![]() |
Sigara/Alkol Bağımlılığı
Ateist Forumda Hendemo diye bir arkadaşımız vardı.
Kendisi Bağımlılıktan kurtulma serüvenini bizlerle paylaşmaya karar vermişti. Böylece tüm bu bağımlılık konuları ile ilgili ilginç bir bloğumuz olmuştu Ben de o foruma artık yazamadığım için buraya benzer bir başlık açmaya karar verdim. Bu iki bağımlılık türünü burada kıyaslamaya karar verdim: Birincisi Hendemo adlı arkadaşımızın 1 sene boyunca içkiyi kestikten sonra tekrar içkiye başladığını okuyoruz. Sigara konusu da buna benziyor. 2 hatta 10 yıl bıraktıktan sonra tekrar başlayan insanlar var. Her iki bağımlılıkta bile 1 tane bile içersen yeniden başlamış oluyorsun. İkincisi. Hendemo bir "Alkol Canavarı" olayından söz ediyor. Allen Carr adlı yazar da benzer biçimde bir "Nikotin Canavarı" olayından söz ediyor. Gerçekte ise öyle bir şey yok. Böyle düşünmek bağımlılığa mistik bir kimlik kazandırıyor ve bence bu gereksiz. Bende daha çok şöyle oldu: Sürekli bir çekiş durumu var. Aşağıdaki hücreler sürekli sinir sistemine asılıp duruyorlar "Bize duman veeeeer! Bize Duman veeeeer!". tabi ki bütün teknikleri burada anlatmayacağım. Ama bu çekiş bir süre devam ediyor. Sigara bırakma kitaplarında 3 hafta filan derler, gerçekte ise süresi belli değil, çünkü insandan insana far ediyor. Bir süre sonra da bu çekiş sona eriyor. Daha doğrusu önce bir tutarsızlaşma dönemi oluyor. Artık sürekli ve belli aralarla değil, görünüşte uyumsuz zamanlarda ve farklı yoğunluklarda oluyor. Hatta karışıyor. İnsanın canı farklı şeyler çekiyor filan. Diğer konu, Alkol böyle mi bilmiyorum. Alkolsüzlük belirtileri bizdeki ağır tiryakilerin belirtilerine denk. Yani titremeler filan oluyor. Bazısı Klinikte yatıyor. Hendemo'nun hikayesindeki gibi, Kolonya içerek ya da hırsızlık yaparak kendilerine veya başkalarına zarar verme ihtimalleri var. Bende de şöyle oldu: Ciddi sinir küpü olduğum durumlar oldu. Onun dışında bir şey yapamadım. Yine de ağzında sinirden yara çıkan tanıdıklarım filan oldu. Son olarak. Alkoliklerin doktorları var. Alkolik Doğrudan psikiyatra gidebilir. Bizde belirsizlik var. Kimisi koboy gibi kendi kendine bırakıyor (Böylelerini ben şimdiye kadar çözemedim), Kimisi 171'den filan faydalanabiliyor (Ben onu da yapmadım). Sonra bir sürü ticarethane var, E-Sigaralar filan var. Yaşam boyunca 200 TL ona, 400 TL buna, öyle öyle gidiyor, hiçbir sonuç da alınamıyor. Mesela Akupunktur denemiştim. Tamamen vakit geçirmek için filan. Bizi resmen yolunacak kaz gibi görüyorlar. Oysa ki (bence) yardım alınması şart olan bir şey. Bir de şu var: Piyasadaki bilgiler çoğu zaman eksik, yetersiz, kısmen doğru, hatta hepten yanlış. Biyasa 1 gözlüklü / kel bir adamın "20 günde kilo verme" kitaplarına benzeyen bir kitap var (para verip de almadım). Bir de Allen Carr diye hiçbir uzmanlığı olmayan birinin kitabı var (Bu kitabın da ne kadarı doğru, ne kadarı kendi uydurması bilme imkanımız yok). - Neticede her iki olayın da çözümü mevcut. Da her iki konu da yeterince ciddiye alınmıyor. Zaten de alkolün halen TV'de filan reklamı yapılıyor. Sigara'nın da benim çocukluğumda filan reklamları yapılırdı. Yine de asıl eksiklik bence doğru bilgi. Hepten dezenformasyon var bence. Bu da bir kapitalizm sorunu. |
Ben sigara bağımlısı idim 18 yıldır ağzıma bile koymadım. Bazen canım istemiyor değil ama bu bir kaç dakikalık bir istek.
Bırakmayı 2 kere denedim biri bir hafta sürdü biri 42 gün ama üçüncüsünde bıraktım ve içmiyorum. Alkol bağımlısı değilim ama rakıyı severim ara sırada içerim |
Tütün aslında zaten "mistik" bir bitki, onun şimdi kötü olarak anılması, belkide kötü kullanımından başka bir şey değil, ya da nasıl kullanılır o bilinmediği için böyle deniyor.
Anavatanı Amerikan yerlileri onu Peyotl, Ayahuasca gibi halusinojik bitkilerle birlikte "öğretmen" bitki grubunda görüyorlarmış. Tütünde halusinojik etki yok ama halusinojik etkisi olan bitkilerin etkisini azaltığı, ve arınma amaçlı kullanıldığı için önemli bir bitki. Amerikanın keşfi ile dünyaya yayıldı ama sırf zevk amaçlı amaçsızca kullanıldı. Gerçi uğrunada çok savaşlar da yapılmış, merak eden tütün tarihini inceleyebilir. Virüslerin keşfin de, organik tarımda doğal tarım ilacı olarak filan da kullanılıyor, bu bahtı kara bitki. Ayrıca Şizofreni, Alzheimer, Parkinson gibi hastalıklarda da tavsiye söz konusu ama adı çıkmış bir kere, tütün kötü. Sonuçta dikkatli kullanılması gereken zehirli denebilecek bir bitki, nihayetinde öyledirde ama bu onun en güçlü yanıda diğer yandan. Tıbbın bile simgesi bir birine dolanmış iki yılansa, şifada zehirde bir birinden ayrılamazlar. Sevgiler |
Hayatta yapabileceğiniz en kötü hatalardan birisi,sigara içmek olur..
En son 51 yaşındaki dayım,sigara yüzünden öldü.. Aklınızı başınıza toplayın..Ölmek istiyorsanız,bunun hızlı yolları var.. |
Alıntı:
Sanırım bunu en çokta bana dedin, düşüncen için teşekkürler tabi, sağ ol. Fakat ölmek konusu, benim için daha derin bir şey, öyle o öldürür, bu öldürmez gibi detaylara çok takılmıyorum. Geçen bir kitapta Cahiliye Araplarının bir şiirini T.İzutsu yorumlamış, bu satır çok hoşuma gitmişti. https://1.bp.blogspot.com/-pxrWbvv92...As/s1600/ecel1 |
Felasife;genel bir uyarı idi..Siz içiyorsunuz,öyle mi?
Çok büyük bir hata bence..Bende içtim uzun zaman..Sigaranın verdiği zevki çok iyi bilirim ama 50 yaşında sigara yüzünden ölme riskiniz çok fazla..Belki 70'e kadar sağlıklı yaşarsınız ama benim şu an aldığım nefesi,siz hiç alamayacaksınız.. |
Alıntı:
/sigara kullanıyorsanız bence tütün/doğal tütün ve doğal tütün ürünleri denenebilir /sigaraya katılan katkı maddeleri nedeniyle, sigaranın zararları ve tütünün /zararları/ve varsa yararları ise ayrı ayrı etiketlenmelidir nikotin adı ise bunlardan bence hepten sıyırılmalı Alıntı:
Alıntı:
Alıntı:
Alıntı:
Alıntı:
Alıntı:
Alıntı:
Alıntı:
|
Alıntı:
Alıntı:
Siz nefes dersiniz, ben duygu derim. Siz sağlık dersiniz, ben haz derim. Yani anlayacağınız altta kalmam, geçen arabayı tamir ettiriyorum tamircide, yaşlıca bir adamda vardı, o da arabasını tamire getirmiş, emekli müftüymüş, ağzı laf yapıyor, başladı sigaranın zararlarına. :D Dayı dedim farklı farklıyız... Bak bu arabanın motoru su olmadan yanar mı? dedim, yanar dedi. İşte benim motorda bu olmadan yanar dedim. Adamı zoraki olsada güldürdüm :D Diyeceğim motorlarımız çeşit çeşit. Ha memnun musun dersen tabiki de değilim, iç iç bıktım, birde sarma içiyorum zaten yapmasından da bıktım, ama motoru soğutacak başka bir şey yok yerine koyacak. Olduğu gün bende bırakırım. |
- Yukarıdaki şeylere kimse bir şey diyemez çünkü belirli bir süre kullanıp hemen hemen zarar görmeden ayrılabileceğin bir mahlukat.
Ama şöyle de bir şey var: - İnsana fena halde yalan söyletiyor. Üstelik başka bir şey için doktora gittiğinizde size nefes alır gibi "Sigarayı bırak o zaman" filan diyebiliyorlar :) O yüzden yöntem paylaşmakta yarar görüyorum. Benim önerim: Alen Carr diye bir adam var. Onun kitabını en azından kısmen okumak. 2) Yöntem kullanmak: Akupunktur zayıf bir yöntemdir. Hipnoz vs. bilmiyorum. Biyo rezonans her yerde yok. İlaç yöntemi sağlık bakanlığının çok başvurduğu bir yöntem. Küçük öneri: tadını bozdurtmayın çünkü çuvallarsanız bu sefer hepten çuvallarsınız. İstek azaltıcı yöntemler var. Çoğu kişide de yararlı oluyor. 3) Allen Carr sigara bırakma süresini 3 hafta olarak tanımlar. Ben "Kendinize rahat bir 2-3 ay tanıyın" derim (ortalama süre kullanmış olan ortalama içicilerde) - Başka da ekleyecek bir şey yok. Bugün Hendemo'nun yazılarına yine baktım. Alkol bağımlılığında kliniklere / hastanelere düşebiliyorsunuz. Çok daha ciddi bir bağımlılık. Sigara ise herkesin hafife aldığı kimsenin de bırakamadığı bir şey. Herkes bizi yolunacak kaz gibi görüyor. Psikiyatra filan gidip yardım da isteyemiyoruz. O açıdan tehlikeli. |
Konu ile doğrudan alakalı değil, ama Philip Morris şirketi birkaç sene içinde İngiltere gibi ülkelerde sigara satışını sonlandırıp, tamamen E-Sigara satışına yönelmeyi düşünüyor.
https://nypost.com/2018/01/04/philip...ng-cigarettes/ Bu da şöyle ilginç. Yeni yılda Kaliforniya Eyaletinde Yasal Marijuana satışları başları. Birçok ülkede keyif amaçlı esrar satışı artık yasal. Aynı doğrultuda da sigara gittikçe her yerde yasaklanıyor. İnanılması güç ama 80'li yıllarda John Wayne filan Malboro reklam filmleri çekerdi. Sigarası lokanta, uçak, otobüs, tren hiçbir yerde yoktu. Her evde sigara ikram edilirdi. Sonra herşey hızla değişti. Fiyatlar da hemen hemen 5 kat yükseldi. Yine 90'ların sonunda ciddi mahkeme / tartışmalar oldu ve sigara şirketleri ABD'li sigara kullanıcılarına tazminat ödemek zorunda kaldı. Dönüm noktası da bu oldu. Sonraki 20 sene boyunca (üçüncü dünya hariç) herkes sigara'dan hızla soğudu. Kapitalizmin ilginçliği :) |
| Bütün Zaman Ayarları WEZ +3 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 17:50 . |