![]() |
Ahlak konusunda kafama takılan sorular
Not: Felsefe-Psikoloji bölümlere başlık açamadığım için buraya yazmak zorunda kaldım.
Teist olmayanlara en çok sorulan sorulardan biri, ahlakı nasıl temellendirdikleridir. Ben de bu konuda fazla bilgim olmadığı için bu yönde bazı sorular soracağım. 1- Ensest ilişkinin gayrıahlaki olduğunu teizm sayesinde öğrendiğimiz için, bu nedenle teizme saygı duymak gerekmiyor mu? Yoksa bu zaten içgüdüsel mi? 2- Bir ateist ahlakı nasıl temellendirir? Ahlakın evrensel ölçütleri var mıdır? |
Alıntı:
Bütün Tek tanrılı dinler Ensest ile başlamıyor mu zaten? Ahlak derken Pedofiliyi serbest kılan Teizm mi ahlaklı? vefat etmiş evlatlığının hanımı ile evlenmeyi serbest kılan, Dul kalmış bir kadın ile evlenip, eski eşinden olan öz kızı ile bile evlenmeyi serbest kılan Teizm Ahlakın yanından teğet bile geçemiyor. |
Alıntı:
|
Alıntı:
Ahlak bireysel mi? Toplumsal mı? Temelde ilişkilerde doğruluk ve yanlışlık üzerinde insanın en büyük silahı empati yeteneği ve vicdandır. Belli bir olgunlukta, düşünce üretebilen bireylerin kişisel özgürlüklerine zarar vermeksizin ortak bir payda oluşturup toplumsal ahlakı dizayn etmeleri aklın getirisidir. Yeterince bilgi ile donatılan özgür bir zihnin, doğal ve kendisince en doğru seçimi yapma şansı yüksek oluyor. Programlanmış robotlardan ziyade benliği doğrultusunda, insan kavramının normlarını yakalayıp davranabilmesi gerekiyor. İki özgür beyinin bir araya gelerek kendi aralarında kurdukları iletişim içinde bireysel haklarına kasıt olmadığı sürece bir sorun olabilir mi? Bilginin yeşerdiği bir yerde, superego'nun id ve ego karşısında baskın geleceği düşünülebilir. Kişisel olarak birine zarar vermemem gerektiğini, zarar görmeyi istemiyor olmam ile rahatlıkla kavrayabiliyoruz. Birinin sevdiğine zarar vermek ile sevdiğimiz birine zarar verilmesini karşılaştırabiliyoruz. Ensest gibi ince bir çizgi adına elimizde yeterince bilgi olduğunda oturup sağlıklı düşünerek neyin doğru ya da neyin hatalı olduğunu yakalayabiliyoruz. Bir zamanlar peygamber sünneti gibi algılanan pedofili tarzı yaklaşımları, gelişen bilim insana karşı duyulan duyarlılık, çocukların hakları adı altında psikolojik bir rahatsızlık olarak görebiliyoruz. Kadınların da bizler gibi bir insan olduğunu, duygular ile aynı havayı soluduklarını bilerek, eşit şartlarda onlara yaklaşabiliyoruz. Renklere bakmadan, düşüncelerde insanları yaşayabiliyoruz. Temelde, insanın modern ahlakı inşa etmesi için gerçekten de, ezberlerden uzak vicdanının ve aklının sesini dinlemesi gerekiyor. Toplumsal etik kültürlerin bir arada kaynaşması sonucu evrimleşebiliyor. Farklı insanlar yeni düşünceler doğuruyor. Bilginin bu kadar kolay elde edildiği teknoloji çağında her bireyin yeni bir ahlak düzeni adına daha doğru adımlar atması gerekir. Tüm basamakları değerlendirdiğiniz zaman, özgürleşen insan aklı, toplumun ve dinlerin ezberlerinden bağımsız fikir üreterek, gelişmiş evrimleşmiş insana daha çok hizmet ediyor. İnsan ahlakının anahtarları; Empati-vicdan ve zeka'da kutsal üçlüyü oluşturuyor... |
Alıntı:
http://www.youtube.com/watch?v=OlugJdysS54 http://www.youtube.com/watch?v=rPIlWqKELow |
Merhaba Ylmz ;
Şimdilik link vereceğim. Bu konulara bakabilirsiniz. Sizin için yararlı olacağını düşünüyor ve temenni ediyorum. Saygılarımla |
Alıntı:
2. Ateist değilim fakat konuştuğum çoğu ateist ikiye ayrılıyor bir kısmı "hümanist" olup genel ahlağın sözlere dökülemeyecek bir sabiti olduğunu savunuyor, diğer kısmı ise çevresel şartlara pozitif şekilde adapte olup bireysel açıdan en iyi şekilde yaşamayı amaçlıyor. Kişisel fikrimi soracak olursanız "ahlak"tan ziyade önemli olan saygıdır. İnsanlar birbirlerine ve diğer canlılara saygı duyduktan sonra doğal bir toplumsal ahlak kendiğinden zaten gelişir. Ben ensest ilişki yaşayan 2 kardeşi eleştirme ya da onlara kötü gözle bakma hakkını kendimde görmem örneğin, çünkü kendi hayatları ve seçimleri. Anafikre gelirsem "çoğunluk nediyorsa doğrusu odur", boş bir anlayıştır, zira bir ara o "çoğunluk" dünyanın düz olduğunu söylemekteydi. |
Alıntı:
Bir seyin ahlaki ya da gayri ahlaki olmasi tarihi kulturel bir surectir. Mesela tanricalar doneminde tanricalarin birden fazla erkek ile olan iliskisi, o.o.puluk degildir. Kole devrinde koleyi cinsel iliskiye zorlamak tecavuz degildir. Dolayisi ile ahlak algisi tarihe cografyaya ulke ve topluma gore degiskendir. Biriune ahlakli gelen, digerine ahlaksiz gelir. Burada konunun bilimsel ve kanuni yonu vardir. Bu yonde insanoglu acisindan sosyo-psikolojik ve biyolojik zarar vermeme temelinde saptanir. Mesela benim ahlak algim "hic bir iliskide baskasini zorlamamak" tir. Yani yetiskinler arasi iliskiler yetiskinler razi ise ortada ahlaki bir sorun yoktur. Bir ateist ahlaki kendi bulundugu cografya ve topluma ve de o toplumun tarihi gecmisine gore degerlendirir. Iste bu temelde ahlak, toplumun degerlerine ters dusmemektir. |
Alıntı:
19. yüzyılda Nietzsche ve Marx gibi düşünürler bunun tersini savunurdu. Günümüzde artık yeni yeni ortama hakim olmaya başlayan evrimsel psikoloji diye yeni bilim var; eski spekülatif, yetersiz, yarı edebiyat yarı bilim olan ve fiziğe indirgenemeyen sosyal bilime alternatif ciddi bir bilim ki ahlakın da 4-6 milyon sene önce Afrika çayırlarında evrimleştiğini ve içgüdüsel birşey olduğunu bize söylüyor. Mesela bakınız: Prof. Steven Pinker - Boş Sayfa, 2009, Boğaziçi Üni. Yayınları Ensestin ahlaken tabu olmasının sebebi de doğan çocukların sakat olmasıdır. Evrimsel olarak bunu tabu bilen bireylerin nesillerinin devam etmesi kaçınılmaz olur; çünkü bu tarz bir hassasiyete sahip olmayan bireylerin çocukları sakat doğdukları için nesil bırakamadılar ve sahip oldukları bu ensest hassasiyetsizliği de onlarla beraber soyu tükendi. Bunu iğrenç sayan duygularla doğan ilk hayvan atalarımız da bu özelliğe basit bir genetik kaza sonucu sahip oldular; yani evrim tarihinde olan bütün diğer mutasyonlar gibi. Devamı da çorap söküğü gibi birkaç milyon veya onmilyon yılda geldi. Tüm diğer adaptasyonlar gibi. |
Alıntı:
Örnek vermek gerekirse ortaçağ avrupasında akraba evliliğini katolik kilisesi yasaklamıştı ve ahlaksızlık olarak görmüştü. İslam coğrafyasında akraba evli sıradan bir olaydı. Günümüzde ise en ateist toplum olan japonların kendi ahlak kuralları var. Dinlerin sınırlarını nasıl insanlar oluşturduysa ahlakın sınırlarını insanlar oluşturmuştur. 3000 yıl önce mısırda kardeş evliliği bile normal karşılanıyordu. |
| Bütün Zaman Ayarları WEZ +3 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 02:04 . |