Turan Dursun Sitesi Forumları

Turan Dursun Sitesi Forumları (https://turandursun.com/forumlar/index__1.php)
-   Politika (https://turandursun.com/forumlar/forumdisplay.php?f=21)
-   -   Laikliğin Tanımı. (https://turandursun.com/forumlar/showthread.php?t=26262)

basitrasin 16-09-2011 07:00

Laikliğin Tanımı.
 
Başbakan Mısırda yaptığı konuşma sırasında laikliği tavsiye etti. Mısırlı bazı grupların; " Bu tercüme hatasıdır, Erdoğan böyle şey söylemez" türünden açıklamaları üzerine, Tunusta Laiklik tavsiyesini yineledi.
Başbakan: " Laik devlet: İster Müslüman olsun, ister Hristiyan olsun, ister Musevi olsun, ister Ateist olsun hepsine eşit mesafededir."
Dedi.

Haberin devamı aşağıdaki linkte.

nethaber.com

Sizlerle bu haberi paylaşmak istedim.
Sağlıcakla kalın.

G Milat 16-09-2011 12:16

Tanimi degistirilip ici bosaltilan bir laikligi(!) hangi dinci basbakan istemez ki!!

Onun soylemek istedigi:

"Laiklik iyidir, bakin biz ne guzel laik bir devletiz diye sarkilar soylerek islami siyasallastiriyoruz puhahaha" olabilir!

basitrasin 18-09-2011 08:37

Herkese Selam.
İşte laiklik ile ilgili haberin yorumu.
Haberi yorumlayan gazeteci:
"Lailklik bayrağını CHP'den aldı"
diyor.

Haberin tamamına linkten ulaşabilirsiniz.

Sonsayfa.com

Hoşçakalın.

ALKA 18-09-2011 09:41

Bir zamanlar 'hem Müslüman hem laik olunamaz' diyen Erdoğan'ın Mısır ziyaretinde "Müslüman biri pekala laik bir ülkeyi yönetebilir" söylemine kaçması ve bu şekilde aniden laikçi kesilmesi aslında uyguladığı yanıltma ve uyutma politikasının bir parçasıdır. Erdoğan'ın mesajının adresleri “Kızım sana söylüyorum, gelinim sen anla” misali, Arap ülkeleri değil, bilakis Batı başkentleri ve Türkiye'dir. Bu şekilde Erdoğan'ın ve AKP'nin “İslamcılık” algısı Araplara verilen laiklik mesajıyla giderilmek isteniyor ve güya Batı ile Ortadoğu arasında sözde bir “şahane denge” kuruluyor. Bu şapkadan tavşan çıkaran yanılsıma ustası Erdoğan'ın sol gösterip sağ vurma taktiğinden başka bir şey de değildir.

TUBA 18-09-2011 12:22

erdoğanın yaptığı politikadan başka birşey değil, herşeyi kendi lehine çevirmeyi biliyor içinden gelen bu olmasada. yani bir söz vardır ve tam erdoğana yakışır bir sözdür "ben senin güneş almamış yerlerini de bilirim" bu mecazi bir sözdür hemen yanlış anlamayın :)

jadi 18-09-2011 13:45

Misir'in zaten laik bir anayasasi vardi diye biliyorum ben. En azindan islami hukuk kullanan bir ulke degildir. Ayrica Misir yaklasik %20 civarinda hristiyan nufus barindirir. Misirlilara laiklik dersi verecek en son ulke biziz herhalde. Kemalist tc devleti kuruldugu gunden itibaren hristiyan vatandaslarin varligina tahammul edememis, sunnilik disindaki tum din ve mezhepleri yok saymis hatta asimile etmek icin baski uygulamistir.


O kadar dil dokuyorum insanlar hala tc'nin ve chp'nin laik oldugunu ima eden ifadeler kullaniyorlar artik nasil bir beyin yikamaysa bu idrak kanallarini kalici sekilde tikamis(basitrasin'i kastedmedim)

spartacus 18-09-2011 16:09

Bir zamanlar

Devlet sandalyedir, koltuktur, koltuk laik olur mu söylemindeydi...

Yani devlet sandalye koltuksa, koltuğuın dini olur mu? Bu da ayrı bir meseleydi...

Eğer laiklik sadece bir "devletin tüm inançlara eşit mesafede durması" olsa idi bir nebzede olsa tam yerinde bir tanımlama diyebilirdik. Fakat bu hem muğlak bir tanımlamadır hemde eksiktir.
O halde soralım devletin dini olur mu?

Laikliğin gelişimine bakarsak insanların laik olduğunu din adamları ve kurumlarının laik olmadığını görürüz. Yani dini kurum dışında kalan insanlar laik kesimi temsil ederler dolayısıyla kurumları da. Eğer devlet bir araç, kurum ise, tabi ki, bildiğimiz gibi o bir din kurumu değildir. Ortaçağı ve evvel köleci sistemleri bir yana bırakırsak, modernitenin geliştiği dönemlerde laiklikde, dini kurumda, otoritede, araya giren ortaçağın oluşturduğu anlamsız ve muğlak tanımlardan çıkartılmıştır.

Birincisi devlet laik olur mu? Olmaz mı tartışması değil, laiklikliğin bu konudaki açılımı, devletin dininin olmayışı ve dahi zaten devletin bir din kurumu olmayışı yönündedir.
İkincisi inançlara eşit mesafede durmak muğlak bir söylem. devlet işlerinde dini buyruk ve kurallarla da ya da Erdoğan'ın tabirini tamamlarsak, devlet işlerinde herhangi bir dinin kurallarıyla da hareket etmemektir.
Üçüncüsü bu devlet ile din işlerinin ayrışması olarak netleşmiştir. Buda demektir ki devlet dini kurallarla, buyruk ya da yasalarla hareket edemez....
Dördüncüsü laiklik sadece bu da değil, laiklik dini kurumların devlet kurumu haline getirilmesinin oluşturduğu yasalara, kafa yapısı ve yasalarıda, devlet yasalarından ayıklamaktır. örneğin kadına, seçme seçilme hakkının verilmemesi laik olmayan devlet anlayışıdır, verilmesi ise laik bir tutumdur. Çünkü bu hak din eliyle engellenmekte idi ve devlet yasalarında yeri vardı...

ABD Laiklik iyi bir yönetim değildir diye açıklaya dururken sanırım Ortadoğu açısından bu kelime sorun teşkil ediyor olmalı. Ya kavramın içi boşalacak bir kabul noktası oluşturulacak ya da çelişik bir Türkiye'nin varlığı sorunu da çözülemeyecek. tabi bu çelişki bir yanda laik diğer yanda dini islam olan bir devlet çelişkisidir.. Laikliği sadece kadınların başını açıp açmaması meselesine indirgemekde laiklikle ne uzak ne yakından alakalı değildir, ne Mısır ne Türkiye ne de ötekiler laik değildir, hiç olmadılar da.. Dini olan, devlet ile din kurumlarının, yasalarının birbirine bağlandığı bir devlet vb, kavramın salt anlamıyla dahi çelişir...

Neyse devlet laik olur kişi olmaz, yok kişi olur devlet olmaz bir yere kadar, bu gün (hangi sisteme göre olduğu ayrı olmak üzere) devlet bir kurumdur, o bir din kurumu değildir. Kısaca günümüzün sorunu laiklik değil din sorunudur... Feodaliteden kalma din-devlet anlayışı ve inancı aşılamıyor, kırılamıyor dolayısıyla laiklik kuşa çevrilerek de olsa bir kabul noktası oluşturulmaya çalışılıyor. 21. Yüzyılda hala birilerinin gökten indiğine(eski kural, yasa ve masallar) inandığı ya geçmiş tarih öykünmeleri ya da günümüzden binlerce yıl önceye hitap eden, uydurulmuş ve dönemine göre çıkar temelli konuşturulmuş masal-efsane kahramanları yasalarını uygulamak istiyorlar.

jadi 18-09-2011 18:04

Laikligin ne oldgunu tanimlamak icin kendimizi bu kadar yormanin geregi oldugunu sanmiyorum. Laiklik en basit tanimi ile devlet kurumlarinin ve hukuk sisteminin dinsiz olmasi ayrica vatandaslarin dinini onemsemeksizin hepsine esit mesafede durmasidir. Kadin haklariyla laikligin hicbir alaksi yoktur mesela. Bence bazi sahislar Osmanli'nin tc'den cok daha laik oldugu gercegini inkar etmek icin kafalari bulandirmaya calisiyorlar.

Freester 18-09-2011 19:31

Aslında neresinden anlatsam bilemiyorum ama aklıma gelen tarafından size biraz bilgi vermeye çalışcam bana göre laiklik: Devlet yönetiminde herhangi bir dinin referans alınmamasını ve devletin dinler karşısında tarafsız olmasını savunan prensiptir. Fransızca'dan Türkçe'ye geçmiş olan "laik" sözcüğü, "din adamı olmayan kimse; din adamı dışında kalan halk" anlamına gelen Latince "laicus" sözcüğünden gelmektedir. Roma döneminde din adamlarına "Clerici" din adamı olmayanlara da "Laici" adı veriliyordu. Vede Laisizm veya Laiklik (Fransızca: Laicite),Anlamına geliyor.

Biraz tarihine bakarsak ise Eski çağlardan beri din, insanların, günlük yaşamında, toplumsal düzende ve devlet yönetiminde etkili oldu. Özellikle Hıristiyanlık Avrupa'da ortaçağ sonlarına kadar her alanda söz sahibiydi. Papalar krallara hükmedebiliyor, papaz, rahip, ya da keşiş gibi din adamları Hıristiyan dininin kurallarına göre insanların yaşamını yönlendiriyorlardı.

Zamanla değişen ve gelişen ticaret ilişkileri, kentlerin zenginleşmeye başlaması, Hıristiyan olmakla birlikte ayrı mezheplerden olanların çoğalması gibi etkenler Hıristiyan dininin dönemin yeni koşullarına göre gözden geçirilmesini gerektirdi. 16. yüzyılda dinde Reform hareketi oldu. Edebiyat, sanat ve bilimde Rönesans diye adlandırılan canlanma ve atılım dönemi de 15. ve 16. yüzyıllarda gerçekleşti. Böylece Hıristiyan dünyasında din, yaşamın birçok alanında etkisini yitirmeye başladı. Özellikle eğitim ve öğretim alanında yenileşmeler oldu. Din kurallarına uygun eğitim yapan kurumların yani sıra özgür düşünceye ve inanç özgürlügüne dayanan eğitim kurumları devlet tarafından açılmaya başlandı. 1789 Fransız Devrimi'nden sonra laiklik yavaş yavaş devletin bütün kurumlarında ve toplumda kendini kabul ettirdi. Kavram konusuna girmek dahi istemiyorum.

Saygılarımla..

G Milat 20-09-2011 01:59

Sn Jadi,

Laikligin kadin haklariyla ilgili olmadigini dusundugunuze gore, bu dusuncenizi nasil temellendirdiginizi merak ettim..

Zira, ya kadin haklarini bilmiyorsunuz ya da laikligin taniminin bosaltilmis seklini kabul ediyorsunuz...

Gorusunuzu oldukca ilginc buldum.


Bütün Zaman Ayarları WEZ +3 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 15:55 .