![]() |
Şirin Payzın'dan Ateistten Hayır Gelir Savunması
|
Dindarlık ile ateistten fayda gelmeyeceği inancı, daha doğrusu, inançsızlığın mutlaka kötü sonuçlar doğuracağı önyargısı hep el ele gitti. Belki de böyle olmak zorundaydı. Belki dindarlar, iyi ve faydalı biri olmak için dinin gerekli olmadığını kabul ettiklerinde inançlarının eskisi kadar güçlü olmayacağını hissediyor.
Milletvekilinin sözü hakikaten tam bir saçmalık. Böyle saçmalarsan sana nobel ödüllü ateistlerin listesini sunup yerin dibine sokarlar işte. İyi olmuş. ''Müslümandan hayır gelmez'' türü bir genelleme yapılsaydı AKP'liler kim bilir nasıl da kıyameti koparırlardı. Ama kendilerine yapılmasını istemedikleri herşeyi başkalarına yapıyorlar. Dinlerinde var bu. İslama inandığı için kimsenin yanmasını istemez ama islama inanmayan herkesi -sadece bu yüzden- yanmakla tehdit ederler(cehennem inancı). Ateizm savunmasız çünkü ateistlerin bir araya gelmesi zor. Tek ortak noktası Tanrıya inanmamak olan insanlar birlik oluşturamazlar. Birlikler ortak değerler ve inançlar üzerine kurulur, inançsızlıklar üzerine değil. Bu yüzden ateist ideolojilerle ya da felselerle bir araya gelinebilir ancak. O ideoloji ya da felsefe vesile olur buna. Ateist ideoloji olarak sadece marksizm ve anarşizm var. Anarşistler neyse de, marksistlerin ortalama ve klasik tutumu Tanrı tartışması ve ateizm konusunu fazla açmamak, sınıf mücadelesine önem vermek şeklinde. Bu yüzden ateizm sahipsiz kalıyor. Onu savunabilecek bir kurumlaşma yok. Masonluk daha ziyade deist esintili. Belki bir hümanist cemiyeti vesilesiyle ateizm sahipsiz kalmayabilirdi. İnsanlar, insan sevgisi ve insanı merkeze alan bakış açısı(hümanizm) temelinde birleşebilirdi. Tanrıyı değil insanı merkeze aldıkları için hümanizm otomatikman ateizm savunusunu da içerirdi. Yurt dışında bu tür hümanist topluluklar var. Keşke ülkemizde de olsa. Belli ki ihtiyaç var. Acaba diyorum, Turan Dursun sitesi böyle bir girişime önayak olur muydu? Dernekleşme gibi birşeye. Sanal alandan çıkıp daha somut birşeyler yapmaya ne derdi? Bu konuyu hep birlikte konuşmalıyız bence. |
Alıntı:
Ben küçük bir çocukken, mahalle arkadaşlarıma öykünür, Kuran kursuna ve teravih-cuma namazlarına gitmek isterdim. Babam dinsizdi ve bunları yapmamı istemezdi. Ancak "yapmayacaksın" tarzı bir baskı da uygulamadı. Yıllar sonra ben kendi çabalarımla ateist oldum. Şimdi İslam'a bakış açılarımız, babamla yine aynı değil. Hala İslam konusunda anlaşamıyoruz. İşin tarihi, bilimsel vb. noktalarını bir kenara bırakarak sadece mantıken İslam'a karşı duran, bir nevi klasik gayrimüslim modeline uyan babama göre Muhammed, yaşadığı toplumu beğenmeyen, toplumunun pisliğinden ve tembelliğinden usanmış bir adam olarak, sırf insanlar temizlensin diye abdesti uydurmuş, tembelliklerini kırmak için de namazı icat etmiş bir adamdır. Oysa biliyoruz ki bu ritüeller, İslam öncesinde de var tarihsel olarak. Artı bu işin tonlarca bilimsel yanlışı, geçmiş toplumlardan aşırılmış uygulamaları var. Keşke ateistler arasındaki fark bu kadar basit olsaydı. Fakat siyasi duruşlar, mutlaka çok ciddi ayrılıklar yaratıyor. Ben kendimce kapitalist bir ateiste, din denen saçmalığın, günümüzde insanların arayarak buldukları ve "işte evet, din dediğin budur, ben bu dini seçiyorum" bir şey olmadığını, düzenin korunması ve abartarak ve abanarak devamı için dinin muazzam bir silah ve gereklilik olduğunu anlatamıyorum. Yönetmek için korkutmak zorundasınız; en çok korkulacak şey de, 24 saat onları gözetleyen ve onlara şah damarından bile yakın, omuzlarına birer melek oturtup ha babam yazmalarını sağlayacak kertede hasta bir tanrının varlığına inandırmak ve sonsuz azaptan kurtuluş reçetesinin sizde olduğuna inandırmak, buna uygun gibi görünen bir eğitim sistemi ve sosyal hayat inşa etmektir. Oysa kimsenin arayıp da kendini bir din bulduğu yok. Evlere servis gibi sunulan bir şey bu. En azından, insanlara korkularından sıyrılıp serbest bir zihin ortamında ne gibi bir sosyal hayatı ve ekonomik ilişkiyi benimseyebileceklerini düşünüp özgürce karar vermeleri açısından bu gibi ilahi safsataların yok edilmesi konusunda, farklı siyasi görüşlerde olan ateistlerin dayanışma içerisinde olabileceklerine uzun süre inanmak istedim ancak TD denemesi çok da başarılı olmuşa benzemiyor, doğruya doğru. Ümitlerimi tamamen kaybetmiş değilim çünkü kaybetmek istemiyorum. Hala bunun olabileceğine inanmak istiyorum. Bilmiyorum olur mu. Selamlar |
İlkeleri net biçimde belirlenmiş; keskin ideolojik-siyasal tartışmalara girmeden, örneğin ''islam/din ve çelişkiler'' üzerine odaklanmış bir birlik mümkündür. Ancak pratikte oldukça zor. Dahası, bir dernek etrafında toplanıp bu haliyle afişe olmak oldukça riskli bir şey. Muhammed'in ''evlilik yaşı'' üzerine bir konferans yapıp epey katılımcıyla birlikte kamuoyuna deklare ettiğinizi düşünseniz ya... Muhafazakar bir partinin iş başında olduğu ülkede o konferans salonunu hem basarlar, hem de yakarlar; buna kimsenin şüphesi olmasın. İnternette tartışmaya benzemez bu işler. Provokasyon ve galeyana gelmeye hazır/nazır kitlelerin önüne yalnızca ''somut bir hedef'' koyarsınız.
|
Aslında bu hümanizm işi kafama yatıyor. Uzun süredir var aklımda. Yurt dışında da hümanist ismiyle çıkıyor bu topluluklar. İnsancılık görüşü üzerinden birlik sağlanıyor ateistler arasında(haliyle hümanist olmayan dinsizler yer alamıyor; örneğin ırkçılar, homofobikler, totaliter ideoloji taraftarları, ataerkillik yandaşları v.s.). Yaşamın merkezine insanı alan hümanizm Tanrıyı merkezden kovmayı gerektiriyor mantıken ve ateizme varıyor. Ama faaliyetleri ''insanın yüceltilmesi'' gibi bir amaca sahip. Yani direkt ''din düşmanlığı'' gibi algılanamıyor; ''ne yapıyorsan insanlık için'' mesajı veriyor. Bu mesaj onun toplumsal meşruiyetini sağlıyor ve koruyor. Türkiye'de de bu tür birşey yapılabilir.
Yaşamın merkezine tanrı, bir ırk ya da ulus, bir cins ya da devlet değil de insanlık konuyor. Hümanizmin özeti bu. Tanrıyı merkezden kovmak için ya inançsız olacaksın(ateizm), ya ''yarattı bıraktı, artık merkezde insan var'' diyeceksin(deizm), ya ''var mı yok mu bilemeyiz, o halde merkezde insan olmalı'' diyeceksin(agnostisizm), ya da ''tanrı insanın üzerinde bir efendi değil, tanrı insanın gönlündedir, evrendedir'' v.s. diyeceksin(panteizm(budizm ve alevilik dahil)). Hepsini bir çatıda toplayıp alevilik ve budizmin din dışı tanım almasına kendiliğinden yardımcı da olabilir bu tür bir hümanist dernek ya da cemiyet. Yani sadece tanrı değil, insandan değerli olduğunu iddia eden herşey eleştirilecek(devletçilik, ırkçılık, seksizm v.s.). İnsan haklarınınm kararlı savunucuları olarak, dini de insan hakları açısından eleştirmeyi gerektiriyor hümanizm. Politikayla da ilgili ama politik değil. İnsancıl, demokratik, özgürlükçü her akımla barış içinde. Böylece farklı politik kimliği olanlardan faydalanılabilir. Esas hedef toplumun değer yargılarını değiştirmek. Çünkü politikayı belirleyen de -demokratik ülkelerde- toplumdur. Bir devrimci dalgayı yükseltecek olan da toplumdur, kitlelerdir. Kitle kültürü önemli. Politik kimlikleri bulanıklaştırarak kültüre etki edebilmek daha kolay. Hümanizm kültürün değişimini hedefleyen bir dernek ya da cemiyet aslında. Kültürel sekülerizasyonu da sağlamayı hedefliyor, kültürel demokratikleşmeyi de. |
Teşekkürler, ama ne kadar zorlandığıda gözle görülüyor. heyecanlı, stresli... İşte ileri demokrasi denen şeyin farklı düşünen insanlar üzerinde yarattığı tablo bu. Ya AKP lisindir ya da Hitler Almanyasında yahudi.. Bazı dindarımsılara, teokratlara ırkçı dediğimde, burada bir kavram kargaşası var diyorum kendi, kendime, daha sonra ise, islami faşistlerin söylem ve davranışlarını üzerine koyuyorum, hayır, ne abartı var ortada ne de bir kavram kargaşası, düpedüz ırkçılar.
Bir noktayıda sanki gözden kaçırdık gibi; Ateist, dinsiz bir gençten hayır gelmez sözü aslında din dersinin seçmeli ders olması üzerinden hem ayrımcı bir meşruiyet sağlıyor, hemde insanların özgür tercih yapabilmesinin önünün alınması gibi 2 sakat durum çıkıyor. Ya din dersini seçersin ya da dinsiz olursun... Bu mantalite sizce gerçekten de demokrat olabilir mi? Alalım demokratlık payesini, silahını ellerinden, bakalım ortaya ne çıkıyor? İntikamcı, linç kültürü. Tipik faşizm. Ateist olmak, dinsiz olmak ise aslında kendi geçerliliklerini kabul ettirmek, kendilerini dayatmak, dikte etmek çerçevesinde kullanılan malzemeden ibaret! |
http://a5.sphotos.ak.fbcdn.net/hphot...61936643_n.jpg
"ATEİSTİN BİRİ-DİNCİNİN BİRİ" Ateistin biri, kitaplarıyla edindiği servetini yoksul çocuklara adadı. Ölümünden sonra kendisi için şatafatlı mezarlar yapılmadı; yeri bilinmiyor. Ama yüzlerce yoksul çocuğa, onun bıraktığı eserlerin geliriyle halâ eğitim olanağı sağlanıyor. *************************** Dincinin biri, akıl almaz ve şaibeli bir servetin sahibi oldu. Şatafatlı düğünler, ailesinin lüks hırsı ve kendisine emanet edilen trilyonlar, kendi partisi tarafından bile sorgulandı. Mahkeme kendisini suçlu buldu; talebeleri O'nu kurtarmak için özel yasa çıkardı. Bugün evlatları o şaibeli mal varlığı için birbirine düştü..! Baris AYDIN |
Alıntı:
Bunlardan hangisi Müslümanlarin ve diger semavi dinlere mensup olanlarin ütopyasi olan, "Cennet" denen mekana gider derseniz, kesinlikle Aziz Nesin gider derim:car: |
Alıntı:
|
Alıntı:
|
| Bütün Zaman Ayarları WEZ +3 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 16:39 . |