![]() |
24 ocak unutma unutturma
Bugün yine ve yeniden 24 Ocak 1993 Seslenis - Ugur Mumcu - 1975 Dağ gibi karayağız birer delikanlıydık. Babamız, sırtında yük taşıyarak getirirdi ekmeğimizi. Arabalar Şırıl şırıl ışıklarıyla caddelerden geçerken bizler bir mumun ışığında bitirdik kitaplarımızı.Kendimiz gibi yaşayan binlerce yoksulun yüreğini yüreğimizde yaşayarak katıldık o büyük kavgaya. Ecelsiz öldürüldük. Dövüldük, vurulduk, asıldık. Vurulduk ey halkım, unutma bizi… Yoksulluğun bükemediği bileklerimize çelik kelepçeler takıldı. İşkence hücrelerinde sabahladık kaç kez. İsteseydik, diplomalarımızı, mor binlikler getiren birer senet gibi kullanırdık. Mimardık, mühendistik, doktorduk, avukattık. Yazlık kışlık katlarımız, arabalarımız olurdu. Yüreğimiz, işçiyle birlikte attı;. Yaşamımızın en güzel yıllarını;, birer taze çiçek gibi verdik topluma. Bizleri yok etmek istediler hep. Öldürüldük ey halkım, unutma bizi… Fidan gibi genç kızlardık. Hayat, şakırdayan bir şelale gibi akardı gözbebeklerimizden. Yirmi yaşlarında yirmi bir yaşlarında, yirmi iki yaşlarında, işkencecilerin acımasız ellerine terk edildik. Direndik küçücük yüreğimizle, direndik genç kızlık gururumuzla. Tükürülesi suratlarına karşı bahar çiçekleri gibi, taptaze inançlarımızı fırlattık boş birer eldiven gibi. Utanmadılar insanlıklarından, utanmadılar erkekliklerinden. Hücrelere atıldık ey halkım, unutma bizi… Ölümcül hastaydık. Bağırsaklarımız düğümlenmişti. Hipokrat yemini etmiş doktor kimlikli işkencecilerin elinde öldürüldük acınmaksızın. Gelinliklerimizin ütüsü bozulmamıştı daha. Cezaevlerine kilitlenmiş kocalarımızın taptaze duygularına, birer mezar taşı gibi savrulduk. Vicdan sustu. Hukuk sustu. İnsanlık sustu. Göz göre göre öldürüldük ey halkım, unutma bizi… Kanserdik. Ölüm, her gün bir sinsi yılan gibi dolaşıyordu derilerimizde. Uydurma davalarla kapattılar hücrelere. Hastaydık. Yurtdışına gitseydik kurtulurduk belki. Bir buçuk yaşındaki kızlarımızı öksüz bırakmazdık. Önce kolumuzu, omuz başından keserek yurtseverlik borcumuzun diyeti olarak fırlattık attık önlerine. Sonra da otuz iki yaşında bırakıp gittik bu dünyayı, ecelsiz. Öldürüldük ey halkım, unutma bizi… Giresun’daki yoksul köylüler, sizin için öldük. Ege’deki tütün işçileri, sizin için öldük. Doğu’daki topraksız köylüler, sizin için öldük. İstanbul’daki, Ankara’daki işçiler, sizin için öldük. Adana’da, paramparça elleriyle, ak pamuk toplayan işçiler, sizin için öldük. Vurulduk, asıldık, öldürüldük ey halkım, unutma bizi… Bağımsızlık, Mustafa Kemal’ den armağandı bize. Emperyalizmin ahtapot kollarına teslim edilen ülkemizin bağımsızlığımız için kan döktük sokaklara. Mezar taşlarımıza basa basa, devleti yönetenler, gizli emirlerle başlarımızı ezmek, kanlarımızı emmek istediler. Amerikan üsleri kaldırısın dedik, sokak ortasında sorgusuz sualsiz vurdular. Yirmi iki yaşlarındaydık öldürüldüğümüzde ey halkım, unutma bizi… Yabancı petrol şirketlerine karşı devletimizi savunduk; komünist dediler. Ülkemiz bağımsız değil dedik; kelepçeyle geldiler üstümüze. Kurtuluş Savaşı’nda emperyalizme karşı dalgalandırdığımız bayrağımızı daha da dik tutabilmekti bütün çabamız. Bir kez dinlemediler bizi. Bir kez anlamak istemediler. Vurulduk ey halkım, unutma bizi… Henüz çocukluğumuzu bile yaşamamıştık. Bir kadının eline değmemişti ellerimiz. Bir sevgiliden mektup bile alamamıştık daha. Bir gece sabaha karşı pranga vurulmuş ellerimiz ve ayaklarızla çıkarıldık idam sehpalarına. Herkes tanıktır ki korkmadık. İçimiz titremedi hiç. Mezar toprağı gibi taptaze, mezar taşı gibi dimdik boynumuzu uzattık yağlı kementlere. Asıldık ey halkım, unutma bizi… Bizi öldürenler, bizi asanlar, bizi sokak ortasında vuranlar, ağabeyimiz, babamız yaşındaydılar. Ya bu düzenin kirli çarklarına ortak olmuşlardı ya da susmuşlardı bütün olup bitenlere. Öfkelerini bir gün bile karşısındakilere bağırmamış insanların gözleri önünde öldürüldük. Hukuk adına özgürlük adına, demokrasi adına, Batı uygarlığı adına, bizleri, bir şafak vakti ipe çektiler. Korkmadan öldük ey halkım, unutma bizi… Bir gün mezarlarımızda güller açacak ey halkım, unutma bizi… Bir gün sesimiz, hepinizin kulaklarında yankılanacak ey halkım, unutma bizi. Özgürlüğe adanmış bir top çiçek gibiyiz şimdi, hep birlikteyiz ey halkım, unutma bizi, unutma bizi, unutma bizi… Cumhuriyet - 25.08.1975[/QUOTE] |
Re: 24 ocak unutma unutturma
Unutmuyoruz, unutmayacagiz da, ancak sadece her yil donumunde hatirlamakla bitmemeli, orada kalmamali butun umitler.
|
Re: 24 ocak unutma unutturma
Işıklar içinde yatsın. Aradan 14 yıl geçti. Noldu Cinayetlere cinayet eklendi. Dahada eklenecek Dün bir yazar şöyle diyordu Neden oluyor tüm bunlar Hepimiz birer Uğur Mumcu olamadığımız için maalesef olamadık. Birer Uğur, Behice, Ahmet Taner, Turan olamadğımız için tüm bunlar
|
Re: 24 ocak unutma unutturma
bazen sitenin amacını unutup siyasi yazılar yazacak oluyorum ama hatırlayınca yazamıyorum.
şimdi sloganlaşmadan ve propaganda yapmadan şunu yazmak istiyorum UÜUR MUMCU SENİ UNUTMASIK FİKİRLİERİNİ TAŞIYOR VE YAŞATACAĞIZ |
Re: 24 ocak unutma unutturma
sana bir tek nihat erim meselesin karşı çıkabildim uğur mumcu
senin gibi akılcı bi sosyalist yazarı göremioruz maalesef |
Re: 24 ocak unutma unutturma
[quote:96a5e2b93f="kuvvaci"]Birer Uğur, Behice, Ahmet Taner, Turan olamadğımız için tüm bunlar [/quote:96a5e2b93f]
Behice kim yahu ??? Bahriye Üçok'u kast etmek istedin herhalde !!! |
Re: 24 ocak unutma unutturma
unutulmaması ve bilinmesi gereken sanırım uğur mumcu , turan dursun ,bahriye üçok ........ve en son HRANT DİNK .tamamının katili türk-islam sentezcileri.Ne biçim sentezse ...
|
Re: 24 ocak unutma unutturma
tamamının katili türk-islam sentezcileri.Ne biçim sentezse ...
ewet inanna arkadaşım, bu sentezin kimilerine göre şanlı bana göre barbar bi tarihi var. bu katillerde atalarından aldıklarıyla katliamlarına devam ediyolar |
Re: 24 ocak unutma unutturma
Şu sılanın ufak tefek yolları
Ağrıdan sızıdan tutmaz elleri Tepeden tırnağa şiir gülleri Yiğidim aslanım burda yatıyor. Bugün efkarlıyım açmasın güller Yiğidimden kara haber verirler Demirden döşeği taştan sedirler yiğidim aslanım burda yatıyor. Ne bir haram yedim ne cana kıydım Ekmek kadar temiz su gibi aydım Hiç kimse duymadan hükümler giydim... Yiğidim aslanım burda yatıyor... http://www.youtube.com/watch?v=7ynyR...eature=related http://www.youtube.com/watch?v=u6315...eature=related http://www.youtube.com/watch?v=VfqMPKPPYgc |
Re: 24 ocak unutma unutturma
evet unutmayacağız ,,,unutmayacağız!
|
| Bütün Zaman Ayarları WEZ +3 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 20:07 . |