![]() |
"Entelektüel"mi "Entellektüel"mi ?
TDK sözlüğe bakıldığında kelime tek (l) ile yani "entelektüel" olarak verilmiş .
Fakat: kelime köken olarak Fransızca. Yazılışı da şu: intellectuel "Entellektüel" olarak okunuyor. Nedense bir çok site bu kelimeyi "Doğru yazılışı: Entelektüel" diye veriyor. Ben, kelimeyi teknik detaylarıyla inceleyecek bilgiye sâhip değilim. Yazılarımda gerektiğinde "Entellektüel" olarak yazıyorum. Şimdiye kadar bu kelimenin Türkçe karşılığının "Aydın" olduğunu düşünürdüm. Murat Bardakçı Entellektüel kelimesinin "Münevver" anlamı taşıdığını, Türkiyede ise pek fazla Entellektüel kişi olmadığını iddia ediyor. İlgili yazısı şu: Alıntı:
|
Murat Bardakçı her zamanki gizli arap hayranlığını göstermekle kalmamış bir de ukalalık yaparak aydınları bilgisiz-cahil kendini de çok bilmiş ukala yapmış.
Münevver arapça aydın demektir, Türkçe aydın kelimesini dahi haz edemeyen bir şahıstan zaten başka ne beklenir. Neyse ki, entellektüel kelimesini doğru telafüz etmiş, onu da entelektüel yapsaydı bari... |
Alıntı:
Münevveri "Hem kendi kültürüne, hem de yabancı kültürlere âşinâ kişi" olarak tanımlamış. Halbuki anlamı şu: Alıntı:
'Aydın' kavramı, çok daha geniş bir taban ile açıklanabilir ancak. Yâni, hem kendi kültürü, hem de yabancı kültürlere âşina kişi demek aydın. Ne var ki sn. Bardakçı'ya bir hususda katılıdığımı ifâde edeyim. Türkiyede birilerinin üzerine aydın etiketi yapıştırmak çok kolay. Sanki mektup zarfına posta pulu yapıştırır gibi. Hafifçe ıslat; yapıştır. "Aydın" olarak lanse edilmek istenen şahsı biraz allayıp-pulla. Sonra kolayca servis et. İşin gerçeği; aydın olabilmek, bu uğurda bir ömür harcamayı gerektir. Bizim melekette ise söz konusu etiketi edinmek için, bu denli zahmete katlanmaya gerek yok. "Doğru zamanda doğru yerde" bulunmak kâfi. Bundan sonrası, tamâmen şahsın mârifetlerine kalıyor. Kendisine verilen sürede "küp"ünü doldurmakla iştigâl etmeli. Ha, birileri bu "Münevver insanı"ı aydın olarak görebilir, gösterebilir. 'Zât- âli'lerince herhangi bir mahzuru yok. |
Doğrusu entellektüel. Çift l ile...
Münevver, aydın ile anlamdaş. Aydın zaten münevver kelimesine karsılık türetilmiş yeni turkce bir kelime. Azerbaycan türkçesinde ziyalı denir. Ziya ışık demek. Sanırım münevver de osmanlı döneminde türetilmiş, uydurulmuş bir kelime. Münevver ve aydın, entellektüel ile tam olara örtüşmüyor. Belki başlangıçta aynı anlamda kullanılmış olabilir, ancak artık bizim dilimizde nüans kazandı. Entellektüel, eğitim, bilgi, öğrenim vb ile ilişkili, nötr bir kavram iken, diğerleri daha ideolojik ve etik bir anlamda kullanılıyor. |
Alıntı:
Divan-i Lugati't-Türk'te geçer ("ay ışığı" anlamında), İbni Mühenna Lugatında da (1310 tarihli) de yer alır, buradaki anlamı ise "parıltı, ışık" olarak verilmiştir. Anadolu ağızlarında da ay aydın ya da ay aydını "mehtap" (Farsça mah "ay" tâb "ışık, parlaklık") anlamında kullanılır. Aydın sözcüğüne günümüzdeki anlamı 1930'larda eklendi. Münevver sözcüğüne "aydın" anlamı ise 1910 yılında eklenmiştir, yoksa daha eski kaynaklarda münevver "aydınlık, ışıklı" anlamına gelmekteydi. Bütün dillerde bir sözcüğe ikincil, üçüncül hatta dördüncül, beşincil anlamlar yükleme yöntemi uygulanmıştır tarih boyu, bugün de uygulanmaktadır. Münevver sözcüğüne "aydın" anlamını Osmanlılar eklemiştir, Arapçada "entellektüel, aydın" için sqf "anlamak 2. kavramak" kökünden musaqqaf "anlayışlı, entellektüel, anlayışı güçlü" denir. Entellektüel sözcüğü ise Latince intellectus "anlayış" sözcüğünden gelir, türetiliş kökü de < inter "içinde, arasında olma" + lect- "seçmek, ayırmak" bileşimidir. Intellectus "arasından seçme 2. ayırdına varma, anlama" gibi bir anlama gelir yani özetle. Moğolcada ise ukhaanta "aydın, entellektüel" anlamına gelir, ukhaan "akıl, zeka" kökünden türetilmiş. Macarcada ise észbeli denir. Buradaki ész (okunuşu "es") sözcüğü Türkçe kökenlidir, eski Türkçede "akıl 2. idrak 3. zihin" demektir ki bizim Türkçemizdeki işit- eyleminin kökünde bu söz vardır, eski Türkçe éşit- "idrak etmek, algılamak" < éş "idrak 2. akıl". Diğer Türk dillerinde es "hatır, hâfıza" anlamında da kullanılır, Anadolu ağızlarında da eslemek "hatırlamak", esletmek "hatırlatmak" biçimleri yaşar. Özetle, dünya batıdan ve batı dillerinden oluşmuyor, yeryüzündeki tüm kavimler "entellektüel" demiyorlar, herkes kendi dilinde bir şeyler türetmiş. Entellektüel kavramı için karşılıklar genelde "akletme, kavrama, idrak etme, algılama" köklerinden türetilmiş. |
Evet, aydıñ olarak geçiyormuş kasgarlı'da. Ama anlamı ay ışığı. O nedenle eski bir kelimeye yeni bir anlam vermiş bizimkiler, dikkat et, sözcük demedim! :)
Bizde hem entellektüel, hem de aydın olması iyi bir şey. Anlam nüansı oluşmuş işte. Üstelik bir de entel kelimesi yaratıldı halkımız tarafından. Var mı başka bir dilde böyle bir kelime? :) |
Murat Bardakçı ve bir çoğumuz aydını aziz, peygamber, ulaşılamaz mertebesine kadar yükseltme yanılgısına düşüyoruz.
Oysa aydın her şeyin iyisini, doğrusunu, güzelini yapan değildir. Tayyip de Atatürk de Vefik Sami de ahlaksız da spartacus da Fettullah da birer aydındır. Aydın, toplumun geneline göre veya kendi alanında bilen demektir. Bir aydın bir ordinaryus olamayabilir ama sonuçta kendine göre bir bilgi sahibidir, bir birikimi vardır. Zaten bir makamı, mertebesi, akademik kariyeri olduğunda ünvan sahibi oluyor, ona ünvanıyla hitap ediliyor... |
Alıntı:
Buradan şu çıkıyor: aydın, net ve nötr bir tanımı olmayan kavramlardan. Bu nedenle kime aydın denir, üzerinde uzlaşamıyoruz. Mesela ilber ortaylı veya yalçın küçük aydın olarak tanımlanabilir. Ama birileri de bunlara itiraz edebilir. Oysa entellektüel daha az tartışma yaratan bir kavram. Çünki daha nötr. |
Alıntı:
Önceki iletimde de söyledim, aydını aydın yapan ideoloji veya zıt kavramlar değildir, görüşü ne olursa olsun genele göre bilgi sahibiyse aydın demek için yeterlidir. Kişinin yolu yanlıştır, dinden çıkar elde ediyordur, diktatördür, halk için canını vermiştir, alimdir, bilim adamıdır, felsefecidir hiç fark etmez. Eğer aydın mertebesi için fark eder dersek, bu defa da Yunus Emreleri, Pir Sultanları, Nasrettini, Celaleddin Rumiyi sırf dinsel diye yok sayar ve aydın değil demek durumuna düşeriz. Görüşüne, durduğu yere karşı olmak, hatta düşman olmak başka şeydir, onu aydın olarak tanımlamak başkadır... |
Evet, aydını aydın yapan ideoloji değildir, farklı görüşlerden insanlar aydın olabilir. Ama fikri esas alan bir mücadele içinde olan insana aydın denir.
Fikirleriyle mücadele eden kişidir aydın. Sense bilgiyi esas alıyorsun. O zaman az çok bilgili olan herkes aydın oluyor. |
| Bütün Zaman Ayarları WEZ +3 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 19:16 . |