![]() |
15 Temmuz Şehitler (Boğaziçi) Üniversitesi'nde Kuran okunması tepkilere yol açtı!!!
Ayaktaki Öğretim Üyesi (Erkek): "Dışarıya çıkabilir. Rahatsız olan dışarıya çıkabilir. Kuran'ın yeri, mekanı yoktur" Oturan Öğretim Üyesi (Kadın): "Erdoğan gibi yerde okunabilir" Bu gelişme üzerine bu sabah A HABER'de Erkan Tan'ın 12 gün önceki şu videosu yayına konuldu: Eğer ilk video başlığındaki linki tıklarsanız, Youtube'daki bu videonun altındaki son yorumda şunun yazılmış olduğunu görürsünüz: Alıntı:
|
Bölünme derinleşti!!!
İşte bu tür olayların nedeni BATI'dan şöyle görünüyor:
http://www.cumhuriyet.com.tr/thumbs/...lider_big.jpeg 15 Temmuz anmaları dünya basınında: Bölünme derinleşti Erkan Taaan. Ver mehteri!!! |
Ne "şehit"i yahu ?
Siyâsi iktidarın bu noktadaki tasarruflerı bir tür nebbaşlık. Bilindiği üzere, mezar-kefen soyanlare "Nebbaş" denir. Bunlar da 15 Temmuzda ölenler üzerinden siyâsi rant devşiriyor. Kuvvet komutanlarını elleriyle koymuş gibi bulup derdest edenler, bir tane hükûmet üyesine, siyâsetçiye neden ulaşamadılar ? Saklandığı yerden halka "sokağa çıkın" diyerek asker ile sivilleri karşı karşıya getirenlerin, insanlar ölünce "şehit" edebiyâtı yapmaya ne hakları var ? Bu arada; Meclis'e ve Cumhurbaşkanının sarayına atılan bombalar hangi karargâh veyâ depodan çıkmış, seri no'ları nedir ? henüz hiç bir açıklama yok. Sivil vatandaşların ölümüne neden olan kurşun ve silahlar için de ses-sedâ çıkmadı şimdiye dek. Sivil ölümleri, darbe başarıya ulaştıktan sonra olur. Çünki; darbecilerin hedefi, sokaktaki vatandaş değil, siyâsi iktidardır. Darbeciler duruma hâkim olunca direnenleri öldürürler. Burada ele geçen sâdece TRT binası oldu. Muhtemelen bu da "görüntü" için elverişli bir mizansenden öteye gitmedi. Kazan'ı hemen "kahraman" yaptık da... Kahraman şehitlerimize kasdeden tetikçiler niçin ortaya çıkarılamadı !? |
Boğaziçi Üniversitesi'ndeki hayat tarzı kavgası!!!
Arkadaşlar, Boğaziçi Üniversitesi’nde 15 Temmuz için Kur’an okunmasına bir öğretim üyesi tarafından “Kur’an ibadethanelerde okunur” diyerek tepki gösterilmiştir. Fakat bunu fırsat bilenler, olayı cep telefonu ile kaydederek sosyal medyadan paylaşıp büyük bir infialin doğmasına neden olmuştur.
Orada keşke Ahmet Rasim olsaydı, oradaki atmosferi mükemmel bir şekilde tasvir ederdi. Ne demek istiyorum? Aynı günkü bu sefer Boğaziçi Köprüsü'nün Anadolu yakasında konuşan Cumhurbaşkanımız, konuşmasının sonunda Necip Fazıl Kısakürek'in şu şiirini okur: http://www.youtube.com/watch?v=t6DTLE6Q5n0 Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğanın 15 Temmuz Şehitler Köprüsünde Yaptığı Konuşma 15.07.2017 Alıntı:
Çok ilginçtir, biz Beyoğlu'nda tepinmeyi işgal yıllarında öğrenmiştik. Refik Halit Karay’a göre halkın Miladi yılbaşı adetiyle tanışması 1917 Bolşevik Devrimi’nden sonra İstanbul’a akın eden Beyaz Ruslar (Haraşolar) sayesinde şöyle olmuştu: Alıntı:
Bir başka gözlemci Ahmet Rasim de, ayıplar gibi anlatsa da, aslında ayıla bayıla keşfettiği İstanbul'daki yılbaşı gecesini şöyle geçirmiştir: Alıntı:
Güzel. Bakalım, kim kazanacak bu kavgayı? Vur, kır, parçala... Hani biz medeni bir toplum idik? |
| Bütün Zaman Ayarları WEZ +3 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 15:30 . |