![]() |
Baskı altındaki düşünce
Aslında bu konuya şurada 5.mesajda değinmiştim ama bu konuyu ayırıp müstakil bir konu yapmak istedim, olura bu konuda fikri olan olursa fikrinide öğrenmek isterim.
Baskı altında ki düşünce nedir? Hastalık, işsizlik gibi dibe vurulmuş anlarda ki düşünceler "baskı altında ki düşünce" ler kapsamındadır, bunlarda ölüme en yakın haller olup, frekansı insanları oldukça rahatsız eder. Zira bu haller insanı hiç'liğe, yokluğa, değersizliğe, dışlanmaya doğru iten düşünceler ürettirir, çünkü işsizlik bir süre sonra insanlardan TEPKİ toplamaya başlar, haliyle bu insanda diğer insanlardan kaçmaya paniklemeye başlar, pek sağlıklıda düşünemez, kâh kendini kâh çevresini kötülemeye, onlardan nefret etmeye de başlar. Hasılı işsizlik arttıkça baskıda artar. Hastalıktada hiç'lik yokluk meselesi yani ölüm düşüncesi baskıyı artıran bir durumdur, ne kadar inançlı imanlı olsada olmasada fark etmez, insanlar biran önce hastalıktan kurtulmak isterler. Zira yokluk düşüncesi düşüncenin her yanı kaplamaya başlar ki baskı artar. Özetle bu iki halde ki anlar değerlidir, farklı bir boyutu vardır ama müthiş bir baskısıda vardır. "Baskı altında ki düşünce", "Baskı altında olmayan düşünce"den haliyle farklıdır ve baskı altında olmayan kimselerde bunu pek idrâkta edemezler. Başka bir açıdan bakınca; "İşsizlik, yeryüzünde ki en ağır iş" "Kronik hastalıklarda en ağır hâldir" Ez-cümle: "Şeb-i yeldayı müneccim muvakkıt ne bilir, Müptelâyı gâma sor kim geceler kaç saattir." Derken bile Gâm-ı müptelâ'nın gecesi bile farklıdır, düşünceside haydi haydi farklı olacaktır. Sevgiler |
Baski altindaki ve sorgulamayan dusunce, hem ozgur hem de serbest degildir.
Ozgur degildir, cunku cikara yonelik yasaklar ile engellenir. Serbest degildir, cunku kisinin kendi beynindeki, bilincsizce kendi verdigi sinirlar ile engellenir. |
Alıntı:
Sanırım anlatamadım, baskı altında ki düşünce ..."Zira bu haller insanı hiç'liğe, yokluğa, değersizliğe, dışlanmaya doğru iten düşünceler ürettirir".. demiştim ki normalde insanlar bu tip düşünceyi yüzeysel geçerler. Ama "baskı altında ki düşünce" de ki insanlar, bizzat içinde yaşayarak fikir üretirler ki bu sorgulamadır, daha doğrusu sorgulamanın kralını yaparlar. Bir yandan bir kaç yıldır işsiz olacaksınız, evli çoluk çocuk filan, diğer yandan entelektüel bir yapınız olacak ve siz sorgulama yapmayacaksınız..ilginç.. Dışarıdan öyle görünüyor demek ki? |
Burada yine belki bir turkce dilin yabanci dilden aldigi bir kelimenin kavramsal anlam ve icerigi soz konusu.
Ingilizce de "Reasoning" olarak gecen bu kavramin anlam ve icerigi; Herhangi bir kavram hakkinda O KAVRAMIN TARAFINDA YA DA KARSISINDA OLMAK DEGIL; KAVRAMIN NE OLDUGU UZERINDE, BEYNIN BILGILENMESI, ARASTIRMASI VE KENDI OZGUR IRADESI ILE KENDINCE BIR SONUCA VARMASIDIR. Yani kavrami sabit tutarak onun hakkinda taraf ya da karsit bir dusunce belirtmek sorgulama degildir. Mesela bir dusunce ve davranisi "namuslu/namussuz" degerlendirmek, sorgulama degildir. Namus kavrami uzerine beyni her yonuyle isletmek, sorgulamadir. Iste burada beynin kavram uzerinde onu degerlendirebilecek ve de kontrol edebilecek serbestlige ermis olmasi, kavrami beyninde serbest birakmasi gerekir. Dusuncenin serbestligi budur. Dusuncenin ozgurlugu ise, namus hakkinda beynin dusundugu ve davranisa tasimak istedigi her seyi dile ve goruntuye getirebilmek ve bu konuda hic bir engele tabi olmamaktir. Buradaki engel ulke ve toplum nezdindeki o kavrama olan algidan da gelebilir, kisinin kendi kendini engellemesinden de. |
İlginç insanınız Sn. evrensel-insan :)
Baskı altında ki düşünce deyince, baskıyı farklı anlayıp başka bir tarafa gittiniz. Benim bahsettiğim sizin gittiğiniz o taraf değil bu taraf. :) Başka bir örnek vereyim. Kronik bir rahatsızlığı olan bir insan, evinden bile dışarı çıkacak durumu yok, işi yok, bu böyle bir iki ay değil, bir kaç sene sürmüş...hatta misal 10 seneyide böyle böyle geçmiş, *ntihar teşebbüsleri olmuş birinin düşünce yapısını kast ediyorum. Böyle bir düşünce "Baskı altında ki düşünce"dir mesela.. Başka bir değişlede "insanların korktuğu bir alanda yaşayan bir insan"ı kast ediyorum.. Serbestmiş özgürmüş mevzu o değil yani. |
Alıntı:
Bu baski degil, bir teslimiyet algisidir. Yani sosyo-psikoloji. Onca engellinin basarisini nasil acikliyorsun? Buradfa senin dile getiriusinde bir "kuskunluk" mevcut. Yani kroniklige teslimiyet. Bir deprem dede vardi, hatirladin mi? Ne derdi "deprem ile yasamayi ogrenmek" Iste burada da kroniklik ile yasamayi ogrenmek gerekiyor. Ayrica buradaki "baski" algisi "kuskunluk" icin de bir bahanedir. Yasam her vucut nasil ise onun ile devam ediyor. |
Alıntı:
Alıntı:
Hastalıklarımız aynıdır. |
Alıntı:
Evet, seniun anladigin gibi anlamadigim kesin. Cunku sen baskici dusunce olarak hayatin olgularini getiriyorsun. Eger bu olgular deprem dedenin dedigi gibi algilanmazsa ve bu baski altinda degerlendirilirse; burada sosyo-psikolojik bir sorun vardir. |
Alıntı:
Görünen o ki yok..olmadığı içinde bunu anlayamazsın.. Anlasan "baskı"yı "baskıcı" olarak anlamazdında.. Herşey okuyarak anlaşılmaz neticede, dolayısıyla anlaşılmazda, yaşamak gerekir.. |
Alıntı:
Benim yasamim hakkinda bir bilgin var mi? Ben yurt disinda, 30 kusur senedir her turlu yasam savasimi veren bir bireyim. |
| Bütün Zaman Ayarları WEZ +3 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 05:39 . |