![]() |
Diktator'un "T.C. Kurulus Degerlerine" Karsi Cikisinda Yeni Hamlesi.
Diktator, dunku Diyanet İşleri Başkanlığı "Yüzyılın İslam Kültür Hizmeti Onur ve Hizmet Ödülleri" törenindeki konusmasinda, su sozleri ile "bütün harflerimiz çalınsa da bizim medeniyetimiz kendi kendini inşa etmeyi her seferinde başardı." T.C. Kurulus devrimleri ve degerlerinden biri olan "dil devrimi" ne, yani latin harflere gecise; karsi cikti.
Diktatorun ARAP TEMELLI SUNNILIK/SIA algisinda bu hem ilk degil hem de sasirtilacak bir cikis degildir. Burada onemli olan niyettir. Ustelik bu niyet, Osmanli'ya bile dil olarak terstir. Cunku osmanli dili TEK BIR DILIN YAPISINDA DEGIL; BIR KAC DILIN YAPISINDA OLUSMUS BIR DILDIR. Yani temelinde SADECE ARAPCA YOKTUR, FARSCA VE TURKCE DAHIL; bir olusumdur. Diktatorun cikisi, kendisinin bir kez daha ULKE COGRAFYA VE TOPLUMUNUN BASBAKANI DEGIL; SUNNI SIA TEMELLI BIR ARAP ALGI VE KULTURUNUN BASBAKANI oldugunu ortaya koymustur. Bu diktatorun, aslinda OSMANLI'YA DEGIL; ARAP TOPLUMU TARIHI VE KULTURUNE BIR DONUS isteminin bir tezahurudur. Diktatorun 1923 te kurulmus T.C. devleti ve degerleri/devrimleri adina ne dusundugu ve yaptiginin en guzel ornegi HARF/DIL DEVRIMI ne karsi cikisindan iyice algilanilmali ve degerlendirilmelidir. Cunku burada karsi cikilan NE DIL, NE T.C. DEGERLERI; AKSINE TUM ANADOLU TARIHI ONUN BILINEN KULTUREL GELISIMI VE BUGUNLERI ve insa edilmek istenen de; TARIHTEN, ANADOLU'DAN VE ANADOLU'NUN HER TURLU ETIK TEMELINDFEN KOPUK YAPAY BIR ARAP TEMELINI ANADOLU'YA MONTE ETMEK CABASIDIR. Bir ulke cografya ve toplum tarihsel kulturel etik v.s. temelde KENDINE TAMAMEN YABANCI BIR ZORLAMAYI BASKIYI DAYATMAYI HIC BIR TEMELDE ICSELLESTIREMEYECEK VE KUSACAKTIR. Cunku tarih her zaman ulke toplum ve cografyasinin kendine has degerlerinin ancak yasamini surdurebilecegini her zaman gostermistir. ANADOLU HIC BIR ZAMAN BIR ARAP TARIHI YASAMAMISTIR VE YASAYAMAZ. Bunu kendisine amac edinenler, sadece ruya gormekte ve hayal kurmaktan oteye gidemeyenlerdir. Aslinda ulke toplum ve cografya temelindeki bu ARAPLASTIRMA CABASI 1980'lerle baslatilmis, ve gunumuzde de ARTIK KENDISINI SAKLAMA/GIZLEME GEREGI DUYMAYACAK KADAR DESIFRE EDECEK DUZEYE GELMISTIR. Bu en basta Anadolu'ya, tarihine, toplumuna her turlu etik degerine sosyal yapisina ve kulturune YAPILMIS BIR HAKARETTIR. Elbet bu hakarete Anadolu her seyiyle birlikte yanit verecektir. Vermesi onun tarihi gorevi ve tarihi olarak Anadolu yasam ve iliskisi geregidir. Yazinin ve diktator'un konusmasinin linki; diktator'u algilama adina okunmasini oneririm. http://www.muhalifgazete.com/haber/9...ber-gordu.html |
Aslinda bu durum her turlu cikari dagarcigina kaydeden ve yarin eger emperyalist zihniyet, olurda AKP'ye "karsi gelip" onu iktidardan indirmek isterse; su propagandayi yine ulkeyi karistirmak adina kullanmaktan cekinmeyecektir "AKP toplumu araplastirmaya calisiyor"
Iste burada emperyalist zihniyeti ve her turlu cikarini da cok iyi algilamak lazim. Cunku bu "savunulasi" olarak gorulen soylem, sadece TOPLUMU YENI BIR KAOS VE KUTUPLASTIRMA/OTEKILESTIRME/DISTALAMA disinda baska bir seye yaramiyacaktir. Sonucta ANADOLUNUN BAGRINDAN GELMEYEN HIC BIR KARSI CIKIS, ANADOLUNUN DEGILDIR. Cunku ANADOLU KENDISININ TARIHINI TOPLUMUNU COGRAFYASINI HERKESTEN COK DAHA IYI BILEN VE TANIYANDIR. Bu temelde tek sorunu, HEP ILK HAMLENIN EMPERYALIST ZIHNIYETTEN GELMESININ ONUNE GECEMEMESIDIR. Cunku kendi kendisini taniyarak YETISEN BIR NESIL YETISTIREMEMEKTEDIR. Bu da yine birey bilinci ile baglantilidir. Cunku birey bilinci sorgulayan, arastiran degerlendiren ve kendini kendi olarak taniyan ve tanitan bilinctir. Iste ancak bu bilinc emperyalizmin dagarcigina yeni bir cikar araci vermez ve de bunu kullandirtmaz. Bunun da isigini gormek isteyenler "gezi bilinci" ile gorebilenlerdir. |
Atatürk araştırmacısı-Tarihçi Sinan Meydan bıktı artık bu yalanlara cevaplar vermekten.
Alıntı:
Alıntı:
Alıntı:
Sinan Meydan, Cumhuriyet Tarihi Yalanları, Kitap 1, 5.basım, İnkılap Yayınevi, 2010, s.419-448 |
|
Osmalıca nerde, Peygamöber dönemindeki Arapça nerde!
Alıntı:
Biz, bu durumu aşağıdaki videoda Luxenberg'in Arapça'nın henüz emeklediği ya da İngilizce'nin Osmanlıca gibi bir karışım içinde kullanıldığına dair verdiği örneklerdeki gibi geçmişte kaldığını zannediyorduk. Ama demek ki, Osmanlı İmparatorluğu'nun kurulduktan sonra hala aynı hatayı tekrar etmiş olması, ya tembellikten ya da keyfiyetten kaynaklanıyormuş. Bence, ikincisi. Yani Osmalı'nın dildeki keyfiyeti ve tembelliği bize pahalıya maloldu. |
Alıntı:
İnanmıyorsanız, şu linklere bakıp harfleri teker teker karşılaştırabilir ve şok geçirebilirsiniz: 1. Orhun Yazıtları. 2. South Arabian alphabet. Her iki alfabedeki bazı harfler aynı şekilde kullanılmıştır. Bu da, bizi Güney Araplar'a bağlar. Bilindiği gibi, Güney Arapça Kuzey Arapça'dan farklı bir dil olmakla birlikte, ona temel teşkil etmiştir. Günümüzde Güney Arapça'nın bütün harfleri henüz çözülebilmiş değildir. Bu nedenle arkeologlar Güney Arapça ile yazılmış bir yazıt bulduklarında, çoğu kez kelime kelime çevirisi yapılmaz; sadece metin çevirisi yapılabilir. Bazen de hiçbir çeviri yapılamaz. Tahsin Mayatepek, Atatürk'e gönderdiği son 7. Rapor'da bir zamanlar Güney Arabistan'da Şemoğulları adlı bir kavmin yaşadığını ve bunların Güneş'e taptıklarını bildirmiştir. İtiraf etmeliyim ki, bu bulguyu ilk gördüğümde çok dikkatimi çekmişti ve hala da ilgimi çeker. Ya siz? |
Alıntı:
"bütün harflerimiz çalınsa da bizim medeniyetimiz kendi kendini inşa etmeyi her seferinde başardı." Simdi sorular sunlardir; HARFLERI CALINANLAR KIMLERDIR? "BIZIM MEDENIYETIMIZ" CUMLESINDEKI "BIZIM" KIMI KASTETMEKTEDIR. "KENDI KENDINI INSA EDEN" NEDIR? "HER SEFERINDE BASARDI" BASARAN KIMDIR, NEYI BASARMISTIR NASIL BASARMISTIR. "INSA ETMEK" TEN KASIT NEDIR? Bence basliga ilk yaziya gore verilmek istenen ile basligin gidisati paralel degildir. Ortada bir "yalan" da yoktur, ya da bir ispata da gerek yoktur. Buradaki algi "BIZ" oznesinin cok iyi algilanmasinda yatar. O da "ANADOLUYU VE TARIHINI DEGIL; ARAPLARI TEMSIL EDEN OZNEDIR. Yani ANADOLU, ARAP TOPLUMU YAPILMAK ISTENMEKTEDIR. Konunun osmanli ile selcuklu ile hatta anadolu tarihi ile de bir ilgisi yoktur. Konu tamamen YAPAY YENIDEN INSA EDILEN BIR ANADOLU YARATIMI UZERINEDIR. Lutfen bunu algilayarak, yanit yazalim. Yoksa konu sapiyor ustelik diktatorun catistirma oyununa geliyor. |
Alıntı:
Atatürk geldi, halifeliği ve padişahlığı yıktı, alfabemizi "kafir" alfabesine dönüştürdü, çarşafımızı sarığımızı yasakladı, vs. Ama hamdolusun(!) ki ben ve partim, bu oyunu(!) bozduk, yavaş yavaş eski (örümcekli) günlerimize dönüyoruz. (bu arada ben ve oğlum köşeyi dönüyoruz - ama konuyla alakası yok) Bana göre bu çıkıyor bu cümleden. Harf devrimine vurgu yapmasına gelince, ilkokullarda bizim zamanımızdaki düz yazıyla okuma-yazma öğrenmekten; bitişik el yazısına (Arapça'da olduğu gibi) geçiş var bu AKP döneminde. Onunla ilgili zaten bir başlık açacağım yakın zamanda, araştırdıklarımı aktaracağım... |
Alıntı:
|
Algilanmasi gereken iki cok onemli nokta vardir.
BiRincisi, yukaridaki gibi cok anlam ve icerigi ve de hedefi amaci ortaya koyan cumleler, DIKTATORE AIT DEGIL; AKIL HOCALARINA AITTIR. Ikincisi, DIKTATOR NE T.C.' NI NE TARIHINI NE TOPLUMUNU NE FARKLI HALKLARINI NE KULTURUNU NE ULKE GELECEGINI TEMSIL EDEN DEGIL; ARAP TOPLUMUNU KULTURUNU VE HER TURLU OZELLIKLERINI TEMSIL EDEN BIRIDIR. Iste bu iki algiyi HIC BIR ZAMAN GOZ ARDI ETMEMEK GEREKIR. Cunku her bir akil hocasinin ona soylettigi YAPAY INSA EDILMEK ISTENEN ARAPLASMADA YATMAKTADIR. Buradan bu sozlerin soylendigi ortam olarak bir sey daha ortaya cikmaktadir. O da IMAM HATIBIN NE OLDUGU VE NEYI HEDEFLEDIGIDIR. IMAM HATIP TAMAMEN ARAP TARIHINI KULTURUNU OGRETEN ISLEYEN VE BUNUN ANADOLUDA YAPAY YAYILMASI ICIN CALISACAK ELEMANLAR YETISTIREN BIR KURUMDUR. |
| Bütün Zaman Ayarları WEZ +3 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 01:26 . |