![]() |
Allah = İmraetun (Kadın)
Kuran yazıcısı (!) Allah’ın kim olduğunu kendi dilinden, seçtiği kelimelerden öğrenelim;
Enam 101: Gökleri ve yeryüzünü örneksiz olarak yaratandır. O’nun nasıl oğlu olur ki, eşi olmamıştır. Ve herşeyi, O yarattı. Ve O, herşeyi bilendir. Cin 3: Hakikat şu ki, Rabbimizin şânı çok yücedir. O, ne eş ne de çocuk edinmiştir. Bu ayetlerde Allah’ın bir “eşinin” olmadığı ifade ediliyor. Ayetlerde Allah’ın olmayan “eşini” kasten “sahibetun” kelimesi kullanılıyor. Kuranın genelinde karşımıza çıkan “eş” anlamındaki “zevc” kelimesi yerine “sahibetun” kelimesi Allah için özellikle kullanılıyor. Sahibetun: صَاحِبَةً Ayetlerde Allah’ın olmayan eşini kasten geçen “sahibetun صَاحِبَةً ” kelimesi bu iki ayetin dışında bir ayette daha aynı yazımla geçiyor. Aynı kelimemiz bu sefer “arkadaş” olarak meallendirilmiş: Kehf 37: Onunla konuşan arkadaşı (sahibuhu), ona dedi ki: “Seni, topraktan, sonra bir nutfeden yaratan sonra da seni bir adam (raculen) hüviyetine sevva edeni, sen inkâr mı ediyorsun?” Sahibuhu: صَاحِبُهُ Kehf Suresi’nin bu ayetinden şunu anlıyoruz; ayette bahsi geçen ve aralarında konuşan iki kişiden birisi Allah’ın “eşini” ifade eden aynı kelime ile anılıyor. Bu ayette konuşanlar kim peki? Kehf Suresi’nin 32. ayetinde ise bu konuşan iki kişinin “erkek (raculen)” olduğunu anlıyoruz: “Onlara, iki adamın durumunu örnek ver. İkisinden birisine üzüm bağından iki bahçe kıldık (yaptık). Ve ikisini de hurmalıklarla kuşattık (çevirdik). Ve ikisinin arasında ekinler bitirdik.” Raculeyni: iki erkek: رَجُلَيْنِ Böylelikle Kuran yazımına göre; iki erkekten birisi ile Allah’ın olmadığı söylenen “eşinin” aynı kelime ile ifade edildiğini anlıyoruz. İki erkekten birisi (sahibuhu): صَاحِبُهُ =raculen Allah’ın olmayan eşi (sahibetun): صَاحِبَةً = (raculen) Bu ilişki bize şu sonucu verir; Allah’ın olmadığı söylenen eşinden kasıt bir erkektir (raculen). (Kuran'la sınırlı kelime yapısına göre durum budur.) Eğer “raculen” kelimesi Kuran'da Allah’ın “eşi” anlamındaki aynı kelime ile anılıp yazılıyorsa ve Allah da buna sahip olmayıp onun karşısında yer alıyorsa; Allah'ın durumu “raculen” kelimesi ile zıt bir konumdadır diyebiliriz. “raculen (erkek)” kelimesinin zıttını bize veren ayet ise (yukarıdaki Kehf Suresi'nin 32. ayetindeki konuşan "iki erkek (raculeyni رَجُلَيْنِ )" kelimesinin de aynen geçtiği) Bakara Suresi’nin 282. ayetidir; 49. raculun : bir erkek 50. ve imraetâni : ve iki kadın “raculen (erkek)” kelimesinin zıt anlamlısı “imraetun (kadındır)”. Allah’ın olmadığı söylenen eşi “sahibetunu” kelimesi bizi doğrudan “raculen’e (erkeğe)” götürüyorsa Allah’ın sahip olduğu konum “raculen'in” zıttı olan “imraetun”dur, kadındır. Bunu bize söyleyense Kuran'ın kendisidir. |
Buradaki sorun nedir ben hiç anlamadım, Arapçada kelimeler dişili/erkekli zaten, bu söylerkende yazarkende kendi dillerince belli ediyorlar, burada da belli olmuş.
Ha zevc yerine SHB kelimesi kullanıpta buna eş denmiş derseniz, bir derece ama RCL olan yerde SHB geçerse RCL de erkeklerin olduğu yerde geçer, dolayısıyla Allah dişidir derseniz, bu çok çok afaki olur. Bildiğim kadarıyla SHB sahip olunan yada arkadaş yerine kullanılıyor, SHB sadece erkekler için mi kullanılıyor? kadından arkadaş hiç olamaz mı? Sahibeten kadına, Sahibu erkeğe söylem. Yada kadın arkadaş demek için Araplar ne der? Hani Allahın sahibeten 'i yoksa o zaman neyi var? demek ki sahibuhu 'su var derseniz o da bir derece zoraki çıkarım olur, biri yoksa o zaman öbürü vardır anlamına gelir ki bir nebze. Ama sizin dediğiniz bam-başka SHB bizi erkeğe götürür, neticede erkeksi ifadedir, Allahta zaten malumdur, dolayısıyla Allah dişidir. Bunu bize söyleyense Kuran'ın kendisidir demek, hakikaten ilginç ötesi ilginç. Bunu Arapçanın a'sından haberi olmayanlara belki anlatabilirsiniz, neticede SHB erkekler için kullanılıyor dersiniz oda inanır ama bir Araba nasıl anlatacaksınız? Adamların dil yapıları dişili erkekli, müzekker müennes, sanıyorum İng. böyle, binlerce yılda oluşan dilleri yok saymak kolay olmasa gerek. |
1400 yıl önceki ham Arapçaya gidelim, harekesiz ve işaretsiz bir dil, peki Kuran'ın asıl metni hangi dildendi... karşımızda sıfırdan yazılan bir kitap mı yoksa bir başka dilden Arapçaya uyarlanan veya çevrilen bir kitap mı vardı, bilemiyoruz,,
ben ikinci olasılığı her zaman daha mantıklı bulduğum için konuya oradan yaklaşıyorum, bu bakıştan hareket ederseniz kelimelerin aynı yazımla geçtiği ayetler önem taşır.. bunlar sonradan değiştirilen ayetler arasındaki ilişkinin ipuçlarını sunar, aslında ilk halinde birbiriyle irtibatlı olan ayetlerdeki kelimeler üzerinde sonradan değişikliğe giderek ayetlere farklı anlamlar kazandırıldı tabi bu değişikliği tüm kelimelerde yapmadılar... bu bakışla ayetler bize neler sunuyor; -"sahıbetun" kelimesi Allah'ın sahip olmadığı şeyi kasten geçiyor (Enam 101), -Allah'la birlikte anılan "sahıbetun" kelimesi sadece "raculen"e atfen geçiyor (Kehf 32, 37), -ayetler "raculen" ve "imraetun" arasında ayrıma gidiyor (Bakara 282), -Allah "raculen"e atfedilen "sahibetun"a sahip olmayarak, "raculen/imraetun" ayrımında "imraetun" tarafında yer almış olur. "sahıbetun" kelimesine dişi veya erkek hangi anlamı verirseniz verin yukarıda bahsetmiş olduğum ilişkiyi değiştirmeyecektir. |
Arapçanın harekesiz ve işaretsiz olması bir sorun değil ki Arap açısından, hatta bugün bile rast gele sitelerini açsanız gazetelerine filan baksanız, hareke ve işaret olmadığını görürsünüz.
http://www.al3abfarm.com/ http://www.alhayat.com/ http://aawsat.com/ Rastgele buldum bu linkleri, üsteki ise bir çocuk/oyun sitesiymiş mesela, yani Arabın çocuğunun bile hareke ve işarete ihtiyacı yok, kaldıki kadim Arapların böyle bir ihtiyacı zaten yok, aslında kuranında yok. Kurana hareke ve işaret koyulması Arap için değil, diğer devşirilen müslümanlar için koyulmuştur, daha kolay kelimeleri çatsın okusun diye. Diğer yandan eski Osmanlı belgeleride böyledir, helede el yazıları filan göze daha karışık gelir, onlarda da hareke yoktur. İlk başlarda harfleri bilseniz bile okumakta zorlanırsınız, ama biraz pratikle ve zamanla artık harekesiz okumaya ve anlamayada başlarsınız. Hasılı bahsettiğiniz erkek/dişi durumları harekeli olsun olmasın belli olur, aynı yazım olsa bile erkek/dişi ayrımı olur, ki zaten verdiğiniz örnekte de bu görülüyor. |
şimdi bir soru soralım ve ayetlerdeki aynı "yazım" mevzusunun önemini ortaya koyalım;
ilk mesajımda Enam Suresi'nin 101. ayetini verdim, Allah'ın bir "sahibetun"unun olmadığı ifade ediliyordu; 8. ve lem tekun : ve olmamıştır 9. lehu : onun 10. sâhıbetun : zevce, hanım, eş "ve olmamıştır onun sahibetunu" bu ifadedeki "sahibetun" kelimesinden önceki "ve olmamıştır onun" ifadesinin Arapçası şu şekildedir; ve lem tekun lehu: وَلَمْ تَكُنْ لَهُ bu ifade aynı yazımla Kuran'da başka nerede geçer; 18:43: ve olmamıştır onun grup (fietun). 17:111:ve olmamıştır onun ortağı (şerikun). 25:2: ve olmamıştır onun ortağı (şerikun). 112:4: ve olmamıştır onun dengi (kufuven). "sahibetun" kelimesinin öncesinde geçen "ve lem tekun lehu" yukarıdaki ayetlerden sadece ilk ayet olan 18:43'de doğrudan Allah'ı değil de bir başkasına hitaben geçiyor, (bu ayet ayrıca ifadenin harekeli haliyle birebir aynı geçtiği tek ayet) bu kişi kim peki? bu kişi, ilk mesajımda yazdığım Kehf Suresi'nin 37. ayetindeki "raculen". Allah'la anılan "sahibetun (eş)" başka Kehf Suresindeki "sahibetun (arkadaş) başka ise; Allah ile anılan "sahibetun" kelimesinin öncesindeki ifadeler bizi neden yine Kehf Suresi'ndeki aynı ayetlere götürüyor? |
Alıntı:
İki erkekten birisi (sahibuhu): صَاحِبُهُ = onun erkek arkadaşı Allah'ın olmayan eşi (sahibetun): صَاحِبَةً = kız arkadaş |
33/AHZÂB-53 tu’zû resûlallâhi ve lâ en tenkihû ezvacehu min ba’dihî ebedâ(ebeden), inne zâlikum kâne indallâhi azîmâ(azîmen).zvâcehu
Allah’ın Resûl’üne eziyet etmeniz ve bundan sonra O’nun zevcelerini nikâh etmeniz ebediyyen (helâl) olmaz. 39/ZUMER-6 Halakakum min nefsin vâhıdetin summe ceale minhâ zevcehâ Sizi tek bir nefsten halketti. Sonra ondan, onun zevcesini (eşini) … 58/MUCÂDELE-1 Kad semiallâhu kavlelletî tucâdiluke fî zevcihâ ve teştekî ilallâhi vallâhu yesmeu tehâvurekumâ, innellâhe semî’un basîr(basîrun). Allah, zevcesi hakkında seninle tartışan ve Allah’a şikâyet edenin sözünü işitmişti ……………………. Bu yukardaki ayetlere göre durum nedir? Şimdi benim kafam karıştı; Bu durumda kim kimin kocası veya karısı anlatır mısınız sevgili Özden Kurt? Şimdilik saygımla gittim... |
Alıntı:
Bu kelimeler verdiğiniz örneğe göre harekesiz ve noktalama işaretleri olmadan salt yazılışları aynı olanlar olacaktır. Sonra buradan bir sonuç çıkaracağız. |
Alıntı:
|
Alıntı:
39/ZUMER-6 : Tek nefsin eşi / zevcehâ 58/MUCÂDELE-1 : Eşi hakkında tartışan kadının eşi / zevcihâ Bu ayetlerin birbiriyle olan münasebetini anlayamadım. Dolayısıyla neyi açıklamamı istediğinizi de ? |
| Bütün Zaman Ayarları WEZ +3 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 08:17 . |