geçmediği ayetleri (dikkatinizi çekerim kuranda deprem kelimesi ile alakalı ayetler ve sure vardır) depreme endeksler zanna göre yaklaşım sergiler ve dağların ifaa ettikleri asıl vazifeyi gözardı - kulak arkası yaparsanız bu hazırladığınız "şey" reddiye olmakdan çok gareze ve zanna dayalı üstelik orjinal metnede sadık kalmadan kaleme alınmış bir yazı olmakdan öteye gitmez .. saygılar |
Alıntı:
Sarp dağların bir diğer görevleri de hava klimatolojisini ayarlamak suretiyle küresel iklimlendirmeyi sağlayarak büyük oranda dünyada hayatın devamını temin etmektir değil mi hocam? Ağaçlar, böcekler, haşerat, börtü-böcek dünyası bakımlarından. Öte yandan; hepimizin bildiği, basmamak için yan tarafına zıpladığımız su birikintileri de hayvanatın su içmesi için bir araçtır inşaallah. Allah Teâla önce birikinti oyuğunu inşa edip sonra yağmuru yağdırmak suretiyle hayvanların yaşamını idame ettirecekleri sıvıyı onlara bahşetmektedir öyle değil mi? Diğer yandan; gül ağacı bilindiği gibi doğal bir akustiğe sahiptir, bu nedenle bu ağacın materyalinden vücuda getirilen tüm enstrümanlar tınısal olarak insana hoş gelir. Demek oluyor ki Gül Ağacı insanı hoş tutmak ve insanın dünyevi hayatını neşelendirmek için Allah Teâla tarafından özellikle ve bilhassa yaratılmıştır. Deve, inek, koyun, çulluk ve bıldırcın hayvanatının insana faydaları. İnsana faydalarından doğan tesirli güzellikleri ise saymakla bitiremeyiz. İnsanlar bu canlılardan gıdalandıkça zihinleri açılmakta, dünyayı daha duru bir gözle tekrar keşfetmekteler. Hocam, bu dinsiz arkadaşlar temelli bir şekilde gözlerini bu ilmî ve mantıkî delillere kapatmış olduklarından bunları göremezler. Rabbim bunlara mantık, izan, şuur versin. |
:) tebbesüm sadakadır maharetinizi göstermiş olmanızdan ötürü
|
Alıntı:
Reddiye, bir kesimin mucizelerine karsilik hazirlanmis bir reddiyedir. Dogal olarak karsi tarafin koydugu mucize konu/unsur acisindan ele alinir. Zira ortada bir iddia var. Ha baska turlu derinlemesine ele almak isterseniz baska acik basliklarda ele alabilirsiniz veya baslik acabilirsiniz/izah edebilirsiniz elbette. Bu konuda acik basliklarimiz da mevcut zira. |
| Bütün Zaman Ayarları WEZ +3 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 10:00 . |