![]() |
Evrenin Genişlemesi Mucizesini Tek Başına Yıkan Ayet(ler)
Ali İmran=133: Rabbinizin bağışına, genişliği göklerle yer arası kadar olan ve Allah’a karşı gelmekten sakınanlar için hazırlanmış bulunan cennete koşun.
Hadid=21: Rabbinizden bir bağışlanmaya ve eni, gökle yerin genişliği kadar olan, Allah’a ve Resûlüne inananlar için hazırlanan cennete yarışırcasına koşun. İşte bu, Allah’ın lütfudur. Onu dilediğine verir. Allah, büyük lütuf sahibidir. Bu ayetler cennetin genişliğinin göklerle yer arası kadar olduğunu söylüyor. Bir şeyle birşey arası kadar diyebilmek için o iki şeyin arasının sabit olması gerekir, fakat evren akıl almaz bir hızla her an genişlemektedir yani göklerle yer arasında(evrenin en başı ile yer arasını kastedfiyorum,yoksa göklerle yer arasında hiç mesafe yoktur) belli bir mesafe yoktur. Dolayısıyla Kur'an'da evrenin genişlemediğinden bahsedilmediği gibi bilimle de çelişmektedir, eğer Kur'an evrenin genişlediğini söyleseydi, kendiyle de çelişmiş olurdu :) Zaten Allah'ın katında her şeyin ölçülü olduğunu ve sünnetinin değişmez olduğunu da göze alırsak göklerle yer arasındaki mesafe değişemez. Umarım artık evrenin genişlemesinden bahsediyor demezler Kur'an :) |
Peki gökler arasında ne kadar mesafe vardır? Her bir kat arasında 500 yıllık mesafe vardır.İlgili hadis şüpheli kabul edildiğinden asmıyorum ama bilmeyenler için söylüyüm dedim :)
|
Evrenin genişlediğini düşünmüyorum..
Belki galaksiler uzaklaşıyor ama ışığın yorulup yorulmadağından da emin değilim. Eğer ışık yoruluyorsa, ölçümlerde de hata olabilir. |
Alıntı:
|
Alıntı:
Bu arada zaten Kuran'da "evren genişliyor" diye bir ayet yoktur... İddia edilen ayet, Zariyat 47'dir... Ancak meal'lerde oynama yapılmıştır... Bildiğiniz üzere... http://www.mucizeyalanlari.com/evrenin-genislemesi/ |
Alıntı:
|
Alıntı:
Gerçekten de şöyle uzaktan bakınca, olay net olarak görünüyor... "Yerle gök arası" kavramı, "sabit"lik gerektirir... * * * Diyelim ki size bir soru sordum... "Ali ve Ahmet'in arasındaki mesafe ne kadardır?" dedim... Sizin bu soruya cevap verebilmeniz için, Ali ve Ahmet'in "her ikisinin de" konumlarının "sabit" olması bir zorunluluktur... Ali ya da Ahmet'ten "en az biri bile" "hareket halinde" ise, bu soruya cevap verilemez... Dolayısıyla, evren genişliyorsa, "yerle gök arası" kavramı kendi kendini iptal edecektir... Sonuç: Kuran'a göre evren "sabit"tir... |
Alıntı:
|
Bir bilgi daha verelim...
Enbiya 104 = Göğü, kitap dürer gibi dürdüğümüz zaman... Bu ayete göre, "gök" dediğimiz şey "düz" bir şekle sahiptir... Çünkü sadece "düz" olan şeyler "dürülebilir". Kağıt gibi mesela... Muhammed'in tasavvur ettiği "gök" böyledir... Başka ayetler de var tabi... Zümer 67 = ...gökler O'nun kudretiyle dürülmüş olacaktır Tekvir suresi 1. ayet = Güneş dürüldüğü zaman. Tekvir suresi 1. ayet = İzeş şemsu kuvviret. (kuvviret = bürülüp dürülmek) * * * Ve "gök" dediğimiz şey, Muhammed'e göre "yükseltilmiş bir tavan"dır... Tur 5 = yükseltilmiş tavana (Diyanet yeni) Tur 5 = Yükseltilmiş tavana (Elmalılı Hamdi Yazır) Ayetteki "es sakfi" kelimesi "tavan, yeryüzünün tavanı" anlamına gelir. * * * Gaşiye 18 = Ve iles semâi keyfe rufiat. Gaşiye 18 = Göğe bakmıyorlar mı, nasıl yükseltilmiş? (Elmalılı) Ayetteki “rufiat” kelimesi, “yükseltilmiş” anlamına gelir… * * * Şimdi bu "yükseltilmiş" tavan, yani "gök", tabi ki "düşmemesi" gerekiyor... Şöyle ki: Fatır 41 = Doğrusu, zeval bulmasın diye gökleri ve yeri tutan Allah'tır. Hac 65 = Göğü de, kendi izni olmadıkça yer üzerine düşmekten korur. * * * Bu ayetlere göre değerlendirirsek... Tıpkı "yer" gibi, gök de "düz"dür... Bunları, iki "plaka" gibi düşünebiliriz... İki "levha" gibi... Böylece "yer" ve "gök" arasında bir "mesafe" söz konusudur... Bu "mesafe" göz önüne alınarak, cennet'in "büyüklüğü" tasvir edilmiştir... |
Alıntı:
|
| Bütün Zaman Ayarları WEZ +3 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 18:51 . |