![]() |
Budizm'de Şiddet ve Terör
İslam içinde nasıl radikal akımlar ve yorumlamalar olabiliyorsa benzer şekilde Budizm'de de şiddeti meşrulaştıran ve öven doktrinler bulunmaktadır. Budizm, her ne kadar şiddet ile en az ilişkili dinler arasında yer almasına rağmen veya Budistler arasında kendini kırbaçlama, intihar saldırısı, işkence veya savaşların sağlam bir geçmişi olmamasına rağmen Asya'da Budist şiddet en az manastır gelenekleri içinde 116 yıldan beri mevcuttur ve Mahaparinirvana Sutra , Upayakaushalya Sutra ve Kalachakra Tantra gibi bolca doktrinler içeren eserler, şiddet için Budistlere gerekçe sağlayan kaynaklar arasındadır.
Örnek vermek gerekirse, Güneydoğu Asya'da, Tayland'da önde gelen Budist manastırlarından şiddet tavsiye eden ve ölüm fetvaları içeren bir çok çağrı olmuştur. Bunlardan birisi 1970'lerde, Budist bir rahip olan Phra Kittiwuttho, Komünistlerin öldürülmesinin Budizm ilkelerinin herhangi bir şekilde ihlal etmediğini savunmuştur. Başka bir çok Budist rahip de onunla aynı görüşü paylaşmıştır ve dile getirmiştir. En yeni örnek, Ocak 2004 tarihinden itibaren, Tayland hükümetinin ülkedeki bir çok Budist manastırı askeri karakollara dönüştürmesi ve Budist rahipleri askeri devriyeye atayarak Budist çeteci kadrolara destek vermesi olmuştur. Bunun gibi Myanmar'daki Müslümanlara yönelik Budist şiddet ve saldırganlık ve bunlarla ilgili şiddet eylemleri radikal Budist rahipler tarafından teşvik edilmektedir. Myanmar'daki en eski aktif militan örgüt Demokratik Karen Budist Ordusu (DKBA) olup 1992 yılından bu yana başkanlığını Budist bir rahip olan U Thuzana yapmaktadır. Budist rahipler tarafından gerçekleştirilen ve yönlendirilen şiddet saldırıları yalnızca Müslümanlarla kalmamaktadır. Son yıllarda rahipler tarafından yönlendirilen terör eylemleri, Myanmar içindeki ve aynı zamanda komşu ülkelerdeki diğer etnik ve dini azınlıkları da kapsayıp bu eylemler "969 Hareketi" ile ilişkilendirilmektedir. "969" sayısı Buda, onun öğretileri ve keşişleri ifade eder (ayrıca Bhikkhu olarak da bilinir). 2012 itibariyle, rahipler tarafından oluşturulan "969" hareketi, bölgede İslam karşıtı milliyetçi hareketlerin oluşmasında ön ayak olmuş ve Myanmarlı Budistleri Müslümanları (hizmet ve ticaret etmede) boykot etmeye çağırmış ve bu da Budist çetelerin Müslümanların imha edilmesi çağrılarına yol açarak Burma'da Müslümanların katledilmesi ile sonuçlanmıştır. Bunun yanında Burma'da ilk Müslümanlar M.S. 1050 yılında Thaton Kralı Mon'un zamanından beri yaşamaktadır. Mesela 1559 yılında Burma Kralı Bayintnaung'un, Allah adına keçi ve tavuk kesmesini yasaklayarak Müslümanların helal et yemelerine yasak koyduğu bilinmektedir. Aynı şekilde Kral Alaungpaya da (1752–1760) bu sefer Müslümanların helal şekilde büyük baş hayvan (sığır) yemelerini yasaklamıştır. Veya Kral Bodawpaya (1782–1819) Müslümanların önde gelen imamlarını (Burma'da imamlara Maulvis deniliyor) domuz eti yemeye zorladıktan sonra öldürtmüştür. Bu gibi örnekler dinler arasındaki şiddet ve kavganın tek taraflı veya yeni bir olgu olmadığını eski çağlardan beri her iki kesimin diğer dinlerin azınlıklarına karşılıklı olarak baskı ve şiddet uyguladıklarını, özellikle Myanmar'daki Müslümanlara yönelik baskıların 1930'lu yıllardan beri uygulandığı bilinmektedir. Yani olay 2012 yılında 10 Müslümanın bir Budist kadına tecavüz etmesiyle gelişmiş olması gibi nedenlerle sınırlı değildir, aksine daha köktendir. Saygılarımla.. |
U Thuzana kisisine, ulan tuh sana demek lazim.
|
sorun inanç şekli gibi gözuksede yer altı zenginliklei olan hemen her yerde bu tur iç savaş olmkata yada oldurulmakta. somali nijerya libya myanmar, ortadoğu gibi. karışıklık çıkar-çıkartılır,hemen akabinde abd duzen sağlar ve bizim gibi küçük hesap peşinde koşan yalaka ulkelerde oralara sevgi insanlık adına barış yardım çağrısında bulunur. bu reklam hep tutuyor. görunen sebep ya etnik ya din, çok sağlam bi kılıf. öfffff buda çok basit bi yorum oldu.
imzoaa;bi otistik |
Alıntı:
Eğer böyle bir şey yoksa da "Budizm'de şiddet ve terör" diye bir şey olamaz. Ancak bazı, kendi kutsal metinlerine uymayan ve dini çıkarlarına uydurmaya çalışan Buddhistlerin şiddet ve terörü olabilir. Tabi bu durum, sadece bazı uzakdoğu dinlerinin lüksüdür. Örneğin diğer dinlerinkilere kıyasla "incecik" sayılabilecek kutsal kitabının içine bile onlarca asıp kesme ve şiddet ayeti sığdırabilen, onun 2 katı kadar da hadislerde şiddet içeren İslam dini için yahut Tevrat'taki korkunç şiddet ayetlerinden dolayı da Musevilik ve Tanak'ı kabul eden Hristiyanlık için aynı şeyi diyemeyiz. Dolayısıyla "Çeşitli inanırlarının yaptığı şiddetle ilgili şeyler dini bağlamaz" sözü sadece bazı uzakdoğu dinlerinin lüksüdür. |
Sosyalizm de de insanin varligi kutsaldi esitlik hükümdü can yasam hakki insanligin temeliydi ama diktatörler o kadar can aldi bu yüzden budizm ile budizme inanan insanlarin davranislari farklilik gösterebilir.
inanc din ayri inanci dini algilamasi farkli olan insanlar ayri bakin kuranda hristiyanlara karsi savasin ateistlerin boynunu vurun diyor yapabiliyorlarmi yada pazar günü calisanlari taslamasi lazim hristiyanlarin yahudilerin yapabiliyorlarmi |
Sn.firatb84;bu konularda bilirkişidir ve böyle bir şeyin olmadığını söylüyor..Budizm öğretilerinde şiddetin yer alması zaten mantıken mümkün değil..
Bakalım sn.Alka;bir veri ortaya koyabilecek mi? |
Listelenen metinleri biraz açmak istiyorum. Alka'nın bahsettiği bu sutraları ve metinleri ingilizce bazı siteler listelemiş. Örneğin Upaya kaushalya Sutra isimli bir metin vardır ki bu,"Buddhist kutsal metni" sayılabilir mi mesele budur. Çünkü bu tip metinler herhangi biri tarafından bugün bile yazılabilir. Yani bir Buddhist çıkar hatta bir müslüman çıkar "Allahuekber Sutra" isminde bir metin yazıp bunu "Buddhist metni" diye batıya sunabilir. Kulağa çok komik geliyor evet ama bunun örnekleri vardır. Mesela Hindu kutsal metinlerinden Upanişadlar (MÖ.900-200) vardır. Bunların "otantik" olanları bellidir. Yazıldıkları tarih aşağı yukarı bellidir, sayıları bellidir. Ancak örneğin "Allah Upanishad" (Allopanishad) hatta Muhammed'i öven onun Allah'ın elçisi olduğunu söyleyen "kutsal" Upanişad metinleri bile vardır son birkaç yüzyıl içinde yazılan. Upaya kaushalya Sutra da benzeri bir metindir, bazı tarihçiler 10. yüzyıldan sonra yazıldığını hatta olasılıkla daha sonra yazıldığını söyler. Öyleyse bu metnin kendisinden 1500 yıl önce yaşamış gautama Buddha ve takipçileriyle ne ilgisi olabilir?
Peki ne vardır bu Upaya kaushalya Sutra'da? Çeşitli masallar ve mitolojik hikayeler anlatılır. Bu masallardan birinde bir ermiş, 500 kişiyi öldürmek üzere olan bir hırsızı bulup yok eder. Bu bir masaldır tabi. Bu nedenle de "Aha işte şiddet" diye ortaya çıkarılmış. Diğer bir metin olan Kalachakra Tantra ise zaten yapısı gereği üzeri kapalı bilmece gibi bir kitaptır. Tibet Tantralarının yapısı budur çünkü. Ayrıca bu metin günümüzde bile yazılmaya genişletilmeye devam etmektedir. Yani çeşitli bölümleri, Buddha ile Buddhizm ile doğrudan ilgisi olsa bile çoğu kısmı hala yazılmaya devam ediyor. Metin, çeşitli BÖN inanışlarını, Hindu tanrılarını, "zamanın Tanrıçası" kavramını inceler. Peki bu metin neden listelenmiş? İçsel savaştan benliğin bilgi baltasıyla kesilmesinden bahseder. Metin yazılmaya devam ettikçe bu içsel savaş daha maddesel diye yorumlanmış ve nihayet çok uzak bir gelecekte "doğrular" ile "barbarlar" arasında yapılacak içsel bir savaşın kehanetini içerir hale gelmiştir. (Ve daha sonra maddesel) Hatta bu savaşın müslümanlarla yapılacağını dahi açıkça söyler. Açıktır ki bu metnin bu kısımları zaten islam geldikten çok sonra yazılmıştır. Ki aksini iddia eden dilbilimci/tarihçi/araştırmacı da yoktur. Dolayısıyla bütüm bölümleri "buddhist metni" olamaz. Mahaparinirvana Sutraise Pali kanon'daki mahaparinibbana sutranın mahayana versiyonudur ve içinde şiddetle ilgili bir şey göremedim okuduğum kadarıyla. Şuradan okuyabilirsiniz: http://www.nirvanasutra.net/ (Bu Sutranın da klasik "Buddhist metinleri"nden biri olduğu konusu tartışmalıdır bu arada) Hinduizm'de ve Buddhizm'de, ortadoğu dinlerindeki gibi "sakın kalkışma çarpılırsın" diye bir mantık olmadığı için malesef günümüzde bugün bile çeşitli Sutralar yazanlar vardır. Dolayısıyla "Buddhizm kutsal metni" dendiği zaman anlaşılması gereken şey, çeşitli tarihsel metinlerdir. Yani Pali Kanon (Tipitaka) bir Buddhist metnidir tarihsel açıdan. Lankavatara Sutra, Heart Sutra, Diamond Sutra, Lalitavistara Sutra, Dhammapada...vs de tarihsel açıdan birer Buddhist metnidir. Ancak günümüzde yahut birkaç yüzyıl önce mezhepsel çeşitli doktrinleri aşılamak için ya da kişisel görüşleri aşılamak için yazılmış "sutralar" ya da metinler "kutsal Buddhist metni" değildir. |
''hac tao'' diye bir tarikatı var bunların. bakın bir araştırın deri.
|
Alıntı:
Başka bir örnek İngilizcesiyle: Mahaparinirvana Sutra, Chapter 40: "O good man! Because the Icchantikas are cut off from the root of good. All beings possess such five roots as faith, etc. But the people of the Icchantika class are eternally cut off from such. Because of this, one may well kill an ant and gain the sin of harming, but the killing of an Icchantika does not [constitute a sin]." |
Bunun yanında "Modern Asya'da Militarizm ve Budizm (Dine dair Routledge araştırmaları)" isimli kitaptan da kapsamlı bilgiler bulunabilir.
Buddhism and Violence: Militarism and Buddhism in Modern Asia (Routledge Studies in Religion) von Vladimir Tikhonov und Torkel Brekke von Routledge Chapman & Hall (20. Juli 2012) |
| Bütün Zaman Ayarları WEZ +3 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 06:22 . |