Turan Dursun Sitesi Forumları

Turan Dursun Sitesi Forumları (https://turandursun.com/forumlar/index__1.php)
-   Politika (https://turandursun.com/forumlar/forumdisplay.php?f=21)
-   -   Diktator'un "T.C. Kurulus Degerlerine" Karsi Cikisinda Yeni Hamlesi. (https://turandursun.com/forumlar/showthread.php?t=34600)

evrensel-insan 25-01-2014 21:07

Diktator'un "T.C. Kurulus Degerlerine" Karsi Cikisinda Yeni Hamlesi.
 
Diktator, dunku Diyanet İşleri Başkanlığı "Yüzyılın İslam Kültür Hizmeti Onur ve Hizmet Ödülleri" törenindeki konusmasinda, su sozleri ile "bütün harflerimiz çalınsa da bizim medeniyetimiz kendi kendini inşa etmeyi her seferinde başardı." T.C. Kurulus devrimleri ve degerlerinden biri olan "dil devrimi" ne, yani latin harflere gecise; karsi cikti.

Diktatorun ARAP TEMELLI SUNNILIK/SIA algisinda bu hem ilk degil hem de sasirtilacak bir cikis degildir.

Burada onemli olan niyettir. Ustelik bu niyet, Osmanli'ya bile dil olarak terstir.

Cunku osmanli dili TEK BIR DILIN YAPISINDA DEGIL; BIR KAC DILIN YAPISINDA OLUSMUS BIR DILDIR.

Yani temelinde SADECE ARAPCA YOKTUR, FARSCA VE TURKCE DAHIL; bir olusumdur.

Diktatorun cikisi, kendisinin bir kez daha ULKE COGRAFYA VE TOPLUMUNUN BASBAKANI DEGIL; SUNNI SIA TEMELLI BIR ARAP ALGI VE KULTURUNUN BASBAKANI oldugunu ortaya koymustur.

Bu diktatorun, aslinda OSMANLI'YA DEGIL; ARAP TOPLUMU TARIHI VE KULTURUNE BIR DONUS isteminin bir tezahurudur.

Diktatorun 1923 te kurulmus T.C. devleti ve degerleri/devrimleri adina ne dusundugu ve yaptiginin en guzel ornegi HARF/DIL DEVRIMI ne karsi cikisindan iyice algilanilmali ve degerlendirilmelidir.

Cunku burada karsi cikilan NE DIL, NE T.C. DEGERLERI; AKSINE TUM ANADOLU TARIHI ONUN BILINEN KULTUREL GELISIMI VE BUGUNLERI ve insa edilmek istenen de; TARIHTEN, ANADOLU'DAN VE ANADOLU'NUN HER TURLU ETIK TEMELINDFEN KOPUK YAPAY BIR ARAP TEMELINI ANADOLU'YA MONTE ETMEK CABASIDIR.

Bir ulke cografya ve toplum tarihsel kulturel etik v.s. temelde KENDINE TAMAMEN YABANCI BIR ZORLAMAYI BASKIYI DAYATMAYI HIC BIR TEMELDE ICSELLESTIREMEYECEK VE KUSACAKTIR.

Cunku tarih her zaman ulke toplum ve cografyasinin kendine has degerlerinin ancak yasamini surdurebilecegini her zaman gostermistir.

ANADOLU HIC BIR ZAMAN BIR ARAP TARIHI YASAMAMISTIR VE YASAYAMAZ.

Bunu kendisine amac edinenler, sadece ruya gormekte ve hayal kurmaktan oteye gidemeyenlerdir.

Aslinda ulke toplum ve cografya temelindeki bu ARAPLASTIRMA CABASI 1980'lerle baslatilmis, ve gunumuzde de ARTIK KENDISINI SAKLAMA/GIZLEME GEREGI DUYMAYACAK KADAR DESIFRE EDECEK DUZEYE GELMISTIR.

Bu en basta Anadolu'ya, tarihine, toplumuna her turlu etik degerine sosyal yapisina ve kulturune YAPILMIS BIR HAKARETTIR.

Elbet bu hakarete Anadolu her seyiyle birlikte yanit verecektir. Vermesi onun tarihi gorevi ve tarihi olarak Anadolu yasam ve iliskisi geregidir.

Yazinin ve diktator'un konusmasinin linki; diktator'u algilama adina okunmasini oneririm.

http://www.muhalifgazete.com/haber/9...ber-gordu.html

evrensel-insan 25-01-2014 21:49

Aslinda bu durum her turlu cikari dagarcigina kaydeden ve yarin eger emperyalist zihniyet, olurda AKP'ye "karsi gelip" onu iktidardan indirmek isterse; su propagandayi yine ulkeyi karistirmak adina kullanmaktan cekinmeyecektir "AKP toplumu araplastirmaya calisiyor"

Iste burada emperyalist zihniyeti ve her turlu cikarini da cok iyi algilamak lazim. Cunku bu "savunulasi" olarak gorulen soylem, sadece TOPLUMU YENI BIR KAOS VE KUTUPLASTIRMA/OTEKILESTIRME/DISTALAMA disinda baska bir seye yaramiyacaktir.

Sonucta ANADOLUNUN BAGRINDAN GELMEYEN HIC BIR KARSI CIKIS, ANADOLUNUN DEGILDIR.

Cunku ANADOLU KENDISININ TARIHINI TOPLUMUNU COGRAFYASINI HERKESTEN COK DAHA IYI BILEN VE TANIYANDIR.

Bu temelde tek sorunu, HEP ILK HAMLENIN EMPERYALIST ZIHNIYETTEN GELMESININ ONUNE GECEMEMESIDIR.

Cunku kendi kendisini taniyarak YETISEN BIR NESIL YETISTIREMEMEKTEDIR.

Bu da yine birey bilinci ile baglantilidir. Cunku birey bilinci sorgulayan, arastiran degerlendiren ve kendini kendi olarak taniyan ve tanitan bilinctir.

Iste ancak bu bilinc emperyalizmin dagarcigina yeni bir cikar araci vermez ve de bunu kullandirtmaz.

Bunun da isigini gormek isteyenler "gezi bilinci" ile gorebilenlerdir.

Erdem Alaca 25-01-2014 22:04

Atatürk araştırmacısı-Tarihçi Sinan Meydan bıktı artık bu yalanlara cevaplar vermekten.

Alıntı:

Osmanlıda 1928'de (Harf İnkılabının yapıldığı tarih) okuma-yazma oranları kadınlarda yüzde 3, erkeklerde yüzde 7'dir.

Yani toplumun yüzde 90'ı zaten Arap alfabesi de dahil hiçbir alfabeyle okuma yazma bilmiyordu.

...

Alfabe devrimi sayesinde bugün Türkiye'de okuma yazma bilenlerin oranı %90'a çıkmıştır. Bu da "Alfabe devrimi bizi bir gecede cahil bıraktı" yalanına verilecek güzel bir cevaptır.

Japonya, Çin gibi ülkeler alfabelerini değiştirmeden ilerlediler, biz de ilerleyebilirdik.
El-Cevap: İlerleyecek olsaydık 600 senelik imparatorluk döneminin sonunda okuma yazma oranı, bilim, kültür, vb. böyle yerlerde sürünüyor olmazdı. Arapça okuma/yazma zordur, üstüne bir de -halkın anlamadığı- Arapça ve Farsça sözcüklerin istilasındaki Osmanlıca girince, halk okur-yazar olamamış; ayrıca halkın Osmanlıcadan anlamaması yüzünden halk ve devletin birbirinden uzaklaşması sorunu ortaya çıkmıştır.
Alıntı:

İslamiyetin kabul edilmesinden sonra Türkçeye yerleşmeye başlayan Arapça ve Farsça kökenli sözcüklerin oranı; Karahanlılar döneminde Kutatgu Bilig'de %1-2 iken;

Tanzimat şair ve yazarlarından Namık Kemal'de %62, Şemsettin Sami'de %64, Ahmet Mithat'ta %57, İttihat Terakki döneminde Ziya Gökalp'de %57'dir.

Görüldüğü gibi 16.yy.dan itibaren Türkçeyi istila eden Arapça ve Farsça sözcüklerin edebiyattaki oranı ortalama %60'dır. Böyle bir dil herşeyden önce "özbenliğini" yitirmiş durumdadır. (Atatürk'ün dil devrimiyle Arapça ve Farsça kelimeler atılarak, yerine öz Türkçe kelimeler taranmış ve dilimize uygulanmıştır/yerleştirilmiştir)
Alıntı:

Latin alfabesine "Avrupalılara ait" diye burun kıvıranların, Arap alfabesine de "Araplara ait" diye burun kıvırmaları beklenirken, onlar Arap alfabesini "Türklerin Milli Alfabesi" ilan ediyorlar.

İnsan bu Cumhuriyet tarihi yalancılarını dinleyince, binlerce yıl tarih sahnesinde kalan Türklerin hiç kendilerine ait öz alfabeleri olmamış zannediyor! Sanki bu millet Arap alfabesiyle tarih sahnesine çıkmış zannediyor!

Türk Yazısının Kökleri

19.yy.dan itibaren Ranov ve diğer bilim insanlarınca yapılan araştırmalarda Orta Asya Türkleri'nin M.Ö. 30.000'lerde mağara duvarlarına ve kaya üstlerine resimler yapmaya başladıkları anlaşılmıştır. Ön Türklerde bu süreç şöyle gelişmiştir:

1. M.Ö. 20.000'lerde "piktogramlar" dönemi. Yani kayaları daha sert kayalarla noktalayarak resim yapma tekniği.

2. M.Ö. 18.000'lerde "petroglifler" dönemi. Yani yazı öğeleri içeren resimler dönemi.

3. M.Ö. 12.000'lerde "sıntaşlar": Yani çok sayıda ve çok çeşitli tamgalar. Örneğin Sölgen Taş'daki AŞA Tamgası, Karbon 14 metoduyla M.Ö. 14 bin, ON tamgası ise M.Ö. 12 bin yıllarına tarihlendirilmiştir.(*)

Türklerin Bazı Alfabeleri

Açıktaş Alfabesi: Türklerin ilk alfabesi
Esik Yazısı
Göktürk Alfabesi
Uygur Alfabesi
_________________
(*) Haluk Tarcan, Tarihin Başladığı Ön Türk Uygarlığı, "Resmi Tarihin Çöküşü", 2.basım, İstanbul, 2004, s.136.
Kaynak:
Sinan Meydan, Cumhuriyet Tarihi Yalanları, Kitap 1,
5.basım, İnkılap Yayınevi, 2010, s.419-448

Nevandaar 25-01-2014 22:18

Fazla söze gerek yok...

https://fbcdn-sphotos-a-a.akamaihd.n...68343339_n.jpg

upuaut 25-01-2014 23:20

Osmalıca nerde, Peygamöber dönemindeki Arapça nerde!
 
Alıntı:

Erdem Alaca´isimli üyeden Alıntı (Mesaj 511049)
Atatürk araştırmacısı-Tarihçi Sinan Meydan bıktı artık bu yalanlara cevaplar vermekten.

Alıntı:

Osmanlıda 1928'de (Harf İnkılabının yapıldığı tarih) okuma-yazma oranları kadınlarda yüzde 3, erkeklerde yüzde 7'dir.

Yani toplumun yüzde 90'ı zaten Arap alfabesi de dahil hiçbir alfabeyle okuma yazma bilmiyordu.

...

Alfabe devrimi sayesinde bugün Türkiye'de okuma yazma bilenlerin oranı %90'a çıkmıştır. Bu da "Alfabe devrimi bizi bir gecede cahil bıraktı" yalanına verilecek güzel bir cevaptır.

Japonya, Çin gibi ülkeler alfabelerini değiştirmeden ilerlediler, biz de ilerleyebilirdik.

El-Cevap: İlerleyecek olsaydık 600 senelik imparatorluk döneminin sonunda okuma yazma oranı, bilim, kültür, vb. böyle yerlerde sürünüyor olmazdı. Arapça okuma/yazma zordur, üstüne bir de -halkın anlamadığı- Arapça ve Farsça sözcüklerin istilasındaki Osmanlıca girince, halk okur-yazar olamamış; ayrıca halkın Osmanlıcadan anlamaması yüzünden halk ve devletin birbirinden uzaklaşması sorunu ortaya çıkmıştır.
Kaynak: Sinan Meydan, Cumhuriyet Tarihi Yalanları, Kitap 1,
5.basım, İnkılap Yayınevi, 2010, s.419-448

Bu bulgu doğrudur, çünkü Osmanlıca hakikaten 3 dilin karışımında Arapça yazılan bir dildi. Kabul etmek gerekir ki, böyle bir dile hakim olabilmek için Türkçe, Farsça ve Arapça'ya hakim olmak gerekir.

Biz, bu durumu aşağıdaki videoda Luxenberg'in Arapça'nın henüz emeklediği ya da İngilizce'nin Osmanlıca gibi bir karışım içinde kullanıldığına dair verdiği örneklerdeki gibi geçmişte kaldığını zannediyorduk.


Ama demek ki, Osmanlı İmparatorluğu'nun kurulduktan sonra hala aynı hatayı tekrar etmiş olması, ya tembellikten ya da keyfiyetten kaynaklanıyormuş. Bence, ikincisi. Yani Osmalı'nın dildeki keyfiyeti ve tembelliği bize pahalıya maloldu.

upuaut 25-01-2014 23:35

Alıntı:

Erdem Alaca´isimli üyeden Alıntı (Mesaj 511049)

Alıntı:

Latin alfabesine "Avrupalılara ait" diye burun kıvıranların, Arap alfabesine de "Araplara ait" diye burun kıvırmaları beklenirken, onlar Arap alfabesini "Türklerin Milli Alfabesi" ilan ediyorlar.

İnsan bu Cumhuriyet tarihi yalancılarını dinleyince, binlerce yıl tarih sahnesinde kalan Türklerin hiç kendilerine ait öz alfabeleri olmamış zannediyor! Sanki bu millet Arap alfabesiyle tarih sahnesine çıkmış zannediyor!

Türk Yazısının Kökleri

19.yy.dan itibaren Ranov ve diğer bilim insanlarınca yapılan araştırmalarda Orta Asya Türkleri'nin M.Ö. 30.000'lerde mağara duvarlarına ve kaya üstlerine resimler yapmaya başladıkları anlaşılmıştır. Ön Türklerde bu süreç şöyle gelişmiştir:

1. M.Ö. 20.000'lerde "piktogramlar" dönemi. Yani kayaları daha sert kayalarla noktalayarak resim yapma tekniği.

2. M.Ö. 18.000'lerde "petroglifler" dönemi. Yani yazı öğeleri içeren resimler dönemi.

3. M.Ö. 12.000'lerde "sıntaşlar": Yani çok sayıda ve çok çeşitli tamgalar. Örneğin Sölgen Taş'daki AŞA Tamgası, Karbon 14 metoduyla M.Ö. 14 bin, ON tamgası ise M.Ö. 12 bin yıllarına tarihlendirilmiştir.(*)

Türklerin Bazı Alfabeleri

Açıktaş Alfabesi: Türklerin ilk alfabesi
Esik Yazısı
Göktürk Alfabesi
Uygur Alfabesi

Bunlar doğru bilgiler ama dillerarası geçişleri unutmayalım. Örneğin, Göktürkçe Ural-Altay dil ailesindeki diğer dillerde olduğu gibi "Runik Alfabesi" ile yazılır. Bu alfabedeki harfler geometriktir ve keskin hatlara sahiptir. Tıpkı Güney Arapça'daki gibi.

İnanmıyorsanız, şu linklere bakıp harfleri teker teker karşılaştırabilir ve şok geçirebilirsiniz:

1. Orhun Yazıtları.
2. South Arabian alphabet.

Her iki alfabedeki bazı harfler aynı şekilde kullanılmıştır. Bu da, bizi Güney Araplar'a bağlar.

Bilindiği gibi, Güney Arapça Kuzey Arapça'dan farklı bir dil olmakla birlikte, ona temel teşkil etmiştir. Günümüzde Güney Arapça'nın bütün harfleri henüz çözülebilmiş değildir. Bu nedenle arkeologlar Güney Arapça ile yazılmış bir yazıt bulduklarında, çoğu kez kelime kelime çevirisi yapılmaz; sadece metin çevirisi yapılabilir. Bazen de hiçbir çeviri yapılamaz.

Tahsin Mayatepek, Atatürk'e gönderdiği son 7. Rapor'da bir zamanlar Güney Arabistan'da Şemoğulları adlı bir kavmin yaşadığını ve bunların Güneş'e taptıklarını bildirmiştir. İtiraf etmeliyim ki, bu bulguyu ilk gördüğümde çok dikkatimi çekmişti ve hala da ilgimi çeker. Ya siz?

evrensel-insan 25-01-2014 23:59

Alıntı:

Erdem Alaca´isimli üyeden Alıntı (Mesaj 511049)
Atatürk araştırmacısı-Tarihçi Sinan Meydan bıktı artık bu yalanlara cevaplar vermekten.

Burada algilanan bir "yalan " da carpitma da yoktur. Oyuzden diktatorun cumlesini cok iyi algilamak gerekir.

"bütün harflerimiz çalınsa da bizim medeniyetimiz kendi kendini inşa etmeyi her seferinde başardı."

Simdi sorular sunlardir;

HARFLERI CALINANLAR KIMLERDIR?

"BIZIM MEDENIYETIMIZ" CUMLESINDEKI "BIZIM" KIMI KASTETMEKTEDIR.

"KENDI KENDINI INSA EDEN" NEDIR?

"HER SEFERINDE BASARDI" BASARAN KIMDIR, NEYI BASARMISTIR NASIL BASARMISTIR.

"INSA ETMEK" TEN KASIT NEDIR?

Bence basliga ilk yaziya gore verilmek istenen ile basligin gidisati paralel degildir.

Ortada bir "yalan" da yoktur, ya da bir ispata da gerek yoktur.

Buradaki algi "BIZ" oznesinin cok iyi algilanmasinda yatar. O da "ANADOLUYU VE TARIHINI DEGIL; ARAPLARI TEMSIL EDEN OZNEDIR.

Yani ANADOLU, ARAP TOPLUMU YAPILMAK ISTENMEKTEDIR.

Konunun osmanli ile selcuklu ile hatta anadolu tarihi ile de bir ilgisi yoktur.

Konu tamamen YAPAY YENIDEN INSA EDILEN BIR ANADOLU YARATIMI UZERINEDIR.

Lutfen bunu algilayarak, yanit yazalim. Yoksa konu sapiyor ustelik diktatorun catistirma oyununa geliyor.

Erdem Alaca 26-01-2014 00:11

Alıntı:

"bütün harflerimiz çalınsa da bizim medeniyetimiz kendi kendini inşa etmeyi her seferinde başardı."
Bilmem ki sn. evrensel hocam? Benim RTE'nin bu cümlesinden anladığım üstü kapalı şekilde şunu söylediğidir:

Atatürk geldi, halifeliği ve padişahlığı yıktı, alfabemizi "kafir" alfabesine dönüştürdü, çarşafımızı sarığımızı yasakladı, vs.

Ama hamdolusun(!) ki ben ve partim, bu oyunu(!) bozduk, yavaş yavaş eski (örümcekli) günlerimize dönüyoruz. (bu arada ben ve oğlum köşeyi dönüyoruz - ama konuyla alakası yok)

Bana göre bu çıkıyor bu cümleden. Harf devrimine vurgu yapmasına gelince, ilkokullarda bizim zamanımızdaki düz yazıyla okuma-yazma öğrenmekten; bitişik el yazısına (Arapça'da olduğu gibi) geçiş var bu AKP döneminde. Onunla ilgili zaten bir başlık açacağım yakın zamanda, araştırdıklarımı aktaracağım...

upuaut 26-01-2014 00:12

Alıntı:

evrensel-insan´isimli üyeden Alıntı (Mesaj 511042)
Aslinda ulke toplum ve cografya temelindeki bu ARAPLASTIRMA CABASI 1980'lerle baslatilmis, ve gunumuzde de ARTIK KENDISINI SAKLAMA/GIZLEME GEREGI DUYMAYACAK KADAR DESIFRE EDECEK DUZEYE GELMISTIR.

Bu en basta Anadolu'ya, tarihine, toplumuna her turlu etik degerine sosyal yapisina ve kulturune YAPILMIS BIR HAKARETTIR.

Elbet bu hakarete Anadolu her seyiyle birlikte yanit verecektir. Vermesi onun tarihi gorevi ve tarihi olarak Anadolu yasam ve iliskisi geregidir.

Yazinin ve diktator'un konusmasinin linki; diktator'u algilama adina okunmasini oneririm.

http://www.muhalifgazete.com/haber/9...ber-gordu.html

Yapma yahu. Biz bu işin 1950'lerde başladığını sanıyorduk!


evrensel-insan 26-01-2014 00:24

Algilanmasi gereken iki cok onemli nokta vardir.

BiRincisi, yukaridaki gibi cok anlam ve icerigi ve de hedefi amaci ortaya koyan cumleler, DIKTATORE AIT DEGIL; AKIL HOCALARINA AITTIR.

Ikincisi, DIKTATOR NE T.C.' NI NE TARIHINI NE TOPLUMUNU NE FARKLI HALKLARINI NE KULTURUNU NE ULKE GELECEGINI TEMSIL EDEN DEGIL; ARAP TOPLUMUNU KULTURUNU VE HER TURLU OZELLIKLERINI TEMSIL EDEN BIRIDIR.

Iste bu iki algiyi HIC BIR ZAMAN GOZ ARDI ETMEMEK GEREKIR.

Cunku her bir akil hocasinin ona soylettigi YAPAY INSA EDILMEK ISTENEN ARAPLASMADA YATMAKTADIR.

Buradan bu sozlerin soylendigi ortam olarak bir sey daha ortaya cikmaktadir. O da IMAM HATIBIN NE OLDUGU VE NEYI HEDEFLEDIGIDIR.

IMAM HATIP TAMAMEN ARAP TARIHINI KULTURUNU OGRETEN ISLEYEN VE BUNUN ANADOLUDA YAPAY YAYILMASI ICIN CALISACAK ELEMANLAR YETISTIREN BIR KURUMDUR.


Bütün Zaman Ayarları WEZ +3 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 01:26 .