![]() |
Kuran'daki Önemli Hata (Bilenlere Sorun)
Alıntı:
Ayette bilenden kasıt, kitap ehlidir. Yani musevi, hristiyan din adamları. Dünyanın altı günde yaratıldığına dikkat çekip, buna karşılık -inanmazsanız bilenlere sorun şeklinde yanıtlanıyor. Tevrat'ın, Yaratılış kitabı'nda geçer bu ayetler. Başka bir deyişle "Tevrat'da dünyanın altı günde yaratıldığı yazar, inanmazsanız bunu bilenlere sorun" anlamı taşır. Alıntı:
Alıntı:
Kuran'da FURKAN 59. ayette dinlenme yerine Arş'a kuruldu tabiri vardır. Şimdilik normal gözüküyor bu durum. Fakat KAF 38. ayette Tevrat'daki ayete cevap veriliyor Kuran tarafından. Alıntı:
Alıntı:
Alıntı:
Muhammed de (bilenlerden) mi öğrenmiştir? Musevi, hristiyan din adamından mı öğrenmiştir? Dünyanın altı günde yaratılıp, Tanrı'nın dinlenmesine neden cevap verimektedir? Alıntı:
"Kur'an'ı ona ancak bir insan öğretiyor" dediklerini biliyoruz. Kendisine nisbet ettikleri şahsın dili yabancıdır. Halbuki bu (Kur'an) apaçık bir Arapçadır. Ayrıca bilenlere sorun derken, bir nevi Kitab-ı Mukaddes'in doğru olduğunu onaylamış olmuyor mu? Tevrat'ın, İncil'in doğru olduğunu onaylamış olmuyor mu? Neden ciddiye alıyor (bilenleri)? Musevi ve Hristiyanlar yanlış değil miydi? Neden bilenlere, kitap ehline soruyoruz? Bilenlerden mi öğrendi yoksa Kitab-ı Mukaddes'i? |
Baslik uyemizin ricasi uzerine, bu bolume alinmistir.
|
Kuran zaten İncil ve Tevrat'ı destekleyen bir kitaptır..Kuran'da bu kitapların değiştiğine dair bir ifade bulamazsınız..
Semavi dinlerdeki hikayeler,mitolojik hikayelerdir..Tevrat'taki dinlenme mevzusu Kuran'da dinlenmeme mevzusuna dönüşmüştür ama 6 gün mevzusu aynıdır..Bu dinlenme ifadesini değiştirme nedenleri de bence ''bizim Allah,sizin Yehova'dan daha güçlüdür ve yorulmak nedir bilmez'' denmeye çalışılmasıdır.:) Şu konuya bakabilirsiniz; http://www.turandursun.com/forumlar/...ad.php?t=30916 |
Aslinda orada anlasilmayan bir durum yok.
Ars kelimesi isi bozuyor, zira ulema tarafindan aciklanamiyor bir turlu. Tipki Huruf-u Mukattalar'in aciklanamamasi gibi, 1400 yildir tartisiyorlar sonuca varabilmis degiller. Dogal olarak, gokte kursude oturan(!!!) bir Allah profili ciziliyor, sanki bu Allah elinde bir sihirli sopa ile hokus pokus yapan bir varlik olarak lanse ediliyor. Halbuki kitap bunu(yani bu profildeki bir Allah tasvirini) reddeder. Yani sen(yani ulema) aciklayamiyorsun diye, kitlelerin inandigi bir varligi bu hale sokma hakkina sahip degilsin ki!? Zira safiyane insanlar da inaniyorlar, ne hakkin var onlari dinen somurmeye? Yani Allah hicbir seyi yaratmadan once, su ustundeymis, sonra baslamis yaratim isine, is bitince de Ars yukari kalktigindan oraya gitmis.(!!!) Halbuki Tevrat'a gore Tanri'nin ruh'udur sularin ustunde olan baslangicta. Fakat Furkan'in kime indigi tartismalidir. Onu aciklayabilseler, ustte bahsettiginiz mesele de cozulecek zaten. Kitaplarini okumuyorlar cunku. Boyle bir takintilari var. http://www.turandursun.com/forumlar/...ad.php?t=28954 |
Alıntı:
|
NAHL 43. Senden önce de, kendilerine vahyettiğimiz kişilerden ( adamlardan )başkasını peygamber olarak göndermedik. Eğer bilmiyorsanız, bilenlere sorun
............. bilenlere sor deyince komple bütün kuranı bilenlere sor gibi lanse etmen tuhaf , elçilik olayını bilenlere sorun diyor , aşağıdaki ayettede , inanmayanların Allah bir insanımı peygamber gönderdi demelerinden bahsediyor , yani eski peygamberlerden haberi olanlara , bu elçilik olayını bilenlere sorun diyor , böyle bişeyin daha öncede olduğundan bahsediyor . aşağıdaki ayetle değerlendirilince daha iyi anlaşılır . kurana bütün kitap olarak bakın , ayet cımbızlamayın . isra - 94 - Kendilerine doğru yolu gösteren peygamber gelince, insanların iman etmelerine engel olan sebep sadece: "Allah bir insanı mı Peygamber gönderdi?" demeleridir . FURKAN 59. O, gökleri, yeri ve ikisinin arasında bulunanları altı günde yarattı, sonra Arş’a kuruldu (böylece mülkünü yönetmektedir. O) Rahmân’dır. Bunu bir bilene sor. ...... bunu bir bilene sor diye çevirdiğin kısmı , bir çok mealde , haberdar olana sor diye çevirilmiş , kitap ehline sor diye eklemeyi sen yapıyorsun , cebraile soramazmı ? olmayan kelimeleri ekleyerek bir yerlere varmaya çalışıyorsunuz çok ilginçsiniz , iyi o zaman cebraile sorabileceğini neden düşünmüyorsun ? illa cımbızlayacaksınız ya , en doğrusunu Allah bilir , illa böyledir demiyorum fakat senin örneğine göre bende cebraile yada elçi meleklerden birine soramazmı diyorum .................. aslında kelime eklemesi yaparak bişeyler iddia ettiğiniz için insanları kurana daha çok inandıryorsunuz , yaa baksana şunlara yine saçmalıyorlar , gene ne cımbızlayıp kelime ekliyorlar diye insanlar dahada uzaklaşıyor sizin görüşlerinizden farkında değilsiniz , samimi ve kuran bütünlüğü içinde delil sunamıyorsunuz , hep ayet cımbızlama ve müteşabihin peşindesiniz . |
Alıntı:
Zaten buradaki soracak kişi Hz. Muhammed'de olduğunu düşünmüyorum. Bence, bunu soracak kişi Kur'anı okuyan insanın "bu sözlerin doğru olmadığını düşünüyorsan bu konuları bilenlere sor" demektir. Bu konuları bilenlerde Hz. Muhammedden önceki Hristiyan ve Yahudilerden başkası olmadığı gözüküyor. Varsayalım ki Hz. Muhammed'e "bunu bilenlere sor" demiştir. Hz. Muhammed neden bilenlere soracak? Tevratı ve İncil'i tahrif ettiğini söylediğiniz insanlar bu konuda neden kendi doğru bildiklerini Hz. Muhammed'e doğru olarak anlatacağını düşünüyorsunuz? Tevratı ve İncil'i tahrif edenler bu konuda da yanlış bilgi verecekleri büyük ihtimal dahilindedir. O kitap ehli "dilleriyle kitaplarında olanları eğip bükerler" dediği halde neden bozulmuş kitabı delil olarak kabul eder ve şöyle der. "Tevrat indirilmeden evvel, İsrail'in kendine haram kıldıklarından başka, İsrailoğullarına bütün yiyecekler helal idi. De ki: "Şu halde eğer doğruysanız, Tevrat'ı getirin de onu okuyun"."(Ali imran 93) Benim düşüncem; Tevrat kitap olarak bozulmuş olmadığından delil olarak Tevratı getirin ifadesi yer aldığıdır. Muhammed din bilginlerinin sözlerine güvenmiyor, çünkü kitapta olanları bilerek yanlış olarak aktarma huyları var. Fakat kitabı (tevrat ve incil) delil olarak kabul ediyor ve zaman zaman din bilginlerinin söylediklerinin yalan olduğunu kanıtlamak için Tevratı getirin diyerek meydan okuyor. Bu meydan okumalar da İncilin ve Tevratın kitap olarak değiştirilmediğni/bozulmadığını kabul ettiğini gösterir. |
Buradaki "Bunu bir bilene sor" ifadesini yanlış değerlendiriyorsunuz. Öncesinde anlatılan nedir? Göklerin, yerin yaratılışı. Sonrasında sorulan nedir? "Bunu bir bilene sor". Peki bu yaratılanları en iyi bilen kimdir?
Elmalılının meal ve tefsiri biraz daha açıklayıcı olabilir size. http://www.kuranikerim.com/telmalili/furkan.htm |
10/YÛNUS-94 : Bundan sonra eğer sana indirdiğimiz şey hakkında şüphe içinde olursan, o zaman senden önce kitabı okuyan kimselere sor. Andolsun ki; sana Rabbinden hak geldi. Öyleyse sakın şüphe edenlerden olma.
2/BAKARA-211 : Onlara nice açık âyetler (deliller, mucizeler) verdiğimizi İsrailoğulları'na sor. Ve kim, kendisine (açık âyetler) geldikten sonra Allah'ın nimetini değiştirirse, o taktirde muhakkak ki Allah, ikâbı (cezası) şiddetli olandır . 7/A'RÂF-163 : Ve onlara (bir zamanlar) deniz kenarında olan beldeden sor. Balıkları onlara yasak uygulama günlerinde (cumartesi günü) akın akın geldiği zaman, (o gün) cumartesi gününde haddi aşıyorlardı (yasağı uygulamıyorlardı). Ve yasak uygulamama günü onlara (balıklar) gelmiyorlardı. İşte böyle, fıska düşmüş olduklarından dolayı onları imtihan ediyorduk. 17/İSRÂ-101 : Andolsun Biz, Musa (A.S)'a apaçık 9 âyet (mucize) verdik. Bunları benî İsraile sor. |
elçilik diye bir durum var , sonuçta hz muhammed e böyle bir durum geliyor ve şaşkınlık içinde ne olduğunu bilmiyor , belkide korkuyor daha önce ne kitap okumuş , ne öğrenmiş , bu durumda Allah ta kitap okuyanlara sor diyor olabilir , yani böyle bir peygamberlik mevzusu daha öncede yaşanmıştır , ilk sen değilsin anlamında olabilir , ayette farklı yönlere çekecek durum yok , düşünsenize başınıza böyle bir bir olay geliyor ve şaşkınlık içindesiniz , korkudan ne yapardınız acaba , bir böcekten bile korkan insanoğlu böyle bir durumla karşılaşsa heralde neye uğradığını şaşırır , eskidende peygamberlik diye bir olay olduğu için bu durumu git danış , yani peygamberlik durumu daha öncede yaşandı ilk sen değilsin anlamına geliyor olabilir , en doğrusunu Allah bilir .
şunuda belirteyin burda bir hata yapıyorsunuz tevrat dendiği zaman bütün eski ahitmiş gibi algılıyorsunuz , yahudiler ilk 5 kitaba tevrata derler , eski ahitin içinde yani tevrat sandığımız kitabın içinde ilk 5 kitap , yaratılıştan yasanın tekranna kadar olan kısım , 39 kitaptan ilk beşini tevrat olarak görürler yani hz musanın ölümüne kadar olan kısım . |
| Bütün Zaman Ayarları WEZ +3 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 08:28 . |