![]() |
Fizik haberleri, paylaşımları
Bu sayfada Fizik ile ilgili yabancı Fizik sitelerinde bulduğum bilgileri paylaşmak istiyorum. Fiziğin eğlenceli yönü ve Fizikçilerin eğlenceli bakış açısını yeni yeni keşfediyorum:)
Tabi Fizik formüllerine pek dalmayacağım. Çok şey beklemeyin. Sonuçta benim uzmanlık alanlarım Matematik, Yazılım Mühendisliği ve Genetik. Fizikte amatör araştırmacıyım sadece:) Ama forumda Fizikle profesyonel olarak uğraşan bir arkadaş varsa ve paylaşımlarıma katkıda bulunursa memnun olurum. Burada 2 şeye dikkat edeceğim: 1-Kaynak göstereceğim 2-Türkçeye çevrilmemiş Fizik makalelerini de çevireceğim. Türkçeye çevrilenleri kitapçılar da meraklısı gidip alabilir, onlarla zaman kaybetmeye gerek yok. Açılışı wikipedidan bir alıntı ile yapalım. https://en.wikipedia.org/wiki/Kenneth_Bainbridge Alıntı:
"Şimdi hepimiz oro.pu çocuğu olduk" Duyarlılığı önünde saygı ile eğiliyorum:) |
Facebookta Michael Cruise isimli arkadaşımın paylaşımı.Kaynak için Michael Brooks: Big Questions diyor
https://scontent-ams3-1.xx.fbcdn.net...15&oe=57974CC3 Kütle çekimin zayıf olduğuna inanmadıysanız- belki de paraşütle atlamışsınızdır veya bir lunapark trenine binmişsinizdir ya da korkutucu bir ivmelenme yaşamışsınızdır- o halde buzdolabınızın üstünde güzelce asılı duran mıknatısları düşünün. Tüm gezegenin kütlesi mıknatısları da yere doğru çekmektedir, lakin düğme büyüklüğünde mıknatıslanmış bir demir, gezegenin kütle çekimine direnebilmektedir. Mıknatıslanma, bir mıknatısın içindeki yüklü parçacıkların elektromanyetik etkileşiminden faydalanır. Ve bu parçacıklar arasındaki kuvvet, kütle çekim kuvvetinden 1 milyon trilyon trilyon trilyon kat daha büyüktür. Bu yüzden de kütle çekim zayıftır.Kütle çekim kuvveti şaşırtıcı derecede küçüktür. Fakat niçin? Kütle çekimin zayıflığı, fiziğin gizemli ana konularından biri olmasına rağmen, bunu açıklayacak bazı fikirlerimiz var. Bu fikirler arasında en iyisi de, kütle çekimin, evrenin içine ya da dışına sızıyor olduğudur. Not:Son cümle, sizce de ilginç değil mi? |
Alıntı:
Anti madde, maddeyi ittiği için madde kendi içine sıkışır/çekilir. Bu da kütleçekimine sebep olur. Bu fikir hem karanlık enerjiyi hem de kütleçekimini açıklayabilmesi açısından yaratıcı. Kütleçekiminin zayıf olma nedeninin diğer bir ihtimali ise evrenler arası çekim kuvveti. Evrenin bebeklik fotoğrafında koyu renkl bölgelerde sıcaklık değerli farklılaşmış halde. Bunun sebebi de başka bir evrenin o noktalara uyguladığı çekim kuvveti olma ihtimali var. Bu yüzden kütleçekimi sızıyor olabilir. evrenin bebeklik fotoğrafı: http://i.hurimg.com/i/hurriyet/90/62...32c8ecf0e5.jpg |
Alıntı:
Mıknastısta muhtemel, evrenin içine veya dışına sızıyor olmalı, ama evrenin sızmasından trilyon kat daha fazla sızıyor olmalı, fiziksel kuvvetler bir türlü kabullenilemiyor :) Bir diğer söylemde, şu uzayın çarşaf modelinin, yön bağımlı çizilmesine dayanarak, efendim kütle çekimi yoktur, uzayın bükülmesi vardır diyenlerde olmuştu, bu düşüncede hayli ilginçti... Zira aşağı-yukarı yön tayini zaten kütle çekimi ile elde edilirken, 2 boyutlu çarşaf modellemeyle, insan gözüne göre aşağıyı esas alıp uzayı aşağı doğru büküyorlardı, böylece kütleçikimine erişiyorlardı, ama ilk sorun şu ki, aşağıyı belirleyen ve öngörülebilir kılanda zaten kütle çekimiydi... Oysa uzayın 2 boyutlu bükülmesi sözkonusu değildir, cisimler 360 dereceye kuvvet uygular, neyi, nereye büküyor? fiziksel kuvvetler bir türlü kabullenilemiyor :) O da yetmiyor, uzayı bükende kütle çekimiydi :) Böylece kütle çekiminin sebebi kütle çekimidir diyebiliyorlardı, tam bir totoloji, bilimden pek anlamam, ama mantığın daniskasının sorunlu halini kavrayabiliyorum, uzayı büken ne gurban? Kütle çekimi, sana göre kütle çekiminin sebebi ne gurban, uzayın bükülmesi, ilginç bir totoloji gerçekten.. Birde şu mıknatıs ve buzdolabı örneğini ele alırsak, o buzdolabı ve mıknatıs yer çekirdeğine çok yakın bir mesafede olsa ne olurdu? Demek ki bu evrenin içine veya dışına sızması bir delikten akmakta olan su gibi hayal edilmiş, lakin delik minik, tek bir nokta, akan satıh ise geniş olunca, deliğe yaklaştıkça çekim yükseliyor, delikten uzaklaştıkça çekim de düşüyor olmalı, bu halde tüm kütle çekim formüllerinide çöpe atmalı, kütle lafız yerine sızma çekimi denmeli, neyin ne olduğunu ruhani bir sızma ve sızmanın gücü belirliyor olmalı. hatta daha süper bir fikirle, evrenin merkezinde(?) koca bir şu mitolojik özelliklere sahip(içinden geçersen cinsiyetin değişiyor tadında) karadelik, her şeyi kendine çekiyor ve uzayın dışına(?!) metafiziğe fırlatıyor olmalı, böylece yön bağımsız bir çekim, lakin cisimler bazlı ise hayli tuhaf bir yön bağımlı çekimden söz edilebilirdi. Ya da evren dendiğinde sadece yer merkezli bir dünya modeli esas alınıyor olmalı, herifler uzayın dışını da, içinide keşfetmiş(yön ve limit bağımsız uzayda, nasıl oluyorsa!)... Diğer bir sorun da şu; sızma yön bağımsız, çekim kuvveti yön bağımsız, bu nasıl bir sızmadır ki, yön bağımsız, 1 boyutlu bir düşünme biçimi? Yönden bağımsız 360 derece sızma, buna sızma denebilir mi? Herhalde dünya veya Evren 360 derecelik bir iç ya da dış sızma ile El İlah'ın kıyametini yaşıyor olmalı... Kuzey kutubundakiler ne yana çekiliyor, güneydekiler, ama o da ne, doğu ve batıdakiler dünyanın merkezine doğru mu yoksa evrenin sızdığı yöne doğru mu çekiliyor? Uzayda yön bağımlı düşünmek, ölümdür... fiziksel kuvvetler bir türlü kabullenilemiyor :) Sicim teoriside teori değildir, matematiksel bir modeldir, yukarıdakine benzer süper fikirlerden doğar, örneğin nasıl ki yer çekimi yoktur denebilirse(uzayın yön bağımlı 2 ya da 1 boyutlu bükülmesi, totoloji) ve nasıl ki bunu tek boyutlu matematikle modellemek gayet kolay ise, yine evrenin sızmasınında matematikle modellenmesi kolaydır... Mesele matematikle modellemek olsa, herşey mümkün, lakin bilimin ve nesnel gerçeğin kıstası, insanın akıl oyunlarıyla ürettiği modellere bağlı öngörülemez, bugün gördüğümüz, her şeyi matematikle ispatlamaya dayalı (gözlem, deney, veri, fiziki tutarlılığı, nesnel gerçeği de, öznel gerçekcilikle tamamen dışlayan) çılgınlık, bilim değil sözde bilimdir, dileyen her fikiri, hatta uydurmayı bile tek boyutlu ve yalıtık sistemlere göre matematikle modelleyebilir, bu tek ve esas alınınca teori bile olmayan fikirler, teori olarak(sözde) anılabilir oluyor... Birde boyut kavramını keyfiyetle kullanmıyorlar mı, bu kadar süper zeka sözde bilimle mümkün(gözlemlemediğin hiç bir şeyi boyutlandıramaz ve hakkında konuşamazsın(bir hakkındalığı olamaz, zira boyut olamaz), zira boyutlandırmak için gözlemleyip, ölçüp, biçmen, koordine edebilmen gerekir, farazi boyut olmaz, her farazi boyut=metafiziktir. Örneğin sicim kurgusunun(teori değil), aynen zamanda yolculuk edip, bebekliğini görüp, iletişim kuracağını hayal edenler gibi, kurgu gibi 20 boyutu da(4 boyut hariç) metafizikten ibaret. Esası(%99) metafizik olan, hayli ilginç bir sözde bilim ya da bazılarının hobisi olmalı... |
Alıntı:
|
Alıntı:
bu bebeklik döneminde sönmeye yüz tutmuş yıldızlar mı varmış? evrenden yaşlı galaksi hiç duymadım, nasıl oluyor o? |
Alıntı:
Çok yakın 500 milyon ışık yılı uzaklıklar ise o resimin, Big bang'in bebek evreni gibi kuasarlar gözlemleniyor(oysa Big Bang'e göre bu olmamalı!).. Bütün mesele mavi ve kırmızı ışıkta, kısaca bebek dersek mavi bir evren olmalı, sadece kuasarlar(mavi, aşağıdaki resimin start yeri gibi), fakat gözlemlerde de kırmızı var, Big bang'e göre kırmızı da olmamalı, sadece mavi... https://upload.wikimedia.org/wikiped...Timeline75.jpg İlk galaksilerin ne zaman oluştuğu resimde... Kısaca 400.000.000 yıl önceyi gözlüyorum deyip, basbayağı oturmuş galaksi, kümeler ve yaşlı yıldızlar(kırmızı) gözlemlenmemeli... Evrenin çapı, 380.000 yılda, 15-20 milyar ışık yılı çapına erişmiş, artık aşağı, yukarı sözde genişlemenin hızını(ışık hızının katlarıyla) hesaplarsınız, birde ani freni nasıl yaptığını(metafizik koşacak)... Minicik parçacıkları yalıtıp, milyar kere küçültülmüş ebadlarda ve gerçekte olmayan parçacıklarla evren açıklayacaklar, teoriyi kurtaracaklar, olmazsa işte sicim metafiziği(nasılsa bilimin asla erişemeyeceği, nasılsa herkesi de tek ve esas sağlayıcıymış gibi matematikle ikna etmişken(!) böylece tartışılmaz kılınabilir) imdatlarına yetişecek, başka seçenek kalmadı... Başka bir başlıkta hepsine değinmiştik, galaksi isimleride vermiştim... Hatta Taslaman'a dahi sorulmuştur bu 70-80 milyar ömürlük yapılar :) |
Alıntı:
|
Alıntı:
|
Alıntı:
|
| Bütün Zaman Ayarları WEZ +3 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 10:04 . |