![]() |
Diktator, Hanefi Degildir.
Bilindigi gibi, diktator her konuda ve kavramda mikroayrimcilik yapmakta ve bu ayrimcilikta kendini SUNNI OLARAK tanitmaktadir.
Bir seyi ayirmak ya da mikroayrimcilik yapmak baska; neyin ne oldugunun farkini ortaya koymak baskadir. Diktatoruin SUNNILIGI, HEM OSMANLI'YA HEM DE TURKIYE SUNNILIGINE TAMAMEN TERSTIR. Bugun diktatore inanan ve onun uyguladigi ISLAMI KENDI ISLAMI SANANLAR, buyuk bir yanilgi icindedirler. Islam inancinin, kendi icinde ana olarak uc farkli mezhebi vardir. Sunni sii ve harici. Dunyadaki Islam dini mezheplerinden en kitlesel olan da sunniliktir. Turkiye'de islam inanci olarak sunniligi benimsemistir. Ylniz sunnilik te kendi bunyesinde fikih olarak kollara ayrilir ve bu kollardan HANEFILIK TURKIYE ISLAM NUFUSUNUN COGUNLUGUNU OLUSTURUR. Diktator, HANEFI DEGILDIR. Diktatorun yaptiklari ve soylemleri, tamamen SELEFILIK temelindedir. Selefiler ise Hanefilikten iki ana yonde farklilasir. Birincisi AKLIN ONECIKMASI, digeri ise, HALEFILIK tir. Hanefiler, AKLI ONE CIKARIRKEN; SELEFILER TAMAMEN AKLA KARSIDIR. Hanefiler, HALEFLIGI DESTEKLERKEN, SELEFILER; SELEFLIGI DESTEKLERLER. Selefiligin en son dali vahabiliktir. Vahabilik ise, selefiligin en son kolu olarak; S.Arabistan'daki Osmanli HALIFELIGINE KARSI AYAKLANMADIR. Dolayisi ile, DIKTATOR; NE BIR HANEFI NE MATURIDIDIR. Diktator, HANBELI VE SELEFIDIR. Bundan sonra diktatore ISLAM OLarak boyun egenler ve biat edenler iyi dusunsunler. Cunku diktatorleri onlar gibi, ne hanefidir ne de maturidir. Sunniligin hanefi ve maturidiliginin, en onemli ozelligi; HER TURLU MEZHEP FARKINI KUCAKLAMASI iken, DIKTATOR ISE MEZHEP AYRIMCILIGI TEMELINDE BERTARAFI UYGULAMAKTADIR. Ayrica Hanefiligin temsilcisi Imam-i Azam Ebu HANIFE, Emeviler'e karsi cikmis; ve Abbasiler tarafindan oldurulmustur. Diktator, NE MUHAMMEDI, NE 4 HALIFEYI DEGIL; ISLAM OLARAK EMEVI/ABBASI'YI savunmaktadir. Ben burada cok kisa bir giris yaptim. Bu konuda daha genis bilgisi olan arkadaslar, konuyu daha derinlemesine ve detaylamasina degerlendirebilirler ve bilgi verebilirler. Cunku artik, Diktatore destek veren ISLAMI DINI SAVUNAN VE BU DINE INANMIS vatandaslarin, DIKTATORLERININ, INANC/IMAN UYGULAMA v.s. OLARAK KENDI IMAN/INANCLARINDAN OLMADIGINI ALGILAMAK DURUMUNDADIRLAR. Turkiye'deki sunni mezhepli hanefilerin hic bir zaman alevi y da diger mezheplerle sorunu yoktur. HANEFILER MEZHEP AYRIMCILIGI YAPMAZLAR. Bundan sonra diktatorun inanc ve imaninin vatandastan yana ve vatandasa uygun olmadigini herkes bilsin ve ona gore diktatore biat etsin. Ayrica diktatorun islam mezhepsel ayristirici dini iman inanc ve uygulamasi; hic bir tarihi donemde Anadolunun Osmanli'nin ve bugunku T.C.'nin dini iman ve inanci degildir. Eger bir O.Dogu ulkesi ve toplumu olmak istenmiyorsa, diktatorun bu MEZHEPSEL AYRIMCILIGINI COK IYI ALGILAMAK VE BU OYUNA GELMEMEK GEREKIYOR. |
Kisaca bugun inanirlarin Diktatoru desteklemesi;
Ayni, Misir'daki "Musluman kardesleri" ve de Su an Irak'ta VAHSI TEROR ESTIREN ISID TERORIST ORGUTUNU DESTEKLEMESI demektir. Diktator, selefidir ve selef olma yolunda kendince ilerlemektedir. Zaten otokratligi mikroayrimciligi ve diktatorlugu de bu selef olmak istemi ile baglidir. O yuzden "dindar/kindar nesil yetistirmek" ve "taraf olmayani bertaraf etmek" icin yola cikmistir. Selefligini de, IMAN VE INANCI OLANLARI DINI SOMURU VE KANDIRMACA temelinde yurutmektedir. Selefilerde, insanlik vicdan sevgi saygi ve benzeri tum insani degerler yoktur. Tek degerleri KENDILERINI SELEF OLARAK DINLEYECEK VE SADECE BU DENILENLERE BIAT EDECEK AKLINI, DUSUNCESINI BEYNINI RAFA KALDIRMIS; DIKTATORUN SELEFLIGINE KALB ILE IMAN EDECEK VE ONU HARFIYEN DIL ILE IKRAR EDECEK KOLELER ELDE ETMEKTIR. Kendisi bir selefi olarak; Turkiye' de, KENDI SELEFILIGI OLAN "TAYYIBILIK" INANCINA KALB ILE IMANI VE DIL ILE IKRARI YARATMAK UTOPYASINDADIR. Diktatorun yolunda olanlar ona biat edenler, bunu algilayarak hareket etmelidirler. |
Pekala bunlardan hangisi Gerçekten ıslamı temsil ediyor?
|
Kim ayranım ekşi der ki?
Kimse demez, onlarda demez. |
Alıntı:
Turkiye'de bunlar bugune kadar tartisilmadi. Ben bile beni hic ilgilendfirmedigi halde, artik ulke ve toplumun sagligi gittigi yol ve gelecegi adina, bunlari dile getiriyorum. Yani ve kisaca birileri bir yerlerde bunlari kullanmaz ve gundem olmazsa bunlari tartismaz. Iste burada emperyalizmi ve zihniyetini cok iyi algilamak lazim. Cunku ulkeleri icten ve distan ele gecirme adina, SOROS IDEOLOJISINI UYGULUYORLAR. YANI MIKROAYRIMCILIK. Iste boyle bir ayrimcilikta, AYRILANLARIN BIRI BIRINDEN AYRILMAMALARI ADINA; HER FARKI COK IYI ALGILAMAK GEREKIYOR. Bu temelde de birseyin "gercegi" degil; insan haklari evrensel hukuk hak ve ozgurlukler one cikiyor. Sonucta Islam her bir MEZHEBI VE FIKIH FARKI ILE; ZATEN INSAN HAKLARINA EVRENSEL HUKUKA VE HAK VE OZGURLUKLERE TERSTIR. |
Alıntı:
Bugun Turkiye'nin belki de diktatoru tek vurabilecegi konu, din konusudur. Cunku kendisi dini kullanarak diktatorlugunu yurutmektedir. Bugun her onu destekleyen inanir ve musluman ONUN HANGI ISLAMI VE NASIL UYGULADIGINI BILMEK DURUMUNDADIR. Cunku burada kandirmaca vardir. Burada da sorun yine bilgisizlik ve bilgisizce lidere biat etmektir. |
Alıntı:
Bir kere bir şeyin sürekli adını anmak onu beslemektir. Bu popüler açıdan "reklamın iyisi kötüsü olmaz" dır. Diğer açıdan da pozitif ve negatif beslenmedir ki adamların negativiteden beslendiği sanırım eskimolar bile duymuştur. Mevzuda Ecevit zamanda koparılan yaygaradan sonra başladı ki o zaman ki negativiteden büyüyen yapı, halen besleniyor. Şimdi ben ne diyeyim. Negativitenin görünen yönü ile mi, yani gölge ile mi? Yoksa o Negativiteyi başlatan kaynakla, vücut ile mi? Hangisi ile ilgileneyim. Negativitenin kaynağıda belli ama kimse de o tarafta değil ki kaynağa inmek istemiyor. O zamanda ben susuyorum, işin RUHİ yönünü bildiğim için, en azından besleme yapmamak için susuyorum. |
Alıntı:
Alıntı:
Alıntı:
Alıntı:
Tabi burada yine bir ...e gore temeli soz konusudur. Benim ..e gorem insanliktir. Alıntı:
Buradaki ....e gore de insanlik evrensel hukuk hak ve ozgurluklerdir. Yoksa her bir hareket pozitiftir. Onu negatif kilan, HAREKETIN KENDISI YA DA YAPAN DEGIL; ...E GORE TEMELINDE DEGERLENDIRENDIR. |
Dediğim gibi farklı düşünüyoruz, aktif eylem bana göre değil, dediğim gibi enerji sinerji durumları vardır, belkide bu düşüncemi biraz olsun Gandi 'nin pasif eylemi açıklayabilir.
*------------------------------------------------* Pasif direniş Mahatama Gandi pasif direniş ilkesinin bulucusu değildir ancak muazzam bir ölçekte siyasi alanda ilk uygulayandır.[26] Pasif direniş (ahimsa) ya da karşı koymama kavramları Hindistan dini düşünce tarihinde çok eskilere dayanmaktadır. Gandi felsefesini ve hayat görüşünü otobiyografisi Doğrulukla Olan Deneyimlerimin Öyküsü 'nde şöyle açıklar: "Umutsuzluğa düştüğümde tarih boyunca doğruluk ve sevginin her zaman kazandığını hatırlarım. Tiranlar ve katiller olmuştur, hatta bir süre yenilmez sanılmışlardır ancak sonunda her zaman kaybederler, düşün bir her zaman." "Çılgınca tahribatı totaliterlik nedeniyle ya da özgürlük ve demokrasi adı altında yapmak ölüler, yetimler ve evsizler için ne değiştirir?" "Göze göz ilkesi tüm dünyayı kör eder." "Uğrunda ölmeyi göze alacağım birçok dava var ama uğrunda öldüreceğim hiçbir dava yoktur." Kaynak: Pasif direniş - wiki |
Alıntı:
|
| Bütün Zaman Ayarları WEZ +3 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 09:45 . |