![]() |
Curiosity'i Marsa İndirmek Ne Kadar Zordur
|
Rosetta ile karşılaştırıldığında Curiosity'i indirmek çok basit bir iş.
Curiosity'i indirmek bu kadar zorsa, Rosetta ile imkansızı başardık. |
Spirit ve Opportunity roverlarının uçus yazılımındaki kodların bir bölümü Pathfinder ve Athena roverlarından aynen copy & paste şeklinde, bir bölümü ise takım takım tarafından yazılmış.
C ve C++ dilleri kullanılmış. İşletim sistemi hariç 300kb' büyüklüğünde bir dosya tutmuş. Mars roverlarında kullanılan işletim sistemi ise şu; Wind River firmasının VxWorks işletim sistemi. https://en.wikipedia.org/wiki/VxWorks Aynı eylemler ve işletim sistemi daha sonra Curiosity roverında da devam ediyor. Ayrıca Curiosity'de RAD750 işlemcisi kullanılmış. https://en.wikipedia.org/wiki/RAD750 -------------- Rosetta RTX 2010 işlemcisi var. (Radyasyon korumalı fakat, Curiosity'e kıyasla çok zayıf bir işlemci) https://en.wikipedia.org/wiki/RTX2010 Rosetta'da ayrıca bir işletim sistemi yok. Sadece Forth programlama dili ile yazılmış, onboard bir yazılımı var. OBCP (On Board Control Procedure) O nedenle o işlemci yetmiş zaten. OBCP'de ise şu Framework kullanılmış; http://www.rheagroup.com/products/mois/ Rosetta ve Curiosity'i yazılımsal açıdan karşılaştırırsak, Rosetta çok basit kalıyor Curiosity Rover'ın yanında. Belki 1997'de indirilen Pathfinder kadar olabilir belki teknolojisi ki; Rosetta programına 1993 yılında başlamışlar zaten. Ayrıca doğru çalışmadı. Zıpkılarını bırakmadı ve 2 sefer sıçradı yerinde. Avrupa Uzay Ajansı'nın Nasa kadar tecrübesi yok çünkü. Sonuç olarak Curiosity Wins benim gözümde. :) |
O C kodlarını yazan adamları ne kıskandım şimdi.. C çok zarif bir dil.. Bu dili kullanarak böyle ulvi bir görevi kodlamak da ne ayrıcalıklı bir iş.. :hail:
|
Yüksek ihtimal eski kodları baştan yazmamak için C ile devam etmişlerdir.... Bu tür projelerin bir parçası olmak ben de çok isterdim. :)
Nasa'da özellikle. |
NASA olmaz ESA olur. Yaşın gençse zorla bence.. Bizden geçti artık, bir ayağımız çukurda... :D
NASA'da çalışmak deyince nedense aklıma hep Serkan Anılır geliyor.. :) Bu adam Taha Akyol'un sunduğu Eğrisi Doğrusu programına da çıkmıştı. Ben canlı izlemiştim o programı. Şimdi arıyorum yotube vs. sitelerde bulamıyorum, tam arşivlikmiş aslında program, keşke kaydetseydim.. :) http://www.milliyet.com.tr/japonlari...08/default.htm |
Ben de 28 yaşındayım fakat 18 yaşında olsaydım fizik veya biyoloji okumak isterdim. Odtü veya boğaziçinde. Oraları dereceyle bitirip yurtdışına gitmek isterdim.
Geç bilinçlendik.. En büyük sorumlusu din. Din yüzünden ne Einstein'lar kaybolup gitmiştir eminim. Şuan bilim felsefesi üzerine yüksek lisans doktora yapmayı düşünüyorum. Bi mesleğim var zaten ama bir yandan bununla ilgileneceğim. En sevdiğim meslekler; Teorik fizikçi Evrim biyoloğu Bilim felsefecisi Yabancı dilimi de geliştirince belki yurt dışındaki üniversitelerde imkan bulabilirim. Müslüman bir ülkede kalmak istemiyorum bazen. |
Alıntı:
Yaşım genç ama imkansız. :) 80 mühendis var o firmada, orada çalışmak isteyen milyonlarca zeki yetenekli insan. :) MIT gibi üniversitelerden mezun olmuşlar bazıları. Gerçekçi olmak lazım. :) |
Doğru zamanda doğru yerde olmakla alakalı. Benim üniversite yıllarında ortalamam çok iyi idi.Florida üniversitesi Genetik bölümüne başvurduktan ve doktoraya kabul edildikten sonra, bir gün hocalarımdan birisi ile yemek yerken, bana dönüp dedi ki, senin kabul edilmende en çok benim etkim vardı, neden kabul ettim biliyor musun, diye sordu.
Ben de gülerek, herhalde not ortalamam ve birden fazla yabancı dil biliyor olmam dedim. Hayır dedi, senin gibi bir sürü genç, Asya ülkelerinden başvuruyor, hemen hemen hepsi de birkaç dil biliyor ve yüksek ortalama ile mezun oluyor. Senin hakkında olumlu düşünme nedenim, hem lisanslı sporcu olman hem de ressamlık yapmış olman (CV yazdığımda bunları da belirtmiştim) Evet arkadaşlar, bu tip yerlerde olmak sadece zeka işi değil, bazen öyle şeyler yapmışsınızdır ki, sizi beklemediğiniz anda ödüllendirir. Yurt dışında sadece not ortalamanız değil, sosyal ve kültürel aktiviteleriniz de sizi bir adım öne çıkarır. Asyalı (Çinli, vietnamlı,singapurlu,hong konglu..)öğrenciler bizlerden çok daha zeki. Onları geçebilmenin yolu sosyal ,sportif ve kültürel faaliyetlerimiz. Yurtdışını düşünenler için diyorum tabi. |
Fakat öğrenci olmak ile işe girmek farklı şeyler. Öğrenci vizesi almak kolay (üniversiteden gelecek bir mektup yetiyor) İş vizesi için ise insanın burnundan getiriyorlar.
Yabancı firmalar eğer çok ihtiyaçları olan farklı bir yeteneğe sahipseniz falan ancak, vize yükünü sırtlıyorlar. Çünkü bazı devletler zaten böyle bir şart koşuyor. O nedenle, yurtdışında ilk işe girdiğimde, firmanın benim yaptığım işi yapacak lokal vatandaş bulamadığını devlete ıspatlaması gerekmişti. Özel avukat tutuyorlar bu iş için falan. Para harcıyorlar. Bir Arkadaşım mesela Amerika'da yüksek lisans yaptı, döndü Türkiye'ye şimdi tekrar gidemiyor çünkü şirketler vizeyi sırtlamak istemiyor. Anahtar kelime sadece eğitim durumu, portfolio veya zeka değil benim gördüğüm kadarıyla. (İhtiyaç anahtar kelimesi hepsinden üst) Sizin onlara değil, onların size ihtiyacı olması lazım. :) Onun için yurtdışında okulu bitirdikten sonra, 1 sene kadar iş aramanız için vize veriyorlar. İşte o süreyi iyi değerlendirmelerini tavsiye ederim. |
| Bütün Zaman Ayarları WEZ +3 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 06:11 . |