![]() |
Kurtuluş Savaşında Neden Kurtulundu?
|
kurtuluş savaşı, galip devletlerin sevr antlaşmasıyla türk ulusunu anadolu topraklarından def etme projesine karşı girilmiş ulusal bir mücadeledir, diye yazılır çizilir kimi kaynaklarda, ihtiyatlı durmakla birlikte ben de öyle bilir, inanırdım. yazıda sevr'in kurtuluş savaşına tepki olarak öne sürüldüğü söyleniyor. bu kafama takıldı.
Anadolu gayrımüslimleri ‘temizlendi’ de ne oldu, başımız göğe mi erdi peki? iyi de, anadoludaki gayri müslim halkların başından beri ayrılıkçı talepleri yok muydu zaten? böyle bir savaş yürütülmese değişen bir şey olacak mıydı? kurtuluş savaşındaki temel çelişkinin müslim-gayri müslim karşıtlığı olduğu söyleniyor. aksine, bu konuda genelde bir türklük, türk milleti vurgusu vardır. kurtuluş savaşı, ümmetçi bir hareketten ziyade, ulusçu, milletin bağımsızlığı adına verilen bir savaştır diye anlatılagelir. |
"Çekinmeyin, biz halden anlarız!", Kurtuluş dizisinden.
Evet, bu konuda çok şeyler yazılıp çiziliyor.
Bir de şurdan bakınız, lütfen: Peki, Lenin neden destekledi Kemalistleri? Makalede geçen bu soru zurnanın zırt dediği yerdir ama yanlış sorulmuştur; "Kemalistler"e değil, "Türk milletine olacaktı. Bilindiği gibi, bu destek her yerde, özellikle okullarda dile getirilmez. Bana göre, eğer Lenin'in silah desteği olmasaydı, bizim Kurtuluş Savaşı'nı kazanmamız zor gibi bir şeydi. Yalnız, bu konuda 80'lerde TRT'de gösterilen "Kurtuluş" dizisinden bir sahne hiç aklımdan çıkmamış olacak ki hala hatırlar ve Ruslar'a büyük bir sevgi beslerim: Bizimkilerden biri Moskova'ya gittiğinde orada bir Rus büyükelçisi (galiba, Arolat idi) tarafından karşılanır ve bizimki ona, "Çekinmeyin, biz halden anlarız!" diyerek çekincesini dile getirir. İşte bu sözden hareketle Ruslar bize silah yardımı yapma kararını alırlar. Bana göre, sırf bu olay nedeniyle bile olsa Lenin'i biz Türk halkına yaptığı yardımlardan dolayı unutmamız mümkün değil! |
Lenin babasının hayrına yapmadı yardımı, tarihsel akışa yukarıdan bakalım birazcık :)
Çıkıpta kimse düşünmüyor, çarlık rusyası nasıl yıkıldı diye? O dünemde yönetim, ingiltere ve daha bir çok avrupa ülkesinin savaş bakanlıklarından gizli gizli yardım isterler ve bu devletler kendilerine muhtaç olan çarlık rusyasına "zaten çantada keklik" gözü ile bakarlar. Uçsuz bucaksız bir çarlık rusyası.. O dönemde düşman ve emperyalist kuvvetler Çanakkale boğazından filolarını geçiremediğinden dolayı çarlık rusyasına destek gidemedi. Bu sayede bolşevik devrimi gerçekleşebildi. Bunun çok iyi farkında olan Rusya ve Türki devletler ciddi miktarda yardım göndermişlerdir, hem kurtuluş savaşından önce hem de sonrasında. Tarihlere bakın yeterli. 1917 Bu arada Rusya, Türki devletlerden toplanan yardımların ciddi bir kısmını da makaslamıştır ;) Hala aynı hikaye başka şekilde ilerliyor. Hedef Türkiye değil, Rusya idi.. bkz: Rusyanın karadenizi kontrol altında tutması, Ukraynaya karşı olan tutumu, AB nin ukraynaya yaptığı yardımlar ve karşılıkları vs.. vs.. Neyse hikaye uzun, Çanakkale savaşı ciddi anlamda emperyalizme vurulmuş bir darbedir. Kısaca Lenin, Atatürk ve Çanakkaledeki askerleri; Rus halkına yaptığı yardımlardan dolayı asla unutmamıştır (-ki) Rusyada hala bu durumun farkında olan yaşlı insanlar var, genç nesiller biraz daha yabancısı konunun. Olaya bir de bu gözle bakalım ;) |
Alıntı:
Geçenlerde Netgeo da seyrettiğim yabancı bir belgeselde de bu konunun altı aynen dediğiniz gibi çizilmişti, açlık ve sefaletten kaynayan Çarlığa boğazlardan yardım gitmeyince, devrim gerçekleşiyor, daha doğrusu halk artık açlık ve sefalete dayanamıyor. Bu arada İngilizler ve Çarlık arasında ki yazışmalar filanda belgelenmişti, diğer yandan Çar ailesi tutuklanıp şato gibi bir yere hapsedilince, İngilizler hususi casuslar gönderiyorlar, acaba aileyi kurtabilirmiyiz diye, ama onların sundukları raporlara göre bunun imkansızlığından, çok kan döküleceğinden filan söylenince vaz geçiyorlar. Aile tabiki bir odada kurşunlanarak öldürülüyor, yakılıyor ve gömülüyor. Sonra bu cesetlere ulaşılmıştı, otopsiler, dna filan derken iki çocuk cesetinin kayıp olması üzerinde de epey beyin fırtınası da yapılmıştı. Alıntı:
Alıntı:
Alıntı:
Alıntı:
Alıntı:
|
Abi düşünsene, Rusyanın sahip olduğu toparakları ve yer altı kaynaklarını. Bir de bunlara iş gücü olarak köleliği ve sömürgeciliği de ekleyince ülkemiz, cidden çekirdek çitlembik :)
Bu arada Atatürk'ün nazilli basma fabrikası ile ilgili bir tv programı var, bulursam onun da linkini vereyim buradan. Portakal verip basma fabrikasını kurmuşuz :) ama fabrika öyle böyle değil.. Atanın dediği gibi, "her fabrika bir kaledir". eyvallah ;) |
Kurtulus savasindaki ortak amac, Osmanli imparatorlugunun her turlu duzen ve sisteminden, o devrin "modasi olan" milliyetsiz, millet cikisi ile hedeflenen bir kurtulustur.
Burada Osmanli'daki o islamin hakimiyetini, ve de siniflanisini; "ilimli islam" adi altinda, pragmatic cikisi hedeflenen, milli butunluk adi altinda yapilan devrimlerle ve milli vesayet devlet yapisini kurmak ile kurtulunmustur. Bu algisal ve bilgisel bir gozlemdir. Herhangibir "din ya da milli taraftan bakilarak" bir yorum yapilmamistir. Ustelik burada hedeflenen ve Anayasa'da adi gecen devlet niteliklerine de ulasilamamistir. Cunku kurulan devlet, milli temelli ve agirlikli politik bir devlettir. Lenin'in yardiminin ana sebebi, Lenin acisindan "kendi devrimini Anadolu'ya sicratabilmek ve Anadolunun emperyalist guclerin eline gecmemesini hedef almaktir." |
Alıntı:
Neticede bitmiş gözüyle bakılan toprakları geçmek kolaydı..(tabii evdeki hesap çarşıya uymadı) Bizi geçemeyince Rusyayı kaybettiler, dediğim gibi bunu belgeselde detaylıca anlattılardı. Kurtlar vadisinde bir replik vardı, Karahanlı Kılıç'a bir mesele de işleri ters gidince "Hesapları tesadüfler bozuyor Kılıç" demişti. Alıntı:
Devrim arabasını biliyordumda, kara trenleri bilmiyordum, o da 1961 de araba ile birlikte sonlandırılmış. 'Batı kafasıyla otomobil yaptınız ama Doğu kafasıyla benzin ikmalini unuttunuz' gibide bir yaramız var maalesef. |
Köy enstitüleri, Devrim arabamız, Kara trenimiz, Hür-Kuş ve uçaklarımız, Zeytin yağımız...
yüreğimde yaradır.. İşin garip tarafı, hazırda bulunan 2. araba yürütülmüştür; ama hiç bir gazete yazmaya tenezzül etmemiştir. Sonuçta, o zaman da satılıklardı şimdi de satılıklar.. NED isimli ikincil bir dernek var, abd menşeili. Sizden araştırmanızı rica ederim, 1960 yılındaki "20 yıllık faaliyet raporu" nu okuduktan sonra pek umudum kalmamıştır. Web de bolca yazar 82-83 gibi kurulduğu. İşin aslı 75 yıllıktır, kaynağı eklerim buraya. Bu daha da üzücüdür.. |
Alıntı:
Bu dernek kaçtır karşıma çıkıyor yeterli bilgiyi elde edemedim(tam sentezleyemedim) İsterim ben de Sevgiler |
| Bütün Zaman Ayarları WEZ +3 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 03:44 . |