| Ahlaksız |
13-11-2013 22:30 |
Evrimimizde ve dinin yaratılma safhasında ölü gömme adetimiz çok önemli bir yere sahiptir..Ölü gömme nedenimiz de,görmüş olduğumuz rüyalardır..Bu konuda bir alıntı yapıyorum..
Alıntı:
Canlılarda beyin ortaya çıkmaya başladığından beri, rüya da ortaya çıkmıştır. Bugün, rüyanın, beynin bir iç işlemi, bilgileri yerleştirme ve ilişiklendirme işlemi olduğunu bilmemize rağmen, hala çok sayıda insan rüyada başka manalar aramaktadır. Canlıların büyük bir kısmı ve tüm memeliler rüya görürler. Homo ergaster de rüya gördü. Gördüğü rüyalardan korkmuş, sevinmiş olabilir. Ancak, o rüyalar ile maddi dünyayı birbirinden ayıramazdı. Sanırız, gördüğü rüyaları hakikat sanmıştır. Ve tam ne olup bittiğini de anlayamamıştır. Ama Homo sapiensin hayal gücü işe karışınca, ortaya iki dünya çıktı. Birincisi gündüz yaşanan maddi dünyaydı. Diğeri gece uykuda ulaşılabilen, sonra izi kalmayan bir başka dünya veya bir başka yaşamdı. Biz bu ikincisine manevi dünya diyelim. Ama gece görülen rüyaların, gündüz yaşananlar ile bir ilintisi vardı, maddi ve manevi dünya iç içeydi. Ama rüyada görülen pek çok şey, maddi dünyada gerçekleşemeyecek olaylardı. O zaman, manevi dünya, maddi dünyadan daha kapsamlı, daha kuvvetliydi. Böylece, gece uykuda görülen rüyaların, ilk insanları çok derinden etkilediği bellidir. Yazının bulunmasından sonra ele geçen belgeler, insanların, rüya ile duyu organlarımızla algılayabildiğimiz dünyanın dışı arasında, kurdukları bağlantıları belgelemektedir. Gelecekte olabilecek olayları, yaşam ve ölüm hakkındaki kehanetleri, bu dünyada yapamadıkları eylemleri, ölülerle veya insan dışı varlıklar ile yapılabilen konuşmaları ile rüya âlemi manevi dünyaya açılan bir kapıdır. Böylece, avcı toplum aşamasındaki insan maddi ve manevi dünya ayrımına varmıştır. Daha önce de bahsettiğimiz gibi, manevi dünyanın keşfi, insanı çok rahatlatmıştır. Artık cevapsız soruların, bu dünyaya ait olmayan cevaplarını bulmak mümkündü. Nedeni anlaşılamayan olayların, bu dünyaya ait olmayan bir nedeni vardı. Manevi dünya huzur veriyor ve beyni rahatlatıyordu.
Homo sapiens, rüyasında ölen yakınlarını ve sevdiklerini görüyordu, demek onlar yaşıyorlardı. Bu dünyadan gidince, öbür dünyadan da gidilmiş olmuyordu. Öbür dünyada hep vardınız. Öbür dünyadan geliyordunuz, kısa bir süre bu dünyada yaşayıp, tekrar öbür dünyaya dönüyordunuz. Mademki, varlığınız devam ediyordu, o zaman, size duyulan saygının, bağlılığın devam etmesi bir mana kazanıyordu. Homo sapiens ölülerini gömmeye başladı. Ölü gömme törenleri düzenlemeye başladı. Bu törenler, kişiyi bu dünyadan öbür dünyaya geçirme törenleriydi. Ölünün yapacağı seyahati kolaylaştırmak ve onun yanında olduklarını belirtmek için yapılıyordu. Çekilen acılar, geçici bir ayrılığın acılarıydı. Törenlerde esasen sevinç vardı,ölen hesabına duyulan sevinç dile getiriliyordu. Ölen asıl olması gereken yere gidiyordu, sevdiklerine, ailesine kavuşmaya gidiyordu. Ne mutlu idi ölene, bu dünyadan gidene.
http://www.turandursun.com/forumlar/...6&postcount=84
|
|