![]() |
Güneş Aniden Yok Olsa?
https://fbcdn-sphotos-e-a.akamaihd.n...96277531_n.jpg
Güneş bizim enerji kaynağımızdır, onsuz Dünya üzerindeki bu gelişkin yaşam oluşamazdı. Ancak, şu an birden bire yok olursa ne olur? Öncelikle Güneş aniden yok olunca, Dünya'nın çevresinde dönmesini sağlayan çekim etkisi de yok olacağından, dairesel olan yörüngemiz Güneş kaybolduğu andan itibaren hangi doğrultuda ise o yöne doğru hareketimizi düz biçimde sürdüreceğiz. Yani Dünyamız galaksinin içinde düz doğrultuda binlerce km'lik bir hızla yol almaya başlayacak. Endişelenmeyin; yolculuk sırasında herhangi bir gökcismine veya başka bir yıldıza çarpma ihtimalimiz çok çok düşük. Güneş'in yok olduğunu anlamamız, ışığı bize yaklaşık 8 dakika ulaşabildiği için ancak 8 dakika sonra mümkün olacak. Dünya'nın gündüz tarafında olanlar için gökyüzü aniden kararacak. Gece tarafında olanlar ise Ay'ın aniden kaybolduğunu görecekler. Çünkü Ay da bize Güneş ışığını yansıtıyor. Güneş yok olduğunda, bir ışık yansıtamadığı için gözden kaybolacak. Güneş bir anda gitse ve ortalık kararsa bile şehirlerimizde gökyüzü yıldızlarla dolmayacak. Çünkü elektrik şebekemiz hala çalışıyor ve sokak lambaları şehirlerimizde ışık kirliliğine sebep oluyor. Bu sırada Jüpiter ve Satürn gibi gezegenler gökyüzünde görünür durumdaysa, onları görmeye devam ediyoruz, çünkü bu gezegenlerden bize ulaşan ışığın yolculuk süresi uzaklıkları nedeniyle oldukça fazla. Ancak, yaklaşık 50 dakika sonra Jüpiter, 80 dakika sonra ise Satürn gökyüzünde görünmez hale gelecek. Dünyamız ışık ve ısı kaynağından yoksun hale düştüğü için yavaş yavaş soğumaya başlayacak. Fakat bu öyle çok ani biçimde olmayacak. Sıcaklığın sürekli düştüğünü gün gün yavaşça hissedeceğiz. Bununla beraber, yaşayabilmek için Güneş ışığına bağımlı olan bitkiler fotosentez yapamayacak hale gelecekler. Yaklaşık 1 hafta 10 gün içinde yeryüzündeki tüm yeşil bitkiler ölüp yok olacak. Mantarlar ise fotosenteze ihtiyaç duymadıkları ve yeryüzü henüz donmadığı için bir süre daha hayatlarına devam edecekler. Tabi bizler de acil tedbirler alacağız. Güneş'in yok olduğunu gören yetkililer çok hızlı biçimde sıcak jeotermal suların bolca bulunduğu İzlanda gibi yerlere korunaklı şehirler inşa etmeye başlayacaklar. Kendi elektriğini üretebilen ve ısısını sağlayabilen bu jeotermal kentler geçici ancak uzun yıllar insanların yaşaması için yeterli olacak. Fakat insanlığın büyük kısmı, yer ve kaynak sıkıntısı nedeniyle bu yapılarda yaşama şansı bulamayacak. Çoğumuz, elimizde olanlar tükendikten sonra soğuktan, susuzluktan ve açlıktan birkaç ay içinde öleceğiz. Bu arada yeryüzü yavaşça soğumasını sürdürüyor olacak. Yaklaşık 1 yıl sonra yüzey sıcaklığı -100 santigrat derece civarına düşmüş olacak. Bu sıcaklıkta atmosferde bulunan tüm karbondioksit donacak ve atmosferimiz saf haliyle bitki yaşamına izin vermez hale gelecek. Yani jeotermal kentlerde yaşayan insanlar, yiyecek bitki yetiştirmek için aynı zamanda karbondioksit de üretmek zorunda kalacaklar. Güneş ışığına bağımlı olan algler öldüğü için okyanusların besin zinciri kesintiye uğrayacak. Alglerle beslenen canlılar ölecek. Bu canlılarla beslenen diğer küçük canlılar da ölecek. O küçük canlılarla beslenen balıklar da öldüğü için daha büyük balıkların da nesli tükenecek. Özetle okyanusların ilk 1 km'lik derinliğine kadar yaşayan tüm canlılar yok olacak. Geriye, zor koşullarda yaşayabilen birkaç tek hücreli bakteriden başka bir şey kalmayacak. Zaten birinci yılın sonuna kadar, düşen sıcaklık nedeniyle denizler ve okyanuslar buz tutmaya başlayacak. Gün geçtikçe daha da kalınlaşan, yüzlerce metre kalınlığındaki bir buz tabakası tüm okyanusların üzerini kaplayacak. Okyanus derinlerindeki jeotermal bacaların çevresinde yaşayan canlılar için ise pek birşey farketmeyecek. Zaten hiçbir biçimde Güneş ışığına bağımlı olmadıkları için buralarda güle oynaya yaşamlarına devam edecekler. Dünya'nın çekirdeği milyarlarca yıl daha sıcak kalmaya devam edeceği için jeotermal bacalar hep varolacaklar ve yaşam alanları zarar görmeyecek. Birkaç yıl sonra buz kalınlığı 1 km'nin üzerine çıkacak. Ancak okyanusların derin bölgeleri her zaman sıvı kalmaya devam edecek. Bir süre sonra da okyanus yaşamı sadece jeotermal sıcak su bacalarının çevresiyle sınırlı olacak. 10 yıl içerisinde Dünya'nın sıcaklığı -250 santigrat dereceye kadar düşecek. Bu sıcaklıkta atmosferin neredeyse tamamını oluşturan azot ve oksijen donarak yeryüzüne kar şeklinde yağacak. Yani atmosferimiz yok olacak. Bu sırada tüm karalar da buzla kaplanmış, okyanuslar insanın erişemeyeceği kadar donmuş, göl ve nehirler yok olmuş olacağı için, jeotermal kaynaklar çevresindeki korunaklı yapılarda yaşamlarını sürdürmeye çalışan şanslı insanlar, daha büyük projelere girişmeleri gerektiğini farkedecekler. Bu farkındalık sonucu, yeryüzünün derinliklerine doğru artan sıcaklıktan faydalanabilmek için yüzlerce, binlerce metre derinliklerde, tünel ağlarından oluşan şehirler inşa edecekler. Enerjilerini yerkabuğunun derinliklerindeki sıcak magma'dan sağlayayarak bu tünel şehirlerde, yaşamlarını binlerce, hatta milyonlarca yıl boyunca sürdürebilecekler. Magma'nın ısısı sayesinde elektriklerini üretip, aydınlanabilecek, soluyacak hava üretebilecek, bitki ve hayvan yetiştirebilecekler. Bir süre sonra tünel şehirlerde bu yaşam insanlar için normal hale gelecek. Hatta belki nesiller sonra, Dünya yüzeyinde yaşadığımız bile unutulup gidecek. Yeraltında geçen binlerce, milyonlarca yıl içinde eğer insanlık uzay teknolojisi alanında ilerleyebilirse, belki bir gün Dünya'nın yakınından geçtiği bir yıldızın çevresindeki uygun şartlara sahip bir gezegene "taşınarak" bugünkü gibi normal hayatlarına dönebilecekler. Farkettiğiniz gibi Güneş'in yok olması insanlığın ve hayatın yok olması demek değil. Çok zor zamanlar geçirecek olsak da, şanslı olanlarımız hayatta kalabilecek ve insan nesli sürecek. Tabi okyanuslardaki jeotermal bacalarda yaşayan canlılar hala hiçbir şeyin farkında olmadan yaşamlarına devam edecekler. Hayat onlara güzel... Kaynak: https://www.facebook.com/KozmikAnafor |
Güzel ve öğretici yazı için çok teşekkürler sn. Nevandaar.
|
Sayin Nevandaar, ilk basta böyle yalniz basina gezegenler uzayda dolastigini her zaman tahmin etmistim, cünkü bir yildiz sistemi, merkezi yildizin sonu nasil sekilde? ve ne olacagini? genellikle yildizin hangi faktörlere yani yapisi bilesimi, kütle capina ne sekilde, sahip olmasidir.
Daha sonra biraz daha detayli aciklarim, yalniz su an bir yere gitmem gerekir, gitmeden size önce su haberi de vereyim http://www.sabah.com.tr/Dunya/2013/1...olasan-gezegen |
Güneşsiz kalan gezegenlerinin çekirdeklerine motor takıp, uzay gemisi atılgan olarak kullanan ırklar bile var hacım sen ne diyorsun :D
o değilde, yazıyı bir nefeste okudum, 2 dakikalık bilim kurgu filmi izler gibi hissettim kendimi. paylaşım için teşekkürler. |
Kayginlanmaya gerek yok, su an icin günes aniden yok olmayacak ve hala bir kac milyar yil daha ömrü var. Ancak bir gün insanlik icin problem yaratacagi görünüyor, tabiiki bu süre icinde insanlar kendileri dünyayi yasanamayacak hale getirmezlerse, ya da bir asteroit de isimizi bitirebilir.
Evet sekiz dakika sonra: insanlar günesin artik oldmadigini fark eder ve ayni zamanda gezegenimiz bulundugu yörüngesinden de cikarak yildizlararasi (interstellar space) uzayda hizla yoluna devam eder. Sansimiz varsa baska bir yildizin kütlecekimine yakalanarak yörüngesine de girebilir, sonu iyi de gitmeyebilir, günes sisteminde tüm gezegenler ve asteroit kusagindan dogacak kaoslarin sonucu asteroit bombardimanina tutulabiliriz ya da jüpitere carpabiliriz zira kütlecekim bakimindan en büyük etkiyi günes yok olduktan sonra jüpiter devralacaktir, tabiiki jüpiter de yörüngesinden cikarak burada bir kac gezegeni kendisine cekerek büyük kaoslar ile aninda sonumuzu da getirebilir? neyse bunlar baska konular... Günesin kaybolmasi ile birlikte, bitkilerin fotosentez ve oksijen üretmesi de son bulur. Ama aniden bogulma korkusu insanlar icin olmamalidir: atmosfer hala birkac bin yil icin yeterli oksijeni depolanmis olarak tutar. Büyük bitkiler de artik hayatta kalmak icin yeterli saklanmis gidasi var dir, ancak burada büyük bir sorun var: soguk'luk. Milyarlarca yil boyunca, denizin dibinde sivi su olmasi biraz düsündürücüdür, biraz zor gibi gözüküyor. 10 yil sonra, dünyamiz cok kritik bir noktaya ulasarak ve atmosferi degisime ugrayabilir, belki bu daha erken de olabilir. Sonucta ne olacagi malum, kar yagmaya baslar, ancak bu kar sicak günde oldugu gibi bu kar artik su dan olusmamaktadir, zira soludugumuz hava oksijen den. Ikinci bir günes, Dünyamiz icin yeni bir gelecek olabilirmi? Bir milyar yil sonra, dünya uzayda saatte 108.000 kilometrelik bir hizla hareket ettiginden, bu hiz ile de yaklasik 100.000 isik yili mesafe seyahat etmis olur, zaten galaksimizin capi 100.000 isik yilidir Bana öyle geliyorki, bir milyar yil sonra, gezegenimizin yine yeni bir günes tarafindan yakalanma olasiligi gercekcidir... "...Geriye, zor koşullarda yaşayabilen birkaç tek hücreli bakteriden başka bir şey kalmayacak..." diye aciklaniyor? bu mümkün olabilir, bakterinin hic bir oksijen'e fotosentez'e gerek duymadan, diger canlilar icin zehirli ve ölümcül olan ortamda nasil yasadiklarini biliyoruz ve bu sartlarada ayak uyduracagi muhtemeldir. Ancak su sekilde yasamin devam etmesi dahada bana yakin geliyor, bakiniz surada; Alıntı:
http://www.turandursun.com/forumlar/...9&postcount=16 |
mantık olarak güneş aniden ortadan kaybolamayacağı(kaybolabilirmi?) için bu konuya kafa yormak bence fuzuli dir.
|
Güzel bir yazıymış. Benzer bir "Hayat ne olacak" sorusu temelinde gelişen bir hikaye önermek isterim:
İsaac Asimov: Son Soru |
Alıntı:
|
Güneşin kaybolması değilde. Uzun bir süre sonra büyüyüp patlayarak tüm sistemi havaya uçurması ( : ) ) daha mümkün bir senaryo. Tabi bu bile bize milyarlarca yıl uzak.
|
Guncelleme.
|
| Bütün Zaman Ayarları WEZ +3 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 17:04 . |