![]() |
Altan Tan: Başbakan vekillere sövüyor, bakanları dövüyor!
Benzer iddialar Kılıçdaroğlu, Bahçeli ya da Selahattin Demirtaş için ortada gezse muhtemelen gülüp geçerdik. İddiada ısrar halinde de somut deliller isterdik. Peki neden nacizane, kendi çapında "mış"la, "miş"le hareket etmemeyi ilke olarak benimsemiş biri olup bunu başkalarına da sıklıkla tavsiye eden ben söz konusu başbakan olunca Altan Tan gibi hiç haz etmediğim, güven vermeyen uzun zaman Bdp'de ne aradığını merak ettiğim birinin iddialarına dair bir haberi paylaşma gereği duyuyorum?
Başbakana gıcık olduğumdan objektifliğimi yitirip boncuk bulmuş magribi gibi mi davranıyorum? Yoksa ortada bize iddiaları ciddiye aldıracak bir sürü dolaylı emare mi var? Geçenlerde başbakan, Suat Kılıç'ı tokatladı iddiaları gündeme gelmişti. Baransu: ‘Erdoğan, Kılıç’ı tokatladı’ Kılıç ise kendisine iddialar sorulduğunda "Olur mu öyle şey, hiç bir başbakan, bir bakana vurabilir mi?" demek yerine iddialara cevap vermemeyi yeğledi. Bilmem, belki de cevap vermemesinin sebebi iddiaları cevap vermeye dahi değmeyecek kadar absürt, gayriciddi falan bulmasıdır. Ama bu ihtimal bana pek mümkün görünmüyor. Nihayetinde Akplileri artık yeterince tanıyoruz. Başbakan, anayasaya göre hiyerarşik olarak herhangi bir bakandan üstün değil, sadece bakanları seçen kişi olup aynı zamanda bakanlar kurulunun da başkanı. Ama dışarıdan bakınca insan Akp'nin içinde "Başbakan bu sever de de döver de." şeklinde bir yaklaşım olduğunu düşünüyor. Hangi bir örneği sayalım ki? Mübarek başbakan Osmanlı padişahı, bakanlar divan üyeleri, geri kalanlar da siyasal yaşamları başbakanın ağzına bakan devşirme usulü ile yetiştirilmiş kapıkulları... BDP'li Tan: Başbakan Erdoğan en az üç bakanı tekme tokat dövdü Alıntı:
|
Olmus veya olmamistir bilemeyiz tabi, ama Tan madem ki bu tur olaylarin oldugunu biliyordu, bulundugu mevkiye iliskin, bugune degin nicin soylemedi kamuoyunda diye de sorasim geliyor.
|
Sultan İbrahim Han bir gün celâllenip Sadr-ı Âzam'a;
"Seni karpuz kılıklı pezevenk" der. Sadr-ı Âzam; "İsâbet buyurdunuz devletlûm." şeklinde mukâbelede bulunur. Ne yapsın garip ? Ters konuşsa baş gövdeden ayrılacak. Yâni Sâdr-ı Âzam'ın bu küfrü içine sindirmek durmunda kalmasını anlayabilirim. Ama "Şamaroğlanı" olan kimi mebus ya da bakanların; otuziki dişin tekmili birden piyasada, pis pis sırıtarak, hiçbir şey olmamış gibi bulundukları konuma sarılmaya devam etmelerini anlayamam. Şerefini satan; Vatanı ve Milleti gözünü kırpmadan satar. |
| Bütün Zaman Ayarları WEZ +3 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 23:24 . |