Turan Dursun Sitesi Forumları

Turan Dursun Sitesi Forumları (https://turandursun.com/forumlar/index__1.php)
-   Politika (https://turandursun.com/forumlar/forumdisplay.php?f=21)
-   -   Mehmet Görmez kadir gecesi Suriyeli teröristler için dua etti (https://turandursun.com/forumlar/showthread.php?t=28967)

Ahlaksız 18-08-2012 01:11

Mehmet Görmez kadir gecesi Suriyeli teröristler için dua etti
 
AKP hükümetinin Suriye karşıtı politikalarına Diyanet İşleri de dahil oldu. Diyanet İşleri Başkanı Mehmet Göremez, Kadir Gecesi Kahramanmaraş'ta Abdülhamit Han Camii'nde verilen hutbede, yüzlerce kişiye Suriyeli teröristler için dua ettirdi.
http://www.youtube.com/watch?v=4ZeMA...layer_embedded
http://www.ulusalkanal.com.tr/mehmet...video,688.html
Bu insanın(?) dua ettiği ve ettirdiği teröristlere bakın lütfen;
http://www.youtube.com/watch?v=34OXx...eature=related

Ahlaksız 18-08-2012 01:17

Bu katillere/teröristlere dua eden diyanet işleri başkanı ve bu katillere/teröristlere her türlü desteği veren başbakan,acaba sanal ortamdaki görüntülerden haberdar değiller mi?
İnsanın aklı almıyor gerçekten bu yaşanan süreci..!

Sansürlü olarak yayınlanan bir video daha;

Link Silinmiştir

Meyve bıçağı ile müslüman olduğunu bildiği insanların kafasını kesmeye çalışan müslümanlar..!!!!!!!!!!!!!!!!!
Kafayı yememek elde değil:frusty:
Meyve bıçağı len..Vay..............

murted 18-08-2012 03:00

Alıntı:

fthgzl79´isimli üyeden Alıntı (Mesaj 451283)
AKP hükümetinin Suriye karşıtı politikalarına Diyanet İşleri de dahil oldu. Diyanet İşleri Başkanı Mehmet Göremez, Kadir Gecesi Kahramanmaraş'ta Abdülhamit Han Camii'nde verilen hutbede, yüzlerce kişiye Suriyeli teröristler için dua ettirdi.

Sadece Diyanet değil, devletin tüm kurumları ve yandaşların yanında neredeyse tüm ana akım medya da bu pisliğe ortak.


Son zamanlarda okuduğum en güzel makalelerden biri, burada paylaşayım:

Arap Baharı’nın açan gülleri: Kafa kesenler ve racon kesenler

Alıntı:

Arap Baharı’nın açan gülleri: Kafa kesenler ve racon kesenler

Birkaç gündür medyada dehşet görüntüler izliyoruz. Suriyeli muhaliflerin genç yaşlı, kadın erkek, ölü diri ayırt etmeden insanları parçaladığı görüntüler bunlar. Medyada ise, ÖSO adlı grubun gerçek kimliği hakkında kesin bir sessizlik hakim.

“Arap baharı” denilen süreç boyunca internete düşen birçok katliam videosu izledik. Bunlar “ay çok fena” ile “tabi bunları yapanları da kınıyoruz” uçları arasındaki bir ölçekte değerlendirildi ve unutuldu. Görüntülerde izlenen katliamlara ve vahşete verilen tepkiler ne kadar farklı olursa olsun, bir şey hiç değişmedi: katliamın sorumlularının “demokratik” talepler adına mücadele ettikleri ve Ortadoğu’ya özgürlük getirmeye çalıştıkları söylendi her seferinde. Kimse “Arap baharı”na toz kondurtmadı yani.

Tekrar hatırlatmaya gerek yok, isteyen (ve midesi kaldıran) arşivleri karıştırıp yeniden izleyebilir söz konusu görüntüleri. Zaten bunlar arasında bir tanesi var ki, tüm diğerlerini önemsizleştirecek ölçüde çarpıcı ve insanlık dışı. Birkaç gün önce internete düşen ve genç bir Suriyelinin muhalifler tarafından kafasının kesildiği videodan söz ediyoruz.

(...)

Racon kesmenin kafa kesmekten daha kolay olduğu tahmin edilebilir. Fakat daha az sorumluluk içerdiğini söylemek o kadar kolay değil. Dolayısıyla iki lafın birinde Suriyeli muhaliflere destek açıklayan, şeriatçıların “demokrasi ve özgürlük mücadelesi”ni selamlayan, gericilerle kol kola girip insanlık dersi vermeye kalkan, cinayetlere ve vahşete göz yumup eleştirenleri BAAS’çılıkla suçlayan sürü halindeki medya dünyası, o videodaki kanın lekesini taşımaya mahkumdur.

Onlar istedikleri kadar “midem kaldırmıyor” deyip kapatsınlar gözlerini. Asıl mide bulandırıcı olan, o videoyu suskunlukla geçiştirenlerin durumudur.

Can Soyer (soL)
Afganistan, Irak ve Libya'nın durumu ortadayken, Tunus, Mısır ve diğerlerinde özügürlük ve demokrasi savaşçısı diye sunulanların çoğu radikal İslamcı çıkıp yönetimi ele geçirmişken, Türkiye'nin bu canileri beslemesi ve birilerinin yalan ve ısmarlama haberlerle, işlerine geleni yok sayarak Suriye'ye yapılacak harekata yönelik kamuoyu yaratmaya çalışması ve "Bunlar Esad'ınkilerden daha iyi değil." deyip bu gerçeğe dikkat çekmeye çalışanlara, genel olarak Türkiye'nin duruşunu eleştirenlere çamur atmaları alçaklıkta son noktadır.

Neva 18-08-2012 03:39

Alıntı:

murted´isimli üyeden Alıntı (Mesaj 451294)
Sadece Diyanet değil, devletin tüm kurumları ve yandaşların yanında neredeyse tüm ana akım medya da bu pisliğe ortak.


Dedigin gibi ortak.

http://www.aljazeera.com/video/middl...234988655.html

http://www.turandursun.com/forumlar/...t=25729&page=4

irsArtvin 18-08-2012 23:09

İnsanlık tarihinde egemen olan sınıfın, toplumun geri kalan diğer kesimlerini sömürme sistemi, kurumu, sosyal örgütlülüğü olan devletler daima insanı sömüren bir başka kurum olan din ile kol kola, aynı çizgide ve birlikte hareket edip halkların üzerindeki baskı ve zulmü taahhüt altına almıştır. Halklar hakim ideolojiye, devlete karşı isyan etme durumunda direkt olarak karşılarına din kurumu ve onun sözde "kutsal" mümessilleri çıkmış, halkı düşünsel manada bastırmayı ve her manada pasifize etmeyi büyük ölçüde başarmışlardır. İktidardaki egemen erk ile din kurumları her zaman, her mecrada aynı dünyevi görüşü paylaşmayı bilmişlerdir. Birinin tahakkümünün tam olarak olmadığı yerde diğeri meydana çıkıp kendi hegemonyasını kurarak halklar üzerindeki otoriteyi hakim kılmada oldukça muvaffak olabilmişlerdir. Özellikle de hakkı olmadığı halde, başka devletlerin topraklarını ilhak/işgal etme biçimi olan savaş zamanlarında bu işbirliği büyük bir şekilde göze çarpmaktadır. Halkın hiçbir çıkarı, semeresi olmayan (buradan, halkın çıkarı varsa, savaş doğrudur gibi bir anlam çıkarılmasın), sadece egemen erkin tüm nimetlerinden faydalandığı bu ilhak/işgal etme biçimi olan savaşa insanları psikolojik olarak hazırlamada ve de teşvik etmede en büyük rolü hatta başat rolü din kurumu üstlenmiştir. Ve devletin hakim erki olmanın sağlamış olduğu kaymağı ortaklaşa afiyetle yemişlerdir. Bu haber de bize, devletlerin tarihinde olmazsa olmaz bu hakim erk/din "kardeş"liğini günümüz versiyonuyla gözler önüne sermektedir. Diyanet, Tayyib'in tüm politikalarında olduğu gibi dış politikalarında da halkın düşüncelerini bu politikaların müspet olduğu yönde kanalize etmeye çalışmaktadır ve de oligarşinin ve burjuvazinin mümessili, devletin erki olan Tayyib'e destek çıkmakta, destek toplamakta ve sempati kazandırmaya çalışmaktadır. Buna şaşırılmaması gerekmektedir, zira kendilerinden evvelki devletlerden miras aldıkları bu tarihi misyonu başarıyla yerine getirmektedirler.

Burada; çok mühim bir mesele olan, devlet ile din kurumunun bir araya geldiğinde ne kadar tehlikeli olabileceği gerçeğinden hareketle olmazsa olmaz bir mefhum olan laikliğin ehemmiyetini bir kez daha kavramamız gerekmektedir.

upuaut 18-08-2012 23:56

Bu ilk vukuatı değil ki, neden şaşırdınız?

Bak ama aklını kaçırma: Bir dezenformasyon haber daha: Kandil gecesi camiileri bombaladılar, 300'ü aşkın ölü!

Ahlaksız 19-08-2012 01:40

Alıntı:

upuaut´isimli üyeden Alıntı (Mesaj 451387)
Bu ilk vukuatı değil ki, neden şaşırdınız?

Bak ama aklını kaçırma: Bir dezenformasyon haber daha: Kandil gecesi camiileri bombaladılar, 300'ü aşkın ölü!

Kafayı yiyeceğim diyerek verdiğim tepkinin büyüklüğünü gösteriyorum..Kafayı yediğim filan yok yani..Lanet olsun veya canınız Cehennem'e gibi bir söylem işte:)
Diyanet'in geçmişte yalan söylediğini veya ne kadar yozlaşmış bir kurum olduğunu biliyorum..Bu olayda dikkatimi çeken diyanetin duası değil,dua edilenlerin vahşiliği..!
İnsanları çatıdan atan,meyve bıçağı ile insanların boğazını kesen bu vahşileri forum sakinleri görsüm istedim..Yoksa diyanet'in siyasal bir kurum olduğunu sağır sultan da duydu..


Bütün Zaman Ayarları WEZ +3 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 02:30 .