![]() |
Soru 2: İslam Dini Oruçlu bir kimsenin ölüyle cinsî münasebetine izin verir mi?
Soru 2 - "Oruçlu bir kimsenin, ölü insan vücudu ile, ya da hayvanla, ya da uyumakta olan bir kadınla (onu uyandırmadan) cinsî münasebette bulunması konusunda İslâm ne gibi buyruklar getirmiştir?"
http://ateistcanavar.files.wordpress...eg?w=300&h=202 Eğer bu soruyu yadırgar ve: "Bu nasıl iştir? Hiç böyle bir din hükmü olabilir mi, İslâm'da böyle bir şey yoktur!" şeklinde bir yanıt verecek olursanız, Müslümanlık sınavından sıfır alır, kâfirler arasında yerinizi bulursunuz! Yok eğer: "Evet bunları Muhammed'in buyrukları olarak benimsiyorum, çünkü başta Diyânet İşleri Başkanlığı'nın yayınları olmak üzere tüm İslâm kaynaklarında bunun böyle olduğunu bildirilmekte." derseniz, siz tam bir Müslüman sayılırsınız. Çünkü gerçekten de Diyânet İşleri Başkanlığı'nın ve din adamlarımızın, Muhammed'in buyrukları olarak insanlarımıza bellettiği din verilerine göre oruçlu kişi, hayvanla, ya da ölü insan vücudu ile cinsel ilişkide bulunacak olursa, orucu bozulmuş sayılır; bu gibi hallerde kişinin "kaza orucu" tutması gerekmektedir (Bu tür hadîs'ler için Diyânet'in yayınladığı Diyânet Dergisi'nin., Cilt 11, sayı 6, sh. 340 bakınız). Yorumculardan bir kısmına göre, ölü insan vücudu ile ya da hayvanla yapılan cinsî münasebet "zina" niteliğindedir; ve bu nedenle kişiye zinâ için öngörülen cezâ uygulanmalıdır. Fakat bir kısım yorumculara göre bu iş zinâ sayılmayıp çirkin bir eylemdir, bu nedenle bu eylemde bulunan kişiye zinâ cezası değil "ta'zir" (azarlama) cezâsı uygulanmak gerekir. Diyânet'te görev almış din adamlarımızdan bazılarının açıklamalarına göre İslâm Şeriatı, oruçlu kişinin hayvan ile cinsî münasebette bulunması halinde ölüm cezasına çarptırılmasını uygun bulmuştur; ayrıca, cinsî münasebette bulunulan hayvan, o kişinin malı ise, hayvan da öldürülmelidir; başkasının malı ise hayvanın öldürülmesi gerekmez; çünkü "Hayvanı öldürmenin amacı, bu suçun çağrışım yapılmasını ve fâili hakkında ileri geri konuşulmasını engellemektir." ["Hukûk-u İslâmiyye ve İstilâhât-i Fikhiyye Kamusu" ile İbn Mâce'nin "Ter. ve Şerhi"nden alınma bu hususlar için bkz.: Ali Rıza Demircan, İslâm'a Göre Cinsel Hayat, Eymen Yayınları, İstanbul 1986, Cilt 2, sh. 168 ve d. Ayrıca benim "Toplumsal Geriliklerimizin Sorumluları: Din Adamları" adlı kitabıma bakınız). Uyumakta olan bir kadınla cinsî münasebette bulunan oruçlu kişinin durumuna gelince: söylemeye gerek yoktur ki, uyuyan bir kadınla cinsî münasebette bulunmak ve bulunurken onu uyandırmamak, büyük bir ustalık, ve uzmanlık işidir. Bunu becerebilen kişiyi kutlamak gerekir. Bundan dolayıdır ki Muhammed, oruçlu iken bu işi gören Müslüman kişiyi sadece kaza orucu tutmakla sorumlu kılmıştır. Oysa oruçlu iken az tuz yemek sûretiyle orucu bozulan Müslüman kişilere hem kaza ve hem de kefaret orucu tutmak gibi ağır zorluklar yüklemiştir (Bu hususlar Diyânet Başkanlığı'nın yayınlarında yer alıyor. Bkz. Diyânet Dergisi, Cilt Xİ, sayı 6, sh. 339-340). Ve işte bütün bunlara inanıyorsanız, iyi bir Müslüman olarak "Müslümanlık sınavı"ndan en yüksek notu almağa hak kazanmışsınız demektir. Aksi takdirde "kâfir" sayılmanız gerekiyor! Müslümanlık Sınavı - İlhan Arsel Bölüm: "Hurafe'ler, Bâtil İnançlar, Masal'lar ve Aklı Dışlayan Sorunlar Konusunda Bir Kaç Soru" Düzenleyen: Arap Şükrü |
Bundan başka bir de oruçlu olduğunu bilerek ''diri bir insanla,hangi yoldan olursa olsun''münasebette bulunan bir erkeğin hem kaza ve hem de keffaret orucu tutması zorunluluğunu koymuştur.539
Fakat bütün bunlardan gayrı erkeğin şehvet gâilesiyle ilgili olarak Muhammed'in getirdiği bazı hükümler vardır ki bunlara akıl erdirmek gerçekten imkansızdır:Örneğin ''ölü insanla''ya da ''hayvanlarla''cinsi münasebette bulunma hallerinde ''kaza'' ya da ''kefaret'' orucunu öngörmesi bunlardan biridir..Gerçekten de Celâleddin Es-Suyûti'nin ''Feth-ül Kebir'' adlı yapıtında yer alan ve T.C.Devletinin Diyanet İşleri Başkanlığınca halkımıza Tanrı ve peygamber emirleri olarak anlatılan hükümlerden anlaşılmaktadır ki Muhammed,ölü bir insanla ya da canlı bir hayvanla cinsi münasebette bulunmayı yasaklamıştır..Ancak bu gibi münasebetleri,eğer ''inzâl vuku bulmamış ise''orucu bozmayan hallerden saymış,yok eğer bulmuş ise ''kaza''orucu tutulması gerektiğini bildirmiştir..540 Fakat akla daha da ters düşen şudur ki;ölü ile yapılan cinsi münasebette ''inzalin vaki olması'',orucu bozup sadece kaza orucunu gerektiği halde,diri bir insanla yapılan münasebet,hem kaza ve hem de kefareti gerektirmektedir..541 Daha başka bir deyimle Muhammed,o kendine özgü ve Arap ahlak anlayışına yatkın zihniyetiyle,ölü ile yapılan cinsi münasebeti diri insanla yapılandan daha ''uygun'',daha ''isabetli'' ve daha ''ahlaki'' saymış ve bundan dolayıdır ki sadece kaza orucuna bağlamıştır.. -539.Bu hadisi şerifler için bk.Diyanet dergisi 1972 XII,sayı 6,sh 338-342,Diyanet gazetesi Ankara 1970,sayı 3,sh 14 -540.Diyanet dergisi 1972 X 6 sh 338-342,Diyanet gazetesi 1970 3 sh 14 -541.Diyanet işleri başkanlığının resmi yayınlarında Muhammed'in sözleri olarak aynen şöyle denmektedir;Orucu bozup kazayı gerektiren şeyler;ölü ile ve hayvanla yapılan münasebette inzâlin vaki olması.Kaza ve kefareti gerektiren haller;oruçlu olduğunu bilerek diri bir insanla hangi yoldan olursa olsun münasebette bulunmak(inzal vaki olsun veya olmasın farkı yoktur) Bu satırlar için bakınız Diyanet Gazetesi 1970 sayı 3,sayfa 14 KAYNAK:İLHAN ARSEL'in ŞERİAT VE KADIN isimli kitabının 231.sayfası.. Dipnot:İnzâl;Şehvetle meninin gelmesi,boşalmak.. |
| Bütün Zaman Ayarları WEZ +3 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 02:27 . |