![]() |
Ateistler Bayramda Ne yapıyor ?
Elbette ki çoğunluğu müslüman olan bir toplumda yaşıyoruz.
Ve biraz da kültürümüze işlemiş ama esas kaynak din olmakla birlikte bazı etkinliklerle karşılıyoruz. Cuma günü, Kurban Bayramı, Ramazan Bayramı, Cenaze Namazı, ... Bunlar yapılırken siz ne yapıyorsunuz ? Mesela bayram kutlamaya gidilmiyor mu ? Yada size gelen bayramınız kutlu olsun diyenlere "ne bayramı" mı diyorsunuz ? Bir yakınınız vefat etse ve biri gelip size "Allah rahmet eylesin..", vs gibi başsağlığı kelimeleri kullansa "ne işte öldü gitti.." mi diyorsunuz. Bu arada laf aramızda Bayram'da yakınya şimdi: üstüne alınanlara diyorum; "Kurban Bayramınız kutlu olsun.., Aileniz ve sevdikleriniz ile güzel bir bayram geçirmenizi dilerim.. " |
Benimde merak ettiğim bir kaç soru var ,
1-) Çalışanlar, iş yer sahibi olanlar, işçi çalıştıranlar, dini bayram günlerinde tatil yapıyorlar mı? Yapıyorlarsa neden? Yapmıyorlarsa içşilerine bu bizim bayramımız değil, tatil yok mu diyorlar? 2-) Herhalde buradaki ateist insanlar sülalece ateist değillerdir, sonuçta dine bağlı mutlaka bir akrabası, çevresi vardır, bayram günlerinde ziyaret ediliyor musunuz? Ziyaret edildiğinizde tepkileriniz nasıl oluyor? Bu şekilde dinini yaşayan akrabalarınız ile ilişkileriniz nasıl? 3-)Kurban bayramında çevrenizde kestiği kurbandan et veren oluyor mu? Oluyorsa tepkiniz ne oluyor? Gelen etleri geri mi çeviriyorsunuz, çöpe mi atıyorsunuz, yoksa pişirip yiyor musunuz? |
Yanlış mantık. Şuna benziyor:
Ateist bilim insanlarının keşiflerini, icatlarını neden kullanıyorsunuz? Ateistlerden alınan vergilerle neden cami yapıyorsunuz? Dinin kültürel, toplumsal boyutu da var. Herkesin çevresinde farklı inançlardan insanlar var olabilir. Milli bayramlar da benzer. Şans eseri Türkiye'de doğdun diye 29 ekimde tatil yapıyorsun. Kurban bayramında kurban kesmiyorum, ama yakınlarımın bayramını kutlarım. Gerekçesi ise dini değil, kültürel sosyal nedenler. |
Bizim sülale komple menzilci.
7 kişi danaya girdik. bana düşen etin tamamını dağıtıcam. Ateist olduğumu da biliyorlar. ama gerek akrabalık bağlarımız gerek çevrede sevilen biri olduğum için bu konuyu ne onlar ne de ben dert ediniyorum. |
alpha,
Alıntı:
Benim de, eşimin de, eşimin kardeşlerinin de inancı yok. Buna rağmen toplumda yerleşmiş teammüllere tahammül ettik. Tahammül etmekle de bir şey kaybetmedik. Dediğiniz gibi, gelen "Allah rahmet etsin, mekanı cennet olsun" dedi, "iyi dilekleriniz için teşekkür ederiz" diye karşılık verdik. 53 yaşımda şunu anladım ve teyit ettim, ben tek kelimesine inanmadığım, her harfini, her geleneğini ilkel bulduğum halde tahammül edebiliyorum. Belki 40 senedir akraba ziyaretine gitmem. Dini bayramları hiç umursamadım. Anne-babama haftada bir rutin giderim. Bazen bayrama denk gelir. Kişiye değer verme kriterlerimin içinde akraba olmak yok, adam olmak var. Arada arayıp bayram kutlayan olur, ama arayan bilir inancım olmadığını, yaşa hürmeten, sevgi/saygı gereği arar. Bayramlarda kapıyı çalan çocuklar için şeker-çikolata-bozuk para bulundururuz. Kapıcıya-çöpçülere bol harçlık veririz. Ramazan davulcusuna vermeyiz. İslamda zekat denen işlemi "gereği doğdukça" limitsiz yaparız. --/-- morrigan, Alıntı:
Alıntı:
Alıntı:
Birlikte iş yaptığımız şirketlerden kurban eti verenler olur, "benim ihtiyacım yok, ihtiyacı olana versenize" derim, "yok illaki alacaksın, kurban eti reddedilmez, günah" derler, insanlarla ilişkilerim genelde iyidir, bilirim hangi şirkette kimin ihtiyacı var, çağırır ona veririm. Daha eve kurban eti sokmadım, sokmam. |
Alıntı:
Sonuçta et ettir, mezbahada kesilmiş olan da aynıdır, bayramda kesilen de aynı. Et yemek için ateist olmakta gerekmiyor dindar olmakta. Kurban eti yememenizin gerekçesi nedir yani? |
Beni tanıyanların tamamı ateist olduğumu bilir.
Dindarlarla arkadaşlığım medeni olanlarla sınırlıdır. Kurân kursu hocaları da dahil en az on tane diplomalı-diplomasız hoca arkadaşım olmuştur. Bu insanlarla yeri gelmiş uykusuz iki gün tartıştığımız zamanlar olmuştur ama şaka dışında en küçük kırıcı veya dayatmacı bir diyaloğumuz olmamıştır. Hiç kimse benden dinsel bir yaşam beklemediğinden ben de kimseden kendi yaşam biçimimi beklememişimdir. Gelişmemiş ve çogunluğu dindar olan bir ülkede ateist olmak fedakârlık ister. Nasıl ki, dindarlar (dinciler değil) bizi zavallı görüyorsa biz de dindarları kandırılmış olarak görüyoruz. Dindarların bizi anlamakta en zorlandığı nokta şudur; zan ediyorlar ki, biz allahı inkâr ediyor ve allah ile uğraşıyoruz. Oysa bizim Dinlerden Özgürlüğün Sesi olduğumuzu anlayabilseler bize daha farklı bakacaklardır. Çünkü dayatılmış her ne olursa olsun onu sorgulamayan irade esaret altında olduğunu bilemez. Her şeyden önce irade özgür olmalı, özgür olması için de kendisine neyin dayatıldığını sorgulaması gerekir. Konu açılmışken bir örnek vereyim. Sarayda büyük bir ihtişam içinde yaşayan Çin'in son imparatoru aynı zamanda dünyanın en mutsuz ve yalnız insanıydı. Çünkü yıllarca o saraydan çıkması yasaklanmış ve bu yasaklanma tüm çocukluğunu almıştı. Daha sonraları bahçıvanlıkta aldığı mutluluğu o koca ihtişamda alamamıştı, çünkü iradesi elinden alınmış ihtişam içinde bir mahküm olduğunun bilincindeydi. Esaret altındaki iradeyle özgür irade arasındaki fark... Ateistlerin yaşam biçimi çok önemli değildir, onları tanımak özgür iradeye bağlıdır, özgür irade kazanılmamışsa tanıyamazsınız... |
Bayram da ne yaptınız yazmamışsınız, bilgivehis.
Bayramlaştınız mı ? Kurban Bayramınız kutlu olsun dediniz mi yada size diyenlere ne dediniz ? Cep telefonunuza gelen tebrik mesajı oldu mu ? Amcanız dayınız halanız teyzenizi arayıp değerli büyüklerinizi tebrik ettiniz mi ? Kurban kestiniz mi ? |
not: Sorularım diğer ateistler için de geçerlidir.
|
Alıntı:
Bakın bununla ilgili başımdan geçen bir olayı aktarayım. Anadolunun ücra bir köyündeyim. İşim gereği köyde iki yıl kalmam gerekiyor. Ancak köyün tamamına yakını "Süleymancı (o da bir cemaat)" ve koyu dindar dediğimiz cinsten. Bırakın ateist olmayı namaz kılmayana dahi ceza kesen bir köy. Yani kurt sürüsünün içinde bir kuzu misali öylece kaldım ortada. Canımı kurtarmak için onlar gibi görünsem bu defa kendimi affetmem ve ömür boyu bu utanç içinde yaşarım, köyü terketsem o da mümkün değil. İki-üç gün misafir hesabına ses çıkarmadılar, bu arada köyde bulunan kurân kursu hocasıyla samimi arkadaş oldum, bu arkadaşlık bilinçli olmadı tabi birbirimizi sevmemizden kaynaklandı. Bu hoca arkadaşımız nasıl olduysa köylülere "bu arkadaş namaz kılamaz o gayri müslüm" deyiverdi. Köylüler gayet normal karşılayınca bundan cesaret alarak, "Hayır ben bir ateistim" dedim. O anda en az on kişi birden ayağa kalktı üzerime yürüdüler, hoca onları ikna etti ama iki yıl boyunca sürekli saldırılara maruz kaldım. Aradan uzun yıllar geçti, o bana saldıranlardan birinin sonradan ateist olduğunu kendisinden öğrendim... |
| Bütün Zaman Ayarları WEZ +3 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 23:12 . |