![]() |
Goethe'nin Muhammed şiiri
Sevinç sevinç berrak
Ve yıldız yıldız parlak Bir dağ pınarı Üstünde beyaz bulutların Ve kuytusunda bir yeşil yamacın Aziz ruhlar sallamış beşiğini Veda edip çocuk tazeliğiyle bulutlara Raks eder gibi iner mermer kayalara Haykırır sevincini semalara Dağ geçitlerinde Önüne katar renk renk çakılları Ve bağrına basar kardeş pınarları Çiçeklenir ayak bastığı yerler Ve nefesiyle yeşerir çimenler Yoldaşı olur şimdi ırmaklar Ovaları doldurur gümüş ışıklar Bir ses yükselir pınarlardan 'Kardeş ayırma bizi koynundan, Bekliyor Yaratan. Yoksa bizi çölün kumları yutacak Güneş kanımızı kurutacak Kardeş, Dağın ırmaklarını, ovanın ırmaklarını Hepimizi alıp koynuna Eriştir bizi yüce Rabbına Ezelî Derya'nın yanına.' Peki, der, dağ pınarı Kendinde toplar bütün pınarları Ve haşmetle kabarır göğsü, kolları Ülkeler açılır uğradığı yerlerde Yeni şehirler doğar ayaklarının altında... Kulelerin alev zirvelerini Ve haşmetli mermer saraylarını Bırakıp arkasında Yürür mukadder yolunda Dalgalanır başının üstünde binlerce bayrak İhtişamının şahitleri Evlatlarını Rabbine ulaştırarak Karışır İlahî ummana coşarak! Johann Wolfgang von Goethe |
“Hepimiz İslâm üzre yaşıyor ve ölüyoruz” Goethe
|
Goethe Doğu Batı Divanı’nın notlar ve araştırmalar kısmının “Muhammed” bölümünde Kuran’ın üslup güzelliğini şu sözlerle över:”Kuran’ın üslubu kati, müthiş, yer yer gerçekten ulvidir.”…Her şeyden evvel Kuran, Goethe’ye dini alakalarından dolayı çok çekici gelmiştir. İslâm dininin asıl esasları, Kur’an bildirdiği üzere, onun kendi dinî ve felsefî kanaatleriyle bağdaşıyordu. Bu esaslar şunlardı: Tevhit inancı, Allah’ın tabiatta tecelli etiği ve vahiy yoluyla farklı peygamberlerin insanlığa dini tebliğ ettiği,”mucize”yi reddetmek ve imanın hayır işlerinin gerçekleştirilmesinde müessir olduğu.”
http://www.zekionsoz.com/?p=676 |
Alıntı:
|
Alıntı:
Ben böyle anlamamıştım bu sözü. Aslında açık bir söz değil bu. Ne anlamda söylemiş acaba? |
Anlayana gayet açık söylemiş, "Her şey merkezinde" nin "imanla" söylenmiş versiyonu bu söz.
Muhammed zaten "Her doğan islam fıtratı üzre doğar" dememiş mi? Goethe biraz daha ileri taşımış sözü. Burada İslam kelimesi önemli tabi, adı barış olan bir din ama savaşa neden oluyor, ilginç değil mi? İnsanlar Allaha inanacak ama o Allah mülküne ve içindekilere de hakim olamayacak! böyle Allah olabilir mi? Böyle iman olabilir mi? Goethe kontrolü tamamen Allaha vermiş, bu kesin. Ama genede zan ile örülüdür bu söylem. İman böyle bir şeydir nihayetinde, netlik olmaz onda. Lakin inanan insanların çoğu kontrolü Allahlarına veremezler, çünkü iradeleri vardır! o yüzden tebliğ ve zorlama işlerine girişirler. Kuranda ki Allah, "irade" denen şeyi kimseye vermiyor, peygamberine de vermiyor, başı boş mu bırakılacağınızı sandınız! helede "Hadi ve Mu'dil" isimleri de varken, yani kimse kendi kendine imanda edemez, inkarda edemez, ancak benim iznimledir derken, kimde irade kalabilir? Kısacası birinin iman etmesiyle, ötekisinin inkar etmesi arasında bir fark kalmıyor, ikisi de aynı şey oluyor iman açısından. Arada fark kalmayıncada herkes İslam ile yaşar ve ölür oluyor, farksızlık oluyor yani, fark kalkıyor, başka değişlede "Her şey ondandır" oluyor. Böylesi artık kimseyle savaşta değildir, barıştadır. Ama tabi bu bile bir son değildir, her zaman dahası vardır, bu sadece imanın sonu, ya da sınırıdır, o kadar. |
| Bütün Zaman Ayarları WEZ +3 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 06:59 . |